Fıkralar Yer Ankara, hava çok sıcak

+ Yorum Gönder
Sohbet Forumları ve Fıkra Bölümünden Fıkralar Yer Ankara, hava çok sıcak ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    seçkin974
    Emekli
    Reklam

    Fıkralar

    Reklam



    Fıkralar

    Forum Alev
    1) Yer Ankara, hava çok sıcak.. Arkadan kokana teyzem bağırıyor, "Şöfer bey! Klimayı açar mısınız, hava çok sıcak oldu!"... Pala bıyıklı şöför, dikiz aynasından şöyle bir bakıyor ve.... otomatik kapıyı açıp açıp kapıyor..

    2) Yolcunun kafası belli ki karışık, "Şöför bey, mükemmel (müsait demek istiyor herhal) bir yerde inebilir miyim?", dolmuşcu, sağa çekiyor, "Buyrun, size layık değil ama..."

    3) Yine inecek yolcu ama bu kez dil sürçmesi, "Şöfür bey, müsait bir yerde iner misiniz?", şöförün yanıtı kısa, "niye sen mi kullanacan?"...

    4) Otobüs durağa yanaşıyor, yolcunun belli ki acelesi var, "Kaptan! Orta kapıyı rica edebilir miyim?", şöför olaya hakim, "Buyur götür, senden kıymetli mi?"...

    5) Bayanın biri, marketin reyonunda çalışanlara aldırmadan, bütün meyvelerden tek tek alarak tadıyor.. Görevli en sonunda dayanamıyor, kadının yanına yaklaşıp, "Abla, kapruz da keselim mi?"...

    6) Banka kredi kartı başvuru formlarından birisi... Kadın, Erkek hanelerinin yanına 'kız' eklenip yanına çarpı konmuş.. Ama, teyzem 45 yaşında... Yazııııkkkkk...

    7) Bandırma'da bir restoran camı, "23 saat açığız"...

    8) Uluslararası bir firmadan, Hindistan'ın koyu müslüman bölgesindeki temsilciğe telefon ediliyor.. "How are you" "Fine, elhamdüllillah!" Sonra istenen işler iletiliyor ve karşı taraftan son ses, "okey inşaallah!"...

    9) Trabzon Farabi Hastahanesi'nin önünde üç araba sert bir şekilde dip dipe duruyor. Arabaların kapıları açılıyor, panik halinde herkes bağırıyor, "Doktor nerede, sedye getirin!..." Bu bağırtıyı yapanlar bir yandan da diğer arabadakilerden hastayı dışarı çıkarmasını sesleniyor. Sonuç, hasta Rize'de.. Her araba hasta diğerinde diye son sürat hastahaneye yetişmişler... !!!! (Bu gerçekten, gerçek..)

    10) Dolmuş seyrü sefer halinde, gün sevgililer günü... Radyodaki DJ güzellik olsun diye, "Bu gün sevgililer günü. Hadi yanınızdaki o güzel insanın elini tutup, gözlerinin içine bakarak seni seviyorum deyin", deyince dolmuştaki çiftler DJ'nin isteğine uydular. Bu arada ön koltukta tek başına oturan adam, şöyle çevreyi kolaçan ederken, gözü şöföre takıldı.. Şöförden tepki, "Sakın aklından bile geçirme..."

    11) Arabalı çift yolda, öpüşüyorlar, arkadan polis anonsu, "yiyişme sağa çek!"..

    12) Okul kantininde bir kız, çayına beş-altı şeker koydu, aklı kesmemiş olacak ki, bir-iki tane de yanına aldı..
    Kantinci ağzı gevşek sırıtarak, "bir kaç tane daha al ağda yaparsın!"..

    13) Ve günün bombası... Arkadaş evde bangır bangır müzik dinlerken, evin annesi de elektrik süpürgesi ile ortalığı süpürüyormuş. Kızıl kıyamet ortam... Bir süre sonra oğlan müziğin sesini kısınca şu durum ortaya çıkmış... Süpürge çalışmıyor ve anne, yarım saattir boşu boşuna dönüp duruyor..
    SINAV SORUSU

    Biyoloji dersinden yapilacak sinav için siniftaki herkes acayip çalismis, notlar fotokopiler havada uçusmus. Daha sonra sinavin yapilacagi gün gitmisler bir de bakmislar, ortada kagit kalem yok sadece sira sira mikroskoplar. Hocada baslarinda bekliyorken demis ki, "Bu mikroskoplarda lam'da bir böcegin bacagi var, sinaviniz bacagindan böcegi tanimak" Tabi hemen itirazlar, ama fayda etmemis, hoca dedigi dedik. Ögrenciler mikroskoplarin basina geçmis. Ama bir sey yapamiyorlar. En sonunda biri dayanamamis, kapiyi çarpip çikmis. Hoca arkasindan seslenmis :

    ''Kimsin ulan sen, kapiyi çarpip çikiyorsun?" Kapi hafifçe aralanmis ve bir bacak uzanmis :
    "Tanisana hadi, tanisana kim oldugumu"

    NASIL ÇALARMIŞ

    Uzun yillardir görüsemeyen iki Kayseri'li arkadas, bir gün yolda karsilasirlar.Kucaklasip hasret giderdikten sonra biri digerine;
    -"Bu kadar zamandir görüsmedik.Aksama yemege bize gel..Yer,içer sohbet ederiz"dedi..
    Öteki bir Kayseri'liden beklenmiyecek bu cömertlige sasarak;
    -"Iyi ya,gelirim..Yalniz bana adresi ver"dedi..
    Arkadasi;
    -"Falanca mahalle,filanca sokak"diye tarife basladi.."Iste o sokaga gelince soldaki büyük beyaz kapinin zilini burnunla çalarsin"deyince öteki sordu;
    -"Adresi anladim da zili niye burnumla çaliyorum?..
    -"Canim bunda anlamiyacak ne var?..Elin kolun hediyelerle dolu olacagi için zili ancak böyle çalabilirsin...

    SAĞANAK

    Sokrates ve esi bir türlü iyi geçinemezlermis. Bir gün esi Sokrates'e verip veristirmis, agzina geleni söylemis. Bakmis kocasi hiçbir tepki göstermiyor; bir kova suyu alip basindan asagi bosaltmis. "Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sagnak zaten bekliyordum" demis.

    HE DİREM

    Erzurum'a bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı zamanlara
    ait bir anıyı Erzurum Kültür Kurumu İlköğretim Okulu'ndan Mansır
    Bey anlatıyor...

    Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı
    bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili
    bilgi verir ve ayrılır.

    Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon:
    "Kardeşim sizin anlattıgınız kimi yapirem fegat program düzgün çalışmiir."

    Teknik servis elemanı sorar:
    "Nasıl yapıyorsunuz?"

    "Senin anlattıgın kimi."

    "Hata ne?"

    "Yazdıgım bilgiler kaydetmeme ragmen saklanmiir."

    "İşlem basamaklarını tek tek anlatır mısınız?."

    "Tamam" diyor ve başlıyor anlatmaya...

    "Programı açirem. Malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim fiyatını vb. yazirem. Hepsini yazdıhtan sonra senin anlattıgın kimi kayıt bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliir:
    Kaydetmek ister misiniz?
    E / H
    yazısı çıkir. Ben de diyirem Hee..."

    AMİN

    Üç Amerikan askeri ıraklı bir amcanın bakkal dükkanına girerler.alış veriş yaparken 'kahrolsun amerika'diye bir ses duyarlar.Etrafa bakınırlar ve sesin bir papağandan geldiğini görürler.Bunun Üzerine ıraklı bakkal amcaya 'bu papağanı buradan yok et yarın geldiğimizde görürsek seni mahvederiz'derler.
    Askerler gittikten sonra bakkal amca kara kara düşünmeye başlar çünkü papağan kuşunu çok sevmektedir.Derken aklına cami imamlarının papağanı gelir.Hemen imamın yanına koşar başından geçenleri anlatır ve'Hocam eğer sakıncası yoksa papağanları değiştirelim'der.Hoca kobul eder ve değişim gerçekleşir.
    Ertesi gün işgalci amerikan askerleri gelir, papağanı görürler ve kızarak
    -biz sana bunu yok edeceksin demedikmi?deyince
    Bakkal amca bu papağan o değil desede inandıramaz.Sivri zekalı askerin biri ben şimdi anlarım bunun dünkü papağan olup olmadığını der ve papağanın tekrarlamasını umarak bağırır:kahrosun amerika!!
    ses çıkmyınca bakkal amca dahil hep birlikte bağırmalarını söyler:
    -Kahrolsun amerika!
    (ses yok)
    -Kahrolsun amerika!
    (ses yok)
    -Kahrolsun amerika!
    papağan dile gelir
    -Amin evlatlarım
    __________________



  2. 2
    €z€l
    Üye

    --->: ===>FIKRALAR<===

    Reklam



    bazıları gerçekten çok hoş sğl:D:D:D:D:D







  3. 3
    masalcı21
    Üye
    bazıları gerçekten çok komikmiş..







  4. 4
    nehirayse
    Üye
    paylaşım için sağol güzel fıkralar var içinde

  5. 5
    seco00006
    Usta Üye
    içinde komikleri vardı teşekkürler ;)

+ Yorum Gönder
ankara fıkraları,  ankara ile ilgili bilmeceler,  ankara ile ilgili fıkralar,  ankara ile ilgili fıkra,  ankaraya özgü fıkralar
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi