Louis Althusser Kimdir?

+ Yorum Gönder
Biyografi ve Düşünürler-Flozoflar Bölümünden Louis Althusser Kimdir? ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Fatal
    Özel Üye
    Reklam

    Louis Althusser Kimdir?

    Reklam



    Louis Althusser Kimdir?

    Forum Alev
    Louis Althusser
    Vikipedi, özgür ansiklopedi



    Doğumu: 16 Ekim, 1918 Birmendreis, Cezayir
    Ölümü: 23 Ekim, 1990 Paris, Fransa
    Okul/gelenek: Yapısalcılık, Marksizm
    İlgilendikleri: Bilgi felsefesi, İdeoloji, Ekonomi, Politika, Psikanaliz, Estetik
    Etkilendikleri: Karl Marx, Lenin, Mao Zedong, Antonio Gramsci, Spinoza, Sigmund Freud, Jacques Lacan
    Etkiledikleri: Alain Badiou, Étienne Balibar, Michel Foucault, Pierre Macherey, Judith Butler, Anthony Giddens, Perry Anderson, Ernesto Laclau
    Önemli katkıları: Epistemolojik kopuş, Marksist ideoloji teorisi, Üst-belirlenme, Devletin İdeolojik Aygıtları
    Louis Pierre Althusser (16 Ekim 1918- 23 Ekim 1990) Marksist düşünür. Cezayir’de doğdu ve ileride felsefe profesörü olacağı École Normale Supérieure ’de okudu. Fransız Komünist Partisi’nin önde gelen akademik sözcülerindendi ve argümanları sosyalist projenin ideolojik kuruluşuna dönük çeşitli karşıt iddialara birer yanıttı. Bunlar hem Marksist toplum bilimi ve ekonomiyi etkilemeye başlayan deneyciliğin/ampirizmin etkisini hem de Avrupa Komünist Partilerinde bölünmeye neden olmaya başlayan insancıl ve demokratik sosyalist yönelimlere dönük artan ilgiyi içeriyordu. Althusser’in, diğer Fransız Yapısalcılık okullarıyla ilişkisi basit bir ilgi olmamasına rağmen, çoğunlukla Yapısalcı Marksist bir düşünür olarak kabul edilmiştir.

    İlk Dönemler
    Althusser, Amerika’da, tek cilt olarak Althusser’in diğer, daha kısa ve daha önceki otobiyografisi, “Gerçekler” ile beraber “Gelecek Sonsuza dek Sürer” adında yayınlanan, iki otobiyografi yazdı; L'Avenir dure longtemps veya “Gelecek Uzun Sürer”. Bu belgeler, her otobiyografide olduğu gibi bize sağladığı bilgiler bir şekilde şüpheli olsa da, onun hayatı hakkında bildiğimiz bilgilerin çoğunu temin etmektedir. Althusser Fransız Cezayir’inde Birmendreïs şehrinde, Fransa'dan Cezayir'e göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ona Birinci Dünya Savaşı’nda ölen amcasının adını verdiler. Althusser, aslında annesinin amcasıyla evlenmek istediğini ancak amcasının ölümü yüzünden babasıyla evlendiğini iddia etmiştir. Althusser ayrıca, annesinin, ölen bu amca yüzünden onda derin bir psikolojik hasara neden olacak şekilde, kendisine içten davranmadığını iddia etmiştir.
    Babasının ölümünü takiben, Althusser Algiers’den annesi ve kız kardeşiyle birlikte bütün çocukluğunu geçireceği Marsilya’ya göç etti. 1937’de Katolik gençlik hareketi Jeunesse Etudiante Chrétienne’e katıldı. Okulda parlak başarıları olan bir öğrenciydi ve Paris’te seçkin bir okul olan Ecole Normale Supérieure (ENS)’e kabul edildi. Ancak İkinci Dünya Savaşı öncesinde kendini askere yazılmış olarak ve Fransa’nın düşmesini takiben bir çok Fransız askeri gibi bir Alman savaş esir kampında buldu. Burada Jacques Martin ile tanıştı ve Komünizme yönelimi başladı. Esir olmaktan nispeten memnundu ve tüm savaş boyunca, bir çok arkadaşının tekrar savaşmak için kaçmasının tersine, kampta kaldı. Bu, Althusser için daha sonra kendini cezalandırmak için bir bahane oldu.

    Sağlık
    Savaştan sonra Althusser ENS’ye devam edebildi. Ne var ki, hem fiziksel olarak hem de zihinsel olarak sağlık durumu kötüydü. 1947’de elektrokonvülsif terapi (elektro şok tedavisi) gördü. Althusser hayatının geri kalan kısmında düzenli tekrarlayan ruh hastalığından muzdarip oldu. ENS, hastaneye yattığı zamanlar dışında, onun okuldaki kendi odasında yaşamasına izin vererek bu konuda çok anlayışlı davrandı

    Savaş Sonrası
    1946 yılında Althusser, ondan sekiz yaş küçük, Litvanya’lı Yahudi bir devrimci olan ve 1980’de Althusser tarafından öldürülünceye kadar onunla yaşayan Helene Rytman ile tanıştı. Daha önceleri bir sol-kanatçı ve Roma Katolik kilisesine bağlı bir dindar olan Althusser, başkaları, mesela Merleau-Ponty, Fransız Komünist Partisi’ne dönük ilgisini kaybederken 1948’de partiye katıldı. Althusser, kendisinin ENS’de ders vermesini sağlayan felsefe alanında profesör yeterliliğini Hegel üzerine yazdığı tezinin kabul edilmesiyle aldı. 20. Parti Kongresi ile 1956, Nikita Khrushchev “de-Stalinizasyon” işlemine başladı. FKP’nin önder teorisyeni Roger Garaudy dahil bir çok Marksist için bu, yabancılaşma teorisi gibi Marks’ın insancıl köklerine yeniden dönülmesiydi. Althusser , ne var ki bu konuda, her ne kadar dikkatli davransa da Çin Komünist Partisi’nin yaptığı eleştirilere yakın duracak şekilde muhalefet etti. Bu dönemdeki duruşu ona FKP içinde kötü bir şöhret kazandırdı. Ve genel sekreter Waldeck Rochet’in eleştirilerine maruz kaldı. Bir düşünür olarak daha sonra kendisini “rastlantısal metaryalizme” (matérialisme aléatoire) götürecek olan başka bir yolda yürüyordu; ancak bu onun, 1973’te John Lewis’e verdiği yanıtta olduğu gibi, “heretic”lerden görülmesini ve (heretic; bir dinin ya da topluluğun inançlarına ters düşen inançlara sahip kimse) Marksist Ortodoks düşünceye karşı mücadele etmesini engellemedi.
    Mayıs 1968 olaylarına bir çok öğrencisinin katılmasına rağmen, Althusser gelişmeleri başlangıçta sessiz kalarak seyretti. Daha sonra, öğrencileri solculuğun çocukluk hastalığı kurbanları olarak tanımlayan resmi FKP çizgisini takip edecektir. Sonuç olarak Althusser bir çok eski taraftarının eleştirisine uğrayacaktır. Bu eleştirilere yanıt olarak, daha önceki çalışmalarının hatalar içerdiğini itiraf ederek bazı pozisyonlarını düzeltmiş ve daha sonraki çalışmalarında belirgin bir değişim vurgusu gözlemlenmiştir.

    1980’ler
    16 Kasım 1980’de eşini boğarak öldürdü. Bu olay, yoğun ruhsal dengesizliklerle dolu bir periyodun içinde meydana geldi. Bu ölümün kaza sonucu mu yoksa kasıt sonucu mu olduğu tartışılmaktadır. Althusser olay anıyla ilgili bir şey hatırlamadığını iddia etmiştir. Eşi öldüğü sırada eşiyle yalnız olduğu için bu konuda bir sonuca varmak zordur. Althusser’de sorumluluk eksikliği rahatsızlığı teşhis edilmiş ve dava edilmemiş bunun yerine Sainte-Anne Psikiyatri Hastanesi’ne yatırılmıştır. Althusser 1983 yılına kadar hastanede kaldı. Çıktıktan sonra, Kuzey Paris’e taşındı ve münzevi bir hayat sürdü; çok az insanla görüşerek, otobiyografisi hariç hiç çalışmayarak. 22 Ekim 1990’da 72 yaşında kalp krizinden öldü.

    Düşüncesi
    Althusser’in erken dönem çalışmaları, Karl Marks ’ın Kapital’ini Althusser ve öğrencilerinin yoğun bir felsefi tekrar okumalarını bir araya getiren etkileyici Kapital’i Okumak isimli çalışmayı içerir. Kitap “politik ekonominin eleştirisi” olarak Marksist teorinin felsefi durumunu ve bunun nesnesini yansıtır. Bu çalışmanın İngilizce çevirisi sadece Althusser ve Étienne Balibar’ın yazılarını içerirken, esas Fransızca kitapta Jacques Ranciere, Pierre Macherey ve diğerlerinin ek makaleleri de bulunmaktadır. Proje, Marksizm dahilinde, Althusser’in çok yakın ilişki içinde olduğu Jacques Lacan tarafından üstlenilen Freud’a çağdaş psikoanalitik dönüş çalışması ile oldukça benzerdir. (Althusser’in Lacan ile kişisel ve mesleki ilişkisi çok karmaşıktı; ikili bazen çok yakın arkadaş ve dost bazen düşmandılar.) Bazen kendisi, argümanlarını çelişkiyi tahrik etmek için kasten abartsa da, Althusser’in bir çok teorik pozisyonu Marksist felsefede oldukça etkili olmuştur. Althusser Genç Marks Hakkında adlı eserinde bilim felsefecisi Gaston Bachelard’dan aldığı bir terimi Genç Marks’ın “Hegel ve Feuerbach etkisindeki” yazıları ile daha sonraki Marksist yazıları arasındaki “epistemolojik kopuşu” ortaya koymak için kullanmıştır. Marksizm ve İnsancıllık adlı eseri, bir burjuva ideolojisi olan “insancıllığın” yansımaları olarak sık sık Marksistler tarafından öne sürülen “insan potansiyeli” ve “species-being” gibi düşüncelerin yanlışlığını ortaya koyan Marksist teorinin güçlü bir insancıllık karşıtı tezini ortaya koydu. Çelişki ve Üst Belirlenme -Overdetermination/üst belirlenme: Bir anda, bir çok neden tarafından oluşturulan ve gözlemlenen tek bir etkinin sağlandığı düşüncesi (ki bunlardan bir tanesi dahi bu etkinin sağlanmasında yeterli olabilecekken) Sigmund Freud’un psikanalizinin orijinal anahtar düşüncelerinden biriydi- adındaki çalışmasında, politik durumlarda çoklu nedenselliğin daha karmaşık bir modelinin “çelişki” düşüncesinin yerini alması için psikanalizden ileri determinasyon düşüncesini ödünç almıştır (Antonio Gramsci’nin hegemonya düşüncesi ile oldukça yakın bir düşüncedir).
    Althusser daha çok bir ideoloji teorisyeni olarak bilinir, en çok tanınan eseri İdeoloji ve İdeolojik Devlet Aygıtları: Bir Soruşturmaya Dönük Notlar’dır. Çalışma aynı zamanda Gramsci’nin hegemonya teorisine dayanarak ideolojinin kapsamını oluşturur. Hegemonyanın sonuç olarak tamamen politik güçler tarafından oluşturulduğu yerde, ideoloji Freud’un ve Lacan’ın sırasıyla bilinçsiz ve ayna-fazlı düşüncelerini kullanır ve bizim kendinin anlamlı bir içeriğe sahip olarak ulaşmamıza izin verdiği yapı ve sistemleri tanımlar. Althusser için bu yapılar, hem bastırmanın hem de kaçınılmazlığın temsilcileridir; ideolojiden ve onun nesnesi olmaktan kaçmak imkansızdır. İdeoloji ve bilim veya felsefe arasındaki ayrım epistemolojik kopuş ile bir seferde ve her şey için sağlanamaz: Bu “kopuş” kronolojik olarak sağlanan bir olay değil işleyiştir. Nihai bir zafer yerine ideolojiye karşı sürekli bir mücadele söz konusudur: “İdeolojinin tarihi yoktur.”

    Epistemolojik Kopuş
    Marks'ın düşüncesinin tamamen yanlış anlaşıldığı ve küçümsenerek değerlendirildiği düşüncesi Althusser'e aittir. Onun çalışmalarının çeşitli yorumlarını - tarihselcilik, idealizm, ekonomizm- bunların "tarih bilimi", tarihsel materyalizm ile Marks'ın sosyal değişimin devrimci bir açıklamasını yaptığını fark etmeyi başaramadığı için acımasızca eleştirmiştir. Onun anlayışına göre bu hatalar, Marks'ın bütün çalışmalarının tutarlı bir bütün olarak ele alınırsa anlaşılabilir diye düşünülmesinden kaynaklanıyordu. Bunun yerine Althusser bunların radikal bir "epistemolojik kopuş" yaşandığını düşünüyordu.
    Erken dönem çalışmaları Alman felsefesi ve klasik politik ekonominin kategorileri ile ilgili olsa da, Alman İdeolojisi (1845'de yazılmış) eseriyle Marks'ın daha sonraki çalışmalarına yol açan ani ve eşsiz bir kopuşu meydana gelir. Sorunu karmaşık hale getiren nokta ise bunu, sadece çapraz ve geçici olarak konuşabilerek Marks'ın kendisinin bile bu çalışmasının önemini tamamen farkına varmamış olmasıdır. Değişiklik ancak dikkatli ve duyarlı bir "semptomatik okuma" ile açığa çıkarılabilir. Böylece, açığa çıkarılmamış söylenenlere olabildiğince dikkat edilerek, Marks'ın sıradışı teorisinin orjinalliğinin ve gücününün bizim tarafımızdan tamamen kavranmasını sağlamak Althusser'in projesi olmuştur. O, Thales'in matematiğe, Galileo'nun fiziğe veya daha iyisi Freud'un psikanaliz katkısına benzer şekilde daha önce gelen ataları tarafından ortaya konan hiç bir şeye benzemeyen teorisinin yapısında Marks'ın bir "bilgi kıtası", tarih, keşfettiğine hükmetmiştir. Althusser, Marks'ın keşfinin altını çizmenin, onun çalışmasını daha öncekilerle bağdaşmaz kılan özne ve nesne arasındaki dikotominin reddine dayanan yer sarsıcı bir epistemoloji olduğuna inanmıştı. Bu sarsıntının kökünde, klasik ekonomistler tarafından, bireylerin ihtiyaçlarının birer maddi unsur veya ekonomik organizasyonun birer "verili" bağımsız unsuru olarak değerlendirilebileceği ve dolayısıyla üretim biçiminin özelliğini açıklayan bir teorinin öncülü ve toplum hakkındaki bir teorinin bağımsız bir başlangıç noktası olarak iş görebilir düşüncesinin reddedilmesi yatmaktadır.
    Althusser açısından, Marks sadece basit bir şekilde insanların ihtiyaçlarının içinde bulundukları toplumsal çevre tarafından oluşturulduğunu tartışmamaktadır. Çünkü bu zamana ve yere göre değişebilir; o, daha çok, insanların nasıl bir yerden geldiklerini açıklayan her hangi bir teoriden daha önce ele alınan insanların nasıl olduğunu açıklayan bir teori olabileceği düşüncesini anlamsızlaştırmıştır. Bununla beraber Marks'ın teorisi klasik politik ekonomide karşılığı olmayan içerikler üzerine kuruludur, üretim güçleri ve üretim ilişkileri gibi. Mevcut terimler uyarlandığında bile - artı değer teorisi açısından David Ricardo'nun kira, kar ve faiz nosyonlarının kombinasyonu gibi- teorideki diğer içeriklerle anlam ve ilişkisi önemli bir şekilde farklıdır. Daha ötesinde, kendi benzersiz yapısından ayrı olarak, tarihsel materyalizmin açıklayıcı gücü, politik ekonominin ekonomik sistemleri bireylerin ihitiyaçları için bir yanıt olarak açıklamasının yanında Marks'ın çözümlemesinin bir yapısal bütünlük içersinde yer alan kısımlar anlamında daha geniş bir sosyal fenomen yelpazesini içermesi gibi klasik politik ekonomiden ayrılmaktadır.
    Sonuç olarak Marks'ın Kapital'i hem bir ekonomi modeli hem de bütün bir toplumun yapı ve gelişiminin bir tanımını vermektedir.




  2. 2
    Filiz
    Bayan Üye

    Cevap: Louis Althusser (Louis Althusser Kimdir? - Louis Althusser Hakkında)

    Reklam



    Belli bir ideoljiye bağlı kalmadan marksist ideolojiyi benimsemiştir.Bir çok konuda çalışmalar yapmış bir düşünürdür.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi