Yardım (diyabette beslenme)

+ Yorum Gönder
Sağlık ve Diyet Beslenme Bölümünden Yardım (diyabette beslenme) ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    vuslat
    Üye
    Reklam

    Yardım (diyabette beslenme)

    Reklam



    Yardım (diyabette beslenme)

    Forum Alev
    şeker hastaları nasıl beslenmelidir? bulabilir misiniz?kaç saattir araştırıyorum mümkünse power point sunusu şeklinde olsun acilen yetiştirmem lazım şimdiden ilgilenenlere teşekkür ederim



  2. 2
    Sevinç
    Bayan Üye

    --->: yardım (diyabette beslenme)

    Reklam



    DİYABETTE BESLENME TEDAVİSİ

    Sağlıksız ve uygun olmayan bir beslenme, diyabetli kişinin kan şekerini ve kan yağlarını yükseltir. Egzersiz ve ilaçlar (insülin ve ağızdan alınan şeker düşürücü ilaçlar) ise, kan şekeri ve kan yağlarını düşürür. Bu üç temel unsurun dengede tutulması, diyabetinizin iyi tedavi edilmesini sağlar.
    Diyabetin tedavisinde, beslenmenin üç temel amacı vardır.
    1- Kan şekeri ve kan yağlarınızın normal düzeylerde kalmasını sağlayınız.
    Yediğiniz yiyecekleri, egzersizi ve pankreasınızdan salgılanan insülininizi dengede tutmayı öğrenmelisiniz. Böylece, kan şekerinizi ve kan yağlarınızı (kolesterol ve trigliserid ) normale yakın düzeyde tutmak mümkün olabilecektir.
    Vücudunuzdaki insülin miktarına (vücudunuzdan salgılansın veya enjeksiyonla yapın) uygun miktarlarda yemek yemeniz, son derece önemlidir.
    Kan şekerinizin, normal sınırlar içinde kalmasını sağlamak; kan şekeri yüksekliğinin (hiperglisemi) bir sonucu olan ketoasidoz veya diyabetik koma, ya da kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) gibi sorunları yaşamamak için gereklidir.
    Kan şekerinizin normal sınırlar içinde kalması (70-110 mg./dl.), kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak, diyabetle ilgili belirtileri yok edecek ve daha da önemlisi, diyabetle ilgili olarak ortaya çıkabilecek organik bozuklukların oluşmasını azaltacak veya tamamen önleyecektir.
    Kan şekerinizi, şeker ölçme aletleri ile takip etmeniz, diyabetinizin nasıl seyrettiğini göstermesi açısından son derece önemlidir. Böylece siz, bazı yiyeceklerin veya bazı egzersizlerin, kan şekerinizi nasıl etkilediğini görebilirsiniz. Kan şekerinizi, "stick" ve "test stripleri"ni kullanarak ölçebilirsiniz. Kan şekerinizi takip etmeniz ve bunu kaydetmeniz, diyabet tedavinize ve beslenme planınıza yön verecektir.
    Beslenme planınızda, yağların kısıtlanması da önemlidir. Çünkü, kan yağlarının yüksekliği, kalp-damar hastalığına yakalanma riskinizi arttırır. Diyabeti olan kişiler, diğer kişilerden çok daha fazla kalp-damar hastalığına yakalanma riski taşırlar.

    2- İdeal ağırlığınıza ulaşınız ve bunu koruyunuz.
    Enerji ihtiyacınızın belirlenmesi ve buna uygun beslenmeniz, ideal ağırlığınıza ulaşmanızı ve bu ağırlığı korumanızı sağlayacaktır. Enerji ihtiyacınız, boyunuza, yaşınıza, cinsiyetinize, hareketlilik (aktivite) düzeyinize göre hesaplanır.
    İhtiyacınız kadar enerji almak, aşağıdaki sebepler için de önemlidir:
    • İhtiyacınızın üzerinde enerji alarak, kilo almak, diyabetinizin kötüleşmesine, kalp hastalığı ve yüksek tansiyon (hipertansiyon) oluşmasına neden olacaktır. Uygun ağırlıkta olduğunuz zaman, vücudunuzdan salgılanan insülinin veya kullandığınız insülinin etkisi artacaktır.
    • İhtiyacınızın altında enerji almanız da, bazı sorunlara yol açabilir. Tip I diyabetliler, yaşlarına uygun büyüme ve gelişmelerini tamamlayabilmek için, yeterli kalori ve besin ögelerini almak zorundadırlar. Gebe ve emziren kadınlar da, hem kendi yaşamlarını sürdürecek, hem de bebeklerinin gelişimini sağlayabilecek yeterlilikte enerji ve besin ögelerini almalıdırlar.
    • İnsülin kullanan diyabetli kişiler, belirli zamanlarda yeterli ölçüde besini almak zorundadırlar. Eğer yeterli besin alamazlarsa, kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) oluşur.
    Egzersiz yararlı mıdır?
    Evet, doğru bir beslenme ile birlikte egzersiz de çok önemlidir. Kilo verebilmek, kan şekerinizi ayarlayabilmek için, egzersiz yardımcıdır. Egzersiz, kan damarlarınız ve kalbiniz için de yararlıdır. Aktivitenizi, yürüyerek, bisiklete binerek veya asansör yerine merdivenleri kullanarak artırabilirsiniz. Eğer bir egzersiz programına başlamak istiyorsanız, öncelikle kalbinizi kontrol ettirmeniz gereklidir.
    Eğer diyabete özgü birtakım sorunlarınız varsa (göz, böbrek, tansiyon yüksekliği vb.) veya romatizma ve kemik erimesi (osteoporoz) gibi hastalıklarınız varsa, egzersiz konusunda dikkatli olunuz.
    Egzersiz yaparken nelere dikkat edilmelidir?
    • Egzersiz öncesi, kan şekerinizin 100mg./dl.'nin üzerinde, 240 mg./dl.'nin altında olmasına dikkat ediniz.
    • Egzersizi, öğünlerden (ara veya ana öğün) 1-1,5 saat sonra yapınız.
    • Egzersiz öncesi ve sonrasında kan şekerinizi ölçünüz ve eğer 100mg./dl.'nin altında ise, öğününüze karbonhidratlı yiyeceklerden ilave ediniz (1 bardak meyve suyu).
    • Egzersizi, yaptığınız bin önceki insülinin etkisinin en yüksek olduğu dönemde yapmayınız.
    • Yapacağınız egzersizin türüne göre, egzersizin etkili olduğu organlara insülin enjeksiyonu yapmayınız (örneğin; yürüyüş ya da koşu sırasında, bacak kasları kullanılacağından, insülin enjeksiyonunuzu kolunuza veya karın bölgenize yapınız).
    • Yapacağınız egzersizin türü ve süresini ve ek yiyecek gerekip gerekmediğini, beslenme uzmanınızla mutlaka konuşunuz.
    3- Sağlıklı Besleniniz.
    Her gün, çeşitli yiyeceklerden almanız, yani karışık beslenmeniz çok önemlidir. Eğer karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineral içeren bir diyeti, dengeli bir şekilde alırsanız, vücudunuz daha iyi çalışır. Karbonhidrat, enerjinin en büyük kaynağıdır. Protein, kas ve doku yapımında kullanılır ve bir miktar da enerji sağlar. Yağlar ise, enerjinin depo edilmiş şeklidir. Yiyeceklerimizin çoğu, bu besin ögelerini karışık olarak içerir.
    Karbonhidrat nedir?
    Arabaların çalışmak için yakıta yani, benzine ihtiyaçları vardır. Vücudumuz da en etkili yakıt olarak karbonhidratları tercih eder. Beyin, sinir sistemi ve alyuvarlar normal koşullarda enerji kaynağı olarak, yalnızca bir karbonhidrat olan glikozu, yani kan şekerini kullanırlar. Karbonhidratları, genellikle bitkisel kaynaklı yiyeceklerden (tahıllar, baklagiller, meyveler ve sebzeler) şeker ve nişasta olarak alırız. Bazı hayvansal kaynaklı yiyeceklerde de karbonhidrat bulunur (sütte bulunan laktoz gibi). Bütün karbonhidratlar, vücudumuzda şekere dönüşür ve kan şekerinin kaynağını oluştururlar.Yiyeceklerdeki karbonhidratların her 1 gramı 4 kalori içerir.


    SAĞLIKLI BESLENMENİN ALTIN KURALLARI:
    • Şeker ve şekerli yiyeceklerden sakınınız
    Şeker ve şekerli yiyecek ve içeceklerin kalorisi çok yüksektir. Vitamin ve mineral içermezler ve ayrıca diş çürüklerine neden olurlar.
    Şeker ve şekerli yiyecekler, barsaklardan hızlı emilirler ve kan şekerini çok çabuk yükseltirler. Şeker, tatlılar, tahin helvası, bal,reçel, pekmez, marmelat, şurup, kek, turta, pasta, kurabiye vb. yiyecekler, kan şekerinizi hızla yükselteceğinden, beslenme planınızda yer almaması gereken yiyeceklerdir. Bu tür yiyeceklerin içindeki karbonhidratlara "BASİT KARBONHİDRATLAR" adını veriyoruz.
    1 kutu meşrubatta 10 çay kaşığı şeker olduğunu biliyor muydunuz?
    Nişastalı yiyecekler, barsaklardan daha yavaş emilir ve kan şekerinizi daha yavaş ve kontrollü yükseltirler. Un,ekmek, pilav, makarna, çorba, hamur işleri,meyve, sebze, süt, yoğurt gibi yiyeceklerde de karbonhidrat vardır. Kan şekerini daha yavaş yükselten bu tür yiyeceklerin içindeki karbonhidratlara ise "KOMPLEKS KARBONHİDRATLAR" adını veriyoruz.
    Günlük enerji ihtiyacımızın yarısından fazlası (%50-60'ı), karbonhidratlardan sağlanmalıdır.

    • Posalı yiyecekleri tercih ediniz
    Posa, bitkisel yiyeceklerde bulunan karbonhidratların, sindirim sisteminde parçalanmayan kısımlardır. Meyveler, sebzeler, tahıllar, kepek ve kurubaklagillerde posa vardır.
    Yiyeceklerdeki posa 2 çeşittir:
    • Suda çözünebilir posa; sebzeler, yulaf, kurubaklagiller ve meyvelerde bulunur.
    • Suda çözünemeyen posa; kepek, kepekli ekmek, tam buğday unu (esmer un), bulgur, rafine edilmemiş pirinçte vardır.
    Çözünebilir posa yönünden zengin olan bezelye, kurufasulye, barbunya, nohut, mercimek ve yulaf gibi yiyecekler, yemekten sonra kan şekerinin daha yavaş yükselmesini sağlar ve kan yağlarının düşürülmesine yardımcı olurlar.
    Posa yönünden zengin yiyecekler, aynı zamanda kabızlığın ve bazı barsak hastalıklarının önlenmesinde de etkilidirler.
    • Glisemik indeksi düşük yiyecekleri tercih ediniz
    Her yiyeceğin, yemek sonrası kan şekerini yükseltme hızları farklıdır. Bu, yiyeceklerin, kan şekerini yükseltme hızlarına "glisemik indeks" adı verilir. Genellikle posalı yiyeceklerin glisemik indeksleri düşüktür. Kurufasulye, nohut, mercimek, bulgur, kepekli ekmek, elma, armut, portakal gibi yiyeceklerin glisemik indeksleri düşük; beyaz ekmek, patates, pirinç, havuç, muz, kavun ve üzümün glisemik indeksleri ise yüksektir. Glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler, kan şekerini hızla yükseltirler. Kurutulmuş meyveler de (kuru üzüm, kuru kayısı, kuru erik) kan şekerinizi hızlı yükseltirler. Bu nedenle, diyetinizde, kurutulmuş meyvelere ve glisemik indeksi yüksek olan diğer yiyeceklere daha az yer veriniz.

    • Önerilenden fazla miktarlarda protein almayınız
    Et, balık, tavuk, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve kurubaklagil gibi yiyecekler protein yönünden zengindirler. Protein, vücuttaki doku ve hücrelerin yapıtaşı olduğundan, diyetle mutlaka alınması gereken bir besin ögesidir. Proteinden zengin olan yiyeceklerin, aynı zamanda yağdan da zengin olduğu ve bu nedenle kalorilerinin yüksek olduğu unutulmamalıdır. Protein, fazla alındığında yağa dönüşüp vücutta depolanırlar ve kalsiyum gibi bazı minerallerin emilimini engelleyerek bu minerallerin vücutta kullanılmadan idrarla atılmasını sağlarlar. Ayrıca, aşırı protein böbreklerin yükünü artırarak bazı böbrek hastalıklarının oluşumuna yol açabilir. Proteinli yiyecekler, kan şekerini yükseltmezler, fakat ihtiyacın üzerinde alındıkları zaman, diyabete özgü bir bozukluğa, böbrek bozukluğuna yol açabilirler. Günlük protein ihtiyacımız ortalama olarak vücudumuzun kilosu başına 1 gram olarak hesplanabilir (60 kg ağırlığındaki bir kişinin protein ihtiyacı 60 gramdır). Yiyeceklerimizde bulunan her 1 gram protein, 4 kalorilik enerji sağlar.
    • Az yağ tüketiniz ve uygun yağı seçiniz, kolesterollü yiyeceklerden sakınınız
    Yağsız bir sağlıklı beslenme düşünülemez. Çünkü yağların vücudumuzun çalışabilmesi için önemli görevleri vardır. Yağlar vücudun enerji deposudurlar, hücre zarlarının yapısında bulunurlar, hormonların çalışması için gereklidirler, vücut sıcaklığının düzenlenmesini sağlarlar. Vücut yağları, kalp, sinirler ve böbrekler gibi organların çevrelerini sararak zedelenmelerini önlerler. Yiyeceklerimizdeki yağlar vücudumuzda yapılamayan, yiyeceklerle almamız gereken zorunlu yağ asitlerini içerirler ve yağda çözünen A, D, E ve K vitaminlerinin sindirimi ve emilimi için gereklidirler. Vücudumuz için bu kadar yararlı olan yağların, belirli ölçülerde tüketilmesi gerekir. Çünkü; fazla miktarlarda alınan yağlar, kan yağlarının ve kolesterolün yükselmesine neden olarak, kalp-damar hastalığı ve hipertansiyon riskini artırırlar ve bazı kanser türlerinin oluşmasına neden olurlar. Tereyağı, margarin, sıvı yağ, yağlı etler, süt ve süt ürünleri, kuruyemişler gibi yiyecekler, yağ içerirler. Kek, kurabiye, pasta gibi yiyeceklerde de yağ bulunur. Diyetin yağ içeriği, siz diyabetlilerde ve özellikle kilo vermek isteyenlerde çok sıkı kontrol edilmelidir. Yiyeceklerde bulunan yağların kalorisi çok yüksektir. 1 gramı 9 kalori verir.
    Sağlıklı bir yaşam için az miktarlarda yağa ihtiyaç vardır.
    3 tip yağ bulunur:
    • Doymuş yağlar,
    • Tekli doymamış yağlar,
    • Çoklu doymamış yağlar.
    Doymuş yağlar, oda sıcaklığında katı haldedir. Doymuş yağlar, özellikle hayvansal kaynaklı yiyeceklerde,yağlı et, kuyruk yağı,iç yağı, tereyağı, peynir, mayonez, tam yağlı süt ve diğer süt ürünlerinde ve katılaştırılmış bitkisel margarinlerde bulunur. Bu tür yiyecekler,belirli ölçülerde diyetinizde varsa, günlük doymuş yağ hakkınızı kullanmış olursunuz. Ayrıca, tereyağı, margarin gibi katı yağ yemenize gerek yoktur. Doymuş yağlar fazla alındığı takdirde, kan yağlarınızın (kolesterol ve trigliserid vb.) yükselmesine neden olabilir.
    Tekli doymamış yağlara örnek olarak; zeytinyağını ve fındıkyağını verebiliriz. Ayrıca, zeytin ve fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişler de tekli doymamış yağ açısındanzengindirler. Tekli doymamış yağlar, kan kolesterolünü düşürürler. Diyabetli kişiler, kalp-damar hastalığı açısından tehlike oluşturan kolesterollerini yükseltmemek için, yemeklerini zeytinyağı ile pişirmelidirler.
    Çoklu doymamış yağ içeren ayçiçek, soya yağı gibi bitkisel sıvı yağların da yemeklerinizde, her gün belirli ölçülerde bulunması gerekir. En iyisi zeytinyağı ile bitkisel sıvı yağı yarı yarıya karıştırıp her yemekte bu karışım yağı kullanmanızdır. Eğer zeytinyağının o kendine has özel kokusundan hoşlanmıyorsanız, size sağlıklı yağ için başka bir seçenek sunabiliriz. 2 kg fındık yağı + 1 kg ayçiçek yağından oluşan karışımı da sağlıklı yaşayabilmeniz için kullanabilirsiniz.


    Kolesterol Nedir?
    Kolesterol, insan vücudunda doğal olarak bulunan, yağa benzer bir maddedir. Herkesin kanında kolesterol bulunur. Kolesterol, hem vücudumuzda yapılır, hem de yiyeceklerle alınır. Ancak, kolesterolün kanda yükselmesi, atardamar duvarında birikerek, kalbe kan taşıyan damarların tıkanmasına yol açar.
    İnsan vücudunda bulunan her türlü kolesterolün toplamına "total kolesterol" denir. Total kolesterol seviyesinin yükselmesi,kalp krizi ve felç gibi kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artırır. Tablo'da görüldüğü gibi, sağlıklı insanlardaki total kolesterol miktarının 200 miligramı aşmaması gerekir.
    Total KolesterolNormal ........ 200 mg./dl. ve altında ise
    Kabul edilebilir ...... 200 - 240 mg./dl.
    Yüksek ........ 240 mg./dl. ve üzerinde ise

    Kolesterol, kanda küçük yağ damlacıklarından ve proteinden oluşan lipoprotein denilen maddeler tarafından taşınır. Lipoproteinler birkaç çeşittir. Fakat özellikle ikisi kalp-damar hastalıkları açısından önemlidir. Bu lipoproteinler, düşük yoğunluklu (* LDL - Low Density Lipoprotein) ve yüksek yoğunluklu (* HDL-High Density Lipoprotein) lipoproteinlerdir.
    LDL Kolesterol Nedir?
    Kandaki düşük yoğunluklu lipoproteinlere (LDL) bağlı olarak taşınan kolesteroldür. Halk arasında "kötü kolesterol" olarak da bilinen bu tür kolesterol, damar duvarlarında kolesterol birikmesine yol açar. Kanda LDL kolesterol seviyesinin YÜKSEK olması, kalp-damar hastalığının oluşma tehlikesini artırır. Sağlıklı bir insanın kanındaki LDL kolesterol miktarının 130 miligramı aşmaması gerekir.
    LDL KolesterolNormal ........ 130 mg./dl. ve altında ise
    Yüksek ........ 160 mg./dl. ve üzerinde ise

    HDL Kolesterol Nedir?
    Yüksek yoğunluklu lipoproteinlere bağlı olarak taşınan kolesteroldür. Halk arasında "iyi huylu kolesterol" olarak da bilinen HDL kolesterol, kandaki fazla kolesterolü toplayarak, parçalanmak üzere karaciğere taşır. HDL kolesterolün kanda yükselmesi, atardamarlarda biriken kolesterolün temizlenmesine yardım ettiği için, kalp-damar sağlığı yönünden olumludur. HDL kolesterol seviyesinin düşük DÜŞÜK olması ise, kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artırır. Sağlıklı bir insanda, HDL kolesterol, kanda 40-50 miligram ve daha yüksek olmalıdır.
    LDL KolesterolKadınlarErkeklerNormal ......40-50 mg./dl. .........50-60 mg./dl.Düşük ........35 mg. ve altında ...35 mg. ve altında (*) LDL ve HDL, tüm dünyada ve Türkiye'de, İngilizce isimlerinin baş harfleri olan harflerle, kısaltılmış olarak, bu şekilde kullanılırlar.








  3. 3
    Sevinç
    Bayan Üye
    Yiyeceklerde Kolesterol Var mıdır?



    Evet, vardır. Kolesterolü, hem dışarıdan yiyeceklerle alırız, hem de vücudumuzda yapılır.
    Kolesterol Yönünden Zengin Yiyecekler:
    • Beyin
    • Sakatatlar (karaciğer, böbrek, dil, dalak, yürek, işkembe vb.)
    • Yumurta sarısı
    • Sucuk, salam, sosis, pastırma
    • Kırmızı et
    • Tavuk ve balık derisi
    • Tavuk ve balık eti
    • Süt, yoğurt, her türlü peynir
    • Kaymak, krema, tereyağı, kuyruk yağı
    Yağlı et, yağlı balık ve yağlı tavuk vb., doymuş yağ içerir. Doymuş yağlar da, vücudumuzda yapılan kolesterolün yükselmesine neden olur. Bu yüzden, et, tavuk ve balığın, belirtilen miktarlarda ve yağsız olarak yenilmesi gerekir.
    Trigliserid Nedir?
    Trigliserid, kandaki bir çeşit yağdır. Yiyeceklerin yağ içeriği, kandaki trigliseridi büyük ölçüde etkiler. Siz, ihtiyacınızın üzerinde yağ ve karbonhidrat alırsanız, vücudunuz bunları yağ veya trigliserid şeklinde depolar. Bu depolanmış trigliseridler, vücutta ısı ve enerji yapımında kullanılırlar. Fazlası, kandaki trigliseridlerin yükselmesine neden olur. Kan trigliseridlerinin yüksek olması, kalp-damar hastalığına zemin hazırlar. Diyabetli kişiler, doymuş yağ ve bu tür yağları içeren yiyeceklerden kaçınmalıdırlar.
    TrigliseridNormal (açlık kanında) .... 150 mg./dl. ve altında ise
    Yüksek (açlık kanında) .... 200 mg./dl. ve üzerinde ise
    Diyabetli kişilerin kandaki trigliseridlerinin 150 mg.dl. ve daha altında olması gerekir.

    • Tuzu az tüketiniz
    Yemeklerimizde kullandığımız tuzun içinde bulunan sodyum, vücutta suyu tutarak, tansiyonun yükselmesine neden olur. Sodyum sadece tuzda değil, yiyeceklerimizin bir çoğunda vardır. Özellikle salamura ve konserve edilmiş yiyeceklerde (salam, sosis, sucuk, pastırma, kavurma, tuzlu sardalya, lakerda, ançuez gibi), hazır çorbalarda ve çorbalarda lezzet verici olarak kullanılan bulyonlarda (tablet), yüksek oranlarda tuz ve sodyum bulunur. Maden suyu ve sodası da sodyum içerir. Farkında olmadan aldığınız tuz ve sodyum, tansiyonunuzun daha da yükselmesine neden olabilir. Pişirme sırasında, ya da yemek yerken, normalden daha az tuz kullanmaya özen göstermelisiniz.
    • Alkolü ılımlı kullanınız
    Alkol kullanıyorsanız, tamamen bırakmanız sağlığınız için en iyisidir. Eğer bazı özel durumlarda alkol almanız gerekiyorsa, beslenme planınızdaki alkolün yerini ve miktarını beslenme uzmanınıza danışınız. Çünkü, alkol oranı yükseldikçe, içkinin kalorisi de yükselir. Alkolün 1 gramı 7 kalori içerir: 100 santilitrelik rakı (% 45 alkol), 315 kalori verir ve bu miktarın, günlük kalori ihtiyacından mutlaka çıkarılması gerekir. Alkolü aç karına almak, son derece sakıncalıdır. Bu, özellikle insülin kullananlar için çok önemlidir. Çünkü, aç karına alınan alkol, hipoglisemiye (şeker düşüklüğü) neden olabilir. Gebelikte ve emziklilikte kesinlikle alkol alınmamalıdır.
    Sağlıklı beslenme için belirlenen bu hedeflere nasıl ulaşabilirsiniz?
    "Diyabet beslenme planı" ve "değişim listeleri", bu hedeflere ulaşmanıza yardımcı olacaktır. İlk adımınız; sizin günlük enerji ve besin öğeleri gereksiniminizi hesaplayarak, bunu çalışma veya okul yaşantınıza uyarlayacak olan bir "Beslenme Uzmanı" ile konuşmak olmalıdır. Hazırlanacak olan "Beslenme Programı", size en uygun enerji, karbonhidrat ve yağ ile, aktivite (hareketlilik) düzeyinizi, insülin kullanıyorsanız, enjeksiyon yapacağınız zamanla ilişkili olarak, yemek yeme zamanlarınızı içermelidir.


    Diyabet Beslenme Planı nedir?
    Siz ve beslenme uzmanınız, size özel bir beslenme planını, birlikte hazırlayacaksınız. Beslenme planınız, her öğün ve ara öğünde yiyebileceğiniz değişim sayısını gösterir. Günlük kalori ihtiyacınızın yarıdan fazlası karbonhidrat (% 50-60), dah az kısmı yağ (% 25-30) ve proteinden (%10-15) gelecek şekilde beslenme planınız hazırlanacaktır.
    Değişim Listeleri nelerdir?
    Yiyecekler, içerdikleri karbonhidrat, protein ve yağ miktarlarına göre gruplandırılırlar. Her grubu oluşturan yiyecek türlerinin karbonhidrat, protein ve yağ içeriği, kendi grubunda yer alanlarla aşağı yukarı aynıdır. Her bir grup içinde yer alan yiyeceğin, diğeriyle eşdeğer olabilmesi için, belirli miktarda olması gerekir. Bir grup içindeki yiyecekleri, belirlenen miktar kadar yediğinizde, aynı gruptaki bir diğer yiyeceğin yerine geçer ve aldığınız karbonhidrat, protein ve yağ miktarı da aynı kalır. Bu, sizin beslenme programınızdan sıkılmanızı önler ve programa uyumunuzu kolaylaştırır.
    Yiyecekler, 7 değişim listesi altında gruplandırılmıştır.
    • Süt grubu
    • Et grubu
    • Kurubaklagil grubu
    • Ekmek grubu
    • Sebzeler
    • Meyveler
    • Yağlar
    Beslenme Planınızı takip ederek ve değişim listelerinizi kullanarak, çok geniş bir yiyecek seçim alanına sahip olabilirsiniz ve gün içindeki kalori, protein ve yağ dağılımınızı kontrol ederek, yiyecekleriniz ve vücudunuzdaki insülin arasındaki dengeyi kurabilirsiniz. Bu denge, kan şekerinizi iyi kontrol etmenizi sağlayacaktır.








  4. 4
    Sevinç
    Bayan Üye
    Diabet Türlerine Göre Beslenme Planı Farklı Mıdır?



    Evet, her iki tip diyabette tedavinin amacı farklıdır.
    Tip I diyabet:
    Tip I diyabetlinin en önemli beslenme prensibi, sebat etmektir. Yiyecekler, en az 6 öğünde (3 ana, 3 ara öğün şeklinde), her gün aynı saatlerde yenilmelidir. İnsülin enjeksiyonu yapan tip I diyabetli kişilerin kanında sürekli olarak bir miktar insülin vardır. Eğer, öğününüzü zamanında yemezseniz, ya da öğün atlarsanız, kanınızda bulunan bu insülinden dolayı şekeriniz düşebilir. Kan şekerinin düşmesi, vücudunuzda kan şekerini yükseltmek için, insülin hormonu karşıtı hormonların devreye girmesine yol açar. Kan şekerinizdeki bu dalgalanmalar, kendinizi iyi hissetmemenize yol açar.

    Her öğünde yenilen yiyeceklerin tipleri ve miktarları, bir günden diğer güne, aşağı yukarı aynı olmalıdır. Yiyeceklerinizin, planlanan şekilde yenilmesi, insülin enjeksiyonlarınız ve aktiviteniz arasındaki dengede çok önemlidir. Beslenme planınız ve değişim listeleri, uyumlu olmanız konusunda size yardımcı olacak ve böylece, kan şekerinizi düzenlemek kolaylaşacaktır. Eğer, beslenme planınız ve insülininiz arasındaki denge bozulursa, kan şekerinizde geniş dalgalanmalar oluşur.
    Tip II diyabet:
    Tip II diyabetli kişilerin çoğu şişmandırlar. Bu yüzden, bu tip diyabetlilerin beslenme programlarının temel ilkesi, kilo kontrolü olmalıdır. Daha az yiyerek ve daha fazla hareket ederek kilolarınızı verebilirsiniz. Tip II diyabette de, az ve sık yemek yemek gerekir. Alışkanlığınıza uygun olarak, 3 ana öğün ve 2 ara öğün yeterli olabilir. Bu yeme sistemi, size kilo vermede kolaylık sağlayacaktır. Uzun süren açlıklardan sonra, aşırı yiyecek alınmasıyla oluşan enerjinin yüksek olması, insülin salgılanmasıyla ilgili bozukluğun daha da artmasına yol açacaktır. Bu da, kan şekerinizde dalgalanmalara neden olur. Bu dalgalanmalar, vücudunuzda diyabete özgü hastalıkların oluşmasını çabuklaştırır.
    Sizin için uygun olan ağırlığa gelseniz bile, dengeli bir diyetin devamı, tip II diyabetli kişiler için çok önemlidir. Beslenme uzmanınız, günlük kalori ihtiyacınızı, sizin için hedeflenen ağırlığı ve bu hedeflere ulaşmak için yapılması gerekenleri belirleyecektir.

    Şu anda yediklerimi değiştirmek zorunda mıyım?
    Sağlıklı bir beslenme için uygun olmayan beslenme alışkanlıklarınızı değiştirirseniz çok iyi olur. Pek çok diyabetli kişi, ailesinin diğer fertleriyle birlikte yemek yeyip yiyemeyeceklerini merak ederler. Diyabet beslenme planı, sağlıklı olmak isteyen herkesin yemesi gerekenden çok farklı değildir. Bununla birlikte, gerçeği söylemek gerekirse, pek çok kişi sağlıklı beslenemez. Alışkanlıklarınız ile ilgili değişiklikleri yavaş yavaş yapınız, kısa süreli hedefler belirleyiniz ve başarılı olduğunuz zaman, kendinizi ödüllendiriniz.
    Kendi yeme planınızı yaparken, size tarif edilenleri yapmak zorunda kalacaksınız. Değişim ölçüleri, beslenme planınızda başarılı olabilmek için çok önemlidir. Eğer çok fazla , ya da çok az yerseniz, kan şekeriniz ve ağırlığınız, bundan etkilenecektir. Değişimlerin ölçülerini tam olarak tahmin edebilmek için, ilk zamanlarda yiyeceklerinizi ölçmeniz veya tartmanız gerekebilir. Bir süre sonra, bu ölçülere alışırsınız. Beslenme planınızı ve değişim listelerini nasıl kullanacağınızı ilk kez öğrendiğiniz zaman, düzenli olarak beslenme uzmanınızla görüşmeniz çok önemlidir. Doğrulara ulaşmanın tek yolu, beslenme uzmanınızı ziyaret ederek, sorunlarınızı birlikte çözmektir.
    YEME ALIŞKANLIĞINIZI DEĞİŞTİRMEYE YÖNELİK BAZI ÖNERİLER:
    • <LI style="PADDING-BOTTOM: 5px">Değişiklikleri yavaş yavaş yapınız.
      Her şeyi bir anda değiştirmeye çalışmayınız. Hedeflerinize ulaşmak uzun zaman alabilir, yılmayınız. <LI style="PADDING-BOTTOM: 5px">Hedefleriniz kısa süreli ve gerçekçi olmalı.
      Eğer, sizin hedefiniz kilo vermek ise, 2 haftada 9 kilo değil, 2 kilo vermeye çalışınız. İlk yürüyüşe çıktığınızda, 3-5 kilometre değil, 1 kilometre yürüyünüz. Böylece, başarıya ulaşmak daha kolaylaşır ve kendinizi çok iyi hissedersiniz. <LI style="PADDING-BOTTOM: 5px">Kendinizi ödüllendiriniz.
      Kısa süreli hedeflerinize ulaştığınızda, kendinizi ödüllendiriniz. Sizin için özel bir şey yapınız. Sinemaya gidiniz, yeni bir giysi alınız, kitap okuyunuz veya arkadaşlarınızı ziyaret ediniz.
    • Yiyeceklerinizi ölçünüz.
      Yiyeceklerin, doğru miktarlarda yenilmesi çok önemlidir. Size önerilen miktardaki yiyeceğin ölçüsünü öğrenmek zorundasınız. İçecekleri (süt, yoğurt, ayran vb.) belirli bir bardakla, katı yiyecekleri de (et, balık, tavuk, peynir vb.) belirli bir maddenin ölçüsü ile (1 kibrit kutusu, 1 yumurta büyüklüğü gibi) ölçünüz. Yağ, pilav, makarna gibi yiyecekleri ölçmek için, yemek kaşığı, tatlı kaşığı gibi ölçüleri kullanabilirsiniz. Özellikle et, balık gibi yiyecekler için belirli ölçü edinmek çok faydalı olacaktır. Pişirilen yiyeceklerin tümünü, piştikten sonra ölçebilir veya tartabilirsiniz. Bazı yiyecekler pişirildikten sonra hafifleyebilir (et gibi), bazıları da pişirildikten sonra ağırlaşabilir (makarna, pilav gibi).
    Hazır diyabetik tatlıları yiyebilir miyiz?
    Piyasada "Diyabetik" olarak isimlendirilen tatlılar, diyabetli kişiler için uygun değildir. Diyabetik tatlıların içinde bulunan tatlandırıcılar, sorbitol, fruktoz gibi glikoza (şekere) eşdeğer kalorileri olan tatlandırıcılardır. Diyabetik çikolata ve bisküvilerde de yüksek oranda doymuş yağ bulunur. Bundan dolayı, bu tür yiyecekleri yediğiniz taktirde, kan şekeriniz ve trigliseridleriniz yükselebilir. Eğer, şişmansanız, daha fazla kilo almanıza neden olabilir. Ayrıca, bu tür diyabetik tatlıların fazla miktarda alınması, diyareye (ishale) neden olabilir. Üstelik, bu ürünler son derece pahalıdırlar.
    Enerji içermeyen tatlandırıcıları kullanarak, evde yapacağınız tatlıları yiyebilirsiniz.Bu dosyada, size bu konuda yardımcı olmak üzere, tarafımdan denenerek geliştirilmiş ve tatlandırıcılarla yapılmış, kolay, düşük maliyetli ve severek yiyeceğiniz tatlı tarifleri haftanın mönüsü bölümünde verilecektir. Bu tatlıların belirli ölçüsünün, hangi değişim grubu içinde yer aldığı da belirtilmiştir.
    Yapay tatlandırıcı nedir?
    Diyabetli kişilerin, beslenme programlarında, şeker ve şekerli yiyecekler, kan şekerini hızla yükselttiğinden, yasaklanır. Oysa ki; şeker ve şekerli yiyecekler, genellikle herkesin sevdiği yiyeceklerdir. Böyle bir ihtiyaç oluşunca, şeker yerine geçen, ancak, kalorisi olmayan bazı maddeler üretilmeye başlanmıştır. Bu maddelere, yapay tatlandırıcılar adını veriyoruz.
    Yapay tatlandırıcılar iki gruba ayrılırlar.
    • Enerji içeren tatlılar:
      • Fruktoz
      • Sorbitol
      • Mannitol
      • Ksilitol
      • Aspartam (1 gramı 4 kalori içerir. Fakat, 1 tablet, 20 mg aspartam içerir. Siz 25 tablet aspartam içeren tatlandırıcı kullandığınızda, toplam 250 mg aspartam almış olursunuz ve bu miktar bile 1 gramın sadece dörtte birine eşittir. Bu yüzden aspartam enerji içermeyen tatlandırıcılar grubuna dahil edlebilir).
      Enerji içermeyen tatlandırıcılar:
      • Sakarin
      • Siklamat
      • Asesülfam Potasyum (K)
      • Aspartam
    Enerji içeren tatlandırıcıların hepsinin, glikoza eşdeğer kalorileri vardır. Fruktoz; doğal olarak meyvelerde ve balda bulunur. Sorbitol ve ksilitol de, doğal olarak sebzelerde ve meyvelerde bulunur. Sanayide, diyabetik çiklet, dondurma, çikolata, bal ve reçel yapımında kullanılır. Önceleri, bu tür tatlandırıcılar, barsaklardan yavaş emildikleri ve bu yüzden kan şekerini yükseltmedikleri gerekçesiyle, kullanım alanı bulmuş fakat, daha sonra yapılan araştırmalarda kan şekerini ve kan yağlarını yükselttiği ve aşırı miktarlarının ishale neden olduğu görülmüştür. Üretim maliyetlerinin yüksek olması, ürünlerin satış fiyatlarını da artırmıştır. Tüm bu nedenlerden ve ****bolizmada oluşabilecek olumsuz etkilerden dolayı, dünyadaki tüm diyabet otoriteleri tarafından, bu tür ürünlerin diyabetliler için uygun olmadığı açıklanmıştır.

    Enerji içermeyen tatlandırıcılardan sakarin, ilk kez bulunan tatlandırıcılardandır. ****lik ve acı bir tat bırakır. Yüksek miktarlarının deney yapılan hayvanlarda idrar yolları tümörleri (kanser) geliştirdiği gerekçesiyle yasaklanmış ve daha sonra, sınırlı miktarda kullanımına izin verilmiştir.
    Siklamatların da aşırı miktarda kullanılmasıyla, deney hayvanlarında idrar yolları tümörleri gelişmiş ve bu yüzden de dünyanın bir çok ülkesinde yasaklanmış ya da sınırlı kullanımına izin verilmiştir.
    Aspartam ve asesulfam-K, son zamanlarda elde edilen tatlandırıcılardır. Yapılan bilimsel araştırmalarda, hemen herkesin kullanabileceği, sağlığa olumsuz etkilerinin olmadığı belirlenmiştir. Tüm dünyada kullanılan, en sağlıklı tatlandırıcılardır. Tablo-1'de, Türkiye'de bulunan tatlandırıcıların ticari isimleri ve emniyetle kullanılabilecek miktarları verilmiştir. Aspartam içeren tatlandırıcılar ile tatlandırılarak yapılan yiyecekler ısıtılır ya da pişirilirse, tatlandırıcının kimyasal yapısı bozulur ve tatlandırıcı özelliğini kaybeder. Bu yüzden, pişirilerek yapılan bir yiyecekte bu tür tatlandırıcılar kullanılacaksa, ateşten indirildikten sonra ilave edilmelidir.


    TABLO - 1 YAPAY TATLANDIRICILARIN EMNİYETLİ KULLANIM DÜZEYLERİİÇERDİĞİ
    MADDEADITABLETTE
    BULUNAN
    MİKTAR
    (BİRİM DOZU)1 GÜNDE
    EN ÇOK
    KULLANILABİLEN
    MİKTAR
    (MAKSİMAL DOZ)70 KİLOLUK
    BİR YETİŞKİNİN
    1 GÜNDE EN ÇOK
    KULLANABİLECEĞİ
    ADETSAKARİNSakarin20 mg/tablet2.5 mg/kg8 adetSakarin40 mg/tablet4 adetSweetex13.4 mg/tablet13 adetHermesetas15-16 mg/tablet11 adetASPARTAMSanpa20 mg/tablet40 mg/kg140 adetNutra Tat20 mg/tablet140 adetDiyet Tat18.5 mg/tablet151 adetAspartil20 mg/tablet140 adetCanderel18 mg/tablet151 adetSucril20 mg/tablet140 adet(**)Sweet'N Low7.5 mg/tablet(*) SİKLAMATDulcaryl 1 doz125 mg/tablet11 mg/kg6 adetDulcaryl 1/ 4 doz31.25 mg/tablet24 adetHermestaryl125 mg/tablet6 adetDolçe60 mg/tablet13 adetTadalin40 mg/tablet19 adetSUB Stoff40 mg/tablet19 adetNatreen40 mg/tablet19 adetASESULFAM-KSweet'N Low(Toz form)15 mg/kg(**)Sweet'N Low(Poşet form)(**)Sweet'N Low7.5 mg/tablet120 adet
    • (*) Siklamat içeren tatlandırıcılar, Sodyum Siklamat/Sodyum Sakarin'in 10/1 oranında bileşiminden oluşur.
    • (**) Sweet'N Low'un poşet ve tablet formları, 7.5 mg aspartam + 7.5 mg asesulfam-K'nın bileşiminden oluşur.
    Tablo 1' de; yaygın olarak kullanılan tatlandırıcıların 1 günde kullanılabilecek dozları (emniyetle kullanılabilecek miktarları) ve 70 kg olan bir kişinin kullanabileceği en yüksek dozları belirlenmiştir.
    Yemek planlamasında DEĞİŞİM LİSTELERİNİN kullanılması, diyet uygulamasında kolaylık sağlamaktadır. Her gün, aynı besin ögelerini içeren değişik yiyeceklerin yenilmesi, hastaların diyetten sıkılmasını önlemektedir. Besin Değişim Listeleri, aşağıdaki gibi gruplandırılmıştır.
    1)Süt Grubu: Süt ve yoğurt, bu gruba girer.2)Et Grubu: Her türlü hayvan etleri, peynirler, yumurta bu gruptadır.3)Kurubaklagil Grubu: Kurubaklagiller bu gruptadır.4)Ekmek Grubu: Un ve unla hazırlanan yiyecekler, ekmekler, nişasta yönünden zengin yiyecekler bu gruba dahildir.5)Sebze Grubu: Bütün sebzeler bu gruba dahildir (patates, ekmek değişimine girer).6)Meyve Grubu: Meyvelerin bir porsiyona düşen miktarları çok önemlidir. Çünkü, meyveler değişik oranlarda karbonhidrat (şeker) içerirler.7)Yağ Grubu: Her türlü hayvansal ve bitkisel yağlar, zeytin ve kuruyemişler (yağlı tohumlar), bu gruba dahil edilmişlerdir.

    Beslenme programınızda, rahatlıkla yiyebileceğiniz yiyecekler ve yenilmesi sakıncalı olan yiyecekler aşağıda belirtilmiştir. Tansiyonunuz yüksek ise, maden suyu ve sodası ve tuz kullanımına dikkat ediniz.


  5. 5
    Sevinç
    Bayan Üye
    Serbest Yiyecekler


    Şekersiz çay, kahve, ıhlamur, maden suyu ve sodası, diyet kola, light meşrubatlar, tuz, baharatlar, salça, sarımsak, sirke, hardal kullanabilirsiniz.
    YENİLMEMESİ GEREKEN YİYECEKLER
    • Şeker, şekerleme, şekerli tatlılar, bal, reçel, pekmez, bulama, şıra, boza, marmelat, şurup, dondurma, kremşanti
    • Hamur işleri, hamur tatlıları, börek, çörek, pasta, kek, kurabiye, çikolata, jöle, tahin helvası
    • Yağda kızartılmış, kavrulmuş ve sos ilave edilmiş yiyecekler (et, sebze, hamur)
    • Bütün yağlı yiyecekler (yağlı et, kavurma, yağlı balık, yağlı tavuk, kaymak, krema, mayonez)
    • Kuruyemişler (belirtilenlerin dışında kalanlar)
    • Alkollü içecekler, meşrubatlar, hazır meyve suları
    • Terkibi bilinmeyen hazır gıdalar (hazır çorbalar, bulyonlar-etsuyu tabletleri vb.)
    • Listede belirtilmeyen her türlü yiyecek
    • Hayvansal ve diğer katı yağlar (tereyağı, kuyrukyağı, içyağı, margarinler)
    • Sakatatlar (karaciğer, beyin, dil, dalak, yürek, işkembe, paça, kokoreç)
    • Hazır satılan diyabetik ürünler (diyabetik reçel, bal, çikolata, bisküvi vb.)
    Not:
    - Kan yağları yüksek olanlar, eğer çok arzu ediyorlarsa, haftada, 1 tam yumurtayı, 1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir veya 1 köfte kadar et yerine yiyebilirler.
    - Midenizde şikayetiniz yoksa; tüm baharatları, salça, sarımsak, sirke, hardal ve şekersiz çay, kahve ve ıhlamur kullanabilirsiniz.
    - Tuzu, önerilen miktarlarda yiyebilirsiniz.


    DEĞİŞİM LİSTELERİ
    SÜT GRUBU: 1 Süt değişimi; 9 g karbonhidrat, 6 g protein, 6 g yağ ve 114 kalorilik enerji sağlar. 1 değişim tam yağlı süt, 35 mg kolesterol, 1 değişim 1/2 yağlı süt 20 mg. kolesterol içerir.
    Süt; su, yağ, protein, karbonhidrat, mineral ve vitaminlerden oluşmuştur. Sütün içindeki yağın, yaklaşık 2/3'ü doymuş, 1/3'ü doymamış yağ asitlerinden meydana gelmiştir. Süt ve yoğurt, en çok kalsiyum (Ca) ve fosfor (P) yönünden zengindir. Kalsiyum, fosforla birleşmiş haldedir. Süt, A ve B vitaminlerinin bir çoğu için de iyi bir kaynaktır. Protein yönünden de zengin olan süt ve yoğurdu, büyüme çağındaki çocukların, gebe ve emzikli kadınların daha fazla tüketmeleri gerekmektedir.
    Fakat süt, demir ve C vitamini yönünden fakirdir. Yoğurdun besin değeri sütten farksızdır. Ancak, folik asit gibi bazı B vitaminlerinin miktarı, yoğurtta daha fazladır.
    Süt ve yoğurt, tek başına alınabildiği gibi, bazı içeceklerle birlikte (kahve, neskafe, ayran) alınabilir veya bazı yemeklerin (çorba vb.) içinde de kullanılabilir. Süt ve yoğurt, bu tür yiyecek ve içeceklerde kullanıldığı zaman, günlük süt değişiminden azaltma yapılması gerekmektedir. Ayrıca sütü, tatlandırıcılarla yapacağınız sütlü tatlılar şeklinde de alabilirsiniz.



    ET GRUBU: 1 et değişimi 6 gr. protein, 5 gr. yağ ve 18 mg.- 27 mg. arasında kolesterol içerir. 1 et değişimi 69 kalorilik enerji sağlar.
    Et, balık, tavuk, yumurta, peynir ve et ürünleri bu grupta yer alır. Bu gruptaki yiyecekler, protein, demir (Fe), B12 vitamini, çinko (Zn) ve diğer B grubu vitaminleri ve ayrıca kolesterol yönünden zengindir. 1 adet yumurtada 275 mg. kolesterol vardır. Kırmızı etlerde ve sakatatlarda kolesterol ve yağ oranı, balık ve tavuğa göre daha fazladır. Bu yüzden, kalp hastaları ve kan kolesterol düzeyi yüksek olan kişiler, yumurta ve kırmızı eti, belirtilenden fazla yememelidirler. Et satın alırken, yağsız olmasına özen gösteriniz, ızgara ya da haşlama olarak pişiriniz ve görünürdeki yağları yemeyiniz.



    KURUBAKLAGİL GRUBU: 1 kurubaklagil değişimi, 15 g karbonhidrat, 5 g protein, 80 kalorilik enerji sağlar. Kurubaklagiller, kolesterol içermezler, çözünür posa içerdikleri için kolesterolü düşürücü etkileri vardır.
    Bu grupta, kurufasulye, nohut, barbunya, mercimek, kurubakla ve börülce, leblebi ve nohut gibi yiyecekler vardır.
    Bu gruptaki yiyecekler, protein, kalsiyum ve demir yönünden zengindir. Kurubaklagiller ayrıca B12 vitamini dışındaki B vitaminleri açısından da zengindir. Posa (özellikle çözünebilir posa) yönünden zengin olan kurubaklagillerin glisemik indeksi düşüktür (kan şekerini yükseltmezler). Kan kolesterolü ve trigliseridlerinin düşürülmesine de yardımcı olarak kurubaklagiller, tahıllarla birlikte kullanıldığında ve iyi pişirildiğinde protein değeri, et proteinine ulaşır. Belirlenen miktarlarda kurubaklagil yemeği yenildiğinde, o öğünde bulunan "1 et + 1 ekmek" değişiminden azaltma yapmak gerekir. Her porsiyona 1 tatlı kaşığı bitkisel sıvı yağ konulabilir.



    SEBZE GRUBU:
    A Grubu sebzeler: Enerji değerleri düşük olduğundan, çiğ olarak, istenildiği kadar yenilebilir. Tüm yeşil yapraklı sebzeler, salatalık, domates, turp, bamya, biber, taze fasulye, karnabahar, lahana, kereviz vb. bu gruba girer. Pişmiş olarak, her 2 değişim A grubu sebze, 1 değişim B grubu sebzenin kalorisine eşdeğerdir. 1 değişim A grubu sebze, 6 g karbonhidrat, 1 g protein, 28 kalori enerji içerir. İçine ilave edilen yiyeceklerle(soğan, domates, pirinç ve yağ vb.) ve pişirme yöntemine göre(kızartmavb.) kalorisi yükselir. Bu grup yiyeceklerde kolesterol yoktur.
    Genellikle, koyu yeşil renkli sebzeler, vitaminler ve mineraller yönünden zengindir. Yeşil yapraklılarla, sarı sebzeler (havuç, kayısı, domates) A vitamini yönünden zengindirler. Marul, maydanoz, ıspanak, havuç, enginar, lahana, domates potasyum yönünden zengindir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler ve domates, C vitamini bakımından turunçgiller kadar zengindirler. Yeşil yapraklı sebzeler, folik asit yönünden de zengindirler. Kurutulmuş yeşil fasulye, yeşil biber, patlıcan, pazı, ebegümeci, taze fasulye, pırasa, bezelye, bakla ve enginarda, diğer sebzelere göre daha yüksek oranda posa vardır. Diyabetli ve lipidi, kolesterolü yüksek hastaların, bu yiyeceklerden mutlaka her gün 2 porsiyon yemeleri tavsiye edilir.
    Sebzeler; etli, etsiz ya da salata olarak yenilebilir. Etli sebze yemeğinin içine yağ konulmamalıdır ve bu yemek içinde yenen et, 1 değişim et olarak hesaplanmalıdır. Sebze yemeği içine konulan kıyma veya et, tamamen yağsız olmalıdır.



    B Grubu sebzeler: Bir miktar enerji sağlar, günde 1-2 porsiyon yenebilir. Pancar, havuç, soğan, bezelye, kış kabağı, şalgam, bakla, pırasa vb. Sebzeler bu gruba girer. 1 B grubu sebze, 7 gr. karbonhidrat, 2 gr. protein, 36 kalorilik enerji sağlar.

    Not: Havucun, glisemik indeksi yüksektir. Çok sık kullanılmamalıdır. Sebze yemeklerinde ve salatalarda az miktarda kullanılabilir.
    MEYVE GRUBU: Bu listede 1 meyve değişimi; 12 g karbonhidrat ve 48 kalorilik enerji sağlar. Meyveler, vitamin, mineral ve (barsak faaliyetlerini olumlu yönde etkileyen) posa yönünden zengin yiyeceklerdir. Meyvelerin içerdikleri vitamin çeşitleri ve miktarları farklıdır. Genellikle turunçgil grubu (limon, portakal, mandalina) ve çilek, C vitamini yönünden zengindir. Kayısı A vitamini içerir. Muz, portakal ve elmada, yüksek miktarda potasyum (K) vardır. Meyvelerin lezzeti, içerdikleri asit ve şekerden ileri gelir. Meyveler olgunlaştıkça asit miktarları azalmakta, şeker miktarı artmaktadır. Meyveleri taze olarak kabuğu ile yemek, posa açısından önemlidir. Meyveler ayrıca komposto veya meyve suyu olarak da alınabilir. Meyve suyunun glisemik indeksi yüksektir. Bu nedenle, meyve suyu yerine meyve yemeyi tercih ediniz. Komposto ise, tatlandıcı ile yapılmış olmalıdır.

    Not: Kurutulmuş meyveler (kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir, kuru erik, kuru dut vb.) kuru maddeler yönünden yoğunlaştığından, enerji değerleri yüksektir. Bu nedenle, diyabetlilerin, kurutulmuş meyve, pestil gibi yiyecekleri yememeleri yerinde olur.


    EKMEK GRUBU: 1 ekmek değişimi, 15 gr. karbonhidrat, 2 gr. protein, 68 kalorilik enerji sağlar.
    Bu gruba, her çeşit ekmek, çeşitli çorbalar, pilav, makarna, bisküvi, kraker gibi yiyecekler girer. Kepekli ekmek; demir, B1 vitamini ve bol miktarda posa içerir. Posa, barsakların çalışmasını sağlar. Ayrıca posalı yiyecekler, diyabetli kişilerin şekerinin, kan yağları yüksek olanların kan yağlarının düşmesine yardımcı olur. Buğday, kepek, patates ve mısır, çok iyi birer potasyum kaynağıdırlar. Mayalı ekmek, beslenme açısından mayasız ekmekten daha değerlidir. Pilav, makarna ve çorbaya az yağ koyunuz.



    YAĞ GRUBU: 1 yağ değişimi, 5 gr. yağ, 45 kalorilik enerji sağlar. Zeytinyağı ve bitkisel yağlar kolesterol içermezler. 1 tatlı kaşığı tereyağı (5gr.), 11 mg. kolesterol içerir.
    Tereyağı, kuyrukyağı, krema, mayonez, zeytinyağı, ayçiçek yağı, pamuk yağı, soya yağı, mısırözü, haşhaş yağı vb. bu gruba girer. Yağlar, en önemli enerji kaynağıdırlar. Margarinlerde A vitamini ve D vitamini bulunmaktadır. Yağlar, bitkisel ve hayvansal kaynaklardan elde edilmektedir. Bitkisel yağlar, oda sıcaklığında sıvıdır, hayvansal yağlar (tereyağı, kuyrukyağı, iç yağı) ve hidrojenle karıştırılmış bitkisel margarin ise, oda sıcaklığında katı durumdadır. Diyabet iyi kontrol edilmez ise kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlayan bir hastalıktır. Besinlerin içindeki kolestrol ve katı yağlar (tereyağı, margarin vb.), krema ve mayonezin içerdiği doymuş yağ asitleri, kan kolesterolü ve lipidlerinin yükselmesine sebep olur. Bu nedenle, kalp-damar hastalığı riski taşıyan diyabetli kişiler ve lipid ve kolesterolü yüksek olanlar, bu yiyecekleri yemekten kaçınmalıdırlar.



  6. 6
    Sevinç
    Bayan Üye
    Et, Balık, Tavuk, Hindi:
    Bu tür yiyeceklerde, kızartma yöntemi kullanılmamalıdır. Et veya etten yapılan yiyecekler (köfte vb.) ve tavuk, ızgara, haşlama veya fırında pişirilmelidir. Izgara veya kuru ısıda yapılan yiyecekler, çok yüksek ısıda pişirilmemeli, ortaya yakın ısı tercih edilmelidir. Izgara sırasında etler çok fazla çevrilmemelidir. Bu işlem, etlerin suyunu kaybederek kurumasına neden olur. Haşlama işlemi, ya çok az suyla, ya da bol su ile yapılabilir. Her iki yöntemde de etler, soğuk suya konulmalıdır. Fırında pişirmede ise, etler soğuk fırına konulmalı, ortaya yakın bir ısı derecesinde pişirilmelidir.
    Balık; ızgara, fırın veya buğulama yöntemi ile pişirilebilir. Buğulama şeklinde pişirilen balık, yağsız ise, 1 kg balığa 1-2 yemek kaşığı bitkisel yağ konulabilir. Buğulama yönteminde balıklara, istenirse çeşitli sebzeler de ilave edilebilir (soğan, domates, biber vb.).
    Etli, tavuklu, hindili sebze yemekleri:
    Et veya kıyma, yağsız olarak alınmalıdır. Sebze yemekleri kıymalı, kuşbaşı etli, tavuk etli pişirilebilir. Eğer yemekte kullanılacak et yağsız ise veya tavuk eti ve hindi eti derisiz ise, etli sebze yemeğinize bir miktar bitkisel sıvı yağ koyabilirsiniz (1 kg. sebze için 2 yemek kaşığı sıvı yağ). Kıyma veya kuşbaşı etli yaptığınız her türlü sebze yemeğinizi, tavuk eti ve hindi eti ile de yapabilirsiniz.
    Kurubaklagil yemekleri:
    Kurubaklagiller pişirilmeden önce ıslatılmalıdır. Islatma süresi, kullanılan suyun özelliğine bağlı olarak 8-10 saat olabilir. Genellikle, kurubaklagillerin ıslatıldığı su atılır. Hatta kurubaklagiller, gaz yapacağı düşüncesiyle, haşlanarak suyu dökülür. Bu suyun atılması yanlıştır. Kurubaklagillerde gaz oluşturan, dış kabuklarıdır. Kabuklar da, ne ıslatılarak, ne de haşlanıp suyu dökülmekle ayrılmaz. Dolayısıyla kurubaklagillerin haşlanarak suyun dökülmesi, gaz oluşmasını önleyemez. Bu suyun atılması ile, kurubaklagillerin suda eriyen vitaminlerinde kayıplar olur. Bu nedenle, kurubaklagiller yıkandıktan sonra ıslatılmalı ve ıslatma suyunda pişirilmelidir. Kurubaklagil yemeklerine, pişirme sırasında bitkisel sıvı yağ konulmalıdır. 2 su bardağı çiğ kurubaklagilden yapılan yemeğe 2-3 yemek kaşığı yağ konulması yeterlidir.
    Pilav, makarna, börekler:
    Pilav yapılmadan önce pirinç genellikle sıcak suda uzun süre bekletilir, bu son derece yanlıştır. Bu işlemde, pirinçte çok miktarda vitamin ve mineral kayıpları oluşur. Pilav yapılmasında doğru olan yöntem, soğuk suda yıkanıp süzülmesinden sonra, kaynamakta olan suya atılarak pişirilmesi ve suyun çektirilmesidir. Pirinç kesinlikle kavrulmamalıdır. 2 su bardağı çiğ pirinç için 2-3 yemek kaşığı bitkisel sıvı yağ yeterlidir. Makarna da, haşlandıktan sonra suyu dökülmemeli ve mutlaka pilav gibi, pişirme sırasında suyu çektirilmelidir. Makarnaya da bitkisel sıvı yağ konulmalı ve miktarı 1 paket makarna için 2-3 yemek kaşığını geçmemelidir. Makarnada sos olarak, daha çok sebzeli soslara ağırlık verilmelidir. Börekler yağda kızartılmamalı, fırında pişirilmiş börekler tercih edilmelidir. Bu tür börekleri yumuşatmak için, kat aralarına yağ yerine süt-yumurta karışımı kullanılması daha uygun olur. Kalorisinin düşüklüğü nedeniyle sebzeli börekler tercih edilmelidir (ıspanaklı, pırasalı, kabaklı vb).
    Sebze yemekleri:
    Sebze yemekleri etsiz pişiriliyorsa, bitkisel sıvı yağ, özellikle zeytinyağı kullanılmalıdır. Sebze yemeklerinin yapımı sırasında soğan kullanılıyorsa, yağ yakılmadan soğan ve sebzeler çiğ olarak tencereye konulmalı, mümkün olduğu kadar az suda ve kısık ateşte pişirilmelidir. 1 kg. sebze için kullanılacak yağ miktarı 2-3 yemek kaşığını geçmemelidir.
    Yağlar:
    Beslenme programınız içinde, sizin için belirlenmiş olan yağ miktarı, yemeklerin pişirilmesi sırasında kullanılacak yağ miktarıdır. Bu yağın genellikle bitkisel sıvı yağ olmasına dikkat ediniz. Sıcak, soğuk tüm yemeklerinizde özellikle zeytinyağı ve fındıkyağı kullanmaya özen gösteriniz. Eğer sıcak yemeklerde zeytinyağını sevmiyorsanız, diğer bitkisel sıvı yağları kullanabilirsiniz. Beslenme programınız içerisinde yer alan et, balık, tavuk, süt, yoğurt, peynir gibi yiyeceklerin bünyesinde doymuş yağ bulunduğu için, ayrıca dışarıdan tereyağı ve margarin gibi doymuş yağlardan almanıza gerek yoktur. Doymuş yağlar, kan yağlarınızın yükselmesine neden olacağından, kullanmamanız gerekir.


    EV DIŞINDA YENİLEN YİYECEKLERİN DEĞİŞİM KARŞILIKLARI

    Not: Fast food türü yiyecekleri, mümkün olduğu kadar az tüketiniz. Genel olarak, yağda kızartılmış yiyecekler yerine, ızgara olanları tercih ediniz. Milföy hamurunda, yarısı kadar katı yağ bulunduğu için, milföyden yapılmış börekleri yemeyiniz. Yemeklerde, az miktarda ve bitkisel sıvı yağ kullanmaya özen gösteriniz. Börekleri, mümkün olduğu kadar evde kendiniz yapınız. Ev dışında yediğiniz sulu yemeklerin suyunu yemeyiniz.


    TATLANDIRICILARLA YAPILMIŞ TATLI TARİFLERİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
    Tatlandırıcı ile yapılan tatlılarda dikkat edilmesi gereken konu, tatlandırıcının, yiyeceğe piştikten sonra ilave edilmesidir. Aspartam içeren tatlandırıcılar ısı ile hidrolize olarak, aminoasitlere ayrışır ve tatlandırıcı özelliğini yitirir. Bu nedenle, aspartam içeren tatlandırıcılar, fırınlanan veya pişirilen yiyeceklerde kullanılmaz. Siklamat içeren tatlandırıcılar ise, pişirildiklerinde acı ve ****lik bir tat oluşturur. Siklamat içeren tatlandırıcıların bu özelliği, şeker veya asesulfam-K içeren tatlandırıcılarla birlikte kullanıldığında, bir ölçüde giderilmiş olur.
    Bu dosyada, haftanın mönüsü bölümünde, diyabetli ve kilo vermek isteyen kişiler için, özel olarak ve denenerek geliştirilmiş, enerji içermeyen tatlandırıcılar kullanılarak yapılabilecek tatlı tarifleri verilecektir. Tatlandırıcılarla yapılacak olan bu tatlıları, hem diyabetli ve/veya obez kişiler, hem de aileleri güvenle ve rahatlıkla yiyebileceklerdir. Bu tatlı tarifleri, ev ortamında kolayca bulunabilecek, ekonomik malzemeler kullanılarak, pratik ölçüler ve ayrıca miktarlar belirlenerek hazırlanmıştır. Miktarlar, herkesin evinde bulunabilen mutfak terazisi ile belirlenmiş, diğer taraftan da bu miktarlara eşdeğer olan mutfak gereçleri temel alınarak ölçü değerleri verilmiştir. Bu tarifler geliştirilirken dikkat edilen diğer husus da, Türkiye'de yaşayan insanların alışkanlıklarına uygun, gelenekselleşmiş ve sıklıkla tüketilen tatlıların, tatlandırıcı ile yapılmış olmasıdır. Bu tariflerin her birinin porsiyon ölçüsü belirlenmiş ve 1 porsiyonun içerdiği besin ögelerine göre, değişim listelerinde, hangi grupta yer aldığı ve miktarı da belirtilmiştir.
    Not: Tatlandırıcıların tablet şeklinde olanlarının, havanda toz haline getirildikten sonra, ya da az miktarda ılık suda eritilerek tatlılara karıştırılması, eşit dağılımı sağlayacağı için, daha başarılı sonuç verecektir.



  7. 7
    vuslat
    Üye
    ya &#231;oook teşekk&#252;r ederim &#231;ok kapsamlı bulmuşsunuz tahmin ettiğimden de iyi bunu derste anlatıcam. HOCAMIN DA BEĞENECEĞİNİ UMUYORUM EMEĞİNE SAĞLIK

  8. 8
    sagocu_kız
    Bayan Üye
    Diyabette Beslenme...
    Bilgiler için teşekkürler ablacım :)

+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi