İslamda Ruh Göçü ve Reenkarnasyon ...

+ Yorum Gönder
Tarihimiz ve İslam Tarihi Bölümünden İslamda Ruh Göçü ve Reenkarnasyon ... ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    rengigül
    Usta Üye
    Reklam

    İslamda Ruh Göçü ve Reenkarnasyon ...

    Reklam



    İslamda Ruh Göçü ve Reenkarnasyon ...

    Forum Alev
    Ruh göçü (Reenkarnasyon) ve Islam'daki yeri nedir?

    Tenasuh, reenkarnasyon, hulûl kavramlarıyla da ifade edilen ruh göçü, ruhların beden değiştirerek dünyaya tekrar tekrar gelmelerine inanmaktır. Ruh göçü inancı, Hindistan ve Çin’in büyük bir bölümü başta olmak üzere dünyanın bazı bölgelerinde varlığını sürdürmektedir. Bu inanca sahip olanlara göre, ruhun bir defa dünyaya gelmesiyle evreni tanıması mümkün değildir. Bunun için bir beden ölünce ruhu, başka bir bedene geçer. Bu yeni bedende ruh öncekine oranla daha da olgunlaşır. Söz konusu intikal her ömrün sonunda başka bedende ve varlıkta gerçekleşebilir. Nitekim su, bulut ve gök gürültüsüne dönüşüyor. Yumurta kuş biçimine geliyor. Palamut, meşe ağacı oluyor. Odun ateş ve kül halini alıyor.


    Tenasüh inancı İslâm'la bağdaşmaz. İslam inancına göre ruh, ezelî olmayıp sonradan yaratılmıştır. O, bedenin tamamlayıcısıdır. Ölümle bedenden ayrılan ruh, tekrar başka bedenlerle dünyaya gelmeyecek, ahirette beden yeniden yaratılınca ruh tekrar ona iade edilecektir. Dolayısıyle dünyadaki ameline göre mükafat veya cezaya muhatap olacaktır. Kur’ân’da ruh göçünün olmadığı kesin olarak ifade edilmektedir: “Nihayet onlardan birine ölüm gelince: ‘Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım' der. Hayır! bu sadece onun söylediği boş bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.” (Mü’minûn 23/99-100).

    alıntıdır



  2. 2
    rengigül
    Usta Üye

    --->: İslamda Ruh Göçü ve Reenkarnasyon ...

    Reklam



    1907 yılında ABD'li bilimadamı Duncan MacDougalI tarafından ortaya atılan 'İnsan ruhunun ağırlığı vardır' tartışması, '21 gram' filmiyle yeniden gündeme taşındı

    Yönetmenliğini, 'Paramparça aşklar' filmiyle tanıdığımız Meksikalı Alejandro Gonzalez Inarrittu'nun yaptığı, başrolünü ise Oscarlı oyuncu Sean Penn'in üstlendiği "21 gram" filmi, eski bir tartışmayı yeniden alevlendirdi. Filme adını veren bu rakam aslında 1900'lerin başında yapılan bilimsel bir araştırmaya dayanıyor. ABD'li bilimadamı Duncan MacDougalI, 1907 yılında yaptığı deneylerin sonucunda, ölüm anında insanların vücut ağırlıklarının tam 21 gram azaldığını ortaya koyarak, "Ruhun varlığını" kanıtladığını açıklamıştı. Kayıtlara göre, ABD'li uzman ölüm döşeğindeki hastaları, vücut ağırlıklarını hassas bir şekilde ölçebilen özel bir yatağa yerleştirdi. Deneyinde ağır tüberküloz hastalarını kullandı. Çünkü bu denekler ölürken fazla hareket etmeyerek, tartı sisteminin doğru ölçümler yapmasına olanak sağlıyordu. Ancak Dr. MacDougall sadece 6 hasta üzerinde bu deneyi gerçekleştirdi. Üstelik hastalardan ikisi son nefeslerini verirken, teknik arıza yaşandı ve ağırlıkları ölçülemedi. Diğer üç denek ölüm anında yaklaşık 21 gram "hafifledi". Ama birkaç dakika içinde kiloları aynı düzeye çıktı. Son denek ise gerçekten kalbi durduğunda 21 gram "hafifledi". Yani MacDougall, sadece 1 deneğin, ölüm anında "21 gram" verdiğini keşfetti.

    Köpekler ruhsuz mu?
    15 köpek üzerinde yaptığı deneylerde de hayvanların ölüm anında ağırlık kaybetmediğini gören MacDougall, bu bulguyu da ilk araştırmasına destek olarak gördü. Çünkü o dönemde köpeklerin ruhunun olmadığına inanılıyordu. New York Times gazetesi bu tezi "Ruhun ağırlığı bulundu" manşetiyle duyurdu.

    Çıkan ruh değil gaz
    Macdougall, tezini açıkladığında diğer bilimadamları tarafından tepkiyle karşılandı. Uzmanlar, ölüm anında hafiflemeyi sağlayanın ruh değil, bedenden çıkan gazlar olduğunu iddia etti. Günümüzde de California Üniversitesi'nin uzmanlarından Dr. Robert Stern, "İnsan vücudunda 'lysosome' adlı hücre benzeri yapılar bulunur. Ölümden sonra bunların salgıladığı enzimler, dokuları parçalayarak gaz ve sıvıya dönüştürür. Yaşanan hafifleme de bu yüzden gerçekleşir" diyor..







  3. 3
    mum
    Özel Üye
    Ruh göçü (Reenkarnasyon) ve İslam'daki yeri nedir?
    Tenasuh, reenkarnasyon, hulûl kavramlarıyla da ifade edilen ruh göçü, ruhların beden değiştirerek dünyaya tekrar tekrar gelmelerine inanmaktır. Ruh göçü inancı, Hindistan ve Çin’in büyük bir bölümü başta olmak üzere dünyanın bazı bölgelerinde varlığını sürdürmektedir. Bu inanca sahip olanlara göre, ruhun bir defa dünyaya gelmesiyle evreni tanıması mümkün değildir. Bunun için bir beden ölünce ruhu, başka bir bedene geçer. Bu yeni bedende ruh öncekine oranla daha da olgunlaşır. Söz konusu intikal her ömrün sonunda başka bedende ve varlıkta gerçekleşebilir. Nitekim su, bulut ve gök gürültüsüne dönüşüyor. Yumurta kuş biçimine geliyor. Palamut, meşe ağacı oluyor. Odun ateş ve kül halini alıyor.
    Tenasüh inancı İslâm'la bağdaşmaz. İslam inancına göre ruh, ezelî olmayıp sonradan yaratılmıştır. O, bedenin tamamlayıcısıdır. Ölümle bedenden ayrılan ruh, tekrar başka bedenlerle dünyaya gelmeyecek, ahirette beden yeniden yaratılınca ruh tekrar ona iade edilecektir. Dolayısıyle dünyadaki ameline göre mükafat veya cezaya muhatap olacaktır. Kur’ân’da ruh göçünün olmadığı kesin olarak ifade edilmektedir: “Nihayet onlardan birine ölüm gelince: ‘Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım' der. Hayır! bu sadece onun söylediği boş bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.” (Mü’minûn 23/99-100).







+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi