Düşündüren ve Tebessüm ettiren, Nükteler...

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Dini Sohbet Bölümünden Düşündüren ve Tebessüm ettiren, Nükteler... ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    mumsema
    Özel Üye
    Reklam

    Düşündüren ve Tebessüm ettiren, Nükteler...

    Reklam



    Düşündüren ve Tebessüm ettiren, Nükteler...

    Forum Alev
    MEZARTAŞI YAZISI
    Behlül Dânâ'ya biri sorar:
    - Oğlum öldü. Mezar taşına ne yazdırayım?
    Behlül Dânâ şu cevabı verir:
    - Şunu yazdır: "Dün altında olan çimenler bugün üstünde yeşerdi. Ey
    yolcu anla ki, şu toprak günahtan gayri her şeyi örter."

    ÖLÜLER ÇİÇEK KOKLAMAZ
    Amerika'lı iş adamı, bir Çinli'yle alay ederek sormuş:
    - Ölüleriniz, mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ne zaman yiyecek?
    Çinli, başını kaldırmadan cevap vermiş:
    - Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı zaman.

    HAYAT NE ZAMAN BAŞLAR?
    - Hayat kırkından sonra başlar, diyen bir kişiye Said Turhan şu
    karşılığı vermiş:
    - Eğer otuz beşinde ölmezsen!..

    ÖLÜM NEDİR?
    Talebelerinden biri, Konfüçyüs'e:
    - "Ölüm nedir?" diye sorduğunda, Konfüçyüz'ün cevabı şu olmuş:
    - Hayat hakkında ne biliyorsun ki, sana ölümden bahsedeyim.

    HER KOYUN
    Harun Reşit, kendisini sık sık ikaz eden Behlül Dânâ Hazretlerine:
    - Sen kendi işine bak, dermiş. Her koyun kendi bacağından asılır.
    Bir gün sarayı pis bir koku kaplamış. Sebebini araştırdıklarında, üst
    kattaki bir odada bacağından asılı bir koyun bulmuşlar. Bu işi yapanı da
    keşfetmişler tabi ki: Behlül.
    Halife, kendisini sıkıştırdığında:
    - Gördüğünüz gibi, her koyun kendi bacağından asılır efendim, demiş.
    Fakat etrafı kokuttuğu için, herkesi rahatsız eder.

    ORUÇ NASIL ŞİŞMANLATIR?
    Hekimoğlu İsmail'e, "Ramazan olmasına rağmen biraz kilo almışsınız?"
    dediklerinde:
    - Maalesef öyle oldu, demiş. Çünkü iki kişilik yemek yiyor, bir kişilik
    oruç tutuyorum.

    RİYAKÂRA CEVAP
    Adamın biri, Hz. Ali'yi gıyabında yani ardından kötülediği halde yüzüne
    karşı övmeye başlayınca, ondan şu karşılığı almıştır:
    - Söylediklerinden daha aşağı, fakat içinden geçirdiklerinden daha
    üstünüm.

    BAKIŞ FARKI!
    Adamın biri, Muhammed Bin Vâsi'nin bacağındaki yarayı görüp, "Sana
    acıyorum" dediğinde, ondan şu cevabı almış:
    - Ben, aynı yaranın gözümde çıkmadığına şükrediyorum.

    SUSTURUCU TEDAVİ
    Zamane gençlerinden biri, bir toplantıda Mehmed Âkif'i küçük düşürmeye
    çalışıp:
    - "Affedersiniz, demiş. Siz baytar mısınız?"
    Mehmed Âkif, hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş:
    - Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?

    MÜJDE
    Harun Reşid'in vezirlerinden biri, Behlül Dânâ'ya latife yollu
    takılarak:
    - "Müjde sana ey Behlül, Sultanımız seni, domuzlarla maymunlara çoban
    tayin etti" dediğinde, Behlül şu cevabı vermiş:
    - Öyle ise kulaklarını aç da emirlerimi yerine getirmeye hazırlan.

    ZOR AMA GÜZEL
    Cüneyd-i Bağdâdî'ye: "Sabır nedir?" diye sorduklarında şu cevabı vermiş:
    - Yüzünü ekşitmeden, acıyı yudumlamaktır.

    YETMEZ Mİ?
    Asr-ı saadetteki muhteşem hadiselerden duygulanan bir genç:
    - "Keşke Peygamberimiz'in (sav) devesi olsaydım" deyince, Ali Suad
    atılmış:
    - Ümmeti olman yetmiyor mu?

    PEYGAMBER HÂNESİ
    Hz. Mevlânâ, evlerinde yiyecek olarak hiçbir şey kalmadığını söyleyen
    talebesine tekrar tekrar sormuş:
    - Gerçekten hiçbir şey kalmadı mı?
    - Evet, demiş talebesi. Hiç yiyeceğimiz kalmadı.
    O yoklukta tükenmez hazinelerin sahibini bulan Mevlânâ, ellerini
    kaldırıp:
    - Allah'ım sana hamd-ü senâlar olsun, diye şükretmiş. Evim, Peygamber
    hanesine benzedi.

    DERDİN DEVASIZI...
    İbn-i Sinâ'ya:
    - Dünyada devâsı olmayan bir dert var mıdır? diye sorduklarında:
    - Derdin devâsızı, iyinin kötüye muhtaç olmasıdır, cevabını vermiş.

    BİLMEK İÇİN ÖĞRENMEK
    Tarih biyografisi ve monografi sahalarında erişilmesi çok güç
    bilgisiyle, dünya çapında bir şahsiyet olan İbnülemin Mahmud Kemâl (İnal)'a
    sormuşlar:
    - "Sizdeki bilginin çok azına sahib olmalarına rağmen sizden çok daha
    fazla tanınanlar var. Bunun sebebi nedir?"
    Şöyle cevap vermiş:
    - Ben bilmek için öğrendim, onlarsa bilinmek için!

    HERKES YANINDAKİNİ VERİR!
    Kendisine hakaret edilen Hz. İsa'ya (a.s.):
    - "Niçin karşılık vermediniz?" diye sorduklarında:
    - Herkes yanındakini verir, demiş. Onda olan, benim yanımda yoktu.

    KAZA ETMEK
    Yolculardan biri, otobüs şoförünün yanına gider ve namaz vakti geçmeden
    bir mola vermesini rica eder.
    Şoför sinirlenerek:
    - Kaza edin efendim, der. Ne olur yani?
    Adam, sakin sakin cevap verir:
    - Ben kaza etmeden, ya sen kaza edersen?

    RUHLAR NEREYE GİDER?
    İbn-i Abbas hazretlerine "Ruhlar cesetlerinden ayrılınca nereye
    giderler?" diye sorduklarında, o yüce insandan şu cevabı almışlar:
    - Yağı biten kandillerin ışığı nereye gidiyorsa, oraya...

    KADER
    Kenân Rıfâi'ye sormuşlar:
    - Madem ki neticede kaderin dediği oluyor. O halde niçin çalışıyoruz?
    Şu cevabı vermiş:
    - Çalışmak da kaderin icabı olduğu için!

    İFTİHAR
    Şeyh Şâmil, çarlık idaresi tarafından yakalanıp esir edildiğinde, Çar
    II. Aleksandır:
    - Sizin gibi büyük bir insanı misafir etmekle iftihar ederim deyince,
    Şeyh Şâmil'in cevabı şu olmuş:
    - Siz benim misafirim olsaydınız, ben daha çok iftihar ederdim.

    İNSAN ve TANSİYON
    - "İnsan, kâinata hakim bir varlıktır" diyen felsefe öğretmenine,
    öğrencilerden biri, şu cevabı vermiş:
    - Tansiyonuna bile hakim olamayan insan, kâinata nasıl hakim olur?

    KORKUYA GEREK YOK
    Bir Rus generali, Şeyh Şâmil'in iştahını abartarak "Beni yemenizden
    korkuyorum" deyince, Şeyh Şâmil:
    - Boşuna korkmayın efendi, demiş. Bizim dinimizde domuz eti yemek
    haramdır.

    TAKVA NE DEMEK?
    Ebu Hureyre "takva"nın ne olduğunu soranlara:
    - "Siz hiç dikenli yoldan geçtiniz mi?" dedi. Onlar da "Evet geçtik"
    dediler.
    Bunun üzerine: "O halde oradan geçerken ne yaptınız?" diye sordu. Onlar:
    - Dikenlerden sakındık, dediler.
    - İşte takva da, günah ve hatalardan sakınmaktır, cevabını verdi.

    İNSANIN MAHARETİ
    Bir sohbet sırasında, Ârif Nihat Asya'ya:
    -Eğilir, bükülür, katlanır ve istenilen şekle kolayca sokulur bir cam
    keşfedilmiş, derler.
    Ârif Nihat Asya, şöyle cevap verir:
    - Desenize, eninde sonunda camı da kendimize benzettik!

    GÖNDERİLEN, GÖNDERENDEN HABERCİDİR
    Dahi kumandan Halid Bin Velid Hazretlerinden, Efendimizi (Sallallahu Aleyhi vessellem.)
    anlatmasını istemişler.
    - Bu hususta son derece acizim demiş.
    Israr etmişler.
    - Gönderilen, gönderenin şanına lâyık olur, buyurmuş. Onu gönderen Allah
    (c.c.) olduğuna göre, gerisini anlayın artık.

    GÜNLÜK
    Bir Hristiyan, Ahmed Vefik Paşa'ya:
    - Camilerinizde niçin günlük (bir çeşit koku) yakmıyor sunuz? diye
    sorduğunda, ondan şu cevabı almış:
    - Bizimkiler abdestlidirler. Yellenmezler. Onun için günlük yakmıyoruz.

    HAKLI TENKİT
    Eflâtun, bir grup arkadaşı arasında oturan Sokrat'a:
    - Geçen gün bir arkadaşını herkesin arasında azarladın, diye çıkışmış. O
    sözleri başbaşa kaldığın zaman söyleyemez miydin?
    Sokrat, soruya soruyla karşılık vermiş:
    - Beni böyle azarlamak için, başbaşa kalmamızı bekleyemez miydin?

    OLMADIĞI YERİ GÖSTERİN
    Materyalist öğretmen, öğrencisine:
    - Söyle bakalım, demiş. Allah nerede? Eğer bilirsen portakal vereceğim.
    Öğrencinin cevabı şu olmuş:
    - Siz bana O'nun olmadığı yeri gösterin, ben size bahçe dolusu portakal
    vereyim



  2. 2
    by_trojan
    Emekli

    --->: Düşündüren ve Tebessüm ettiren, Nükteler...

    Reklam



    Çok Saol Ya GÜzelmİŞ







  3. 3
    ahfa
    Özel Üye
    saol mumsema kardes...







  4. 4
    munzir
    Üye
    Bu çok güzeldi devamını bekliyorum

+ Yorum Gönder
tebessüm ettiren sözler,  tebessüm ettiren dini sözler,  tebessüm ettiren aşk sözleri,  tebessüm ettiren mesajlar,  dini tebessüm sözleri
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi