Dişlerin Gizli Bilinmeyen Düşmanları

+ Yorum Gönder
Sağlık ve Ağız ve Diş Sağlığı Bölümünden Dişlerin Gizli Bilinmeyen Düşmanları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Gölge Adam
    Usta Üye
    Reklam

    Dişlerin Gizli Bilinmeyen Düşmanları

    Reklam



    Dişlerin Gizli Bilinmeyen Düşmanları

    Forum Alev
    Asitli yiyecek ve içeceklerin yol açtığı ve "diş sert dokularında görülen aşınmalar" bi şekilde tanımlanan "asit erozyonunun", yüzyılın en kritik diş sağlığı sorunlarından biri olduğunu bildirildi

    İstanbul Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Diş Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Taner Yücel, asitli yiyecek ve içeceklerin yol açtığı ve "diş sert dokularında görülen aşınmalar" bi şekilde tanımlanan "asit erozyonunun", yüzyılın en kritik diş sağlığı sorunlarından biri olduğunu bildirdi.

    Taner Yücel, yaptığı açıklamada, ağız ve diş sağlığını tehdit eden kritik hastalıkların başında gelen diş çürüklerinin, özellikle gelişmiş batı ülkelerinde alınan koruyucu afiyet tedbirleriyle ciddi oranda azaldığını, asit erozyonu vakalarının ise arttığını söyledi.

    Asitli yiyecek ve içeceklerin yol açtığı ve diş sert dokularında görülen erozyonlar bi şekilde tanımlanan asit erozyonunun, diş çürüğü birlikte beraber yüzyılın en kritik diş sağlığı sorunu olduğunu dile getiren Yücel, "Bunun yanı dizi mide rahatsızlıklarına bağlantılı bi şekilde meydana gelen reflü sonucu ya da efervesanlı ilaç ve vitaminlerin yoğun kullanılması ya da ağızda emilerek kullanılan muhtelif pastiller sonucu ağız pH’sı düşerek, diş sert dokularında aşınma meydana gelebilir" dedi.

    Yücel, bütün yaşta görülebilen asit erozyonunun, "asitli yiyecek ve içeceklerin dişle teması sonucu diş minesinin yüzeyinin geçici bi şekilde yumuşaması birlikte ortaya çıktığını" dile getirerek, "Zamanla, bu asidik yumuşama, kritik 1 aşınmaya ve dolayısıyla da diş minesinin kalınlığının azalmasına yol açabiliyor. Bu da netice bi şekilde diş hassasiyetinin artmasına ve arkasından da dişin dokusu, şekli ve görünümünde değişime niçin oluyor" diye konuştu.

    Günlük süratli hayat temposunun etkisi

    Bu rahatsızlığın son yıllarda özellikle ön plana çıkmasının nedenini, en başta yemek yeme ve içme alışkanlıklarının değişmesine bağlayan Yücel, şunları kaydetti: "Günlük süratli hayat temposu içerisinde ayak üstü yemeler, bu yiyecekleri yerken kullanılan içecekler, bu içeceklerin içeriklerinde bulunan asit ciddi meseleler yaratmaya başladı. Birçok insan dişlerini sabah-akşam florürlü diş macunu birlikte fırçalayıp, bakteri plağı denilen oluşumu dişleri üzerinden uzaklaştırabilseler de günlük yaşantı içerisinde herhangi 1 saat içinde aldıkları asitli yiyecek ve içecekler, bu sert dokularda aşınmalara yol açıyor. Asitli içeceklerin yemek öğünleri arasında tüketilmesi dişlerdeki erozyonu artırır." Prof. Dr. Yücel, ağız boşluğu içerisindeki pH’nın 7 (nötr) civarında olduğunu belirterek, asitli yiyecek ve içecekler tüketildiğinde ağız boşluğu pH’sının düştüğünü, bunun da dişlerdeki erozyonun en kritik etkeni bi şekilde görüldüğünü kaydetti.

    Yücel, "Asitli yiyecek ve içeceklerin yol açtığı asit erozyonu, diş çürüğü birlikte beraber yüzyılın en kritik diş sağlığı sorunu. Şekerli ya da şekersiz bütün asitli içecekler, taze sıkılmış ya da hazır meyve suları, birtakım meyveler, gaz kapsayan içecekler ciddi 1 biçimde dişlerde erozyona yol açıyor. İçeceklerin şekersiz ya da light olması dişlerde meydana gelen erozyonu, sert doku kaybını önlemiyor. Çünkü o içeceğin içerdiği asit önemli" diye konuştu. Taner Yücel, çay ve kahvenin erozyonda diğer içecekler kadar etken olmadığını söyledi.

    Erezyonun belirtileri

    Prof. Dr. Yücel, diş erozyonunun belirtileri hakkında şu bilgileri verdi: "Ağız boşluğu içerisindeki asidin diş minesini aşındırmaya başlamasıyla önce aşırı hassasiyet ve sonraki aşamalarda, dişlerde sarı lekeler, şeffaflık, diş uçlarında çatlaklar ve arkasından da aşınmaların devamı birlikte diş yüzeyinde de çukur alanlar oluşur. Bireyi en epey rahatsız eden husus ise hassasiyettir. Sıcak ya da soğuk yiyecekler ciddi 1 biçimde dişte hassasiyete yol açar. Asit erozyonun etkileri hemen ortadan kaldırılamaz. Hastanın erozyonun etyolojisi için diş hekimine gitmesi gerekir. Hastalığın başlarında koruyucu önlemlerle kolayca tedavi edilebilen aşınma, tesir ciddi boyutlara ulaşırsa, etkilenen dişlerin şeklinin ve işlevlerinin düzeltilmesi ve korunması için adesif diş tedavisine gereksinim duyulur. Diş erozyonu, asitli yiyecek ve içeceklerin tüketiminin yasaklanması birlikte önlenemez."

    Prof. Dr. Yücel, diş fırçalamanın ağız hijyeninin korunmasında ve dişlerin çürümesinin önlenmesinde epey kritik olduğunu, fakat asitli yiyecek ve içecek tüketiminin hemen ardından diş fırçalamanın erozyonu artıracağını ifade ederek, şunları söyledi: "Özellikle bu çeşit içecekleri ya da yiyecekleri tüketenler, ağızlarını temiz hissetmek için hemen gidip dişlerini fırçalıyorlar. Bu, aşınmanın hızlanmasına yol açar. şahıs, bu çeşit asitli yiyecek ve içecekleri tükettikten sonraları ağız ortamının pH’sını yükseltmek için 1 yudum su alabilir, nötr 1 içecekle ağzını çalkalayabilir. Dişleri, ağız ortamı asitli durumdan kurtulduktan sonraları fırçalanması daha doğru olur."





  2. 2
    sagocu_kız
    Bayan Üye

    --->: Dişlerin Gizli Bilinmeyen Düşmanları

    Reklam



    Asitli yiyecek ve içeceklerin yol açtığı ve diş sert dokularında görülen erozyonlar bi şekilde tanımlanan asit erozyonunun, diş çürüğü birlikte beraber yüzyılın en kritik diş sağlığı sorunu olduğunu dile getiren Yücel, "Bunun yanı dizi mide rahatsızlıklarına bağlantılı bi şekilde meydana gelen reflü sonucu ya da efervesanlı ilaç ve vitaminlerin yoğun kullanılması ya da ağızda emilerek kullanılan muhtelif pastiller sonucu ağız pH’sı düşerek, diş sert dokularında aşınma meydana gelebilir" dedi.


    Teşekkürler...








+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi