Cyanoschızophyta - Mavİ - Yeşİl Algler - Cyanoschızophyta

+ Yorum Gönder
Kültür-Sanat ve Ansiklopedi Bölümünden Cyanoschızophyta - Mavİ - Yeşİl Algler - Cyanoschızophyta ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    aybuke
    Usta Üye
    Reklam

    Cyanoschızophyta - Mavİ - Yeşİl Algler - Cyanoschızophyta

    Reklam



    Cyanoschızophyta - Mavİ - Yeşİl Algler - Cyanoschızophyta

    Forum Alev
    Cyanoschızophyta - Mavİ - Yeşİl Algler - Cyanoschızophyta

    Cyanophyceae sınıfı algler hakim rengi nedeniyle Mavi-yeşil algler olarak adlandırılır ve bu grup prokaryot algleri içerir. Mavi-yeşil algler sınıfı bazı araştırıcılar tarafından mantarlar ile olan ortak özelliklerinden dolayı Schizophyceae veya Myxophyceae olarak da adlandırılmaktadır. Ototrofik organizmalardan oluşur. Diğer bir ifadeyle bu grubu oluşturan organizmalar içerdikleri pigment maddeleri sayesinde fotosentez olayı ile karbondioksit ve suyu güneş ışığı altında karbonhidratlara dönüştürürler.
    Biyoloji

    Hücreler oldukça homojen renkli olup türlere göre mavi-yeşil ve menekşe renkleri ile bunların aralarında geçişler gösterir. Bu renk farklılıkları hücredeki klorofil, mavi-yeşil biliproteid ve karotenoidlerin (ksantofil ve karoten) oranına bağlı olarak oluşmaktadır.
    Mavi-yeşil algler mikroskop altında incelendiğinde ilk bakışta hücrenin kenarlara doğru koyu (Kromoplazma), merkeze doğru ise renksiz açık bir zon (Sentroplazma) içerdiği farkedilmektedir. Elektron mikroskobu ile yapılan araştırmalarda kromoplazmanın fotosentetik organitler olan çift lamelli Tilakoid'lerden oluştuğu tesbit edilmiştir. Bu organitler üzerlerinde klorofil a taşırlar. Tilakoidleri oluşturan lameller arasında da biliproteid tanecikleri yer alır. Bu yapı her ne kadar gerek ökaryotik algler gerekse yüksek bitkilerdeki hücre yapısını andırmakta ise de Cyanophyceae'de plastidlerin çeperi bulunmamaktadır. Tilakoidler fotosentez dışında ayrıca atmosfer azotunun fiksasyonunda ve solunumda görev alırlar. Bu özellikleri nedeniyle örneğin : Anabaena ve Nostoc türleri toprağı azot yönünden zenginleştirmek için tıpkı baklalarında içinde bulunduğu Legumineusa grubu yüksek bitkiler gibi yeşil gübre olarak kullanılmaktadır.
    Sentroplazma hücre çekirdeği görevlerini üstlenmiş olup, dezoksiribonukleik asitten oluşmuştur ve hematoksilin ve fölgen gibi çekirdek boyaları ile boyanabilir. Elektron mikroskobunda sentroplazmanın ince iğneciklerden oluştuğu görülmüştür. Ökaryot hücredeki çekirdekten (Nukleus) farlı olarak sentroplazma bir çeperle çevrilmemiş olup, çekirdekçiği (nukleolus) bulunmaz. Ayrıca hücre bölünmesi sırasında ne kromozomlar ne de iğ iplikçikleri belirmezler. Hücreler genellikle karotenoid yönünden zengin olup musilajlı ve çift çeperden oluşun ince bir kın ile çevrilidir.
    Birçok ipliksi Cyanophyceae türünde heterosist olarak adlandırılan, kalın çeperli, apikal deliği bulunan, homojen ve sarı renkli hücre veya hücrelere rastlanmaktadır. Solunum faaliyetlerini devam ettiren bu canlı hücreler, fotosentez yeteneklerini kaybetmiş olmakla birlikte havadaki serbest azotun fiksasyonunu sağlamaktadırlar.
    Mavi-Yeşil Alg türleri


    Cyanophyceae grubu alglerde hücrede çekirdek ve plastidlerin çeperinin bulunmaması, mitokondri, golgi aygıtı, vakuol ve kromozomların olmaması ve cinsiyetin görülmemesinden dolayı bu grup organizmalar evrim yönünden daha basit yapılı prokaryot organizmalar olarak nitelendirilmektedir.

    Çoğalmaları eşeysiz ve vejetatif yolla gerçekleşir. Vejetatif çoğalma ikiye ayrılma veya parçalara bölünme yoluyla olur. Eşeysiz üreme ise akinet olarak isimlendirilen özel hücreler sayesinde yapılır.
    Mavi-Yeşil Algler karasal ortamda da yaşarlar. Ağaç gövde ve yapraklarında efifitik veya endofitik olarak yaşamlarını sürdürürler. Mantarlarla birlikte likenleri oluştururlar. Bazı mevsimlerde akuatik ortamlarda aşırı çoğalarak "su çiçeği" olarak adlandırılan ekolojik olaylara neden olurlar.


    RHODOPHYCOPHYTA (KIRMIZI ALGLER)
    Daha öncede belirtildiği gibi bu grup alglerin Rhodophyceae adlı tek bir sınıfı bulunmaktadır. Kelime olarak Rhodo : kırmızı, Phykos : yosun, Phyta : Bitki anlamına gelmektedir.
    RHODOPHYCEAE
    Büyük çoğunluğu makroskobik deniz alglerinden oluşan bu sınıf içinde dörtbinden fazla tür bulunmaktadır. Tatlı sularda bu grubun temsilcisine çok az rastlanır. Türlerin boyutları fazla büyük olmayıp birkaç milimetre ile desimetre arasında değişim gösterir. Renkleri pembeden koyu kırmızıya kadar, kırmızının çeşitli tonlarında olabilir.
    Biyoloji
    İçinde çeşitli miktarlarda mannan, ksilan, galaktan bulunan musilaj maddeler, pektik madde ve seluloz karışımları hücre çeperini oluşturur. Çeper kolaylıkla jel haline dönüştürülebildiği için sanayide çeşitli hidrokoloidlerin eldesinde bu alglerden yararlanılmaktadır. Ayrıca kalkerli kırmızı algler grubundaki pek çok tür hücre çeperinde CaCO3'ı kalsit veya aragonit kristalografik modelinde depo etmektedir.
    Kırmızı alglerin büyük çoğunluğunda iki komşu hücre arasında SİNAPS olarak adlandırılan bir yapı bulunmaktadır. Işık mikroskobunda delik şeklinde görülen bu oluşum lipo-proteik yapıda olup her iki hücrenin sitoplazması ile doğrudan temastadır. Sinaps hücreler arasında iletişimi sağlamaktadır.


    Bu grup alglerin hücreleri ökaryot olup bir veya birden fazla çekirdek taşırlar. Hücre organellerinden Rhodoplast hücrede nadiren tektir ve pirenoidleri bulunmaz. Elektron mikroskobu ile yapılan tetkiklerde Rhodoplastların birbirinden bağımsız tilakoidlerden oluştuğu ve üzerlerinde çeşitli renklerde (yeşil klorofil, a, d, sarı, a, b kroten, kırmızı fikoerithrin ve yeşil- mavi fikasiyanin) pigment maddeleri taşıdığı tesbit edilmiştir. Bu alglerde çeşitli oranlarda bulunan fikobiliprotein karakterinde olan fikoerithrin ve fikosiyanın klorofil a ve d'nin yeşil renklerini örterek alge çeşitli tonlarda kırmızı rengi vermektedir.



    Kloroplastın ve Pirenoid’in ince yapısı ve farklı alg gruplarındaki görünümü : A- Rhodophyta, B-Chromophyta, C-Chlorophyta gruplarında kloroplastın ince yapısı (FELDMANN, 1978).
    Kırmızı algler sentezledikleri glikojen ve dekstrin yapısındaki rezerve maddelerini, sitoplazma içinde amidon tanecikleri şeklinde muhafaza ederler. Oysa yüksek bitkilerde ve yeşil bitkilerde amidon sitoplazma içinde değil, kloroplastın içinde (intraplastidial) bulunmaktadır. Ayrıca bu alglerde heterozid olarak adlandırılan galaktoz-gliserol veya mannoz, gliserik asit birleşmesinden oluşan maddeler vakuolde depolanırlar.
    Kırmızı alglerde tallus şekli çok değişkendir. Gelişim yönünden ilkel gruplarda tallus, hücre gruplarının jelatinli bir örtü ile çevrelenmesinden oluşabildiği gibi (Porphyridium, Rhodoserus) daha gelişmişlerinde ipliksi şekildedir. Tallusun gelişimi morfolojik yönden daha ileri aşamaya da ulaşbilir. Kladom olarak adlandırılan bu tallus yapısında tıpkı yüksek bitkilerdeki gövde gibi terminal ve sınırsız büyüme özelliği gösteren ipliksi yapılar (filament) vardır.
    Bu filamentlerden yanal olarak çıkan ve yüksek bitkilerdeki dal ve yapraklar gibi, sınırlı büyüme özelliğindeki filamentler ise, plöridi olarak adlandırılır. Kladom tek bir ipliksi filamentten oluştuğu gibi (uniaksiyal yapı) örneğin Ceramiales takımı üyeleri, büyümeleri birbiri ile senkronize olmuş çok sayıda ipliksi filamentlerden de oluşabilir (Multiaksiyal yapı). Örneğin bazı Nemalionales takımı üyeleri. Bazı durumlarda ise çok sayıda plöridi arasında kaynaşarak kladomu çevreleyen kortikal bir doku oluşturur. Örneğin bazı Ceramiales takımı üyeleri


    Kırmızı alglerde kladomien tallus tipi. A-Uniaksiyal tip (Antithamnion), B- Multiaksiyal tip C-Ceramium'da korteks oluşumu (FELDMANN, J., 1978’den düzenlenmiştir).

    Kladom her zaman sporun çimlenmesiyle oluşmayabilir. Protonema olarak adlandırılan bir ara geçiş yapıda spor önce yatay ve dikey filamentleri oluşturur. Daha sonra dikey filamentelerin bir kısmı kladomu oluşturur. Kırmızı alglerin bazı takımlarında tallus gelişminde sadece protonema safhası görüldüğü halde, Örneğin Achrochaetiales, Ceramiales gibi pek çok takımda bu ara safhaya rastlanmaz.
    Kırmızı Alglerde çoğalma genellikle eşeysel üreme ile olur, ve üç nesilden oluşan trigenetik hayat devresi görülmektedir. Ayrıca eşeysiz vejetatif üremeye de rastlanılmaktadır.


    Antithamnion'da hayat devri (FELDMANN, 1978).

    Eşeysel üreme farklı boyuttaki dişi ve erkek üreme hücrelerinin birleşmesiyle olur. Üremede en ilginç husus üreme hücrelerinin diğer alg gruplarında olduğu gibi kamçılarının bulunmamasıdır. İki gamet aynı tallus üzerinde oluşup birleşebildikleri gibi (monoik) ayrı talluslar üzerinde oluşabilirler (dioik). Dişi ve erkek üreme hücrelerini (gamet) oluşturan tallus gametofit olarak adlandırılır. Gametofitler ve oluşturdukları gametler (n) kromozomu taşıdıkları için genetik yönden haploid olarak tanımlanırlar. Tek çekirdekli vejetatif bir ana hücrenin gelişimi sonucu oluşan üreme organları (gametosist) içinde gametler oluşur. Rhodophyceae'nin iki alt sınıfından biri olan Bangiophycidae grubunda erkek gametler (spermasyum) bir vejetatif hücrenin birbirine dik yönde ve biribirini takip eden (süksesif) bölünmeleri sonucu oluşur. Diğer alt sınıfta (Florideophycidae) ise her spermasyum erkek gametosistin içeriğinin tamamen bu hücreye dönüşümü ile oluşur ve genellikle spermatosistler buket şeklinde bir grup halinde birarada bulunurlar.
    Olgunlaşan ve kamçısı bulunmayan bu spermasyumlar serbest hale gelerek deniz suyuna karışırlar. Buna karşın dişi gamet (oosfer) karpogon olarak da adlandırılan, tek çekirdekli dişi gametosist tarafından oluşturulur ve hareketsizdir. Deniz suyunun hareketiyle ( pasif yer değiştirme) tesadüfen dişi gamete ulaşan erkek gametin bir araya gelmesiyle eşeysel üreme gerçekleşir. Bununla birlikte her iki alt sınıfa ait türlerde bu rastlaşmayı kolaylaştıran yapılar bulunmaktadır. Örneğin birinci grupta karpogon küçük bir çıkıntı oluşturmakta, örneğin Porphyra.

    Kırmızı alglerin çeşitli gruplarında üreme organları ve safhaları. A:Erkek üreme organı, B-E Çeşitli kırmızı alg gruplarında dişi üreme organı ve üreme safhaları.






    Porphyra ve Nemalion'da dişi ve erkek üreme organları.A Bitki genel görünümü, B-Erkek üreme organı, C-Dişi üreme organı, D-G: Üremenin farklı safhaları.
    İkinci grupta ise trikojin olarak adlandırılan ince tüy spermasyumun yakalanmasını kolaylaştırmaktadır. Örneğin Nemalion
    Oosfer ve spermasyumun birleşmesi sonucu 2n kromozomu taşıyan zigot oluşur. Döllenmiş bu karpogon yaşamını gametofit üzerinde sürdürür. Florideophycidae alt sınıfında diploid her üreme hücresi gelişerek, içinde yine 2n kromozomu taşıyan üreme hücrelerini (karpospor) taşıyan bir diğer üreme organını (karposporosist) ve ikinci bir nesli (karposporofit) oluşturur


    Porphyra'da hayat devri FELDMANN, 1978).

    Bangiophycidae alt sınıfında ise bu şekilde transformasyon geçirmeksizin döllenmiş karpogonun birbirine dik süksesif bölünmeler geçirerek 2n kromozomlu karposporlara (diploid) dönüşür

    Su ortamına bırakılan karpospor çimlenerek morfolojik yönden dişi ve erkek üreme organlarını taşıyan genellikle gametofite benzeyen ancak genetik yönden diploid olan üçüncü nesli (sporofit) oluşturur. Sporofit olgunlaştığında üremeye yönelik olarak sporosistler oluşur. Sporosistler redüksiyon bölünmesi ile (mayoz) n kromozomu taşıyan sporları oluştururlar. Mayoz bölünmü sonucu n kromozomu taşıyan 4 spor oluştuğu için bunları taşıyan organ tetrasporosist, tallus ise tetrasporofit olarak adlandırılmaktadır. Tetrasporlar sporosist içinde zonlu, tetraedrik veya haç şeklinde sıralanabilirler.

    Tetrasporosit'te bölünme şekilleri

    Olgunlaşmayı takiben su ortamına geçen sporlar çimlenerek haploid yeni gametofitleri oluştururlar. Görüldüğü gibi kırmızı alglerin hayat devri içinde biribirini takip eden üç nesil (gametofit, karposporofit, tetrasporofit) bulunduğu için trigenetik olarak adlandırılır. Genellikle bu hayat devri içinde gametofit ve tetrosporofit nesil morfolojik yönden birbirlerine benzemekle birlikte (izomorf), örneğin Polysiphonia, Ceramium, Gelidium v.d., bazı türlerde bu nesillerin birbirinden tamamen farklıdır (heteromorf), örneğin Porphyra, Asparagopsis. Bu son iki türde her iki nesil arası farlılaşma gerek morfolojik, gerek anatomik yönden çok ileri boyutlarda olduğu için aynı türün iki farklı nesli ayrı ayrı türler altında adlandırılmışlardır.
    Bu türlerin laboratuvar şartlarında kültürlerinin yapılması sonucu aynı türün iki farklı hayat devrine ait oldukları saptanmıştır. Örneğin Bonnemaisoniales takımından Asparagopsis armata'nın sporofit neslinde tallus daha yalın yapıdadır ve küçük boyutludur. Bu özellikleriyle Falkenbergia rufolanosa adı ile tanımlanmıştır (Şekil 20).

    Aynı algin iki hayat devrinde farklı şekil göstermesi (heteromorf): Gametofit nesil : Asparafopsis armata (A); Sporofit nesil : Falkenbergia rufolanosa (FELDMANN,1978).
    Rhodophyceae sınıfı yosunlar çok çeşitlilik göstermekte birlikte sistematik yönden iki alt sınıfta (altklasis) yer almaktadır :
    1- Bangiophycidae,
    2- Floridaeophycidae veya Floridae
    Kırmızı Yosunların Sınıflandırılması *Sinapsın varlığı ve büyüme şekli
    *Üreme organlarının şekli (Feldmann,J.,1978 in Cirik Ş.,Cirik S.,1999).

    Porphyridiales
    Bu takımdaki yosunlar izole veya jelatinli koloni oluşturan hücrelerden oluşmuştur. Bazıları ipliksi şekillidir ve çoğalmaları hücrelerin ikiye bölünmesi ile gerçekleşir.
    Goniotrichum alsidii (Zanardini) Howe: Bütün yıl boyunca bu tür yosun Lophosiphonia,Ceramium, Polysiphonia, Gelidiella, Gelidium gibi kırmızı yosunlar üzerinde epifit olarak bulunmaktadır. Dalsı ve ipliksi yapıda olup thallus bir seri hücreden oluşmuştur.

    Goniotrichum alsidi
    Bangiales
    Tallus ipliksi ve daha kalın kordon şeklinde görülebildiği gibi ince lam şeklinde de olabilmektedir. Örneğin Bangia ve Porphyra. Özellikle Porphya'nın Uzakdoğu ülkelerinde doğrudan yiyecek olarak tüketilmesinden dolayı yetiştiriciliği çok yaygındır
    Bangia fuscopurpurea (Dillwyn) Lyngbye: Bu türe çırpıntılı kıyılarda , su yüzeyine yakın veya mediolittoral zonda ilkbahar aylarında rastlanır. Daha çok Lyngbya C. ve diğer Mavi- yeşil yosunlar ile birlikte bulunur. Tallus kahverenkli ve mor olup, uzunluğu 10 cm civarındadır ve ipliksi şekillidir

    Bangia fuscopurpurea
    Porphyra leucosticta Thuret: Daha çok kış ve ilkbahar aylarında dyosunalı kıyılarda supra ve mediolittoral zonda rastlanan bu yosunun diğer türleri Uzakdoğu’da kültür yapılarak insan gıdası olarak kullanılmaktadır. Lamelsi yapıda olup bordo renklidir


    Porphyra leucosticta

    Alt Classis 2- FLORIDAEOPHYCIDAE (FLORİDAE)
    Kırmızı yosunların büyük çoğunluğu bu alt sınıf içinde yer alır. Tallus yapısı daha gelişmiş olup, hücreler arasında sinaps olarak adlandırılan bağlantılar bulunur. Üreme organları ve karposporofit nesil ise önceki alt sınıfa oranla daha belirgin farklılaşmıştır.

    Bu alt sınıf içinde Acrochaetiales, Nemalionales, Gelidiales, Gigartinales, Rhodymeniales, Cryptonemiales, Bonnemaisoniales ve Ceramiales adında 8 takım (ordo) yer alır. Bunlardan ilki dışında diğer bütün takımlara ait türlere Gökova Körfezi’nde rastlanmıştır. Bu grubun sınıflandırılmasında üreme organları ve gelişim şekilleri önemli kriterleri oluşturur.

    Kırmızı Yosunlarda (Floridae) üreme organının farklı takımlarda durumu: A- Acrochaetiales, B-Nemalionales C,D- Gigartinales E- Rhodymeniales F,G- Cryptonemiales H- Ceramiales, I- Bonnemaisoniales (Feldmann J.,1978)




  2. 2
    HADİE
    Bayan Üye

    Cevap: Cyanoschızophyta - Mavİ - Yeşİl Algler - Cyanoschızophyta

    Reklam



    gerekli enerjilerini fotosentez yolu ile elde eden mavi yeşil algler bir bakteri tipidir çıplak olarak gözle görülemeyen mikroskop altında görülebilen minik canlılar isimlerini renklerinden alırlar







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi