Zaman, Mekân, İnsan: Erkan Yücel geçti buradan

+ Yorum Gönder
Öğretim ve Edebi Türler Bölümünden Zaman, Mekân, İnsan: Erkan Yücel geçti buradan ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Reklam

    Zaman, Mekân, İnsan: Erkan Yücel geçti buradan

    Reklam



    Zaman, Mekân, İnsan: Erkan Yücel geçti buradan

    Forum Alev
    Oyunculuğuyla bir yıldızdı o. Aramızdan tam 20 yıl önce ayrıldı. Mesut Kara, 'Işıyarak Yok Olan Aktör Erkan Yücel: Şimdi Geçti Buradan' belgeseliyle onu yeni kuşaklara anlatıyor

    12 Mart'ın 'apoletli kâbusu' tüm ülkenin üzerine çökmüştü. Gözaltılardan, işkenceli sorgulardan, toplu infazlardan geçen bir korku tüneli açılmıştır koca ülkede. İşte o günlerin karanlığına inat kararını verir: "Hitler Rejimi'nin Korku ve Sefaleti'ni oynayacağız."
    Asuman Çiyiltepe, "Yasak değil mi bu oyun?" diye sorar. "Üç oyun da olsa oynayacağız" der, "Bu, bizim sorumluluğumuz."
    Yılmaz Onay'a göre bu oyun 12 Martçıları açmaza sokmaktadır: "Eğer oyun yasaklanırsa bu 12 Mart yönetiminin 'Ben faşistim' itirafnamesi olacaktır." En fazla altı oyun dayanır muhtıracılar ve oyunu yasaklar. Ankara Sanat Tiyatrosu'nun yöneticisi Erkan Yücel'i de içeri atarlar.

    İşkencede bile mizaha sığınır
    12 Mart'ın işkencesinden geçmek sırası ona gelmiştir. Ama mizahı enağır koşullarda bile bırakmaz. Hücrede oyunlar oynayarak, taklitler yaparak arkadaşlarına moral verir. Yine işkenceli sorgulardan birinde, 'filistin askısı'na çekilmiştir Erkan Yücel. Sorguya götürülen Fatmagül Berktay'ın moralini bozmak için işkencedeki arkadaşlarını gösterirler. Bunlardan biri de Yücel'dir. Yücel o anda 'filistin askısı'ndadır. Yücel, Berktay'ı görünce askıdan maymun taklidi yapıp onu güldürmeye çalışır. Aslında, kendi işkencecisiyle alay etmekte, aşağılamakta, direndim, teslim olmadım mesajını vermekte, yaşadıkları acıları 'Nasılsa geçecek' diye hafife almaktadır.
    Acıya, işkenceye, mizahla, oyunla direnir. 'Tiyatrocu bize bir gösteri yap' diyen işkencecilere, yasaklanan 'Hitler Rejimi' nin Korku ve Sefaleti'nden bölümler oynar. İfadesini almak için uzatılan kâğıtlara 'Kahrolsun faşistler' yazar. 15 yıl hapis cezasına çarptırılıp, iki yılını yattığı cezaevinin koğuşunu mahpusluğu süresince bir tiyatro salonuna çevirir.
    1944 yılının Ankara -sı'ndaki Hacıdoğan'da bir çıkmaz sokakta başlıyordu Erkan Yücel'in 'ışıltılı' yolculuğu. Babası demiryolu işçisi, annesi ev kadını. Ailenin üç çocuğundan en küçüğü.
    Daha altı yaşındayken evlerinin avlusuna serdiği çarşafın önünde yaptığı meddah gösterileri, okuldaki monolog yarışmasında Zeki Müren ve sıkışan kekeme taklidiyle birinci seçilmesi, futbol maçlarında rakip takımı gülmekten top oynayamaz hale getirişi oyunculuğunun ilk habercileridir.
    Yaşamöyküsünü kendi anlatırken de kaynağını bilmediği bir gizil gücün onu oyunculuğa doğru çektiğinin farkındadır.
    "Atatürk Lisesi'nde okudum. Lise dönemindeki tiyatro hevesi nedeniyle tahsilimi yarıda bırakarak tiyatrocu oldum. Küçük yaştayken sinema ve tiyatronun hastasıydım. 10 yaşlarında falan mahallede çocuklara kukla ve tiyatro gösterileri yapardım.
    Hiçbir düğünü kaçırmazdım. Geline atılan birer kuruşları toplayıp sinema parasını denkleştirirdim. 50 tane bir kuruşu gişecinin önüne koyduğumda hep gülerdi bana gişeci. Gençlik Parkı, açık hava tiyatrosundaki oyunları kaçırmazdım. Bir kez gazetecilere tiyatronun serbest olduğunu duymuştum. Gündüz satamadığım iade gazeteleri koltuğumun altına sıkıştırıp Küçük Tiyatro'ya gittim. Bilet sordukları zaman çok şaşırdım ve 'Gazeteciyim' dedim. Güldüler ve durumu anladıktan sonra balkonun arkasından oyunu seyrettirdiler."
    Tiyatroya, oyuncu olarak Deneme Sahnesi'nde ilk adımını atar. İlk oyunu 'Affedersiniz Yanlış Numara'da küçük bir rolü vardır. Özdemir Nutku'nun sahneye koyduğu 'Arlecchino'nun Cambazlıkları'ndaki çığırtkan rolünde çok başarılı olur. Yılmaz Onay'la oynadığı Camus'nün 'Yanlışlık' oyunundaki uşak rolüyle büyük sükse yapar. Bir yandan da Halkevleri'nin tiyatro kursuna katılmaktadır. Ama artık o geleceğin yıldız adayıdır Ankara'da. 1962 ve 63 yıllarında, iki kez konservatuvara başvurur, ancak 'ağız yapısı uygun değil' diye almazlar. Sonradan gelen Devlet Tiyatrosu'ndan oyunculuk teklifini de o kabul etmez.


    Sahneden cezaevine
    Meydan Sahnesi'nden sonra yeni kurulan Ankara Sanat Tiyatrosu'ndadır (AST) artık. Kurucusu Asaf Çiyiltepe çevresindekileri "Bu adam çok önemli bir isim olacak. Çok dikkat edin buna" diye uyarır.
    AST'ta ikinci oyunu 'Sultan Gelin'deki başarısıyla herkes onu konuşmaya başlar. 'Ayak Bacak Fabrikası' ile ülke çapında tanınır. Sonra, '72. Koğuş', 'Bir Pazar Gezintisi' ve 'Bozuk Düzen' gelir. Artık tiyatro izleyicileri gişeden bilet alırken "Erkan Yücel bu oyunda oynuyor mu?" diye sorar.
    12 Mart'ta 15 yıla hükümlü bir mahkûmdur. İki yıl yatıp çıkar. Cezaevi sonrasında AST'ın oynadığı Gorki'nin 'Ana'sında Pavel rolünü muhteşem oynar.
    O yılların soldaki 'ideolojik farklılaşma' süreci AST'ı da etkiler. Erkan Yücel, Devrimci Ankara Sanat Tiyatrosu'nun (DAST) arkasından Halk Oyuncuları'nı kurar. Tunceli'den Maraş'a, Söke'den Çukurova' ya kadar köy köy gezer. Hayatlarında hiç tiyatro görmemiş köylülere ulaşır. Evlerini açarlar, sofralarında son lokmalarını paylaşır yoksul köylüler Yücel ve arkadaşlarıyla.
    Tiyatroda genç yaşında adını 'ustalar'a yazdıran Yücel, sinemada da büyük başarı kazanır. Yılmaz Güney'in 'Endişesi'nin 'Cevher'i, '72 Koğuş'un 'İzmirli'si, 'Bereketli Topraklar Üzerinde'nin 'Yusuf'u, 'Yorgun Savaşçı'nın 'Kör Şaban'ıdır. 1975'te 'en iyi erkek oyuncu' olarak Altın Portakal alır Antalya'da. San Remo Film Şenliği'nde de aynı ödülü alarak uluslararası alanda ödül alan tek sinema oyuncusu olur.


    12 Eylül de yasaklar
    12 Eylül öncesinin 'darbesiz hoyratlığı'nda oyunları yasaklanır, gözaltına alınırlar. Hatta İzmir turnelerinde tuhaf bir yasakla yüz yüze gelir. Sıkıyönetim komutanlığı oyunu serbest bırakmış, ama Erkan Yücel'in sahneye çıkmasını yasaklamıştır. 12 Eylül'den sonra da pasaport verilmez, yurtdışına çıkışı yasaklanır.
    Tiyatro ve sinemanın unutulmaz oyuncusu Erkan Yücel, 20 yıl önce Selçuk'ta geçirdiği bir trafik kazasında, yaşamının, sanatının en verimli çağında aramızdan ayrıldı. 'Artizler Kahvesi', 'Yeşilçam'da Unutulmayan Yüzler' adlı çalışmaları olan Mesut Kara, ölümünün 20. yılında Erkan Yücel'i 'Işıyarak Yok Olan Aktör Erkan Yücel Şimdi Geçti Buradan' adlı belgeseliyle; ilkgençlik yıllarımızın önemli bir figürünü yeniden canlandırıyor, unutanlara anımsatıyor, yeni kuşaklara anlatıyor.


    Arşivi sahaftan çıktı
    Kara, belgeseli hazırlamak için Yücel'in 150'ye yakın arkadaşıyla görüşmüş, 117'sini kaydetmiş. Kendi olanaklarıyla bağımsız bir belgesel gerçekleştirmiş. Bu çalışmaları sırasında ilginç bir hoyratlıkla da karşılaşmış: "Devlet Tiyatroları'na bağışlanan Erkan Yücel arşivi bir sahaftan çıktı




  2. Alev
    Özel Üye

    Zaman, Mekân, İnsan: Erkan Yücel geçti buradan Makalesine henüz yorum yazılmamış. ilk yorumu siz yapın


Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi