İnkaların gizemli tarihi

+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Destanlar ve Efsaneler Bölümünden İnkaların gizemli tarihi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    P®øƒєﻛﻛíøиαL
    Usta Üye
    Reklam

    İnkaların gizemli tarihi

    Reklam



    İnkaların gizemli tarihi

    Forum Alev
    inkalar.jpg

    İNKALAR


    And Dağları�nın yüksek kesimlerindeki vadilerde yaşamış ve 12.-16. yüzyıllarda büyük bir imparatorluk kurmuş olan Güney Amerika yerli halkıdır.16. yüzyıldaki İspanyol istilasından önce,ortalama 5-10 milyon nüfuslu çok iyi örgütlü bu imparatorluk,14. ve 15. yüzyıllarda güçlenerek topraklarını bu günkü Bolivya, Peru,Ekvador ile Arjantin ve Şili�nin bazı bölimlerini içine alacak kadar genişletti.

    İnkalar�dan önce Güney Amerika�da başka uygarlıklar vardı.Bunlar Bolivya�nın yüksek dağlık bölgelerinde ,Titicaca Gölü yakınında yaşayan Tiahuanacolar,And Dağları�nın Ekvador�dan Bolivya�ya kadar uzanan yüksek yaylarında yaşayan Keçuvalar,Peru�nun kuzeyindeki dağlarda yaşayan Çavinler,Peru�nun güney kıyısındaki Nazkalar ve kuzeyde kıyıda yaşayan çimulardır.Bu eski uygarlıkların doğuşu yaklaşık İÖ 200 tarihlerine kadar uzanır.Bu insanların nereden geldikleri bilinmemektedir,ama ağır kayaları biçimlendirmedeki başarıları ve yapı tekniklerindeki ustalıkları düşünülürse, ne kadar yetenekli oldukları anlaşılır.Tiahuanaco�da birbirine kenetlenecek biçimde dikkatle oyulmuş dev bloklardan yapılma büyük taş yapılar vardır.Çimu ve Nazka halkının ise yapı ve piramitlerinde kayadan çok kerpiçi yeğledikleri görünmektedir.


    Varlığı Roma İmparatorluğu ile aynı döneme rastlayan bu eski uygarlıklar Roma İmparatorluğu gibi İS 200-400 yılları arasında çökmeye başladı ve
    İS 800�de çoğunun yerinde yalnızca yıkıntılar kaldı.Bundan ortalama 300 yıl sonra İnka Peru�nun ortalarındaki Cuzco vadisinden indi ve kendilerinden önce başka halkların yaşamış olduğu bu bölgeye yerleşti. İnkalar dağlardan kıyılara doğru yayıldılar.15.yüzyılda çevrelerindeki güçlü kabilelere boyun eğdirdiler.Ele geçirdikleri topraklardaki insanların bir bölümünü başka bölgelere sürerek başkaldırmalarının önüne geçerken,bir bölümünü de tarım ve bayındırlık işlerinde zorla çalıştırdılar.
    Cuzco vadisinde yer alan ve İnka İmparatorluğu�nun başkenti olan Cuzco ��Güneşin Kutsal Kenti��olarak bilinirdi.İmparatora Tanrı gözüyle bakılır ve
    Güneş�in soyundan geldiğine inanılırdı.İmparatorun,yaşam ve ölüm konusunda tartışılmaz bir otoritesi vardı.

    İnka�larda 10 ailelik gruplar kendilerine bir önder seçer,önderler bir şefin sorumluluğunda olurdu.Her şefin buyruğunda 5 önder vardı ve bu düzen
    hepsinin önderi ve yöneticisi olan İmparatora kadar uzanırdı.

    Halk belirli bir yaşama ve çalışma düzenine uymak zorundaydı.Her şey devletindi.Çocuklar ve yaşlılar dışında herkesten çalışması
    beklenirdi.Tembellik ve insan onuruna aykırı davranışlar ağır biçimde cezalandırılırdı.Halk yoksul değildi;ama malı mülkü de yoktu,özgürlükleriyse
    sınırlıydı.Ürettiklerinin belirli bir kısmını İmparatora ve rahiplere vermek zorundaydı.




  2. 2
    P®øƒєﻛﻛíøиαL
    Usta Üye

    --->: İnkaların gizemli tarihi

    Reklam



    İnkalar,çatıları tahta kirişler üzerine saman örtülü,altın süslemeli büyük taş kaleler ve tapınaklar yaptılar.Cuzcu Kalesi�nin duvarları tonlarca ağırlıkta
    taşlardan yapılmıştı ve yüksekliği 6 metreyi buluyordu.İspanyollar Cuzco�daki büyük güneş tapınağını bastıklarında olağan üstü güzellikte altın ve
    değerli taşlarla süslü eşyaların yanı sıra üzerinde Güneş tanrısının resminin bulunduğu kocaman bir altın tabak buldular.Ay tapınağında ise her şey
    som gümüştendi.Başkentte yapılan büyük şenliklerde yağmur tanrısına lamalar ve insanlar kurban edilirdi.


    İnkaların evleri kendilerinden önceki uygarlıklar oranla daha küçüktü.Köylülerin evleri kerpiçten ve saman damlıydı.Eski Mısırlılar gibi İnkalarda
    ölülerini mumyalar yada başka yöntemlerle korurlardı.

    İnka İmparatorluğu�nun kıyı halkı bakırı döverek kaplar yapar yada eritilmiş metali,kalıplara dökerek biçimlendirirdi.Kıyının kuzey kesiminde yaşayan halk,değişik anlatımlı insan başı biçiminde çanak çömlek yapıyordu.İnkalar basit tezgahlarda çok güzel duvar halıları ve yaygılarda dokurlardı.Pamuklu dokumaları o kadar inceydi ki,İspanyollar bunları ipek sanmıştı.Kemik ve bambudan flüt,toprak ve deniz kabuklarından borazan ve tunçtan çanlar yaptılar.

    İnkalar düzgün ve geniş yollarını taşlarla döşediler.Kayaları oyarak kısa tüneller,tahtadan köprüler yaptılar.Gelişkin bir haberleşme sistemleri
    vardı.Belli aralıklarda kurulu posta istasyonlarına ulaklar haber taşırdı.Yollarda ayrıca dinlenme evleri de yapılmıştı.Tekerlek bilinmediğinden yükleri
    lama sürüleri taşırdı.


    Taş yontuculuğundaki üstün becerilerine karşın İnkalar�ın Mayalar gibi gelişkin araç gereçleri yoktu.Ne bir yazı sistemleri ne de paraları vardı.İplere düğüm atarak hesap yaparlardı.
    Dünyada ilk patates üreticileri İnka çiftçileridir.Öbür ürünleri mısır,tatlı patates ve manyoktu. Domuz,ördek,köpek ve lama yetiştirirler,lama tüyünden dokumalar yaparlardı.

    16.yüzyılda iki kardeş arasında çıkan taht kavgası imparatorluğu zayıflattı.Tahtın varisi Huascar�ı üvey kardeşi Atahualpa hapse attırdı.Francisci
    Pizarro yönetimindeki İspanyollar altın aramak için Peru�ya ayak bastıklarında tahtta Atahualpa vardı.

    İspanyol komutan Francisci Pizarro,Atahualpa�yı tuzağa düşürerek tutsak aldı.Atahualpa hapisteyken Huascar�ın öldürülmesi için emir verdi.Emir
    yerine getirildi;ne var ki,bunu gerekçe gösteren Pizarro,Atahualpa�yı idam ettirdi.Başsız kalan ülkeye İspanyollar egemen oldular ve İnka İmpratorluğu�nun topraklarının tümünü ele geçirdiler.

    Günümüzde yaşayan İnka nüfusu 3 milyondan daha azdır. Bugün And Dağları�nın Keçuva dili konuşan köylüleri İnkalar�ın soyundan gelir.Bunlar
    Peru�nun yüzde 45�ini oluştururlar.








  3. 3
    P®øƒєﻛﻛíøиαL
    Usta Üye
    İnkalar'ın kayboluş efsanesi


    İnkalar ileri bir uygarlık olmakla birlikte, Mayalar kadar astronomiye önem vermedikleri söylenmektedir. Denildiğine göre onlar için Ay, Güneş ve
    yıldızlar kutsaldı. Bu güçler daima onların hayatında önemli rol oynar ve rahiplerin her biri aynı zamanda birer müneccimdi.

    Rahipler gelecekte olacakları bugün bilmediğimiz gizli bir yöntemle saptamaktaydılar. İşte İnkalar'ın yokoluşunu anlatan efsane, bu �önceden
    bilmek�e son derece ilginç bir örnek .

    Altın kitaplar yayınevinin ��Kayıp uygarlıklar�� adlı yayınladığı kitapta Rupert Furneux, bu efsaneyi şöyle anlatıyor;

    İmparator, Ay'ın etrafındaki üç halkayı görünce rahiplerle birlikte başrahip Ilaica'yı çağırıp bunun anlamını sormuş. Rahipler, İmparatordan izin
    isteyip çekilmişler ve bu halkaların ne anlama geldiğini çözmek için çalışmaya koyulmuşlar. Kısa bir süre sonra da İmparatorun karşısına çıkıp
    durumu anladıklarını söylemişler. Eski bir belgede bu olay şöyle anlatılmaktadır.

    ��Başrahip, 'Ah efendim!�� diye bağırır. ��Söyleyeceğim sözler için beni bağışlayın. Annemiz Ay, ileride başımıza büyük felaketler geleceğini haber veriyor. Ay'ın etrafındaki ilk halka kan kırmızısı renginde. Bu bizim çok kanlı bir savaşa girişeceğimizi açıklıyor. Siyah daireyse, bu savaşı kaybedeceğimizi belirtiyor. Üçüncü halkaysa, duman rengi ve hafif. Bu da dinimizin, imparatorluğumuzun, yasalarımızın tıpkı rüzgarda bir duman gibi dünya üzerinden kaybolacağını gösteriyor.'

    İmparator, başrahiple diğer rahiplerin bu yorumuna çok kızdı. Daha sonra haber salarak bütün kabilelerdeki ünlü büyücü ve müneccimleri getirtti.
    Ancak, gelenlerin hepsi de aynı sözleri tekrarladılar.

    İnka İmparatorluğunun sonu yaklaşıyordu. İmparator geceleri endişeden uyuyamıyor, Ay'ın etrafındaki halkalara bakıyordu. Ama bir gece bu
    halkalar birden kayboldu. Parlak, yeşil renkli bir kuyruklu yıldız gökte parladı ve topraklar korkunç bir gürültüyle sallanmaya başladı. İnkalar'ın
    başkenti Cuzco'da arka arkaya bir kaç deprem oldu.

    Bir iki hafta sonra da başlarında kana susamış, cahil ve açgözlü Pizarro'nun bulunduğu İspanyollar, Peru'ya ayak bastılar. İnka İmparatorluğu
    bundan kısa süre sonra ortadan kalktı.��

    Bu anlatılanlar bir efsane olmakla birlikte bir takım gerçeklere dayanmaktadır, diyor, Furneux. Ay'ın etrafındaki halkaları başka topraklarda yaşayanlar da o zamanlar görmüşler. Ve efsanede anlatılan kuyruklu yıldızı da ilgiyle izlemişler. Onlar'ın bıraktıkları belgeler efsanede anlatılan doğa olaylarını doğrulamaktadır



    Güneşin kapısındaki kent


    gunesin kapisindaki kent.jpg

    İnka kültürünün ayakta kalan en önemli ürünlerinden olan Machu Picchu kaleleri, yıkılma tehdidi ile karşı karşıya. Bilimciler, kaleleri tehdit eden
    toprak kayması ihtimaline dikkat çekiyorlar. İnkalar, kaleleri 16. yüzyılda işgalci İspanyol işgalinden korunmak amacıyla kullanmışlardı. Saklı kent
    adıyla da bilinen yapı, İnkalar tarafınan işgale direnmenin bir sembolü olarak kabul ediliyor.
    1911�de Yale Üniversitesi tarihçisi Profesör Hiram Bingham tarafından bulunan kaleler, 1983�te UNESCO tarafından �Dünya Mirası� kapsamına
    alınmıştı. Profesör Bingham, İnkaların İspanyollara karşı son savaşlarını verdikleri Vilcabamba kentini ararken Machu Picchu�yu tesadüfen bulmuş.








  4. 4
    mahur
    Yeni Üye
    cok güsel bi paylasımdı emegine SAGLIK teskürler

  5. 5
    gizem_90
    Üye
    ...ilginçç......özellikle yaşadıkları yerlerin görünümü..

  6. 6
    alicanavar
    Özel Üye
    alıntıdır.......

    Küçük bir bilgi:
    Sığınılacak dağlar
    Derin boğazların kestiği ve yaklaşık 300 metre yükseklikten inen çağlayanların süslediği Vilcabamba Sıradağları, eski İnka başkenti Cusco'nun 260 kilometre kuzeybatısından başlayarak Peru'nun engebeli iç kesimine dek uzanıyor. 1537'de Son İnka hükümdarlarından Manco İnka, İspanyolların elindeki Cusco'yu yeniden ele geçirmeye yönelik başarısız bir girişimin ardından ordusunun geri kalan bölümünü uçurumların ve sarp kayalıkların çevrelediği bu güvenli yere götürdü. Bu olaydan yüzlerce yıl önce İnka hükümdarlarının en büyüğü Pachacuti, yazları çekilip dinlenmek üzere Vilcabamba Sıradağları'nın dorukları arasındaki Machu Picchu'da bir kale inşa etmişti. Manco İnka'nın da çekilecek bir yere ihtiyacı vardı, ama yaz sıcağından değil, İspanyolların top,tüfek ve atlarından kaçmak için . Karşılık görmeyeceğine emin olarak baskınlar düzenleyebileceği, erişilmez bir yer olmalıydı burası.

    İnka hükümdarı korunaklı dağ üssünden İspanyolları bezdirecek akıncı müfrezeler göndererek, İnka hazinelerini geri almaya ve ayaklanmaları desteklemeye çalıştı. İspanyollar ona karşı saldırılara giriştiler, ama zorlu arazi yapısı atlarını işe yaramaz hale getirdi. Yayan askerler, dağ eteklerindeki siperlerden ok atan ve kaya parçaları fırlatan gerilla savaşçıları için kolay hedeflerdi. Manco İnka sekiz yıl geçtikten sonra, Vilcabamba kalesinin bile onu içerideki ihanetten koruyamayacağını kavradı.

    Francisco Pizarro'nun 1541'de öldürülmesinden sonra, hepsi de Peru'da kendi nüfuz alanlarını yaratmaya çalışan İspanyol suikastçılardan birkaçı Manco İnka'nın yanına kaçtı ve ondan sıcak bir karşılama gördü. Suikastçiler üç yıl boyunca İnkaların Vilcabamba başkentinin güvenliğinden ve konukseverliğinden doyasıya yararlandı. Derken büyük olasılıkla Peru'nun yeni genel valisinin onlara gönderdiği mektuplarda kendi koruması altında Cusco'ya dönmelerini özendirecek sözler vermesiyle durum değişti. Daha sonra olup bitenler tarihi kayıtlarda yer alıyor. Manco İnka'ya bağlı birliklerin baskınlarla meşgul olduğu bir sırada, suikastçılar arkadan saldırdıkları İnka hükümdarını defalarca bıçaklayarak bir cinayete daha bulaştılar. Ölüm döşeğinde üç gün yatan Manco İnka, kendisinden intikam alındığını öğrenmeye yetecek kadar yaşadı. Saldırganlar ise kıstırıldıkları binanın ateşe verilmesiyle diri diri yanarak veya alevlerden kurtulmaya çalışırken öldürülerek can verdiler.

    Bağımsız İnka devleti, Manco İnka'nın oğullarından üçünün yönetimi altında 28 yıl daha ayakta kaldı. Mayıs 1572'de 250 İspanyol savaşçısının başını çektiği bir kuvvet, İnkaların savunma hatlarını yarma ve son İnka hükümdarı Tupac Amaru'yu ele geçirme kararlılığıyla Cusco'dan yola çıktı. Çarpışmalar çok sert geçti, ama İspanyollar bu kez İnkaların dağ başkentine ulaşmayı başardılar. Irmaklar ve orman boyunca ve daha da ileriye Amazon'un içlerine dek 650 kilometre kadar kovalanan Tupac Amaru, sonunda yakalanarak Cusco'da yargılandı ve yandaşlarının gözü önünde kafası uçuruldu. Onun ölümüyle kudretli İnka saltanatı son buldu.

    —Jeanne E. Peters

    Batılı sömürgeci barbarların servet uğruna kökünü kuruttukları, güney Amerikalı kızılderili kavim İnkaların, gelişmiş bir tarım sistemlerinin olduğunuö gübrenin ehemmiyetini bilip, Chinoha adasından sağladıkları gübreyi tarım bölgelerine adilane dağıttıklarını ve gübresinden faydalanılan deniz kuşlarını öldürenleri idama mahkum ettiklerini biliyor musunuz?


+ Yorum Gönder
ınkalar,  inkalar,  inkalar nerede yaşamış,  nazkalar,  inkalar nerede yaşadı
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi