Midyat

+ Yorum Gönder
Şehir ve İlçeler ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Bölümünden Midyat ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    DereeN
    Usta Üye
    Reklam

    Midyat

    Reklam



    Midyat

    Forum Alev
    Gümüş işçiliği (telkari) ile ünlü bu belde, Süryani kültüründen pek çok iz taşımaktadır. Cami ve kiliselerin defalarca aynı karelere sığdığı Midyat, farklı kültürlerin bir arada nasıl yaşayabileceklerine dair harika bir örnektir. Kentte geçmişi asırlar öncesine dayanan taş işçiliği ile ortaya konmuş taş yapılara da sıkça rastlanır. Taş evler ve pazar yerleri, taş işçiliği ile ortaya çıkarılabilecek eserlerin ne kadar güzel olabileceklerine dair yaşayan örneklerdir. Hristiyan kültürü için önem taşıyan pek çok manastır ve kilise, günümüzde hala faaldirler. Geçmişe güzel bir yolculuk yapmak ve tarihi yaşamak için Midyat harika bir seçenektir.


    Midyat tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Cevat Paşa Camii, Ulu Camii, H. Abdurrahman Camii, Deyr-Ül Umur Manastırı, Mor Smuni Kilisesi, Mor Barsavmo Kilisesi, Mor Aksanoya Kilisesi, Mor Sarbel Kilisesi, Protestan Kilisesi, Meryem Ana Kilisesi, Mor Abraham Kilisesi, Hah Katedrali, Hah Harabeler-i.









    Misyatın tarihi evleri...
    Midyat'la ilgili ilk yazılı bilgiler M.Ö 13.Yüzyıla kadar uzanır. Asur kralları için ele geçirilerek talan edilecek bir bölgedir. II. Aşurnasipal M.Ö. 879 yılında gururla: 'Matiate'yi (=Midyat) ve köylerini buyruğum altına soktum. Bol ganimet edinip, onları yüklü haraca ve vergiye bağladım' der. Midyat bölgesi, tarih boyunca bu türden olaylarla sıkça karşı karşıya kalır. Midyat dünyanın en eski yerleşim bölgesi olan Yukarı Mezopotamya'da yer aldığı için tarih boyunca Sümerler, Asurlular, Urartular, Makedonyalılar, Persler ve Romalılar gibi bir çok uygarlığın egemenliğine sahne olmuştur.
    Midyat'ın İslam egemenliği altına girmesi M.S 640 yılında, Hz. Ömer dönemine rastlar. Daha sonra bölgeye yine müslüman olan Emevi ve Abbasiler egemen olmuştur. Özellikle Abbasilerin yöreye hakim olmasıyla birlikte bölgede çok geniş bir imar hareketi başlamıştır. Midyat köylerinin büyük bir kısmı Abbasilerin en parlak dönemini yaşadığı Sultan Harun Reşit zamanında kurulmuştur.
    Bir Anadolu Türk beyliği olan Artukoğulları beyliği döneminde, Deyrizbin (Acırlı) beyleri, Artukoğulları beyliğinin egemenliğine girmiştir. 1810 yılında ilçe olan Midyat, 1890 yılında belediye teşkilatına kavuşmuştur. Belediye teşkilatı derken sizlere tüm Midyatlıların bildiği daha 1960'lı yıllarda belki de (elimde kesin veriler olmadığı için) Türkiye'nin ilk Bayan Belediye Başkanı tarafından yönetilme eşitliği ve hoşgörü başarısını gösterdiğini vurgulamadan geçmenin, ilçe halkına haksızlık olacağı inancındayım.
    1997 yılı genel nüfus sayımları sonuçlarına göre Midyat merkezin nüfusu 61.378 olarak tesbit edilmiştir. Estel ve Eski Midyat olarak bilinen ve birbirlerine 3 km. uzaklıktaki iki ayrı yerleşim yeri ve dokuz mahalleden oluşan Midyat'ın arazisi çıplak ve sert görünüşlü, kumlu, killi kalkerli kapalı derin vadi ve tepeler şeklindedir. Karasal iklimin hakim olduğu Midyat'ta yağışlar genellikle ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde görülür. Bitki örtüsü step şeklinde meşeliklerdir.
    Geçmişten günümüze Midyat insanı geçim kaynağını çiftçilik, hayvan yetiştiriciliği ve el sanatları oluşturmuştur. Midyat'ın geleneksel el sanatları taş işlemeciliği, gümüş işlemeciliği (Telkari), bakırcılık, kilim dokuma, kumaş boyama, çömlekçilik, kuyumculuk günümüzde önemini koruyor. Son yıllarda talebinde büyük artış gözlenen gümüş işlemeciliği yurt dışında da kendine pazar bulabiliyor. Eski Midyat'ta yan yana dizilmiş 25 kadar küçük atölyede, gümüş geleneksel işleme ve tamamıyla el emeğiyle işlenerek, yüzük, gerdanlık, vazo, kemer, anahtarlık, çay kaşığı ve bardak altı gibi aksesuarlara dönüştürülerek ülkemizde ve yurtdışına satışa sunulmaktadır. Midyat'ın aslında çok eski geçmişe sahip olup günümüzde tekrar rağbet gören diğer bir sanatı olan taş işlemeciliği, Kaymakamlık tarafından açılan atölyede hizmet vermektedir....


    İKLİMİ
    Midyatta karasal iklim görülür, kışlar soğuk,yağmur ve kar yağışlı, yaz ayları ise sıcak ve kurak geçer.

    AKARSULARI
    Midyat ilçemizde belli başlı bir akarsu yoktur. Yalnız ilçemiz Sivrice Köyü arazisinden doğarak Nusaybin ovasını sulayan ve Çağ-çağ hidroelektrik santralini çalıştıran Aksu ve Karasu çayları vardır.

    HALKIN GEÇİM KAYNAKLARI
    Kuru tarım alanı çok fazla olup sulu tarım alanı çok küçüktür. En çok üretilen ürünler; buğday, arpa, nohut, mercimek, kavun, karpuz ,acur, az miktarda Antep fıstığı. İlçemizin üzümü ve pekmezi, sucuk ve pestili gayet lezzetlidir. Hayvancılıkta ayrıca ilçemizin geçim kaynaklarındandır. Ayrıca ilçe yol kavşakları üzerinde bulunması, Habur ve Nusaybin sınır kapılarına yakınlığı sebebiyle de ticaret sektörü açısından önemli bir avantaja sahiptir. Özellikle mazot ve petrol ürünleri taşımacılığı da önemli gelir kaynaklarındandır. Haftada iki gün (P.tesi ve Perşembe) halk pazarı kurulmaktadır. Elektronik eşya satışı yapan pasajları mevcuttur. El sanatlarından özellikle gümüş işlemeciliği (telkari), taş işlemeciliği, bakırcılık, kilim dokumacılığı ve çömlekçilik ön sıralarda yer alır. (Telkari: Tel halinde gümüşü veya altını tahta üzerinde açılmış oyuklara kakarak ve gömerek yapılan süslemedir, ki ilçemizin dünyaca meşhur el sanatlarındandır.) Ayrıca son 10 yılda inşaat sahasında ilçemizde büyük gelişmeler olmuştur.

    GEZİLEBİLECEK YERLERİ
    İlçemizin ulaşım problemi yoktur. Her tarafı tarih hazinesi olmakla birlikte ilçemizde belli başlı tarihi yerler: Eti'lerin mağara şehirlerinin bulunduğu bugün ilçeye 3 km. uzaklıktaki Acarlı beldesi yakınında bulunan "Eleth" mevkii. Hah Harabeleri. 1915 yılında yapılan Cevat Paşa Camii, 1800 yılında yapılan Ulu Cami, 1915 (H.1331) yılında yapılan H.Abdurrahman Camii. Süryanilerin Metropolitlik merkezi olan Mor Gabriel Manastırı (Deyrul Umur) 397 yılında kurulmuştur. Ayrıca: Mort Şimuni Kilisesi (10. y.y.), Mor Barsavmo Kilisesi (Temeli IV. asırda yapılmış bu temel üzerinde 1910'da yeniden inşa edildi.) Protestan Kilisesi (1900), Meryem Ana Kilisesi (Katoliklere ait) ve daha bir çok cami, kilise ve tarihi yerleri vardır.

    MESİRE YERLERİ
    Beyazsu, Germiah kaplıcaları, Linveyri Mağarası (kaşıntı için iyi geldiğine inanılan su çıkmaktadır.) Ziyaret vs. bulunmaktadır. İlçemizde çan sesi, ezan sesi birbirine yüzyıllardır karışmaktadır. Nüfus yapısı dini ve kültürel farklılıklara rağmen yüz yıllardır Müslümanı, Süryanisi, Yezidisi beraber yaşamaktadır. Kilise, cami yan yana yüzyıllardır varlığını sürdürmekte olup, dünyada ülkemiz aleyhine çalışma yapanların ağzına vurulan en büyük tokat niteliğini taşımaktadır. Müftülük sitemiz mevcuttur. İlçemizin hoşgörü dünyasına herkesi bekleriz...



    İle İlgili Yazılar

  2. 2
    DereeN
    Usta Üye

    --->: Midyat

    Reklam



    Midyat Evleri


    Yaşam mekanları diğer ismiyle konutlar, insanların günlük hayatını yaşadığı yerler.Konutlar insanların sosyo-kültürel değerlerini bir anlamda dışa vuran bir özelliğe sahiptirler.

    Bu yaşam mekanlarının kendisine has özellikleri bulunan Midyat evleri, bu evlerin en büyük özelliklerinden bir tanesi sevgiyi barışın, duyguların taşlara işlendiği özgün evler. Burada evlerin mimari yapıları, sosyal yaşam tarzlarına özgü yapım şekilleri, figürleri, mekanların kullanış biçimleri, figürlerin anlamları ile Midyat has olan ceviz ağacından yapılan divan takımları ve özellikleri verilmiştir.

    Midyat evlerinde kullanılan malzeme taştır. Ancak kullanılan bu taş normal taştan farklıdır. Kalker taşı olarak adlandırılan açık renkli sarımsı yapıdadır. Bu taşların en büyük özelliği çok kolay kesilebilmesinden dolayı rahat bir şekilde işlenebilir özellikte olması zengin süslemelerin elde edilmesini sağlamıştır.

    Kolay işlenen ve ocaktan çıkartılan bir süre sonra sertleşen (iklim şartlarına dayanıklık kazanan) bu kireçli oluşum Midyat yapılarının her devrinde aynı rahatlıkla kullanılmış ve halen kullanılmaktadır. Bu evlerde herhangi bir sıva malzemesi kullanılmaz. Belirli zaman dilimlerinde taşların temizlenmesi amacıyla, taş kırıntıları kum haline getirilerek ve bu kum ile duvarlar ovularak temizlenir. Duvarların örülme işleminde ise kireç ile karıştırılan bu kumdan harç elde edilir. Elde edilen bu harç ile duvar örülür. Midyat'ta ahşap malzemenin kullanılmamış olması ağacın yokluğundan değil, Midyatlıların taşçı geleneğine sıkı sıkıya bağlı olmasından kaynaklanmaktadır.Bu gelenek o kadar yerleşmiştir ki bugün bile beton yapılar yadırganmaktadır.
    Hiçbir evin gölgesi birbirinin üzerine düşmemektedir.Güneş ışınlarının aksine düzenlenen daracık sokaklar iklim şartlarına göre yazın kavurucu sıcağında gölgede kalıp insanları sıcaktan korur. Bu evlerde kullanılan taşlar sıcak ve soğukta daha fazla sertleşir. Taşların özelliklerinden dolayı yazları serin kışları sıcak olur. Kat tavanının meydana getirilişinde çapraz tonozlar kullanılır. Tavanlar iki veya dört tonozlu şekilde olur. Evler genellikle iki katlıdır. Alt kat genellikle günümüzde kullanılmamakla beraber; ahır, at barınağı, kiler vb. amaçlarla kullanılmıştır.
    Giriş kapısından alt katın avlusuna girilir. Alt kattan üst kata kesme taştan yapılan bir merdiven ile çıkılır.
    Odalar avluya bakan revak eyvanın yanlarında sıralanmıştır. Yazları kesme taş döşeli eyvanda oturulur, geceleri yatılır. İklime bağlı olarak kapı ve pencereler küçük tutulmuştur.
    Mimari dehanın doruk noktasına ulaşan, bir oya gibi geometrik şekiller ve bitki desenleri ile işlenmiş ve bu şekilde adeta taşın dili meydana getirilmiştir.
    Bu durum ön yüzlerine oymalı taş sütunlar kemerli revaklarla devinimli bir görünüm kazandırılmıştır. Sanatkarca işlenmiş taş süslemelerin başlıca motifleri, burma, lale, üzüm salkımları ve karanfildir.
    Midyat evleri kapı ve pencerelerinin etrafında oya gibi işlenen ve büyük bir ihtişam ile taşın dili ile insanların duyguları ortaya çıkarılmıştır. Yeri geldiğinde pekmezini yaptığı üzüm salkımlarını, yeri geldiğinde etrafını süsleyen karanfil ve laleleri ile şanı belli beyaz güvercini taşa işlemiştir.
    Kapılar içerisinde dış kapı sade ve yalın bir şekilde genelde üst tarafı kemer şeklindedir.
    Odaların giriş kapıları daha süslü iç içe zengin motifler taşır. Evlerin klasik şekli olan kemerli kapılardır. Kapının üst tarafında çerçeve motifleri ve kapı kenar motifleri arasında yuvarlak bir çerçeve içerisinde, lale, karanfil ve farklı motifleri içeren armalar bulunur yada bu armalar içerisinde Hz. Süleyman mührü bulunur.
    Kapı ve pencereler taş figürleri arasında nerede ise kaybolmuştur. Ancak dış kapılar yapı üzerinde etki bırakmıştır. Çok ağır bir şekilde yapılmış olup metal aksamlar ile ahşap bir arada kullanılmışlardır. Kapılarda antik bir yapı vardır. Ahşap olarak gürgen ve meşe kullanılmıştır.
    Midyat evlerindeki pencereler temel olarak iki şekilde yapılır.
    Birincisinde dikdörtgen ve üstü üçgen şeklindeki alınlık içerisinde kemerli bir şekilde yapılmaktadır.
    İkincisinde ise dikdörtgen pencereler üstlerinde kuşluk denilen küçük bir pencere ve çevresi çeşitli motifler ile süslü yumuşak hatlara sahip bir alınlık içerisinde oluşmaktadır.

    Pencereler iklim şartlarından dolayı küçük tutulmuştur. Ancak alınlık ve süslemeler ile bir ağırlık kazandırılmıştır.
    Midyat evlerindeki pencerelerin en büyük özelliği pencerenin geometrik şekli ile süslemeli alınlık arasında geometrik zıtlıktan oluşan bir uyum vardır.
    Midyat evlerindeki dış cephe özelliklerinden bir taneside her cephede farklı pencereler ve süslemeler yer almaktadır.
    Yumuşak hatlara sahip pencerelerde cephe keskin süslemeler ile süslenmiştir. Ayrıca tavan yüksekliğindenitibaren cephede hareketlilik oluşturan süslemeler yapılmaktadır.
    Midyat'taki evlerin başka bir özelliği de, mimari yapılarda Hırist Süryani imzası vardır. Bunun en canlı örneği Mardin merkezdeki evlerin hepsi güneye bakacak şekilde inşa edilmiş olup güney (kıble) cephesinde mihrabı andıran bir niş olduğunu belirtmiştik.
    Ancak Midyat evleri güneyin dışında başka yönlere de bakmaktadır. Evlerdeki mihrap şekli Hıristiyanların kıblesi doğu cephesinde bulunmaktadır.
    Midyat evlerinde ayrıca küçükte olsa taş konsollar ile bir balkon oluşturulmuştur...











    TELKARİ SANATI
    Telkari'nin sözcük anlamı tel ile yapılan sanattır. Telkari işlemelerde ustalar potada
    erittikleri gümüş madenini
    kalıplara dökerek, elde edilen
    metali haddeden defalarca geçirirler. İstenilen kalınlıkta tel haline getirirler. Bu tellerden büyük bir sabırla sanat eseri ürünler yaparlar. Ayrıca gümüş ince levha haline getirilerek kemer, şekerlik, mücevher kutusu,silah kabzası,sigaralık, kalem, tepsi, fotoğraf çerçevesi, anahtarlık, künye, kaşık, kibritlik, takunya,vazo, tesbih, gondol,
    masa üstü isimlik,isimli yüzük vs. yapmaktadırlar... Midyat işleri son derece zarif ve kıymetlidirler.
    Telkari altın ve gümüş sanatı Selçuklu dönemi, özellikle Artukluların hüküm sürdüğü Mardin, Midyat ilçesi ve yöresinde gelişmiştir...








+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi