Düğün Gecesi! Part 2

+ Yorum Gönder
Sohbet Forumları ve Garip ve Esrarengiz Olaylar Bölümünden Düğün Gecesi! Part 2 ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    NormanCı
    Özel Üye
    Reklam

    Düğün Gecesi! Part 2

    Reklam



    Düğün Gecesi! Part 2

    Forum Alev
    "Ana...Anacığım nasılsın ? Hastalığın nasıl oldu ?"

    dedi . Yaşlı kadın, "yaşlandık gayri oğul...! Baban

    şeere götürdü, doktura gösterdi, şu kırmızı hapları

    verdi, kullanalı dizimin ağrısı azaldı !"dedi..

    Sabah namazını kılan Osman efendi, karısına

    " süt piştiyse, Amet'e koy da içisin !" dedi..

    Delikanlı, "Eee...siz de ne var ne yok ?"dedi..

    Yaşlı adam, " Biz iyiyiz oğul, maşallah eskerlik

    sana yaramış...! Ne o ? Çorabı niye çıkardın ?"

    "Evde kolanya var mı ? Namussuz tiki ıssırdı.."

    dedi..Yaşlı adam, "durup dururken tilki ıssırmaz

    oğul...Doktora gitsen iyi olur...!"

    Ahmet, güldü, "tilkinin ısırığından ne olacak

    baba! Alt tarafı bir sıyrık ..."

    Keziban, ağabeyisine sarıldı, öptü. Ahmet

    gülerek, "kız büyümüşsün , hem de güzelleşmişsin

    dedi..Kızın yüzü kızarmıştı. Sonra, "Dudunun haberi

    yok ! Git geldiğimi haber ver, ben de yarın

    giderim !"dedi..

    * * * *


    Dudu, Ahmet'in askerden teskeresini alıp gel-

    mesine çok sevinmişti. Çeyizini düzmüş, kaynanası

    kayınbabası ve Ahmet!le şehire giderek, gelinliğini

    almışlar, sonra , kız eviyle anlaşarak, gelin için

    gerekli ev eşyalarını almışlar, düğün gününü karar

    laştırmışlardı. Ekimin, ikinci haftası, Cumartesi günü

    başlayacak düğün, Pazar günü gelinin baba evinden

    alınıp oğlan evine götürülmesi ile son bulacaktı.


    Osman Efendi, düğün sofrasını üst kata

    kurdurmuştu...Kadınlar da alt kattaydı..Üst

    kat yetmediği için, bahçenin içine de masalar

    atılmıştı. Evin çatısına bir bayrak, bayrak direğine

    de elma takılmıştı. Komşu Köylerden, şehirden

    gelen misafirler üst kata alınıyordu. Davul ile

    zurna, oğlan evinin kapısında, okuntuya gelenleri

    selamlarken, okuntucular davulcu ile zurnacıya

    gönlünden ne koparsa veriyordu. Osman Efendi,

    silah atılmasını istemediği halde, delikanlılar, erkek

    ler halay çekerken, tabancanın namlusuna kurşun

    sürüp tetiğe basıyorlardı...

    Ahmet rakının verdiği mahmurlukla başı

    dönüyordu...Ama, hareketleri, bir garipti, onu

    tanıyan delikanlılar, "Ahmet'i rakı çarptı galiba

    diye gülüyorlardı..

    Dudu, eline kına yakılırken, kızın biri "Yüksek

    Yüksek tepelere ev kurmasınlar , aşırı aşırı memle

    kete kız vermesinler !" diye türkü söylüyor, adet

    olduğu üzere, gelin ağlatılıordu...Dudu ağla sa da

    "hem ağlarım hem giderim misali içi heyecandan

    titriyordu...

    * * *

    Ahmet, Duduyu kuaföre götürerek saçlarını

    yaptırmış, kendisi, lacivert bir elbise, ve beyaz bir

    gömlek, ayaklarına da siyah bir makosen ayakkabı

    almıştı.


    * * *
    Gerdek odasına girdiklerinde ikisi de heyacanlıy-

    dı...Ahmet'ın bakışları bir garipti, kızı öperken ca-

    nını acıtıyordu...Ama Dudu, heyecandan sanarak

    katlanıyordu buna...Giderek, delikanlının hareket-

    leri daha da dengesizleşmişti...Kızın neresi gelirse

    ısırıyor, göz bebekleri büyüyor, ağzından beyaz

    köpükler geliyordu. "İmdaaaat!" diye bağıdı.

    Çığlığı, kapının dışında, kanlı çarşaf bekleyen

    yengelerden biri duydu. Kızın çığlığına, utanmayı

    neyi bir tarafa bırakarak, odaya girdi..Manzara

    korkunçtu, kızın her tarafı diş izi ve kandı..

    " Aman Allah 'ım ! Ahmet kudurmuş !" diye

    avazı çıktığı kadar bağırdı. Sesi duyan sağdıç

    Hüseyin, içeri daldı, belinden tabancasını çıkarıp

    kızın üstüne abanan, Ahmet'in tam kafasına nişan

    alıp tatiğe bastı, odanın içini önce şiddetli bir

    patlama aldı, sonra Ahmet arka üstü devrildi...

    Osman efendinin nutku tutulmuştu sanki. Ahmet'in

    annesi,kalb krizi geçirirken, iki kız kardeşi ,yerde

    cansız yatan, ağzının kenarında köpükler olan

    ve damat elbisesi ve beyaz gömleği kan içindeki

    talihsiz ağabeylerine ve murada eremeyen geline

    ağlayarak bakıyorlardı...

    Zavallı Dudu, eli yüzü kan ve diş izleri içinde

    korkudan tütriyordu. Yaşadığı korkunç olayın

    etkisinden hala kurtulamadığından şoka girmişti

    Sağdıç Hüseyin, karakolda alınan ifadesinden

    sonra serbest bırakılmıştı

    *******

    Dudu, nun ailesi, o olaydan sonra köyden

    göç etmişti...Dudu, kurtuldu mu yoksa kudurup

    feci şekilde öldü mü ? Aile nereye gitti, başlarına

    ne geldi bilen yok...

    Ama, her ekim ayında, Dudu kızın düğününün

    olduğu gün uğursuzluk sayıldığından, evlenen

    gençler, gerdek gecesini o güne denk getirmezler.

    Ve gelinlik kızlar, her ekim ayında, oturup ağlar

    Ahmet, in mezarı, köyün girişindeki, mezar

    lıkta, etrafı taş duvarla çevrili mezarlarlığın içinde

    en yeni mezar, Ahmet'in mezarı, mezarının başına

    konan mermerde, Ahmet'in adı soyadı, baba adı

    doğum tarihi ,doğum yeri, ve ölüm tarihi yazılı



  2. 2
    İLKİN
    Bayan Üye

    Cevap: Düğün Gecesi! Part 2

    Reklam



    ahmet askerden geldi yemek anne baba hasreti derken düğün dernek te oldu fakat tilkinin ısırması ile kuduz olup kudurması daha sonra vurulması tam bir aile dramı olmuş







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi