Ulu Cami ve Darüşşifa (Divriği)

+ Yorum Gönder
Şehir ve İlçeler ve İç Anadolu Bölgesi Bölümünden Ulu Cami ve Darüşşifa (Divriği) ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Fatal
    Özel Üye
    Reklam

    Ulu Cami ve Darüşşifa (Divriği)

    Reklam



    Ulu Cami ve Darüşşifa (Divriği)

    Forum Alev


    Ulu Cami ve Darüşşifa (Divriği)
    Sivas Divriği ilçesinin doğusunda, Divriği Kalesi’nin bulunduğu tepenin yamacında ve surların dışında bulunan Ulu Cami ve Darüşşifa’sını, kitabelerinden öğrenildiğine göre Mengüçoğlu Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah ve eşi Behram Şahın’ın kızı Adil Melike Turhan Melek Sultan1229 yılında yaptırmıştır. Bu nedenle de bazı kaynaklarda ismi Ahmet Şah Camisi olarak da geçmiştir. Yapı topluluğu XVI. yüzyıldan başlayarak değişik zamanlarda onarımlar geçirmiştir. Son onarımını da Vakıflar Genel Müdürlüğü, Y.Mimarı A.Saim Ülgen tarafından 1969 yılında yapılmıştır.

    Yapı topluluğu cami, güney duvarına bitişik darüşşifa ve türbeden meydana gelmiştir. Yapı topluluğunda on bir kitabe bulunmaktadır. Bu kitabelerde caminin h.626 (1228-1229) yılında Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat döneminde Mengücekoğulları Beyi Ahmet Şah ve eşi tarafından yaptırıldığı belirtilmiştir. Yapının mimarı Megaralı Hasan Bin Firuz’dur. Caminin doğu cephesindeki pencere üzerinde bulunan kitabede Ahlatlı Nakkaş Ahmet, minberinde Tiflisli İbrahim oğlu Ahmet ve Hattat Mehmet, caminin güney duvarındaki ayette de Mehmet oğlu Ahmet’in isimleri yazılıdır. Bu kitabeler, yapı topluğunun bir ekip tarafından yapıldığını göstermektedir.

    Anadolu’daki Türk mimarisinin erken örneklerinden olan bu yapı topluluğundan cami, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen bir plan düzeni göstermektedir. Yöresel sarımsı kesme kalker taşından yapılmış olan cami ve medrese bir bütün olarak 32.00x64.00 m. ölçüsündedir. İbadet mekânına batı, kuzey ve doğusundaki üç ayrı kapıdan girilmektedir. Bu kapılardan doğudaki kapı sonradan pencereye dönüştürülmüştür. Bunlardan kuzey cephesinin ortasındaki anıtsal kapı diğerlerinden çok daha farklı olarak yapılmıştır. Anadolu’daki benzeri örneklerinden bezeme olarak da farklılıklar göstermektedir. Bu portal oldukça yüksek ve dışarıya taşkındır. Yüksek kabartma tekniğinde geometrik ve bitkisel motiflerle çevresi bezenmiştir. Geometrik motiflerin yanı sıra tam ve yarım yıldızlar, dörtgenler, altıgenler, baklava motifleri ve zencerekler de bezemeyi tamamlamaktadır. Bitkisel motiflerde kıvrık dallar, rumiler, palmetler ve az da olsa lotuslar bazen sade, bazen de karmaşık biçimde birlikte kullanılmıştır. Bu bezeme diğer kapılar ve Selçuklu dönemi portallerinden farklı olarak çerçeve dışına taşmaları ortaya ilginç bir görünüm getirmiştir. Bezemelerin kuralsız biçimde sınır tanımadığı da açıkça görülmektedir.

    Caminin içerisinde dört sıra halinde dörderden on altı sekizgen paye ile beş sahın meydana gelmiştir. Kuzey-güney doğrultusundaki bu payeler birbirlerine sivri kemerlerle bağlanmıştır. Bu kemerlerin duvarlara enine destekler atılmasıyla da 25 dikdörtgen bölüm cami içerisinde meydana getirilmiştir. Mihrap önüne rastlayan kısım ise tromplu dıştan sekizgen şekilde bir külah ile örtülüdür. Bu örtü sistemi yapıya ayrı bir özellik kazandırmıştır. Bunun dışında kalan bölümlerin üzeri ise haç şeklinde, beşik ve yıldız şeklinde tonozlarla örtülmüştür. Bu arada iç mekânda beşik tonozlu bir hünkâr mahfiline ayrı bir yer ayrılmıştır. Bu durum Anadolu Selçuklu dönemi camileri arasında özgün hünkâr mahfiline sahip olması açısından da ayrı bir özellik taşımaktadır.

    Caminin mihrabı kesme taştan olup, kuzey cephesindeki giriş kapısının karşısındadır. Oldukça büyük boyda olan mihrabın yarım yuvarlak nişi yarım bir kubbe ile örtülmüştür. Minber ceviz ağacında sahte kündekâri tekniğinde yapılmıştır.

    Cami içersinde bezemelere de geniş yer verilmiş olmasına rağmen bunlardan pek azı günümüze ulaşabilmiştir. Mihrap nişinde, mihrap önü kubbesinde, kemer geçişlerinde, tonozlarda, hünkar mahfilinin ahşap kiriş ve dikmelerinde kırmızı, yeşil boya izleri görülmektedir. Bu arada XIII. yüzyıl Anadolu bezeme örnekleri olarak da çeşitli motifler burada görülmektedir. Özellikle mihrapta yoğun biçimde bitkisel bezeme görülmektedir. Kıvrık dallar, palmet motifleri yaygın biçimde kullanılmıştır.

    Caminin kuzeybatı köşesindeki minare orijinal değildir. Minarenin kaidesindeki bir kitabeden Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1565 yılında yaptırıldığı belirtilmiştir. Minare duvara bitişik köşeli bir kaide üzerinde tuğladan yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Oldukça kısa ve kalın bir görünümü vardır.




  2. 2
    AYSEN
    Bayan Üye

    Cevap: Ulu Cami ve Darüşşifa (Divriği)

    Reklam



    bu caminin resmine bakınca tek başına kapısı kalsa dahi yeter duruyor o kadar güzel bir eser minaresi orjinal olmamasına rağmen o bile yapının tarihi özelliğini yansıtıyor







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi