Burdur Camileri Ve Doğal Güzellikleri

+ Yorum Gönder
Şehir ve İlçeler ve Akdeniz Bölgesi Bölümünden Burdur Camileri Ve Doğal Güzellikleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    aSsude
    Usta Üye
    Reklam

    Burdur Camileri Ve Doğal Güzellikleri

    Reklam



    Burdur Camileri Ve Doğal Güzellikleri

    Forum Alev
    CAMİLER ve TÜRBELER:


    SELİMZADE CAMİSİ : Kentin doğusundadır. Yapım tarihi bilinmemekle birlikte 1889’da yapılan türbeden daha eski olduğu sanılmaktadır. Duvarlar moloz taştandır. Alt sıradaki pencereler yuvarlak taş kemerlidir. Yapının kuzeyinde ahşap direkler üzerinde son cemaat yeri bulunmaktadır. İzlerden önceleri burada sundurmalı bir son cemaat yeri bulunduğu anlaşılmaktadır. Minare tabanı taştandır. Taş gövde 1914 depreminde yıkılınca yeniden ahşap olarak yapılmıştır.
    Caminin kuzeyindeki son cemaat yerine açılan taçkapı taştandır. Dar ve yuvarlak kemerli, tek kanatlı ve dikdörtgen çerçeve içinde oluşu bu kapının önemli özelliğidir. Kapı kemerinin yanlarındaki iki küçük rozet de yapıya gerçek bir görünüm kazandırmaktadır.

    TEPE CAMİSİ : Tepe mahallesindedir. Mescitken sonradan camiye dönüştürülmüş bir karkas yapıdır. Üstü oluklu çinkoyla örtülüdür. Minaresi ve yazıtı yoktur.

    KAYIŞOĞLU CAMİSİ : Burdur’un en eski yerleşme yerlerinden Kuyu mahallesindedir. Taş temel üstünde yükselen ahşap bir minaresi vardır. Yapının 1872’de onarıldığı bilinmektedir. Kapıdaki yazıtında Kınalızade Emin Bey adı geçmektedir.

    MUSTAFA HOCA CAMİSİ : “Kuyu Camisi” adıyla da anılmaktadır. Çatısı kiremitle örtülüdür. Caminin kubbemsi tavanının ortası süslemelidir. Ahşap gövdeli minaresi saçla kaplanmıştır.

    HECİN CAMİSİ : Eski yazıtına göre 1875 yılında yapılmış, 1914 depreminde yıkılmış, 1930’da yeniden yapılmıştır. Ahşap ve karkas caminin üstü oluklu çinko ile örtülüdür. İlk yapımında ahşap olan minaresini, yıkıldıktan sonra 1900’de Hacı Hacer yeniletmiştir.

    SELİMOĞLU CAMİSİ : Yazıtına göre Arap Selimoğlu yaptırmıştır. 1914 depreminde yıkılmış, Kahya oğlu Hacı Osman ve kardeşi Hacı Hüseyin’ce yeniden yaptırılmıştır. Bağdadi karkas biçimli olan yapı, sıvalıdır. Üstü oluklu çinko ile örtülüdür. Minaresi, eski taş temeli üstüne, Kağıtçı Hacı Süleyman Efendi tarafından yeniden ahşap olarak yaptırılmıştır.

    GAZİ CAMİSİ : Gazi Caddesindedir. 1914 depreminde yıkılmış, yeniden yaptırılmıştır. Taş temel üstünde, ahşap karkasdır. Kiremitle örtülüdür. Minaresi yerli ustalarca kesme Burdur taşından yapılmıştır.

    ÇEŞMEDAMI CAMİSİ : Çeşmedamı mahallesindedir. 1842 tarihli bir vakıfnamede camiden “Muallimhane” olarak söz edilmektedir. 1914 yılında yıkılmayan birkaç yapıdan biridir. Üstü kiremitle örtülüdür. Minaresi, yazısı ve kadınlar bölümü yoktur.

    NURCAMİ : Eski Hıristiyan mahallesindedir. 1953’de hayırseverlerce yaptırılmıştır. İç duvarları betonarme, dış kaplamaysa kesme Burdur taşındandır. Burdur’un tek kubbeli camisidir. Minaresi yerli ustalarca ve Burdur taşından işlemeli biçimde yapılmıştır. Özellikle tekniği açısından başarılıdır.

    TAŞCAMİ (TAŞDEMİR CAMİSİ) : Yenice mahallesindedir. 1782’de Hacı Molla yaptırmıştır. 1914’deki depremde yıkılmış, ahşap olarak yeniden yapılmıştır. 1971 depreminden sonra onarılmıştır. Yıkılan minaresi yeniden kesme taştan yapılmıştır.

    DİVANBABA CAMİSİ : Değirmenler mahallesindedir. Yapım tarihi bilinmemektedir. Ancak, minarenin yazıtında 1775’de Tilurizade Hacı Süleyman’ca yaptırıldığı belirtilmektedir. 1971 depreminden sonra onarılmıştır.

    ŞEYH SİNAN CAMİSİ : Sinan mahallesindedir. 1776’da Çelik Mehmet Paşa tarafından medreseyle birlikte yaptırılmıştır. Burdur kesme taşından ince görünümlü minaresi 1914 depreminde yıkılmıştır.

    ULUCAMİ : Pazar mahallesindeki Pazar düzlüğünde, yüksek bir tepededir. Vakıf kayıtlarına göre Hamit Oğlu Dündar Bey yaptırmıştır. 1914 depreminde yıkılan minaresinin yazıtında 1300’de yaptırıldığı yazılıdır. Çelik Mehmet Paşa 1749’da onartmıştır. Depremden sonra 1919’da ahşap karkas olarak yapılmıştır.
    Doğu kuzey ve batısında üç kapısı vardır. İçten yarım kubbelidir. Kuzey kapısı yönündeki ikinci cemaat yerini, üç kubbe örtmektedir. 1971 depreminde zarar görmüşse de Vakıflar İdaresince onartılmıştır.

    Ayrıca Tabak, Taş, Karasenir Saden (Aşağı Dilbaba), Manastır, Eskiyeni, Çakmakçı, Recep, Ağıl (Hacı Bayram), Kazancıoğlu camileri sayılabilir.

    Bunların yanında Nur, Bahçelievler, Kasaboğlu, Şirinevler, Kameriye, Marangozlar Sitesi, Yeni Pazar, Hilal ve Gölhisar’da Dengere camileri de yeni yapılan camilerdir.

    SELİMOĞLU TÜRBESİ : Selimoğlu Camisinin kuzeybatısındadır. Minare tabanına bitişiktir. Kesme taştan kare planlıdır. Yazıtına göre 1889’da Hacı İsmail yaptırmıştır. Kapısı yuvarlak kemerli olup, mekan küçük bir kubbeyle örtülmüştür.

    HIDIRLIK TÜRBESİ : Kesme taştan yaptırılmıştır. XIV. ya da XV. y.y.’da yapılmış olan türbe, Hıdrellez (Hıdırlık) denen bahçeler arasındadır. Kare planlı türbenin kapı eşiğinden yukarısı, sekizgen bir biçim alır. Büyükçe bir bölümü toprağa gömülü ve yıkıktır. Sekizgen bölüm daha yüksektir, pahlı silmeyi izleyen üçgen çatılı bir külahla örtülüdür. Dış kenarlarında zeminin dolması ile tüm kenarlar aynı yükseklikte görünmektedir. Zeminden dört taş sırası (Yaklaşık 150 cm.) yüksekte olan kapıya duvarlardan konsol biçiminde dört basamak merdivenle çıkılmaktadır. Kapı önünde küçük bir sahanlıkla kırık basamaklar vardır. İki bölümlü yapının altı mezarlıktır. Bölümler ahşap bir döşemeyle ayrılmaktadır. Duvarlar kesme taş ve sıvasızdır. Doğu yanındaki pencere içte üst üste iki kemerlidir. Güney yüzde, nişler içinde üstü mukarnas dolgulu mihrap vardır. Mekanın içten kubbeyle örtülü olduğu sanılmaktadır.

    ONACAK TÜRBESİ : Halen Yeşilova ilçesine bağlı Yeşilova’ya 31, Burdur’a 50 km. uzaklıkta Erli Ovası’nda küçük bir köydür. Köyün ismi olan “Onacak” kelimesi "Onmak"tan gelmektedir.

    DOĞAL GÜZELLİKLER


    İNSUYU MAĞARASI

    Burdur İnsuyu Mağarası, Burdur-Antalya Karayolu üzerinde, Burdur’a 15 km. uzaklıkta bulunan ve ülkemizde turizme ilk açılan mağaradır. 597 m. Uzunluğundadır. Su yüzeyine paraleldir. İçinde akarsular ve göller bulunmaktadır.
    Mağara ilk kez mağarabilimci Jeolog Dr. Temuçin AYGEN tarafından bulunmuş ve dönemin Valisi Vefik KİTAPÇIGİL’in çabalarıyla 1966 yılında turizme açılmıştır.
    597 metrelik bölümü gezilebilen mağaranın içinde birbirleriyle bağlantılı irili ufaklı dokuz göl vardır. Bunlardan "Büyük Göl" adıyla anılanı 512 m2’lik alanıyla Türkiye’nin en büyük yer altı gölüdür.
    Oluşumu 10 milyon yıl öncesine dayanan mağara, yukarıdan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla oluşan kolonlar ve tavandan aşağıya sarkan kalker birikintileriyle bir saray görünümündedir. Dilek Gölü’nde bulunan dikit, 6 metrelik boyuyla Türkiye’nin en büyük dikiti ve bir doğa harikasıdır




  2. 2
    Yoncalar
    Bayan Üye

    Cevap: Burdur Camileri Ve Doğal Güzellikleri

    Reklam



    Batı Akdeniz bölgesinde yer alan Burdur ilimizin halı kilim ve el sanatları ile ünlenmiş olması bu bölgedeki ticaretin canlanmasına neden olmaktadır.Burdur ilimizde doğal güzellikler çok fazladır.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi