Tüp Bebek Nedir ? Genel Bilgiler

+ Yorum Gönder
Kadın Gözüyle ve Gebelik ve Annelik Bölümünden Tüp Bebek Nedir ? Genel Bilgiler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Sevinç
    Bayan Üye
    Reklam

    Tüp Bebek Nedir ? Genel Bilgiler

    Reklam



    Tüp Bebek Nedir ? Genel Bilgiler

    Forum Alev
    IVF (Tüp Bebek) basitçe, yumurtaların sperm tarafından vücut dışında, laboratuar koşullarında döllenmesidir. IVF yani In Vitro Fertilizasyon, tüp bebek yönteminin bilimsel adı olup vücut dışında döllenme anlamına gelmektedir. Kadından alınan yumurta erkekten alınan sperm ile aynı tüpe konur ve döllenme gerçekleşir.

    Normalde her ay 1 yumurta üretilir ve sperm ile buluşma olur. Sperm yumurta buluşması (döllenme) için zamanlama önemlidir. Diğer önemli faktör buluşma güzergahının yani rahim ve tüplerin açık olmasıdır. Uygun kalitede sperm ve yumurta doğru zamanda ve doğru yerde buluşmalıdır. Bu sürecin herhangi bir aşamasında sorun olduğunda gebeliğe ulaşılamaz.
    Tüp bebek tedavisi,
    1- Spermin yumurtaya ulaşmasında problem olan durumlarda;
    · Tüplerin tıkalı olması,
    · endometriozis,
    · anti-sperm antikorların varlığı vb
    2- Sperm fonksiyonlarının bozuk olduğu durumlarda;
    · azalmış sperm sayısı
    · sperm hareketlerinin normalden az olması vb
    3- Yumurtlama sorunu olanlarda;
    4- Açıklanamayan infertilite problemi olan çiftlerin bebek sahibi olmalarına yardımcı olan bir yöntemdir.
    Doğal bir siklusta, bir sonraki adet kanamasından 2 hafta önce olgunlaşmış follikülün içerisinden genellikle tek bir yumurta atılır. Follikül, yumurtanın atılmasından önce 16-22 mm'ye kadar büyüyen içi sıvı dolu bir kist, bir keseciktir. Genellikle bir follikül içerisinde tek bir yumurta vardır.
    Tüp Bebek sikluslarında, amaç birden fazla follikül geliştirip birkaç yumurta birden toplama şansını maksimuma çıkartmaktır. Döllenme gerçekleştikten sonra, en iyi embriyolar seçilip, rahim içerisine konur. Rahim içerisine uygun sayıda embriyo transfer edildikten sonra geri kalan iyi kalitedeki embriyolar daha ileri bir tarihte kullanılmak üzere dondurulabilir.
    Yumurtlama uyarıcı ilaçlarla yumurtalıklar uyarıldığında genellikle birkaç follikül büyür. Ne var ki, her follikülün büyüme hızı değişken olabildiği için yumurta toplama işlemi yeterli sayıda yumurta olgunlaştığı zaman uygulanır. Bunu sağlamak için, vücudun normal hormonal döngüsünü kontrol altına alan birtakım ilaçlar kombine olarak kullanılır. Yumurtalıkları uyaran FSH ve LH denen hormonlar beynin içindeki hipofiz bezi tarafından salgılanır. FSH ve LH, yumurtlamadan önce östrojen (E2) ve yumurtlama gerçekleştikten sonra progesteron salgılayan folliküllerin büyümesini sağlar. Östrojen rahim iç duvarı olan endometriumu kalınlaştırır, progesteron ise endometriumu embriyoların yuvalanıp tutunmalarına hazır hale getirir.




  2. 2
    Sevinç
    Bayan Üye

    --->: Aşılama Nedir ?Nasıl Yapılır?

    Reklam



    Nedeni bilinmeyen kısırlık vakalarında, doğal yollarla bebek sahibi olamayan genç çiftlerde gerçekleştirilen ilk uygulama aşılamadır (artifisiyel inseminasyon). Aşılama erkekten alınan spermin, kadının vajinasına bıraklıması şeklinde uygulanan bir yöntemdir.

    Bebek sahibi olmada güçlük çeken ve 1 yıl korunmasız ilişkiye rağmen gebe kalamayan çiftlerde kısırlık (infertilite) problemi söz konusu olabilir. Bu problemin araştırılmasında ilk aşama, erkekte sperm analizi, kadında hormon tetkikleri ve rahim filmidir. Bu tetkiklerin hepsinin normal çıktığı ve altta yatan bir problemin bulunamadığı genç hastalarda aşılama (bilimsel adı ile artifisiyel inseminasyon) ilk uygulama olmalı.
    Aşılama kabaca tanımlanacak olursa, spermleri, kadın üreme sistemi içine, cinsel ilişki dışında herhangi bir yöntemle bırakma işlemidir. Tarihi belki de insanlık kadar eski olmakla birlikte modern anlamda ilk kez 1900'lerin başında hayvanlarda uygulandı. Veteriner hekimlik uygulamalarında çok eskiden beri kullanılan bir tekniktir.

    İntraservikal (ICI) ve intrauterin (IUI) olmak üzere 2 tip aşılama (inseminasyon) vardır.

    İntraservikal inseminasyonda (ICI), taze ve hiçbir muameleden geçmemiş meni, enjektör ya da özel kanül yardımıyla rahim ağzına ya da vajinaya bırakılır.

    İntrauterin inseminasyonda (IUI), ise sperm yıkaması etkiyi artırır. Yıkanmış yani bir takım kimyasal maddeler ile muamele edilmiş meni yine özel kanüller ve enjektörler yardımıyla direkt olarak rahim içine verilir. Her iki uygulama türü de ağrı veren işlemler değildir.

    Aşılamanın şartları nedir?
    Başarılı bir aşılama (inseminasyon) için bazı şartlar vardır. Öncelilikle spermin dölleyebileceği bir yumurta olmalı. Yani kadında yumurtlama (ovülasyon) problemi bulunmamalı. Yumurtlama bozukluklarda kadında önceden yumurtlamayı uyarıcı ilaçlar kullanılarak (kontrollü ovarian hiperstimülasyon) ve çatlatma iğneleri yardımıyla bu sorunun üstesinden gelinir. İkincisi tüpler yumurta ve spermin buluşmasını sağlayabilmeli. Rahim filmi açık olduklarını göstermeli.
    Ayrıca erkeğin sperm analizi sonuçları normal ya da en azından normale yakın olmalı. Menisinde hiç sperm olmayan ya da çok az sperm bulunan kişilerde aşılama (inseminasyon) fayda sağlamaz.
    Son olarak ise oluşan bir gebeliğin tutunmasını engelleyecek endometrial (rahim içini döşeyen zarda) bir patoloji olmamalı.

    Özetleyecek olursak aşılama (inseminasyon) için gereken şartlar:
    • Yumurtalıklar (Overler) ve tüpler çalışır halde olmalı </SPAN>
    • Meni (Semen) analizi normal olmalı
    • Endometrial (rahim içini döşeyen zarda) patoloji bulunmamalı
    Ayrıca
    • Normal cinsel ilişkinin mümkün olmadığı durumlara
    • Sperm hareketliliğinin az olduğu hallerde
    • Servikal faktörün (kadının rahim ağzında oluşan salgının erkeğin spermine hareket kabiliyeti sağlayamadığı durum) bozuk olduğu durumlarda
    • Anti sperm antikorların varlığında da aşılama (inseminasyon) yararlı olabilir.
    Aşılamanın (inseminasyonun) normal cinsel ilişkiye olan üstünlüğü servikal faktörü ortadan kaldırması ve spermlerin kat etmesi gereken yolu azaltması. Bazı durumlarda rahim ağzından salgılanan sıvı spermlerin rahim içine geçişine engel olabilir. Aşılama (inseminasyon) bu gibi durumların varlığında önemli avantajlar sağlar.


    İşlem nasıl yapılır?
    Aşılamaya karar vermeden önce çiftin her ikisinin de kısırlık (infertilite) açısından bütün tetkikleri yapılmış olmalı. Eğer Ovülasyon indüksiyonu (yumurtalıkların uyarılması) yapılacaksa uygun ilaçlarla bu sağlanmalı ve seri ultrasonografilerle yumurta hücresi gelişimi saptanmalı. Bu hücre ya da hücreler yeterli boyuta ulaştığında çatlatma iğnesi yapılmalı. İdeal olarak bu iğneden 32 - 36 saat sonra aşılamanın (inseminasyon) yapılması. Eğer gerek görülürse ultrason takipleri esnasında kanda östrojen değerlerine bakılabilir. Ovarian hiperstimülasyon sendromu (yumurtalıkların tedaviye aşırı cevap vermesi) gelişir ya da gelişme şüphesi uyanırsa tedaviye ara verilebilir.

    İşlem gününden önce en az 3 gün süreyle erkek herhangi bir şekilde cinsel ilişkiye girmemiş ve boşalmamış olmalı. İşlem günü erkek klinikte semen örneği verir. Bunun için tercih edilmesi gereken yöntem mastürbasyondur. Mastürbasyon esnasında kayganlaştırıcı vb. maddelerin kullanılması sperm kalitesini bozabileceğinden bu konuya dikkat edilmeli. Elde edilen semen örneği belirli kimyasal maddelerle işlemden geçirilip hazırlandıktan sonra (yıkama), aşılamaya (inseminasyona) hazır hale gelir. Kadın jinekolojik muayene pozisyonunda uzanır. Spekulum takılır, serum fizyolojik ile temizlik yapıldıktan sonra uygun katater rahim ağzından, rahim içine ilerletilir. Enjektöre çekilmiş olan semen yavaş ve dikkatli bir şekilde bu katater vasıtasıyla rahim içine verilir. Daha sonra katater ve spekulum çıkartılır. Bir miktar semenin dışarıya geri gelmesi normaldir.

    Aşılama (inseminasyon) ağrılı bir işlem değil. İşlemden sonra kadın 10 - 15 dakika kadar uzanır ve daha sonra normal hayatına dönebilir. Şart olmamakla birlikte hastaya progesteron desteği verilebilir. Aşılamadan sonraki ilk 24 - 48 saat ağır fiziksel aktiviteden kaçınılması önerilir. Ancak yatak istirahati gerekli değil.

    İşlem sonrası 2 hafta içinde adet görülmez ise gebelik testi yapılır. Testin pozitif olması durumunda uygun şekilde gebelik takiplerine başlanır. Negatif olması durumunda kadının adet kanamasının 3. günü yeni bir deneme için ilk ultrason incelemesine çağırılır.

    Aşılama başarı oranları
    ICI günümüzde pek uygulanmayan bir teknik olup normal cinsel ilişkiye oranla gebelik şansını sadece %2 civarında arttırır.
    IUI altta yatan kısırlık (infertilite) nedenine bağlı olarak normal ilişkiye oranla %5 - 20 artış sağlayabilir. Şans uygulama sayısı arttıkça biraz daha artar. Teorik olarak bir sınır olmamakla birlikte 6 - 7 seferden fazla denenmemesi öneriliyor.
    Eğer evlilik ve kısırlık (infertilite) süresi uzunsa aşılama denenmeden direkt tüp bebek ve mikroenjeksiyona geçilebilir.








  3. 3
    Sevinç
    Bayan Üye
    ICSI adıyla da bilinen mikro enjeksiyon, günümüzde teknolojinin infertilite alanına kazandırdığı en yüz güldürücü tekniklerden biridir. Çok kısa bir zaman öncesine dek imkansız denilen durumlarda bile ICSI tekniğinin kullanımı, çiftlerin gebeliğe ulaşma şansını arttırmaktadır. Dünyada ve Türkiye'de bir çok mikro enjeksiyon bebeği sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürmektedir. İnfertil çiftlerde yardımla üreme için ICSI (Intra Cytoplasmic Sperm Injection) ya da bilinen adıyla mikroenjeksiyonun kullanılması, In Vitro Fertilizasyon ve embriyo transferi (IVF-ET) yöntemlerinin gelişmesinden beri ulaşılan en önemli gelişmedir.
    1970'li yılların sonlarında ve 1980'li yılların başlarında tüp bebek (IVF-ET) yönteminin ilk geliştirilme amacı, tüplerin tıkalı olduğu kadın infertilite olguları idi. Bu şekilde tüpler by-pass edilebileceklerdi. İlerleyen zamanla IVF ile, sadece tüplerin devre dışı bırakılmasının değil aynı zamanda daha az sayıda sperm ile döllenmenin başarılabileceği fikri ortaya çıkmıştır. Nispeten daha az sayıda sperm ve oosit laboratuar ortamında karşılaştırılmakta ve daha sonra embriyo gelişimi izlenerek uygun zamanda rahim içine embriyo transferi yapılmaktadır. IVF ile erkek faktör infertilitesinin tedavisi bir noktaya kadar başarılıdır. IVF' e rağmen hala gebeliğe ulaşamayan ve sperm sorunu olan çiftlerde ileri tekniklerin geliştirilmesine ihtiyaç duyulmuştur.
    Geliştirilen ilk teknik parsiyel zona diseksiyonu (PZD) dur ve hemen sonrasında sub zonal inseminasyon (SUZI) kullanılmaya başlanmıştır. Bu tekniklerin ikisinde de amaç sperm-yumurta yakınlaşmasını sağlamaktır. PZD' de yumurta hücresinin zona ismi verilen dış tabakasına mikro-pipet yardımıyla bir delik açılır. Böylece sperm zonayı by-pass eder ve direk ara boşluğa (perivitellin aralığa) geçer. SUZI işleminde, mikro-pipet içine bir veya daha fazla sayıda sperm alınır, yumurta tutulur. Pipet zona boyunca geçirilir ve sperm direk perivitellin aralığa enjekte edilir.
    Ulaşılan en üst noktada ise ICSI yani mikro enjeksiyon yöntemi tüm tekniklerin önüne geçmiştir. Tek bir sperm yumurtanın içine direk enjekte edilir. ICSI' nin geliştirildiği ilk dönemlerde sperm yumurta karşılaşmasında döllenmeme riski taşıyan çiftlerde uygulanması, bunun dışında geleneksel IVF yöntemine devam edilmesi düşünülmekte idi. Oysa günümüzde bir çok tüp bebek merkezi, tartışmalı olmakla birlikte başarı oranlarının daha yüksek olması nedeniyle tüm tüp bebek uygulamalarını ICSI ile yapar hale gelmiştir.








+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi