Anlamak Ve Anlaşılmak

+ Yorum Gönder
Ciddi Konular ve Güzel Yazılar / Makaleler Bölümünden Anlamak Ve Anlaşılmak ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    xRockİnGirLx
    Süper Moderator
    Reklam

    Anlamak Ve Anlaşılmak

    Reklam



    Anlamak Ve Anlaşılmak

    Forum Alev


    ANLAMAK VE ANLAŞILMAK

    Haftalık yazışmalarla fikir alışverişi yaptığım bir
    dostumun bugünkü
    mektubu şöyle başlıyordu:
    "F.W. Forester diyor ki; anlaşılmak çok az insana nasip olan bir
    lükstür. Kaldı ki en derin varlıklar ve insanlar -sığ olanlara
    kıyasla-
    daha fazla yanlış anlaşılmaya mahkumdurlar. BİZ BU DÜNYAYA
    ANLAŞILMAK İÇİN DEĞİL, ANLAMAK İÇİN GELDİK.
    Anlaşılmamanın üzüntüsünü duyacağımıza, bütün gücümüzle
    başkalarını anlamaya çalışırsak hayat daha da
    güzelleşecektir."

    İlk okuyuşta hayli çarpıcı gelen bu sözler üzerinde birazcık
    düşündüğümde, verilmek istenen mesajın güçlü bir mantıksal
    temele
    oturmadığını, ve insanın evrensel ve içgüdüsel gerçekleri ile
    örtüşmediğini görmem zor olmadı. Zihnimde oluşan birkaç soru,
    bu zayıf argümanı bence kolaylıkla çürüttü. Son karar sizin:
    Biz bu dünyaya gerçekten sadece anlamak için mi geldik?
    Anlaşılma arzumuz (veya içtepimiz) ve bu uğurda sarf ettiğimiz
    onca
    çaba boşuna mı acaba? Anlaşılmak isteği yaşamın güzelliğini
    neden
    bozuyor olsun ki? Yaşamın amacı salt anlamaktan mı ibaret? Veya her
    biri eşsiz birer varlık olan ve farklı farklı yeteneklerle
    donanmış 6,5 milyar insanin kendi içsel derinliklerini keşfetmeye
    çalışırken fark ettikleri hazinelerinden yansıyan güzellikleri
    diğer insanların da anlamalarını ve bundan nasiplenmelerini
    istemeleri -yani anlaşılma çabaları- abesle iştigal mi acaba? Onca
    şair, ressam, yazar, müzisyen, filozof ve bilim insanı anlaşılmak
    ve insanlara birtakım mesajlar vermek için değil de, sadece anlamak
    için mi onca eser üretmiş ve hâlâ üretmekteler?
    İşte bu sorulara verdiğim yanıtlar, sevgili dostumun, beğenerek
    mektubunun başına yazdığı alıntının fikirsel ve mantıksal
    değerini
    maalesef epeyce düşürdü.
    Anlamak elbette vazgeçilmez çabalarımızdan biri, hatta belki de
    birincisidir; ancak tek amaç değildir ve olmamalıdır da.
    Anlatılamayan veya anlaşılamayan bir anlama kısırdır, meyvesizdir
    ve insanoğlunun kültürel ve ruhsal evrimine bir katkıda bulunmaktan
    uzaktır.

    Kanımca, ANLAMAK VE ANLAŞILMAK, KOL KOLA GİDEN İKİ DOST GİBİ,
    YAŞAMIN TEMEL AMAÇLARINDAN BİRİNİ OLUŞTURURLAR. Kaldı ki
    biyolojik bilinç penceresinden bakıldığında ne anlamak, ne de
    anlaşılmak
    asla birer amaç değildirler. Örneğin insan genomunda (genetik
    şifrelerinde)
    yazılı olan iki temel amaç; a- yaşamak (beslenerek ve tehlikelerden
    korunarak
    ayakta kalmak), b- soyunu sürdürmektir (üremek). Dolayısıyla, DNA
    kitabında,
    "Ben bu dünyaya anlamak için geldim" cümlesiyle
    karşılaşamazsınız.
    Ne var ki, beynin mantıksal zekâsını oluşturan seri nöron
    bağlantılarında(IQ) ve duygusal zekâsını var eden paralel
    bağlantılarında(EQ), "anlamak ve anlaşılmak istiyorum"
    cümlesine sık sık rastlayabilirsiniz.
    Eğer doğamızda anlaşılma isteği varolmasaydı, bugün
    ulaştığımız
    bilimsel, teknolojik ve sanatsal düzeye ulaşmamız belki asla
    mümkün
    olmayacaktı.
    Kaldı ki anlaşılmak, zannedildiği kadar zor bir
    süreç de değildir. Kişinin anlaşılması iki temel etkene
    bağlıdır;
    kendini iyi ifade edebilmesi ve karşı tarafın anlama ve algılama
    yeteneklerinin gelişmiş olması...
    Anlama ve anlaşılmanın yeterli olabilmesi, ilgili tarafların
    mantıksal,
    duygusal ve ruhsal zekâlarının düzeyine ve kültürel
    altyapılarının
    yeterliliğine de bağlıdır. Bu faktörler biraraya geldiğinde
    anlama-anlaşılma işi spontane ve sıkıntısız biçimde
    gerçekleşir.
    Anlamak ve anlaşılmak iki yüzlü bir madalyon gibi ayrılmaz bir
    bütünü oluştururlar, diyerek bir başka soruya geçiyorum:
    ACABA GERÇEKTEN ANLAŞILMAK İSTİYOR MUYUZ?
    İstiyorsak, ne kadar anlaşılmak istiyoruz? Bir başka deyişle,
    hangi özelliğimizin
    veya parçamızın anlaşılmasını istiyoruz? Örneğin, toplum
    içinde
    taktığımız maskelerin düşmesini ve gerçek yüzümüzün
    anlaşılmasını
    hangimiz ne kadar istiyoruz acaba?
    Bence, tüm insanlar bilgelik, erdem, dürüstlük, çalışkanlık,
    zekâ
    ve yaratıcılık simgesi olarak seçilip ikonalaştırılmış örnek
    kişilerin
    özellikleri çağrıştıracak yanlarını biraz da abartıyla dışa
    vurmak
    isteyen bir güdünün etkisi altındalar. Evrensel değerlere;
    destanlardaki, romanlardaki ve filmlerdeki kahramanlara atfedilen
    üstün özelliklere; ve geleneksel yaşam ve düşünce biçimlerine
    ters
    düşmeyen her yönlerinin anlaşılmasını; sevgi, özveri, merhamet
    ve
    tolerans dolu olduklarını ve kendilerine etiketlerine göre değil,
    özelliklerine göre değer verilmesini istiyor insanlar.
    Ama aynı zamanda tüm bunlara ters düşen bazı negatif yönlerini
    de saklamak ve kırkıncı odalarda kilitli tutmak gibi bir çaba
    içindeler.

    Burada esas olarak vurgulamak istediğim nokta şu; ben bunları
    kınamıyorum. Bütün bu uğraşlarımız insan olmanın
    özelliklerinden
    birkaçıdır ve kaçınılmaz sonucudur. Önemli olan, insanları
    pozitif ve
    negatif özellikleri ile olduğu gibi kabul etmek; mümkünse çağdaş
    ilkelere ve süzülüp arınarak bugüne ulaşmış geleneksel
    değerlere
    ters düşen yönlerini törpülemeleri için onlara kırıcı olmadan
    yardımcı
    olmak; ve hata yaptıklarında onlara katlanabilmek, yani tolerans
    göstermektir. O zaman belki insanlar daha şeffaf ve doğal davranacak
    ve hem anlama, hem de anlaşılma çabalarımız daha başarılı
    olacaktır.
    KENDİMİZİN BİR PARÇASINA SÜREKLİ YABANCI KALMAMIZ
    sorununu ise ruhsal zekamız (SQ) geliştikçe daha kolay
    aşabileceğiz.
    Herkese önce kendini, sonra başkalarını anlama ve kendi
    derinliklerini bir biçimde dışarı yansıtabilme yolunda başarılar
    diliyorum.

    Mehmet SAĞLAM




  2. 2
    AZADE
    Bayan Üye

    Cevap: Anlamak Ve Anlaşılmak

    Reklam



    İnsanlar arasında olan kavgaların fikir ayrılıklarının asıl nedenlerinden biri de bir birlerini iyi anlamamalarıdır.Anlatmayı bilmek gerektiği gibi karşımızdaki insanı da anlamaya çalışmak gerekmektedir.







+ Yorum Gönder
anlaşılmakla ilgili sözler,  anlaşılmak ile ilgili sözler,  anlasilmakla ilgili sozler,  yanlış anlaşılmak ile ilgili özlü sözler,  yanlis anlasilmakla ilgili sozler
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi