Gercek ask zorlukları görmez

+ Yorum Gönder
Aşk Sevgi ve Aşk Hikayeleri Bölümünden Gercek ask zorlukları görmez ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    blackex_16
    Özel Üye
    Reklam

    Gercek ask zorlukları görmez

    Reklam



    Gercek ask zorlukları görmez

    Forum Alev
    ben üniversite öğrencisiydim ve sevdiğim kişyse okuyamıyodu madi sorunlar yüzünden bana okulda teklif eden çok erkek vardı ama ben hiç birine evt demedim çünkü biliyodumki sevdiğim kişi bana teklif edecek biz bakışıyodK SEVDĞİMLE ve birgün gelip bana seni seviyorUM dedi bende onu sevdğimi söyledim günler harika geçiyodu ama bir sorun vardıki ben çok zengindim o iyse bir muavindi aradan 2 yıl geçti anneme söyledim annem tepki vermedi ama babam duyunca çok kızdı ve sevdiğimin askere gitme zamanı gelmişti askere gitti ve bizde buarada taşınmıştık istanbula orda bir talihlim çıkmıştı zengin olduğu için babam beni verecekti ama ben istemiyodum ben ahmeti bekliyodum babama ben istemiyorum diyince bana bağırıp çağırmaya başladı bende ahmete haber verdim ahmete bunu duyunca bana sordu sen kabül etmiyeceksin değilmi dedi bende hayır kabül etmiyecem ben seni seviyorum dedim ahmete bekle beni bir yolla izin alıp gelcem seni kaçırmaya dedi bende kabül ettim ve ahmet gelinceye kadar ben odamda namaz kılıp dua ediyodum ve o akşam beni istemeye geliyorlardı geldiler ve ikimizin yani benim ve beni istemeye gelen gencin bi odaya girip konuşmamızı istediler odaya geldik ve ben ahmeti anlatım çocuk tamam dedi ozaman ben size yardım edecem ve ellimden negeliyosa yapacam dedi allah razı olsunki yaptıda ahmeten hale bi haber yoktu ve ertesi gün ahmet beni aradı sesinde bi tuhaflık vardı neoldu diye sordum ahmet anlatmaya başladı ben istanbula gelince trafik kazazı geçirdim ve bir kolumu ve gözümün birini kaybetim artık sen beni beğenmezsin sen çok daha iyi birine laiksin dedi ben ağlayarak ben seni değil senin kalbini sevdim seni herhalinle severim ben dedim ahmet yarın taburcu olup geleceğini söyledi ben hala allaha dua edip namaz kılıyodum ertesi gün ahmet yine gelmedi içimde bir korku vardı ve yine kötü haber allah herşeyin hayırlısını yaparmış ahmet yine trafik kazası geçirmiş ben bunu bana yardım edecek gence anlatım o ben gidip onu alcam dedi ve allah razı olsun gitti ahmet buseferde diğer ayağını kaybetmiş ve gelmek istemiyodu benim onu sevmeyeceğiemi düşünüyomuş neyse geldiler gece saat 2de beni kaçırdı o beni isteyipte sonradan bana yardım eden genç geldi çünkü ahmet gelemiyodu arabadaydı ben kaçtım ve şuanda ahmetle evliyim bir oğlum var günler çok güzel geçiyo ben çalışıp ahmete oğluma bakıyom alimede artık bizim ayrılamıyacağımızı anladıkları için onlarlada aramız çok iyi benim bu hikayeyi anlatmamın tek nedeni lütfen kimse sevdiğini sorunlar için terk etmesin bizim bu yaşadıklarımızı göz önüne alıp ve sevginize okadar değer verin sevmek güzel

    NOT:ALINTIDIR GERCEKTİR





  2. 2
    aşkmelegi
    Üye

    --->: gercek ask zorlukları görmez

    Reklam



    güzellllllllllllllllllllllll:D







  3. 3
    sagocu_kız
    Bayan Üye
    Güzel bir aşk hikayesi

    Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında. Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra

    Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da
    kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk sahibi olmayınca, "bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur" diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler... "Senin için ölürüm" derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adama "Hayır, ben senin için ölürüm" diye yanıt verirdi hep... Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, "Bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak...." Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu, "Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma" Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten.... Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde "satılık" levhası asılı olan. "Ne dersin, bu evi alalım mı?" dedi adama. "Bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..." "Sen istersin de ben hiç hayır diyebilir miyim?" diye yanıt verdi adam. "Amerika'daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun, burası bizimdir artık...." Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam Amerika'ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı: "Canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut"

    Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama, Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat" diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği



    İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika'ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması için dua ediyordu.


    Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu kutuda. İlk kağıtta, "Lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem" diyordu... Sırayla okudu; "Seni çok sevdim", "Seni sevmekten hiç vazgeçmedim", "Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim." "Fakat benim için ölmeni istemedim" "Şimdi bana söz vermeni istiyorum." "Benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?" son kağıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:

    "Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım."








+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi