Bu gerçekten yaşanmış!

+ Yorum Gönder
Sohbet Forumları ve Garip ve Esrarengiz Olaylar Bölümünden Bu gerçekten yaşanmış! ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    lego
    Yeni Üye
    Reklam

    Bu gerçekten yaşanmış!

    Reklam



    Bu gerçekten yaşanmış!

    Forum Alev
    Vakit gece yarısı... Ortada ses sada yok... Uzaktan bir iki köpek
    havlaması
    duyuluyor o kadar. Rıfkı amcanın yüreği kıpır kıpır... Akşam üzeri
    hac
    itlemini birlikte yaptırdığı müstakbel hacı arkadaşlarıyla
    vedalaşmış, evine
    gidiyor.
    Birkaç gün sonra Allah nasip ederse mukaddes topraklara doğru yola
    çıkacaklar...
    Bu duyguyu ailesi ve çocuklarıyla paylaşmak için aceleci...

    Tenha sokakta ilerlerken, loş ışığı henüz sönmemiş bir evin önüne
    geldiğinde
    pis bir koku burnunun direğini kırıyor. Öyle pis koku ki, midesi

    bulanıyor.

    Üüffff!" diyor gayri ihtiyari, "Bu ne pis bir koku Allahım. Leş
    kokusu bu
    be..."
    Koku sebebiyle sağına soluna bakınırken loş ışıklı penceireden bir
    ses duyuyor ağlamaklı:

    Anne pişmedi mi daha?

    Durup içeriye kulak kabartıyor. Duyduğu ses yüreğini dağlıyor:

    Az daha sabret yavrum. Az kaldı. Bir başka çocuk sesi. Diğer
    kardeşi olmalı.

    Anne çok acıktım.

    Tamam oğlum pişiyor işte.

    Pis koku insanın midesini bulandırıyor. Öğürmemek için çaba gerek.
    Peki yavrularını teselli etmek isteyen annenin sesindeki mahzunluğa ne
    demeli...
    Rıfkı amca duramıyor:

    Ben altmış yaşıma gelmiş bir ihtiyarım. Merak ettim yahu. Bir
    gidip soracağım." diyor kendi kendine.

    O zamanlar terör nerde, öyle anarşist nerde? Kimin aklına gelir art
    niyet...
    Üstelik bir az arattırsan herkes birbirini tanır. Hele Rıfkı amca
    ki,
    Erzurum'da bilmeyen çıkmaz.

    Biraz da bu cesaretle burnunun direği kırılsa da çalıyor kapıyı.
    Bir iki
    tıklatıyor tabii. Sonunda kapı çekingen bir şekilde gıcırtıyla
    açılıyor.
    Tamam itte, o let kokusu içerden geliyor. Ama artık merak, kokuyu
    bastırmıştır. Kapı aralındı işte. Gencecik bir gelin. Otuz otuzbeş
    yaşlarında. Yüzüne yaşmak denilen cilbabını çekmiş kapı aralığından
    soruyor:

    Kim o?

    Benim kızım, ismim Rıfkı.

    Ne istersiniz?

    Yoldan geçiyordum. Sesler duydum. Halinizi merak ettim yavrum.
    Müsaade
    ederseniz bu meraktan kurtulmak istiyorum.

    O esnada zaten çocuklar da annelerinin eteğinden tutarak kapı
    aralığından bu
    meçhul adama bakıyorlar, niçin geldiğini anlamak istercesine...
    Rıfkı amca üstleri başlan loş ışıkta bile perperişan olan bu
    çocukların
    halini görünce koyveriyor kendini. Dünyası allak bullak oluyor.

    Ne haccın sevinci kalıyor yüreğinde, ne az önceki manevi heyecan. O
    yürek
    şimdi bir sorumlulukla sarsılıyor. Bir mü'min olarak, bu gece vakti
    iki
    küçük çocukla bu tenha sokakta loş ışığın altında hayat mücadelesi

    veren bu
    sahipsiz genç kadının halinden sorumlu hissediyor kendini.

    Kimin kimsen yok mu kızım?

    Yok amca. Kocam öleli iyice naçar kaldım.

    Evine misafir olabilir miyim?

    Buyur gel ama...

    Cümlenin sonundaki "ama"nın ne anlama geldiğini çok iyi biliyor
    Rıfkı amca.
    Ne oturtacak misafir odam var, ne ikram edecek bir kahvem"
    denilmek
    isteniyor. Ne fark ederdi ki, Rıfrı amca ne misafir köşesine
    kurulmak ne de
    kahve içmek istiyor. Onun tek derdi bu kimsesiz ailenin halini
    öğrenmek.

    Öğreniyor tabi. Yüreği kıyım kıyım kıyılarak öğreniyor. Kapıdan
    içeri girer
    girmez dayanamayıp soruyor:

    Kızım bu pis koku ne
    Allasen.

    Susuyor genç kadın. Dudaklan titriyor. Gözlerinden aşağı inen
    yaşları fazla
    saklayamıyor. Başını kaldırıp şöyle bir bakıyor, gece yarısı belki
    de Allah
    >>>> >>tarafından gönderilen nur yüzlü ihtiyara.
    >>>> >>
    >>>> >>-Söyle yavrum çekinme söyle.
    >>>> >>
    >>>> >>-Ölmüt köpek eti amca...
    >>>> >>
    >>>> >>Ardından hıçkırıklarını koyveriyor anne. Başını Rıfkı amcanın
    >>>> >>omuzuna koyup
    >>>> >>babasına sarılır gibi çaresizliğini anlatıyor:
    >>>> >>
    >>>> >>-Çocuklarım aç amca. Kimsem yok. Ne yapaydım? Kime gideydim...
    >>>> >>Rıfkı amca
    >>>> >>tat mı sanki? Kim dayanır o hale? Koskoca adam, çocukluğundan beri
    >>>> >>ilk kez
    >>>> >>hıçkırarak ağlıyor, hem de çocuklar gibi:
    >>>> >>
    >>>> >>-Allahım affet... Allahım affet!..
    >>>> >>
    >>>> >>Çocuklar melül
    >>>>melül annesiyle birlikte ağlayan ak saçlı adamın
    >>>> >>yüzünden
    >>>> >>aşağı süzülen yaşlara bakadursunlar, Rıfkı amca ani bir kararla
    >>>> >>anneyi
    >>>> >>omuzundan tutuyor:
    >>>> >>
    >>>> >>-Tamam kızım, artık ben yanındayım. Sen benim kızımsın, bunlar da
    >>>> >>torunlarım.
    >>>> >>
    >>>> >>Hemen indir o leşi ocaktan. Bekleyin ben yarım saate kalmaz
    >>>> >>gelirim.
    >>>> >>
    >>>> >>Kimsede konuşacak hal yok. Rıfkı amca kapıdan çıkar çıkmaz,
    >>>> >>ardından atlı
    >>>> >>kovalarcasına koşuyor. Hem koşuyor hem söyleniyor:
    >>>> >>
    >>>> >>-Hacca gitmiyorum bu sene... Hacca gitmiyorum... Allahım affet...
    >>>> >>
    >>>> >>Hacca gitmiyorum...
    >>>> >>
    >>>> >>Kendi evine vardığında evdekilerin yüreği ağzına geliyor. Eyvah,
    >>>> >>babalarına
    >>>> >>ne oldu? Öyle ya Rıfkı amcanın göğsü körük gibi inip
    >>>>kalkıyor.
    >>>> >>
    >>>> >>-Baba, bu ne hal.
    >>>> >>
    >>>> >>-Hemen dediğimi yapın!
    >>>> >>
    >>>> >>-Tamam da baba?
    >>>> >>
    >>>> >>Ardından talimatlar yağdırıyor herkese: -Hanım, kullanmadığın ne
    >>>> >>kadar tabak
    >>>> >>çanak varsa hepsini çıkart. Yastık yorgan, halı kilim ne varsa
    >>>> >>çıkartın.
    >>>> >>Bu telaş üzerine Rıfkı amcanın diğer çocukları da başına üşüşüyor.
    >>>> >>Ama baba
    >>>> >>bu.
    >>>> >>Kimse bir isteğim ikileyemez. Öyle bir saygı var o zaman. Rıfkı
    >>>> >>amca, hem
    >>>> >>ağlıyor hem oğluna kızına torunlarına emirler yağdırıyor tatlı
    >>>> >>tatlı:
    >>>> >>
    >>>> >>-Sen badana boya için kireç vs tedarik et; sen keser çekiç çivi
    >>>> >>falan
    >>>> >>ayarla.
    >>>> >>Sizler yastık yorgan çarşaf çıkartın. Sen un yağ şeker gibi erzak
    >>>> >>hazırla...
    >>>> >>Haydi hemen yola
    >>>>çıkacağız!
    >>>> >>
    >>>> >>"Eyvaah" diyor aile, "Rıfkı amca hac sevdasıyla aklını oynattı."
    >>>> >>Çünkü gece gündüz hac için hazırlık yapan bu adam birden ne oldu da
    >>>> >>bu hale
    >>>> >>geldi?
    >>>> >>"Tamam bu iş burda bitti" diyor aile. Ama bakalım ne olacak?
    >>>> >>
    >>>> >>Yarım saat sonra baba önde, yastık yorgan, mala çekiç, tencere
    >>>> >>tabak, ailesi
    >>>> >>ardında. Rıfkı amca yine aynı heyecanla kapıyı tıklatıyor.
    >>>> >>"Geldik yavrum, geldik!" diyor.
    >>>> >>
    >>>> >>Rıfkı amcanın ailesi gördüğü manzara karşısında şaşkın. Herkes
    >>>> >>nerdeyse
    >>>> >>küçük dilini yutacak. Ama az sonra işin sırrı anlaşılıyor. Bu kez
    >>>> >>görev
    >>>> >>taksimatı hemen aracıkta yapılıyor. Mağdur anne ve çocukları hemen
    >>>> >>Rıfkı
    >>>> >>amcanın evine misafir olarak götürülüyor. Çocukların yemekleri
    >>>>
    >>>> >>hazırlanacak.
    >>>> >>
    >>>> >>Güzelce yıkanıp temizlenecek ve karınları doyurulacak.
    >>>> >>Orda kalanlar da kadıncağızın evini oturacak hale getirecekler.
    >>>> >>
    >>>> >>Sabaha kadar evin altı üstüne getiriliyor. Biri kapıyı pencereyi
    >>>> >>tamir
    >>>> >>ediyor. Biri boyayı badanayı başlatıyor. Yastıklar yorganlar
    >>>> >>yerlettiriliyor. Kilimler seriliyor. Ev sabaha bayram evi gibi
    >>>> >>hazırlanıyor.
    >>>> >>
    >>>> >>Üstelik o gürültüyü ne bir komşu duyuyor, ne kimse rahatsız oluyor,
    >>>> >>hayret!..
    >>>> >>
    >>>> >>Sabah ezanlanyla birlikte herşey tamam... Rıfkı amca ertesi gün
    >>>> >>huzura
    >>>> >>kavuşmuş, belli... Sakinleşmiş halde, çocukları tekrar evinde
    >>>> >>ziyaret
    >>>> >>ediyor.
    >>>> >>Erzak getirilmiş çuval çuval... Ayrıca hacca gitmek için ayırdığı
    >>>> >>parayı
    >>>>da
    >>>> >>genç anneye teslim ediyor.
    >>>> >>
    >>>> >>-Amca Allah senden razı olsun. Allah gönlüne göre versin.
    >>>> >>
    >>>> >>Birkaç gün sonra... Hacı adayları yola revan oluyorlar... Rıfkı
    >>>> >>amca
    >>>> >>arkadaşlarını yolcu ederken bir garip halde. O mübarek topraklara
    >>>> >>gidemediği
    >>>> >>için yüreği buruk. Gerçi çaresiz bir annenin imdadına yetiştiği
    >>>> >>için de
    >>>> >>huzurlu.
    >>>> >>Bu garip duygularla yol arkadaşlarını uğurlayıp, mahzun bir şekilde
    >>>> >>arkalarından el sallarken, Rıfkı amcanın çocukları, babalarının bu
    >>>> >>haline
    >>>> >>doğrusu çok üzülüyorlar.
    >>>> >>
    >>>> >>İkibuçuk ay boyunca hacdan dönen arkadaşlarının yolunu gözlüyor
    >>>> >>Rıfkı amca.
    >>>> >>Hiç olmazsa onlardan dinleyecek o mübarek yerleri...
    >>>> >>
    >>>> >>Ama Rıfkı amcanın ailesi bir kere daha şaşıracak.
    >>>>Çünkü hacdan
    >>>> >>dönen
    >>>> >>arkadaşlarının soluk aldığı ilk yer Rıfkı amcanın evi. Herkes Rıfkı
    >>>> >>amcaya
    >>>> >>gelip, hürmetle elini öpmek için eğiliyor. Rıfkı amca bile şaşkın:
    >>>> >>
    >>>> >>-Hayırdır, hacdan dönen sizsiniz. Ben size gelecekken?
    >>>> >>
    >>>> >>-Sen oradaydın. Bizden sonra nasıl gittin? Bizden önce nasıl döndün
    >>>> >>Hacı
    >>>> >>Rıfkı?
    >>>> >>
    >>>> >>-Yanılmış olmayasınız.
    >>>> >>
    >>>> >>-Nasıl yanılırız Hacı Rıfkı, Bize bu yeşil akikleri hediye vermedin
    >>>> >>mi?
    >>>> >>
    >>>> >>Rıfkı amcanın buğulu gözleri uzak ufuklara dalıp giderken, hacı
    >>>> >>arkadaşları
    >>>> >>hala, ellerindeki yeşil akikleri Rıfkı amcaya gösterip onu
    >>>> >>inandırmaya
    >>>> >>çalışıyorlardı.
    >>>> >>



  2. 2
    erali
    Yeni Üye
    Reklam



    ellerine sağlık bı hikaye stv de yayınlanmıştı







  3. 3
    P®ens
    !! Cümle Mühendisi !!
    Etkileyici bir olay sanırım bir kanalda canlandırma olrak gosterildi:yeni:







  4. 4
    esrakaan
    Yeni Üye
    evet bende seyretmiştim ama okurken bir kere daha gözyaşlarımı tutamadım emeğine sağlık

  5. 5
    jonysmith
    Yeni Üye
    bu sır kapısında çıkmıştı katrdeşim ggüzel bir haideydi.. tekrar yazmanız güzel...

  6. 6
    BeLaLı12
    Üye
    Evet Tv'de YayınLanmıştı Zaten .

  7. 7
    mustafa3325
    Usta Üye
    böyle tür hikayeler kendimizi kendimize getiriyor.
    böylece nasıl oalacağımızı anlııyoruz

  8. 8
    kıl kuyruk
    Üye
    tüylerm diken diken oldu valla.şmdi nerde öle insanlar bulmk çok zor.keske daha önce dğsaydm da dünyanın bu halni grmeseydm.

  9. 9
    kıl kuyruk
    Üye
    tüylerm diken diken oldu valla.şmdi nerde öyle insanlar bulmak çok zor.keske daha önce doğsaydm da dünyanın bu halni grmeseydm.

+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi