Kalp kırmak

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Dini Sohbet Bölümünden Kalp kırmak ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    mumsema
    Özel Üye
    Reklam

    Kalp kırmak

    Reklam



    Kalp kırmak

    Forum Alev
    İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

    Kalb, Allahü teâlânın komşusudur. Allahü teâlâya kalbin yakın olduğu kadar hiçbir şey yakın değildir. Mümin olsun, asi olsun, hiçbir insanın kalbini incitmemelidir. Çünkü, asi olan komşuyu da korumak lazımdır.
    Sakınınız, sakınınız, kalb kırmaktan pek sakınınız! Allahü teâlâyı en ziyade inciten küfürden sonra, kalb kırmak gibi büyük günah yoktur. Çünkü, Allahü teâlâya ulaşan şeylerin en yakın olanı kalbdir. İnsanların hepsi, Allahü teâlânın köleleridir. Herhangi bir kimsenin kölesi dövülür, incitilirse, onun efendisi elbette gücenir. Her şeyin biricik Maliki, sahibi olan efendinin şanını, büyüklüğünü düşünmelidir. Onun mahlukları, ancak izin verdiği, emir eylediği kadar kullanılabilir. İzni ile kullanmak, onları incitmek olmaz. Hatta, onun emrini yapmak olur. (C.3, m.45)


    Yunus Emre diyor ki:

    Tevazu ile gelsin, kimde erlik var ise.
    Merdivenden iterler, yüksekten bakar ise.
    Kim ki yüksekte gezer, er geç yolundan azar
    Dış yüzüne o sızar, içinde ne var ise.


    Aksakallı bir koca, hiç bilmez ki hal nice
    Boşa gitmesin hacca, bir gönül yıkar ise.
    Gönül Çalab’ın tahtı, Çalab gönüle baktı
    İki cihan bedbahtı kim gönül yıkar ise.


    Bir kez gönül yıktınsa kıldığın namaz değil,
    Yetmiş iki millet de yüzünü yumaz değil.
    Yol odur doğru vara, göz odur Hakkı göre,
    Er odur yerde dura, üstten bakan göz değil.


    Doğru yola gittinse, er eteğin tuttunsa,
    Bir tek hayır ettinse, biri bindir az değil.
    Yunus sözleri çatar, balını yağa katar,
    Çok kıymetli mal satar, cevherdir o, tuz değil




  2. 2
    mumsema
    Özel Üye

    Kalp Kırmak Üzerine Söyleşiler Hikayesi

    Reklam



    Kalp Kırmak Üzerine Söyleşiler

    Hiç kalp kırdınız mı veya kalbinizi kıran oldu mu?Sanıyorum insan oğluna özgü duygular bunlar.Zira başka hiçbir canlı da böyle bir duygunun var olduğuna inanmıyorum. Evinizde beslediğiniz bir köpeğe kızarsınız,söylenirsiniz hatta yeri gelir bir tekme atarsınız, fakat yine de o size asla darılmaz.Kısa bir süre sonra sizi gördüğünde sevgiyle kuyruğunu sallar,sevgi dolu gözlerle bakar.
    Biz insanlarda durum başka.Kalbimiz kırıldığında tüm herşeyi unutursunuz,o olay sanki dünyanın en kötü olayıdır.Dünya başınıza yıkılmıştır.O insanı bir daha affetmemeyi düşünürsünüz.Onunla olan tüm iyi anılar birden bire silinmiştir hafızalardan.Belki şok olmuşsunuzdur,böyle bir hareket beklememişsinizdir ondan.Ama olan olmuş,kırılan kırılmıştır.
    Yıllar önce bir Anadolu köyünde görev yaparken,bir ihtiyar ile sohbet ediyordum. Zaten oldum olası yaşlı inanları severim.Anıları çok olur onların.Şiire meraklı bir ihtiyardı, hemen ayak üstü dörtlükler uyduruveren bir ihtiyarcık.Sohbet sırasında derin bir iç çekerek;
    “Kırma dostun kalbini,
    Onaracak ustası yok.
    Soldurma gönül çiçeğini,
    Sulamaya ibrik yok.”
    Yüzünde,onca yılın çizgisi,ellerinde yıllarca toprakla uğraşmanın sağladığı nasırlarıyla ihtiyarcık böyle demişti.Sevgiyle bakan,artık iyice çukura kaçmış gözlerinde bir an parıldayan bir damla yaş gördüm.Belki geçmişte yapılan bir yanlışı anımsamıştı.Zaten yine onunla cezalar,kanunlar,hapishaneler üzerine yaptığımız bir söyleşide;
    “Cezaevleri boşuna hoca efendi demişti.En güçlü ceza evleri vicdanımızdır.Vicdanın rahat olmadıktan sonra suçun af edilmiş,özgür kalmışsın ne çare?Vicdanın olmadıktan sonra en berbat mapus damlarının sana faydası ne?”demişti.
    O günden sonra davranışlarıma,sözlerime,sosyal ilişkilerime daha bir dikkat eder oldum.İnsanları kırmamayı,kırılsam da kırmamayı ilke edinir oldum.Bazen bilmeyerek de olsa birilerini kırdıysam ve o kırdığım insan bunu bana hatırlatırsa ,o vicdan azabı bana zaten yeter.O insanı tekrar kazanabilmek için şartlar ne kadar zor olsa da yine de denemeyi göze alırım.İhtiyarın dediği gibi “Onaracak ustası yok”olmasına rağmen,usta titizliğinde olmasa da çıraklık mertebesinde çaba gösteririm.
    Günümüz insanı daha gerçekçi,sosyal ilişkiler hep karşılıklı çıkarlar ile donanımlı. Kalp kırılmış,kırılmamış,dostluklar bitmiş,bitmemiş önemi yok.Önemli olan o günü kâr ile kapatabilmek.Dostum bana küsmüş,küserse küssün,onun bileceği bir iş”mantığı hakim.
    En güzeli geçmişte kalan dostluk değerlerine sahip çıkmak,bir birimize daha saygılı,daha hoşgörülü yaklaşabilmek,hepsinden önemlisi kişilere karşı içimizdeki o kahrolası “önyargıyı”yok edebilmek.Toplumsal barışı ve huzuru istiyorsak bunlar çok önemli unsurlar.
    Yoksa o olmayan ustayı aramakla daha çook zaman harcarız.







  3. 3
    Zehra
    Üye
    Allah razi olsun mumsema







+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi