Almanca Dersleri

+ Yorum Gönder
Diğer Konular ve Deutsch - Almanca Bölümünden Almanca Dersleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Hozukcan
    Emekli
    Reklam

    Almanca Dersleri

    Reklam



    Almanca Dersleri

    Forum Alev
    Almanca Cümle Kurma - Almanca Öğrenme


    Genus – Cinsiyet
    İsimlerin cinsiyetini belirlemek için bazı küçük ipuçları:
    Masculine - eril: günler, aylar, mevsimler, dağ adları (istisna: die Alpen), göller, -ich, -ig, -ling,-or, -el,-en -er takıları ile biten isimler.
    Feminine - dişil: çiçekler, ağaçlar, -heit, -keit, -schaft, -tät, -ung, -in (sadece şahıslar), -ei, -ine,-ik, -ion (yabancı kelimeler: die Nation gibi), -en/n/-nen takıları ile biten isimler.
    Neuter - neutral: şehir ve ülkeler (istisna: die Schweiz, die USA, v.s.), hotel, cafe ve tiyatro isimleri, -chen, -lein, -nis, -tum, -um, -ment takıları ile biten isimler.

    2. Plural Form – Çoğul Biçimi
    İsimlerin çoğulunu göstermek için Almancada beş takı durumu vardır:
    - (değişiklik olmayanlar)
    - e
    - er
    - (e)n
    - s
    İlk üç tipdeki bazı isimler çoğulda Umlaut (a -àae / ä) alabilir. Tekil artikellerde Almancada üç grup vardır: der, die, das, fakat çoğulda ayrım yoktur ve tüm çoğul isimler Nominativ (yalın hal) ve Akkusativ (i-hali) halde belirli artikel die alırlar. Belirsiz artikel "ein" ‚in çoğul şekli yoktur. Ancak diğer "kein" (keine) gibi "ein"-kelimeleri, mein, dein, ... gibi iyelik zamirleri (Possessivpronomen) de aynı şekilde ("meine, deine," vs.) biçiminde çoğul yapılabilir.
    Yeni bir isim öğrenirken tekil ve çoğul hallerini mutlaka birlikte öğrenmek gerekir. İsimlerin çoğul hallerini tahmin etmek için tam ve kesin yollar yoktur, ancak aşağıdaki kurallar size yardımcı olacaktır.
    Örnekler: Tip 1 (değişiklik olmayanlar): das Zimmer (die Zimmer), das Mädchen (die Mädchen)
    Tip 1 (Umlaut alanlar): der Vater (die Väter), der Garten (die Gärten), der Bruder (die Brüder), die Mutter (die Mütter)
    Tip 2 (-e): der Abend, der Monat, das Geräusch, das Telefon
    Tip 2 (Umlaut alanlar): der Fuß (die Füße), der Stuhl, der Sohn, die Wand, die Hand
    Tip 3 (-er): das Kind (die Kinder)
    Tip 3 (Umlaut alanlar): der Mann (die Männer), das Wort, das Buch, das Haus
    Tip 4 (-en/n/nen)
    -en: der Professor (die Professoren), die Tür, die Uhr, das Bett.
    -n: a) Tekilde sesli harfle biten isimler (çoğunlukla -e): die Adresse, die Straße, die Woche
    b) Tekilde sessiz harfle biten isimler (çoğunlukla -r): die Nummer (die Nummern)
    -n: N- isimleri: tüm isim hallerinde -n veya -en ile biten Maskulin-eril isimler (Nominativ Singular hariç: der Student -en, (den Studenten, dem Studenten, die Studenten), der Mensch-en, -en, der Junge-n,-n, der Nachbar-n,-n
    -nen: Maskulin’den üretilen ve tekil halleri –in ile biten isimlerde kullanılır: die Studentin (die Studentinnen), die Amerikanerin, die Professorin.
    Tip 5 (-s): yabancı isimler: das Auto, das Radio

    3. Artikel – Artikeller
    Almancada dilbilgisel cinsiyetin tanımlanması farklı biçimlerde şekillenmektedir. Dilbilgisel cinsiyeti tanımlamak doğal cinsiyeti tanımlamak kadar kolay değildir. Erkekler için çoğunlukla Maskulin olan Belirli Artikel der ’dir. Dişiler için çoğunlukla Feminin olan Belirli Artikel die’dir. Eşyalar daima Neutral değildir. Bazıları Maskulin, bazıları Feminin, ve bazıları Neutral olan Belirli Artikel das.
    BESTIMMTER ARTIKEL – BELİRLİ ARTIKELLER

    MASKULIN NEUTRAL FEMININ PLURAL
    der das die die

    UNBESTIMMTER ARTIKEL - BELİRSİZ ARTIKELLER

    MASKULIN NEUTRAL FEMININ PLURAL
    ein ein eine keine


    4. Nominativ – Yalın Hal
    Bir cümlenin öznesi (kim/ne ) yalın (Nominativ) haldedir. O çok çalışıyor. Bir cümlenin öznesini bulabilmek için KİM? (NE) sorularını sormak gerekir.
    Bu durumda 'Kim (veya Ne)' çok çalışıyor? diye sorulur. Cevap: O.

    Özne nedir (= Nominativ, i-hali) Şu cümlelerde?
    Benim kardeşim pastırma yemektedir. Kim veya ne pastırma yemektedir? Benim kardeşim.
    Benim oğlum Ahmet Yasin oynamayı sever. Kim veya ne oynamayı sever? Benim oğlum Ahmet Yasin.
    Bu otomobil çok pahalı. Kim veya ne çok pahalı? Bu otomobil.

    Şimdi Almanca!
    Die Frau geht nach Deutschland. 'Wer oder was' geht nach Deutschland? Die Frau.
    Das Kind spielt. 'Wer oder was' spielt? Das Kind.
    Der Computer ist sehr teuer. 'Wer oder was' ist sehr teuer? Der Computer.
    5. Akkusativ – İsmin i-hali
    Bu cümleler tam mı?

    Claudia sahip
    O seviyor
    O satın alıyor

    Hayır, burada belirli nesne eksik. Sind diese Sätze komplett?

    Claudia hat
    Sie liebt
    Sie kauft

    Nein, hier fehlt das direkte Objekt.
    Claudia bir kediye sahip.
    O kediyi seviyor.
    O bir kuş satın alıyor. Claudia hat eine Katze.
    Sie liebt die Katze.
    Sie kauft einen Vogel.
    Türkçe’de olduğu gibi Almanca’da da farklı isim halleri vardır.

    Türkçe’de özne ve nesne
    Kadın burada mı? O burada mı?
    Sen kadını görebiliyor musun? Sen onu görebiliyor musun?

    Adam burada mı? O burada mı?
    Sen adamı görebiliyor musun? Sen onu görebiliyor musun?
    Özne (yalın) ile nesne (i-hali) arasındaki fark Türkçe’de isimlerde takılarla görülebilirken, şahıs zamiri durumunda cinsler arsındaki farklılık anlaşılamamaktadır. Buna karşın Almanca’da ise hem şahıs zamirinin hemde Akkusativ (i-hali) açıkça anlaşılmaktadır.

    Maskulin Neutral Feminin Plural
    Nominativ ein/der Hund ein/das Tier eine/die Katze viele Tiere
    Akkusativ einen/den Hund ein/das Tier eine/die Katze die Tiere
    Feminin, Neutral ve çoğul isimlerin Artikelleri Nominativ (yalın) ve Akkusativ (i-hali) halde aynıdır.

    Türkçe yalın ve i-halde zamirler:
    Subjekt-Özne ben sen o o o biz siz onlar KİM?
    Objekt-Nesne beni seni onu onu onu bizi sizi onları KİMİ?

    6. Dativ - İsmin e-hali
    Dativ (e-hali) dolaylı nesnedir ve Wem-Kime sorusuna cevap verir.
    Ben kardeşime yeni bir bisiklet veriyorum. Ich gebe meinem Bruder ein neues Fahrrad.
    Ben anneme çicek veriyorum. Ich gebe meiner Mutter Blumen.


    7. Bestimmter Artikel und der-Wörter – Belirli Artikel ve der-kelimeleri
    Belirli Artikel - Bestimmter Artikel
    Eğer belirli kişi, hayvan, yer, olay, şey veya fikir hakkında konuşursanız belirli Artikeller kullanılır. Almanca’da ismin Artikeli ismin cinsiyeti, sayısı (tekil-çoğul), isim hali (Nominativ, Akkusativ, ..) ile uyum göstermelidir. Aşağıda gördüğünüz gibi çoğullar daima "die" almaktadır.

    Maskulin Neutral Feminin Plural
    Nominativ der das die die
    Akkusativ den das die die
    Beispiel / örnek: Die Frau kauft den Computer.

    der-Wörter / der-kelimeleri:
    Dieser (bu=this one), jeder (her=every one), welcher (hangi=which one) çoğunlukla belirli artikel ile aynı takıyı alırlar ve daha önca belirtildiği gibi bunlara der-kelimeleri denir.
    Maskulin Neutral Feminin Plural
    Nominativ dieser
    jeder
    welcher dieses
    jedes
    welches diese
    jede
    welche diese
    jede
    welche
    Akkusativ diesen
    jeden
    welchen dieses
    jedes
    welches diese
    jede
    welche diese
    jede
    welche

    Beispiel / Örnek: Diese Frau kauft diesen Computer.



  2. 2
    Hozukcan
    Emekli

    --->: Almanca Dersleri

    Reklam



    8. Unbestimmter Artikel und ein-Wörter – Belirsiz Artikel ve ein-kelimeleri
    Belirsiz Artikel - Unbestimmter Artikel
    Eğer belirsiz kişi, hayvan, yer, olay, şey veya fikir hakkında konuşursanız belirsiz artikeller kullanılır.
    Almanca’da ismin belirsiz artikeli de ismin cinsiyeti, sayısı (tekil-çoğul), isim hali (Nominativ, Akkusativ, ..) ile uyum göstermelidir. Aşağıda gördüğünüz gibi üç durumda ein aynı kalmakta takı almamakdadır.
    İngilizce’den bildiğimiz a/an yerine Almanca’da ein kullanılır. Ein’in Negatif şekli kein (değil=not a, not (any), no) biçimindedir. Kein çoğulda sadece olumsuz olarak kullanılabilir. Akkusativ halde –e alır, keine.

    Maskulin Neutral Feminin Plural
    Nominativ ein ein eine keine/meine
    Akkusativ einen ein eine keine/meine
    Zum Beispiel / Örneğin: Eine Frau kauft keinen Computer.

    ein-Wörter / ein-kelimeleri
    Ein ve kein ein-kelimeleridir. İyelik zamirleri (Possesivpronomen) de ein-kelimesidir ve tıpkı belirsiz artikel ein ve kein gibi kelimelerdir ve aynı takıları alırlar.
    Örneğin, mein (benim)
    Maskulin Neutral Feminin Plural
    Nominativ (k)ein
    mein... (k) ein
    mein... (k) eine
    meine... keine
    meine...
    Akkusativ (k) einen
    meinen... (k) ein
    mein... (k) eine
    meine... keine
    meine...

    Diğer iyelik zamirleri için aynı kurallar geçerlidir: dein (senin=your), sein (onun=his / its), ihr (onun=her), unser (bizim=our), euer (sizin=your, çoğul), ihr (onların=their), Ihr (sizin (tekil-çoğul nazikçe)=your).
    Tüm iyelik zamirleri ein-kelimesidir ve bundan dolayı ein-kelimesi takısı alırlar.
    SEIN kelimesinin iyelik zamiri olarak maskulinler için (der-artikelli kelimeler) "onun" ve neutrumlar için (das-artikelli kelimeler) "onun" anlamına geldiğini, ihr’in de femininler için (die-artikelli kelimeler) "onun" ve ayrıca 2. çoğul zamirin iyelik hali olan "onların" anlamına geldiğini unutmayınız !!!!!???????
    9. Alle Fälle- Tüm Haller
    NOMINATIV, AKKUSATIV, DATIV, GENITIV

    Belirli Artikeler:
    Maskulin Neutrum Feminin Plural
    Nominativ der das die die
    Akkusativ den das die die
    Dativ dem dem der den +-n
    Genitiv des des der der

    Die Frau kauft den Computer.
    Die Frau kauft dem Kind den Computer.

    der-Wörter:
    Maskulin Neutrum Feminin Plural
    Nominativ dieser
    jeder
    welcher dieses
    jedes
    welches diese
    jede
    welche diese
    jede
    welche
    Akkusativ diesen
    jeden
    welchen dieses
    jedes
    welches diese
    jede
    welche diese
    jede
    welche
    Dativ diesem
    jedem
    welchem diesem
    jedem
    welchem dieser
    jeder
    welcher diesen
    jeden
    welchen +-n
    Genitiv dieses
    jedes
    welches dieses
    jedes
    welches dieser
    jeder
    welcher dieser
    jeder
    welcher
    Diese Frau kauft diesen Computer.
    Diese Frau kauft diesem Kind diesen Computer.
    10. Präsens von „sein“- sein’in Şimdiki Zaman çekimi
    ich bin wir sind
    du bist ihr seid
    er/es/sie ist sie sind
    Sie sind - Siz (formal)

    "sein" fiilini çekerek yerleştiriniz.
    Die Studentin / sie
    aus Kanada.

    Der Student / er
    aus den USA.

    Meine Freunde / sie
    aus der Schweiz.







  3. 3
    Hozukcan
    Emekli
    Thomas und Irene / sie
    aus Österreich.

    Amanda und ich / wir
    aus Mexiko.

    Herr und Frau Müller / sie
    aus Deutschland.

    Das Kind / es
    aus China.


    11. Präsens – Şimdiki Zaman
    Almanca’da fiilin mastar hali -en, nadiren de -n; taılarından oluşmaktadır: lernen, spielen, tun. Şimdiki zamanın tüm şekillerinde takı vardır. Fiil kökü değişmez, ancak çekim eki değişir:
    Singular: Plural:
    ich lerne wir lernen
    du lernst ihr lernt
    er/es/sie lernt sie lernen
    Sie lernen

    Çoğul 1. ve 3. şahıs çekimi daima fiilin mastar haline eşittir; wir lernen, sie lernen-wir tun, sie tun, Sie tun.Eğer fiil kökü d ( "finden" gibi) veya t ( "arbeiten" gibi), veya gn ("regnen" gibi) ile biterse, o zaman çekim eklerin st ve t’den önce kaynaştırma e takısı gelir.
    Singular: Plural:
    ich finde wir finden
    du findest ihr findet
    er/es/sie findet sie finden
    Sie finden

    Singular: Plural:
    ich arbeite wir arbeiten
    du arbeitest ihr arbeitet
    er/es/sie arbeitet sie arbeiten
    Sie arbeiten
    Eğer kök s, z, veya ss o zaman 2. tekil şahısda st olmaz ve t :
    Singular: Plural:
    ich heisse wir heissen
    du heisst ihr heisst
    er/es/sie heisst sie heissen
    Sie heissen
    12. Perfekt
    'haben' ve 'sein' fiillerinden birir ve esas fiilin üçüncü halinden yapılan bir geçmiş zamandır.
    Ich habe gespielt.
    Du hast getanzt.
    Sie hat gekauft. Wir haben gespielt.
    Ihr habt gespielt.
    Sie haben gespielt.
    Sie haben gespielt.
    Hareketli fiillerde : “sein”
    Ich bin gegangen.
    Du bist gefahren.
    Sie ist geblieben. Wir sind gewachsen.
    Ihr seid gefahren.
    Sie sind gegangen.
    Sie sind geblieben.

    Düzenli ve zayıf fiillerde fiilin üçüncü hali: ge- kök -t örnek: gespielt; getanzt, gemacht; gekauft
    -ieren ile biten fiillerin köküne –t eklenerek yapılır: örnek: diskutieren> diskutiert;studieren --> studiert
    Ich habe Deutsch studiert. Wir haben lang diskutiert.
    Kuvvetli fiillerde fiilin üçüncü hali şu şekildedir: ge - kök -en örnek: gefahren; gekommen
    "en" takısı mastar haliyle aynı olduğundan, mastarın başına sadece ge- eklemeniz yeterlidir.
    13. Modalverben – Tarz Fiiller
    Modal fiiller esas fiilin anlamında değişiklik yapar. Onlar, yetenek (können-ability), zorunluluk (müssen-necessity), izin (dürfen-permission), hoşa gitme (mögen-liking / fondness), istek (wollen-desire), dıştan gelen zorunluluk (sollen-obligation) durumlarını ifade etmeye yarar. Şimdiki zamanda modal fiiller:
    können müssen wollen
    ich kann ich muss ich will
    du kannst du musst du willst
    er/es/sie kann er/es/sie muss er/es/sie will

    wir können wir müssen wir wollen
    ihr könnt ihr müsst ihr wollt
    sie/Sie können sie/Sie müssen sie/Sie wollen

    dürfen sollen mögen
    ich darf ich soll ich mag
    du darfst du sollst du magst
    er/es/sie darf er/es/sie soll er/es/sie soll

    wir dürfen wir sollen wir mögen
    ihr dürft ihr sollt ihr mögt
    sie/Sie dürfen sie/Sie sollen sie/Sie mögen
    En önemli kurallar şunlardır: Sadece sollen’in kökü çekimde değişmez.
    1. Cümlede modal fiil bulunduğunda esas fiil mastar olarak en sonda bulunur.
    Er muss Klavier spielen. Ich will eine Weltreise machen. Du sollst nach Hause fahren.


    Können modal fiili bir istisnadır ve dille ilgili kullanıldığında esas fiil olmadan kullanılabilir.
    Ich kann Deutsch. Sie kann Englisch. -- 'sprechen' fiili modalın içinde gizlidir.
    2. Modalları kökü "sollen" hariç tüm tekillerde değişir.
    Ich will Klavier spielen. Ich darf Kaffee trinken.
    3. Modallar 1. ve.3. tekil (ich- ve er/es/sie) şahıslarında takı almazlar.
    Ich will Gitarre lernen. Er kann Spanisch. Sie soll Japanisch lernen.

    mögen - möchten
    "Mögen" birini veya birşeyi sevdiğini ifade etmek için kullanılır.
    "Möchten" birşeyi istediğini nazikçe ifade etmek için kullanılır. (Ich will’den haha nazik bir ifade.)

    14. Adjektivendungen nach der-Wörter– Der-kelimelerinden sonra sıfat takıları
    Maskulin Neutral Feminin Plural
    Nominativ alte alte alte alten
    Akkusativ alten alte alte alten
    Dativ alten alten alten alten
    Genitiv alten alten alten alten
    Die alte Frau kauft den alten Computer.
    Die alte Frau schenkt dem kleinen Kind den alten Computer.
    Der alte Computer der alten Frau ist kaputt...
    Ein-kelimelerinden sonra sıfat takıları
    Maskulin Neutral Feminin Plural







  4. 4
    Hozukcan
    Emekli
    Nominativ alter altes alte alten
    Akkusativ alten altes alte alten
    Dativ alten alten alten alten
    Genitiv alten alten alten alten
    Eine alte Frau kauft einen alten Computer...
    der- veya ein-kelimesini takip etmeyen kelimeler der-kelimelerinin takılarını alırlar (istisna: Tekil Genitiv Maskulin ve Neutrum).
    Maskulin Neutral Feminin Plural
    Nominativ guter gutes gute gute
    Akkusativ guten gutes gute gute
    Dativ gutem gutem guter guten
    Genitiv guten guten guter guter
    Guter Wein und gutes Bier sind sehr teuer...

    15. Wie verneint man mit „nicht“ – „nicht“ ile nasıl olumsuzluk yapılır
    Almanlar evet / hayır sorularına cevap vermek için nein kullanırlar. Almanlar birşeyin öyle olmadığına cevap vermek için nicht kullanırlar. Nicht’in cümledeki konumu farklılık gösterir.
    1. Bir yerden önce nicht, orada olmadığını vurgular.

    1. Nein, ich bin nicht aus Augsburg. - Hayır, ben Augsburg’dan değilim.
    2. Nein, Peter ist nicht im Büro. - Hayır, Peter büroda değil.
    3. Nein, Susi ist nicht hier. - Hayır, Susi burada değil.
    4. Nein, wir fliegen nicht nach Hawaii. - Hayır, biz Havai’ye uçmuyoruz.

    2. Olumsuzlanmak istenen özel kelimelerden önce nicht:
    Das Bier ist nicht gut. - Bira iyi değil.
    Ich heiße nicht Martin! - Benim adım Martin değil.
    Das Wetter ist nicht schön! - Hava güzel değil.
    Der Pullover ist nicht rot. - Kazak kırmızı değil.

    16. Wörterstellung - Kelime dizilişi
    Basit Cümle:
    Almanca’da yüklem daima 2. sıradadır.
    • Wir gehen ins Kino. Heute gehen wir ins Kino.
    Not edin: 'ja', 'nein', 'und', 'aber', 'oder', 'denn' ve 'sondern' cümlenin elemanı sayılmaz ve bu nedenle yer tutmazlar, cümle dizilişini etkilemezler.
    • Ja, wir gehen oft ins Kino. Aber heute gehen wir in die Disco.
    Sorularda:
    Evet (ja) veya hayır (nein ile yanıtlanabilecek sorular fiil (yüklem) ile başlar:
    • Geht ihr oft ins Kino? Bist du Amerikanerin? Regnet es heute?
    Bir bilgi içeren ve evet-hayır ile yanıtlanamayan sorular Interrogativ (wann, warum, was, wer, wie, wieviel, wie viele, wo, woher, wohin) soru kelimelerinden biriyle başlar ve bundan sonra hemen fiil gelir:
    • Warum geht ihr gern ins Kino? Wo ist die Disco? Wo regnet es oft?
    Zaman ve Yer - Zeit und Ort
    Eğer cümle zaman ve yerle ilgili ifade içeriyor ise, daima önce zaman gelir:
    • Ich arbeite heute im Supermarkt. Sie geht morgen in die Kneipe.

    17. WOHIN (Nereye) - WOHER (Nereden) 1-Präpositionen
    W O H I N ? W O H E R ?
    Wohin rennt der Hase?
    Tavşan nereye koşuyor? Woher kommt der Hase?
    Tavşan nereden geliyor?
    Dativ
    aus (ülke, şehir) -den, -dan - out of, from
    außer dışında, haricinde - except, besides
    bei yanında - at, near, at someone's place
    mit birlikte, beraber - with, by
    nach (ülke, şehir) e, a - after, to, according to
    seit den, dan beri -since, for
    von (kişi, bina, kurum) den, dan - from, of, by
    zu (kişi, bina, kurum) e, a - to, toward
    Akkusativ
    durch içinden, arasından - through, by
    für için - for, by
    gegen karşı - against, about
    ohne -sız, -siz - without
    um çevresinde, etrafında - around


    Dativ ya da Akkusativ Değişken olan Präpositionlar (Wechselpräpositionen)
    an bitişik - on (dikey-vertikal), by, at the edge of
    auf üstünde (bitişik) - on (yatay-horizontal)
    hinter arkasında - behind
    in içinde - in, into, to
    neben yanında - next to, beside
    über üzerinde - above, over, across
    unter altında - under
    vor önünde - in front of, before
    zwischen arasında - between

    2. Yön veren Präpositionlar
    nach: (şehirlere, bölgeler, ülkelere, kıtalara- eğer önünde artikel yok ise)
    nach Frankfurt Frankfurt’a - to Frankfurt
    nach Kanada Kanada’ya - to Canada
    nach Vancouver Vancouver’e - to Vancouver
    nach Deutschland Almanya’ya - to Germany
    nach Hause eve - (to go) home

    in: (bir yere, binaya, feminin ve çoğul ülkeler):
    in die Stadt şehire - to town, downtown
    in die Vorlesung derse - to the lecture
    in die Deutschstunde Almanca dersine - to the German class
    ins Kino sinemaya - to the movies
    in die Schule okula - to school
    in die USA ABD’ye - to the United States

    Idiomatik kullanım
    auf die Bank/ zur Bank bankaya - to the bank
    aufs Postamt/ zum Postamt postanaye - to the post office
    zum Bahnhof istasyona - to the railway station
    auf eine Party/ zu einer Party partiye - to a party
    ans Fenster/ zum Fenster pencereye - to the window
    an die Tür/ zur Tür kapıya - to the door
    an den Strand/ zum Strand sahile - to the beach

    zu: (kişinin evi veya işi, yer veya başka şehir, bölge, ülkeler
    zum Arzt doktora - to the doctor
    zu Hertie Herti’ye - to Hertie's
    zur Bushaltestelle otobüs durağına - to the bus stop
    zum Beispiel örneğin - for example
    zu dritt/zu viert usw. üçlü, dörtlü - in threes, in fours, etc.
    zu Hause evde - at home
    zu Ende son - over (at an end)
    zu Fuß yürüyerek - on foot
    zum Geburtstag yaş gününe - for one's birthday
    zu Weihnachten/Ostern Noel’e - for/at Christmas/Easter
    zu Ihnen/dir size, sana (yer olarak)- (to go) to your place
    zum Frühstück kahvaltıya - for/at breakfast
    zum Essen/Schreiben yemeğe, yazmağa - for eating/writing
    ab und zu ara sıra - now and then
    zum Wohl! sağlığına - (Here's) to your health!

    auf: (resmi binalar, bürolar, parti-kutlama, düğün, vs.)
    auf die Bank bankaya - to the bank
    auf die Post postaneye - to the post office
    auf eine Hochzeit bir düğüne - to a wedding
    aufs Land kırsala, köye - to the country
    auf eine Party partiye - to a party
    auf den Markt(platz) pazar meydanına - to the town market

    an: köşesine - (to the edge of)
    Wir gehen ans Fenster pencereye - to the window
    an die Tafel tahtaya - to the blackboard
    an den Tisch masanın üstüne - to the table

  5. 5
    Hozukcan
    Emekli
    3. Verben mit Stammvokaländerung im Präsens –Şimdiki zaman çekiminde kökü değişen fiiller
    i -> ei e -> i
    wissen (weiß)


    essen (isst)
    fressen (frisst)
    geben (gibt)
    nehmen (nimmt)
    sprechen (spricht)
    sterben (stirbt)
    vergessen (vergisst)
    werden (wird)


    e -> ie

    a -> ä / au ->äu
    fern*sehen (sieht fern)
    lesen (liest)
    sehen (sieht)










    anfangen (fängt an)
    backen (bäckt)
    ein*laden (lädt ein)
    fahren (fährt)
    fallen (fällt)
    fangen (fängt)
    halten (hält)
    laden (lädt)
    lassen (lässt)
    laufen (läuft)
    saufen (säuft)
    schlafen (schläft)
    tragen (trägt)
    waschen (wäscht)

    4. Verb-Präposition Kombinationen – Fiil Präpositon Birleşmeleri
    Angst haben vor (+dat.) birşeyden korkmak - to be afraid of
    antworten auf (+acc.) birşeye cevap vermek - to answer
    arbeiten an (+dat.) birşey üzerinde çalışmak - to work on
    sich ärgern über (+acc.) birşeye kızmak - to be annoyed with
    bestehen aus (+dat.) birşeyden meydana gelmek - to consist of
    bitten um (+acc.) birşey için rica etmek - to ask for
    danken für (+acc.) birşeye teşekkür etmek - to thank for
    denken an (+acc.) birşeyi düşünmek - to think of/about
    einladen zu (+dat.) birşeye davet etmek - to invite to
    sich erinnern an (+acc.) birşeyi hatırlamak - to remember
    erzählen von (+dat.) birşeyden anlatmak - to tell about
    sich freuen auf (+acc.) olacak birşeye sevinmek - to look forward to
    sich freuen über (+acc.) olmuş birşeye sevinmek -to be happy about; pleased with
    gehören zu (+dat.) birşeye ait olmak - to be among
    glauben an (+acc.) birşeye inanmak -to believe in
    sich interessieren für (+acc.) birşeye ilgi duymak -to be interested in
    sich kümmern um (+acc.) birşeye dikkat etmek, alakadar olmak -to look after
    lachen über (+acc.) birşeye gülmek -to laugh at/about
    sprechen von (+dat.) birşey hakkında konuşmak -to talk about
    teilnehmen an (+acc.) birşeye katılmak -to participate in
    sich verlieben in (+acc.) birine aşık olmak -to fall in love with
    warten auf (+acc.) birşeyi, birini beklemek -to wait for
    wissen von (dat.) birşeyi bilmek -to know about

    a: aa
    b: be
    c: se
    d: de
    e: ee
    f: ef
    g: ge
    h: ha
    i: ii
    j: yot
    k: ka
    l: el
    m: em
    n: en
    o: oo
    ö: öö
    p: pe
    q: qu
    r: er
    s: es
    t: te
    u: uu
    ü: üü
    v: fau
    w: we
    x: ix
    y: ipsilont
    z: set
    ä: ae
    ß: ss (Son zamanlarda bu harfin kullanımı "ss" olarak yaygınlaşmıştır.Örn:Heiß değil Heiss)
    Bazı harflerin yanyana gelmesiyle genelde aşağıdaki okunuşlar kullanılır.
    ei : ay olarak okunur
    ie : i olarak okunur
    eu : oy olarak
    sch : ş olarak okunur
    ch : h olarak okunur
    z : ts olarak okunur
    au : o olarak okunur
    ph : f olarak okunur
    sp : şp olarak okunur
    st : şt olarak okunur
    Not:Alfabede bulunan ä ü ö harfleri (a-u-o) harflerinin umlaut (nokta) almış şekilleridir.


    DERS 2

    HAFTANIN GÜNLERİ (WOCHENTAGE)
    Bu ilk derslerimizde hem Almanca kelimelerle tanış olmanız açısından
    hem de herhangi bir ön bilgi gerektirmemesi bakımından günleri
    daha sonra ayları mevsimleri ve sayıları göreceğiz.
    Aşağıda günler Türkçe olarak verilmiş karşılarına da Almanca yazılış ve parantez içinde okunuşları verilmiştir.


    Pazartesi: Montag (mo:nta:g)

    Salı: Dienstag (di:nsta:g)

    Çarşamba: Mittwoch (mitvoh)

    Perşembe: Donnerstag (donırsta:g)

    Cuma: Freitag (frayta:g)

    Cumartesi: Samstag (samsta:g)

    Pazar: Sonntag (zonta:g)

    Not: ( : ) işareti kendinden önce gelen harfin biraz uzunca okunacağını belirtir

    DERS 3

    AYLAR (MONATE)


    Ocak : Januar (yanuar)

    Şubat : Februar (februar)

    Mart : März (merts)

    Nisan : April (april)

    Mayıs : Mai (may)

    Haziran : Juni (yuni)

    Temmuz : Juli (yuli)

    Ağustos : August (august)

    Eylül : September (zemtembır)

    Ekim : Oktober (okto:bır)

    Kasım : November (novembır)

    Aralık : Dezember (detsembır)


    MEVSİMLER

    İlkbahar: Frühling (frü:ling)

    Yaz : Sommer (zo:mır)

    Sonbahar : Herbst (herpst)

    Kış : Winter (vintır)

    DERS 4

    SAYILAR (ORDİNALZAHLEN)
    Her dilde olduğu gibi Almanca'da da sayılar önemli bir konudur.
    Dikkatle öğrenilmesi ve ezberlenmesi gerekir.
    Bununla beraber öğrendikten sonra bol bol alıştırma ve tekrarlarla
    öğrenilen bilgileri iyice pekiştirmek lazımdır.Bu konuda ne kadar çok alıştırma yapılırsa istenilen sayı da o kadar çok çabuk ve doğru şekilde
    Almanca'ya çevrilebilecektir.
    İlk etapta göreceğimiz 0-100 arası sayıları iyice belledikten sonra
    yüzden sonraki sayıları da kolay bir şekilde öğrenebilirsiniz.
    Fakat bu verilenleri mutlaka dikkatlice incelemeniz ve ezberlemeniz şarttır.

    Almanca'da Sayılar

    0 : ¤¤¤¤ (nul)
    1 : eins (ayns)
    2 : zwei (svay)
    3 : drei (dray)
    4 : vier (fi:ır)
    5 : fünf (fünf)
    6 : sechs (zeks)
    7: sieben (zi:bın)
    8 : acht (aht)
    9 : neun (no:yn)
    10 : zehn (seiyn)
    11 : elf (elf)
    12 : zwölf (zvölf)

    13 : dreizehn (drayseiyn)
    14 : vierzehn (fi:ırseiyn)
    15 : fünfzehn (fünfseiyn)
    16 : sechzehn (zeksseiyn)
    17 : siebzehn (zibseiyn)
    18 : achtzehn (ahtseiyn)
    19 : neunzehn (noynseiyn)
    20 :zwanzig (svansig)


    Yukarıda yazılan sayılarda 16 ve 17 sayılarının yazılışındaki ayrıcalığa dikkat ediniz.(6 ve 7 sayıları ile karşılaştırınız.Sieben=sieb ve sechs=sech olduğunu göreceksiniz)
    Yirmiden sonraki sayılar birler ile onlar basamağının arasına
    "ve" anlamına gelen "und" sözcüğünün konulmasıyla elde edilir.
    Fakat burada Türkçe'dekinin aksine birler basamağı önce gelir.


    21 : ein und zwanzig (ayn und svansig) (bir ve yirmi=yirmi bir)
    22 : zwei und zwanzig (svay und svansig) (iki ve yirmi=yirmi iki)
    23 : drei und zwanzig (dray und svansig) (üç ve yirmi=yirmi üç )
    24 : vier und zwanzig (fi:ır und zwanzig) (dört ve yirmi=yirmi dört)
    25 : fünf und zwanzig (fünf und svansig) (beş ve yirmi=yirmi beş)
    26 : sechs und zwanzig (zeks und svansig) (altı ve yirmi=yirmi altı)
    27 : sieben und zwanzig (zi:bın und svansig) (yedi ve yirmi=yirmi yedi)
    28 : acht und zwanzig (aht und svansig) (sekiz ve yirmi=yirmi sekiz)
    29 : neun und zwanzig (noyn und svansig) (dokuz ve yirmi=yirmi dokuz)

    Burada görüldüğü üzre önce birler basamağındaki rakamı yazıyor
    "und" kelimesini ekliyor ve onlar basamağını yazıyoruz.Bu kural yüze
    kadar olan sayıların hepsinde (30-40-50-60-70-80-90 için de) geçerlidir.Yani önce birler basamağı daha sonra onlar basamağı söylenir.
    Bu arada yukarıya daha açık ve anlaşılır olması için sayıları ayrı ayrı yazdık (örn:neun und zwanzig) fakat aslında bu sayılar birleşik yazılır.
    (örn: neunundzwanzig) gibi.Bundan sonraki sayıları genelde birleşik olarak yazacağız.


    10 : zehn (seiyn)
    20 : zwanzig (svansig)
    30 : dreißig (draysig)
    40 : vierzig (fi:ırsig)
    50 : fünfzig (fünfsig)
    60 : sechzig (zekssig)
    70 : siebzig (sibsig)
    80 : achtzig (ahtsig)
    90 : neunzig (noynsig)
    100 : hundert (hundert)
    Yukarıdaki 30 60 ve 70 sayılarının yazılışındaki farklılığa da dikkat ediniz.
    Bu sayılar sürekli olarak bu şekilde yazılırlar.
    Şimdi kaldığımız yerden devam edelim :

    31 : einunddreißig (ayn und draysig)
    32 : zweiunddreißig (svay und draysig)
    33 : dreiunddreißig (drayunddraysig)
    34 : vierunddreißig (fi:ırunddraysig)
    35 : fünfunddreißig (fünfunddraysig)
    36 : sechsunddreißig (zeksunddraysig)
    37 : siebenunddreißig (zi:bınunddraysig)
    38 : achtunddreißig (ahtunddraysig)
    39 : neununddreißig (noynunddraysig)

    Kuralımız aynı olduğuna göre aynı şekilde 40 50 60 70 80 90 sayıları için de sizler aynı örnekleri çok rahat yapabilirsiniz.
    Biz burada birkaç örnek daha verelim:


    40: vierzig
    41: ein und vierzig
    42: zwei und vierzig
    48: acht und vierzig
    55: fünf und fünfzig
    59: neun und fünfzig
    67: sieben und sechzig
    76: sechs und siebzig
    88: acht und achtzig
    99: neun und neunzig


    Önümüzdeki derimizde kaldığımız yerden devam edeceğiz.
    Fakat tekrar belirtelim ki bu çok önemli bir konudur.
    Eğer takıldığınız bir yer varsa sormayı ihmal etmeyin.
    Başarılar...


    Bir önceki dersimizde 0-100 arasındaki sayıları incelemiştik.
    Şimdi 100'den sonraki sayılarla devam edecek ve sonraki dersimizde de bir çok örnek yapacağız.
    Sayılarla ilgili bir kaç özel durum ve daha ileri bilgileri sayı sıfatları
    konusunda inceleyeceğiz.
    Burada belirmek istediğimiz nokta şudur;
    Normalde sayılar bitişik olarak yazılırlar fakat biz burada daha rahat kavranabilmesi için sayıları ayrı ayrı yazmayı tercih ettik.
    Şimdi 100'den itibaren başlayalım:



    100 : hundert (hundert)

    100 Almanca'da "hundert" demektir.200-300-400 vs sayıları ise "hundert" kelimesinin önüne 2-3-4 vs. sayıları yazmakla oluşur.
    örneğin:

    200 : zwei hundert (svay hundert) (iki - yüz)
    300 : drei hundert (dray hundert) (üç - yüz)
    400 : vier hundert (fi:ır hundert) (dört - yüz)
    500 : fünf hundert (fünf hundert) (beş - yüz)
    600 : sechs hundert (zeks hundert) (altı - yüz)
    700 : sieben hundert (zi:bın hundert) (yedi - yüz)
    800 : acht hundert (aht hundert) (sekiz - yüz)
    900 : neun hundert (noyn hundert) (dokuz - yüz)

    Fakat örneğin 115 veya 268 veya bu şekilde herhangi bir yüzlü sayı yazılmak istenirse bu defa önce yüzlü sayı daha sonra birler ve onlar basamağını yazarız.
    Örnekler:
    100 : hundert
    101 : hundert eins
    102 : hundert zwei
    103 : hundert drei
    104 : hundert vier
    105 : hundert fünf
    .
    .
    .
    .
    110 : hundert zehn (yüz ve on)
    111 : hundert elf (yüz ve onbir)
    112 : hundert zwölf (yüz ve oniki)
    113 : hundert dreizehn (yüz ve onüç)
    114 : hundert vierzehn (yüz ve ondört)
    .
    .
    .
    120 : hundert zwanzig (yüz ve yirmi)
    121 : hundert ein und zwanzig (yüz ve yirmibir)
    122 : hundert zwei und zwanzig (yüz ve yirmiiki)
    150 : hundert füfzig (yüz ve elli)
    201 : zwei hundert eins (iki yüz ve bir)
    210 : zwei hundert zehn (iki yüz ve on)
    225 : zwei hundert fünf und zwanzig (iki yüz ve yirmibeş)
    350 : drei hundert fünfzig (üç yüz ve elli)
    598 : fünf hundert acht und neunzig (beş yüz ve doksansekiz)
    666 : sechs hundert sechs und sechzig (altı yüz ve atmışaltı)
    999 : neun hundert neun und neunzig (dokuz yüz ve doksandokuz)
    1000 : tausend (tauzınd)

    Binli sayılar da aynı şekilde yüzlü sayılar gibi yapılır.

    2000 : zwei tausend
    3000 : drei tausend
    4000 : vier tausend
    5000 : fünf tausend
    6000 : sechs tausend
    7000 : sieben tausend
    8000 : acht tausend
    9000 : neun tausend
    10000 : zehn tausend

    Burada onbin oniki bin onüç bin ondört bin.......
    sayılarını ifade ederken gördüğünüz gibi işin içine iki basamaklı sayılar ve bin sayısı girdi.Burada da önce iki basamaklı sayımızı ve sonra bin sözcüğünü getirerek sayımızı elde ediyoruz.

    11000 : elf tausend
    12000 : zwölf tausend
    13000 : dreizehn tausend
    14000 : vierzehn tausend
    15000 : fünfzehn tausend
    16000 : sechzehn tausend
    17000 : siebzehn tausend
    18000 : achtzehn tausend
    19000 : neunzehn tausend
    20000 : zwanzig tausend

    Şimdi çeşitli örneklerle devam edelim:

    21000 : ein und zwanzig tausend (yirmibir-bin)
    22000 : zwei und zwanzig tausend (yirmiiki-bin)
    23000 : drei und zwanzig tausend (yirmiüç-bin)
    30000 : dreißig tausend (otuz-bin)
    35000 : fünf und dreißig tausend (otuzbeş-bin)
    40000 : vierzig tausend (kırk-bin)
    50000 : fünfzig tausend (elli-bin)
    58000 : acht und fünfzig tausend (ellisekiz-bin)
    60000 : sechzig tausend (atmış-bin)
    90000 : neunzig tausend (doksan-bin)
    100000 : hundert tausend (yüz-bin)

    Yüzbinli ifadelerde de sistem aynı.
    110000 : hundert zehn tausend (yüzon-bin)
    120000 : hundert zwanzig tausend (yüzyirmi ve bin)
    200000 : zwei hundert tausend (ikiyüz ve bin)
    250000 : zwei hundert fünfzig tausend (ikiyüzelli ve bin)
    500000 : fünf hundert tausend (beşyüz ve bin)
    900000 : neun hundert tausend (dokuzyüz ve bin)
    Buraya kadar öğrendiklerimizi şöyle bir toparlayacak olursak şöyle bir genellemeyle diyebiliriz ki;
    İki basamaklı sayılar yazılırken önce birinci basamağı sonra ikinci basamağı aralarına und sözcüğü getirilerek yazılıyordu.
    Üç basamaklılarda ise örneğin yüz beş (105) sayısı önce yüz sonra beş sayısı getirilerek yazılır.Yüz yirmi sayısı ise önce yüz ve sonra yirmi sayıları yazılarak oluşturulur.Binli sayılarda da örneğin üç bin (3000) sayısı önce üç ve sonra bin yazılarak oluşturulur. Bin üç sayısı ise önce bin sonra üç yazılarak oluşturulur.3456 (üç bin dört yüz elli altı) sayısı ise önce üçbin sonra dört yüz ve sonra da elli altı yazılarak oluşturulur.
    Daha büyük sayılar da aynı şekilde önce büyük basamaktan başlanarak yazılırlar.
    Bir sonraki dersimizde bu konuya ait pek çok örnekler yapacağız.
    Bu konuya ait ne kadar çok alıştırma yapılırsa hem öğrenmesi ve akılda kalması açısından hem de sayıları daha çabuk Türkçe ve Almanca'ya çevirebilmeniz açısından o kadar çok iyi neticeler alınır.

    NOT: hundert sözcüğü (yüz) "ein hundert" olarak da kullanılabilir.
    İkisine de rastlayabilirsiniz.

    DERS 5 (SAYILAR DEVAM)

    Geçen derslerimizde sayılar konusunu incelemiştik.
    Bu dersimizde sayılar ile ilgili bir çok örneğe yer verecek ve bu konuyu iyice pekiştirmenizi sağlayacağız.
    Öncelikle küçük sayıları tekrar hatırlayalım ve ardından daha büyük ve karmaşık sayıları da ele alalım.


    8: acht

    9: neun

    18: achtzehn

    19 : neunzehn

    20 : zwanzig

    38 : acht und dreißig

    39 : neun und dreißig

    99 : neun und neunzig

    100 : hundert (veya ein hundert)

    108 : hundert acht

    110 : hundert zehn

    200 : zwei hundert

    220 : zwei hundert zwanzig

    225 : zwei hundert fünf und zwanzig

    255 : zwei hundert fünf und fünfzig

    987 : neun hundert sieben und achtzig

    999 : neun hundert neun und neunzig

    1000 : tausend (veya ein tausend)

    1005 : tausend fünf

    5000 : fünf tausend

    1008 : tausend acht

    8000 : acht tausend

    1100 : tausend hundert (veya ein tausend ein hundert)

    1111 : tausend hundert elf (veya: ein tausend ein hundert elf)

    1115 : tausend hundert fünfzehn

    1120 : tausend hundert zwanzig

    1234 : tausend zwei hundert vier und dreißig

    4321 : vier tausend drei hundert ein und zwanzig

    9516 : neun tausend fünf hundert sechzehn

    10000 : zehn tausend

    10001 : zehn tausend eins

    10005 : zehn tausend fünf

    50000 : fünfzig tausend

    50005 : fünfzig tausend fünf

    50055 : fünfzig tausend fünf und fünfzig

    50123 : fünfzig tausend hundert drei und zwanzig

    50498 : fünfzig tausend vier hundert acht und neunzig

    54321 : vier und fünfzig tausend drei hundert ein und zwanzig

    12345 : zwölf tausend drei hundert fünf und vierzig

    98765 : acht und neunzig tausend sieben hundert fünf und sechzig

    100000 : hundert tausend (veya ein hundert tausend)

    100004 : hundert tausend vier

    400000 : vier hundert tausend

    400400 : vier hundert tausend vier hundert

    404000 : vier hundert vier tausend

    440000 : vier hundert vierzig tausend

    444444 : vier hundert vier und vierzig tausend vier hundert vier und
    vierzig

    123456 : hundert drei und zwanzig tausend vier hundert sechs und fünfzig

    987654 : neun hundert sieben und achtzig tausend sechs hundert vier und fünfzig

    742683 : sieben hundert zwei und vierzig tausend sechs hundert drei und achtzig

    999999 : neun hundert neun und neunzig tausend neun hundert neun und neunzig

+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi