Şanlıurfa Sivil Mimari Örnekleri

+ Yorum Gönder
Şehir ve İlçeler ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Bölümünden Şanlıurfa Sivil Mimari Örnekleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Fatal
    Özel Üye
    Reklam

    Şanlıurfa Sivil Mimari Örnekleri

    Reklam



    Şanlıurfa Sivil Mimari Örnekleri

    Forum Alev


    Şanlıurfa Sivil Mimari Örnekleri
    Şanlıurfa Sivil Mimarisinin Anadolu’da kendine özgü ayrı bir konumu vardır. Bu yapılanma yörenin iklim koşullarına olduğu kadar yüzyıllar boyunca süre gelmiş bir geleneğe de bağlıdır. Buradaki sivil yapılanma İslam kurallarına uygun yaşam biçiminin Kuzey Mezopotamya mimarisi ile bezeme tekniklerinden oluşan bir mimariyi yansıtmaktadır. Bunun sonucu olarak kalın taş duvarlar, düz damlar ve tonozlu kemerlerden oluşan evlerde Osmanlı mimarisinin de etkisiyle sofa ve avlulu yapı tiplerini de ortaya çıkarmıştır. Osmanlı mimarisinin tipik örekleri arasında yer alan harem ve selamlıklı evler burada ayrı ayrı yapılar olarak tasarlanmıştır. Böylece bu iki ayrı yapı aynı avluda bir iç kapı ile birbirlerine bağlanmıştır. Bazı örneklerde ise harem ve selamlık bir duvarla birbirlerinden ayrılmış, sokaktan ayrı kapılarla içeriye girilmektedir. Günümüzde ise bu evler ayrı yapılar olarak düşünülmektedir. Bir bakıma bu tür evler kendilerine özgü birer küçük saray olarak da düşünülmelidir. Dıştan yalın görünümlerine rağmen içeriden zengin bezemeli bir görünüme sahiptirler.

    Şanlıurfa evleri bazalt taş döşeli dar sokaklara kapalı yüksek duvarlıdır. Bu yapılanmada korunma amacı da ön plana çıkmıştır. Sokağa taşan ikinci katlarda çardak köşk ismi verilen bölümler sokağın büyük bir bölümünü de üstten kaplamıştır. Kabaltı denilen sokağın bir bölümünü örten bölümler Tetirbe olarak isimlendirilen çıkmalarla dışa taşırılmışlardır.
    Şanlıurfa, Yusuf Paşa Mahallesi Vezir Hamamı doğusun¬daki Zincirli Sokak ile Yıldız Meydanı'nın kuzey¬doğusundaki Yorgancı Sokak’ta bu özellikleri yansıtan yapılanma görülmektedir. Sultan Hamamı'ndan Kale Boynu'na çıkan Hacı Abo Yokuşu üzerindeki meşhur Hacı Abo Kabaltısı, şehirde çok sayıda karşılaşılan kabaltıların en uzun görünümlü olanıdır. Ayrıca Horoz Tetirbesi, Reji Tetirbesi, Bekmez Tetirbesi de Şanlıurfa’da günümüze gelebilmiştir. Bidik Meydanı, Karpuz Meydanı, Hokka Meydanı, Bıçakcı Meydanı, Ellisekiz Meydanı, Türk Meydanı gibi meydanlar da sokakları birbirine bağlayan önemli kavşak noktalarıdır.

    Şanlıurfa evlerine bu dar sokaklardan oldukça görkemli kapılardan girilmektedir. Bu kapılar tahta, tutya (çinko) kaplamalı olara iki ayrı guruptan meydana gelmişlerdir. Çoğunlukla bu kapılar üç ayrı parçadan meydana gelmiştir. Bir ve ikinci parçalar kapıyı oluşturan çenetli kapı denilen yüksek kanatlardan meydana gelmiştir. Bunlar boyut olarak bir devenin veya atın rahatça geçebileceği genişlik ve yüksekliktedir. Üçüncü parça ise kapının solunda normal bir insanın geçebileceği ölçüde, yerden 40–50 cm. yüksekliğinde küçük, kemerli ve insanların günlük yaşamlarında kullandığı kapılardır. Ayrıca bu kapılarda, kapı döveceği denilen iri yuvarlak başlıklı çivilerle yapılmış ay yıldız motifleri, kuş, el, palmet, rozet şeklinde kapı tokmakları da bulunmaktadır. Kapıların iç kısımlarına da zormak veya zoğnak denilen ağaç süreceklerle de kapılar emniyete alınmıştır. Bunların bir ucu duvarın içerisine sokulmuştur. Kapılarda zengin görünümlü alınlıklar, taş süslemelerde dikkati çekmektedir. Yatay konumda mukarnas frizleri, kitabeler, geometrik motifler ve sekizgen rozetlerde sıkça uygulanmıştır.

    Giriş kapısından, kapı arası denilen sivri veya çapraz tonozlu bir koridorla iç avluya ulaşılmaktadır. Çoğu kez burada bir çeşme ve curum denilen bir su yalağı bulunmaktadır. Bu avlular dikdörtgen veya kare planlı olup, Şanlıurfa evlerinin en dikkati çeken bölümlerini meydana getirmiştir. Burada hizmete yönelik odalar, üst kata çıkan merdivenler, kuzey köşede bir eyvan bulunmaktadır. Avlu nahir denilen kalker taşları ile kaplanmıştır. Çoğu kez de bu avlunun ortasında bir 250x250 cm. ölçüsünde taş bir havuza yer verilmiştir. Bu avluların en büyük özelliği de kuzeye yönelik yüzlerinin açık tonozlu bir mekân olmalarıdır. Buradaki tonozlar yöreye egemen Artuklu Mimari, Suriye geleneğini yansıtan taş süslemelerin, özellikle rozet ve palmetlerin bolca kullanılmış olmalarıdır. Hamamlar ise yine bu yer katında yapılmışlardır. Üst katlarda köşk oda (başoda) yatak odaları bulunmaktadır. Avludan taş basamaklara bir gezinti terasına (gezenek) çıkılır. Odalar burada bazen bir sofa, bazen de bu gezeneğin çevresinde sıralanmışlardır.
    Selamlık ve haremlikli evlerde, selamlık girişinde konukların ilk anda ağırlandıkları küçük bir avlu bulunmaktadır. Ayrıca burada konuklara ayrılmış bir veya iki oda konukların hayvanları için develik (ahır) ve helâlar bulunmaktadır. Bu bölümler harem avlusunu görmeyecek biçimde olup çoğu kez de üzerine bundan ötürü ikinci kat yapılmamıştır. Ev halkının güncel yaşantısını sürdürdüğü harem, selamlıktan daha büyük ve daha detaylı olarak düzenlenmiştir. Haremliğin kendine özgü bir avlusu vardır. Bu avlunun cephesi güneye yöneliktir. Burada kışlık eyvan ve iki yanında da kış oturacağı denilen birer oda bulunmaktadır. Bu odalar zeminden 1.00–1.50 m. yüksekliğinde olup, alt kısımlarına zerzembe (zir-i zemin) denilen kilerlere yer verilmiştir. Harem avlusunda tandırlık denilen mutfağa, odunluğa da yer verilmiştir. Buraya yerleştirilen hamamlar sıcaklık ve soğukluk bölümlerinden oluşmuş, 3-4 kurnalıdır. Bazı örneklerde hamamın içerisine küçük boyutta bir de şadırvan eklenmiştir.

    Şanlıurfa evlerindeki odaların dar kenarları boyunca, yerden 20 cm. yüksekliğinde gedemeç denilen bir pabuçluk bulunmaktadır. Odaların duvarları çoğu kez ahşap ile kaplanmıştır. Buralara camlı duvarla, camhane denilen aynalı yüklükler ve nişler sıralanmıştır. Ağaç işlerindeki bezemeler çoğunlukla ıhlamur ağacından taklit kündekâri tekniğinde oymalı süslemelerdir. Bu süslemelerde zengin bir motif çeşitliliği ile karşılaşılmaktadır. Evlerin avluya yönelik cephelerinde ise zengin bir taş bezeme dikkati çekmektedir. Bu bezeme bitkisel ve geometrik motiflerden oluşmuştur. Ayrıca altıgenler, sekizgenler ve rozetler de dikkati çekmektedir. Oda kapıları üzerinde duvarlara gömülmüş yarım daire şeklinde aşağıya sarkık durumda palmetlerle süslü yağmurluklar, dama yakın duvarlar üzerinde mukarnas frizleri de sıkça kullanılmıştır. Avluyu çevreleyen duvarların dama yakın bölümlerine kuş takası denilen bir bakıma kuş evleri yapılmıştır.

    Şanlıurfa evlerinde hayat veya avlu içerisinde yer alan kuyulara da özen gösterilmiştir. Bunların bilezik ve dolap (çıkrık) taşları zengin bezemelidir. Baz kuyu duvarları düzgün kesme taşlarla örülmüş, inip çıkmayı sağlamak amacıyla da içersine el ve ayakların girebileceği biçimde oyuklar açılmıştır. Şehrin yüksek kesimlerindeki, kuyuların açılamadığı evlerde ise avlulara sarnıçlar yapılmış ve su gereksinimi buradan sağlanmıştır.


    Şanlıurfa evlerinde eyvanlara büyük önem verilmiştir. Yılın 7-8 ayının sıcak geçtiği yöredeki evlerde eyvanlar daha serin olduğundan ev halkı yaşamının büyük bir bölümünü burada geçirmektedir. Bazı örneklerde ise bu eyvanların alt kat yerine dam üzerinde yer aldığı da görülmüştür. İl merkezindeki Nebo, Hacı İmam Efendi Evi, Osman Çiftbudak Evi, Parmaksız Şemsi Evi ve Çubukçular Evi bunun tipik örnekleridir. Bazı örneklerde ise, evlerin batı ve doğu yönlerinde üçüncü bir eyvana yer verildiği de görülmüştür. Bunun için de eyvanların iki yanı taş sedirli olup, arka duvarlarındaki nişlere hava akımını sağlayan, serinlik veren baca şeklinde hava kanalları açılmıştır. Bu kanallar dam üzerindeki nişli bir rüzgârlıkla son bulmuştur. Evlerin üst örtüsü toprak damlı olduğundan bu rüzgârlıklar aynı zamanda mihrap görevini de yapmışlardır.

    Şanlıurfa evlerinin üzeri çapraz tonoz veya mertek denilen direkler üzerine düz toprak damlıdır. Bazı örneklerde ise bunların üzerine nehit denilen düzgün kesme taş döşendiği görülmüştür. Damların çevresini zikzak veya boğumlu kesilmiş taşlar çevirmiştir. Evlerin yapımında, ormanlık alanlardan yoksun oluş ve şehrin güneybatı kesimindeki dağlardaki kalker taşlarının bol oluşu ve bunlar arasında Urfa Taşı denilen ve kolay işlenebilen taş cinslerinin sivil mimaride ana malzeme olarak taşın kullanılmasında etkili olmuştur.

    Şanlıurfa’da şehrin varlıklı kesimi genellikle güzel manzaralı yerlere saray niteliğinde köşk ve konaklar yaptırmışlardır. Bunların başında da kesme taştan yapılan Kürkçüzâde Mahmûd Nedim Efendi Konağı, Osman Efendi Konağı, Ömer Edip Efendi ve Şair Sakıb Efendi Konağı, Hacı Kamilzâde Yusuf Ziya Efendi Konağı, Sakıplardan Halil Bey'in Aynalı Köşkü gelmektedir. Ayrıca 1983 yılında yıktırılarak yerine Cebeci İşhanı yaptı¬rılan Vali Konağı ise kesme taşın modern mimariye uygulanışını gösteren ilk örneklerden olmasından ötürü ayrı bir önem taşıyordu.




  2. 2
    GAZİBE
    Bayan Üye

    Cevap: Şanlıurfa Sivil Mimari Örnekleri

    Reklam



    Güneydoğu bölgesindeki mimari özellikler bir birlerine benzemektedir.Şanlıurfa evlerinde kesme taşların kullanılması geniş avluların olması ve damların da yaz aylarında kullanılması önemlidir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi