Soru Sormak İyidir

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve İslami Sorular - Cevaplar Bölümünden Soru Sormak İyidir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    mumsema
    Özel Üye
    Reklam

    Soru Sormak İyidir

    Reklam



    Soru Sormak İyidir

    Forum Alev


    Soru Sormak İyidir


    Soru; bilgi edinmek ya da bilgileri denetlemek amacıyla bir kimseye yöneltilen ve karşılık gerektiren söz ya da yazı olarak açıklanmaktadır.

    Soru sormak için ilk olarak bilgi gerekmektedir. Öyle ya soru sorulacak mevzuuda belli bir birikim mevcut değilse, ne hakkında ve niçin soru sorulacaktır?

    Genel kabul görür yangılardan başlanılarak, temcit pilavı gibi durmadan ısıtılıp önümüze konan bütün değerlendirmeler “soru” süzgecinden geçirilerek kabul veya red hanelerine tasnif edilmelidir ki mensubu bulunduğumuz saf, ayan beyan ortaya çıksın ve yanlış anlamalara, kaypaklıklara zemin hazırlamasın.

    Evvel emirde müslüman, yaşadığı zaman diliminin hakiki mânâda değerlendirmesini, hakiki müslüman anlayışıyla yapabilmelidir. Burada hemen bir soruya yol vermek gerekliliği vardır: Hakiki müslüman’ın özellikleri nedir? Hakiki olmayan müslüman kimdir? öncelikle Hakiki Müslüman’ın özelliklerini cevaplamamız gerekir.

    İnanan insan, ancak ve ancak Allah’tan korkar. Allah’ın Kitabı Kur’an-ı Kerim, ebedi olarak başvuru kaynağıdır. Müslüman Rabbine güvenir, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine olan imanı ile yine yardımı ancak Allah’tan diler. Tağuta kulluk etmekten kaçınır ve Allah’a yönelir. Sözü dinler ve sözlerin en güzeline uyar müslüman. Kısaca müslüman; akl-ı selim sahibidir.
    Her anımızla büyük bir sınavın içersindeyiz. Bu sınavdan yüzümüzün akıyla çıkabilmemiz ve Allah rızasını kazanabilmemiz için okuyan, araştıran, inceleyen, Allah’a kullukta kusur etmeyen ve lisanen söylediklerini günlük hayatına geçiren kimselerden olmamız gerekir. Neyi yaptığımız kadar nasıl yaptığımız da önemlidir. Ve elbet niçin yaptığımız... Allah rızasının güdülmediği, düşünülmediği bilfiil bütün uğraşlarımız bize boş bir yorgunluk olarak kalabilir.

    Bizden öncekilerin başına gelenler, onların yaşadıkları, muhakkak ki bizim de başımıza gelecek.

    Eğitim sorununa düçar kalmış, bilgilendirilmemiş, bilgilenmemiş 21. asır ümmetliğine namzed olarak bizler, Peygamberler ve Peygamber Efendimiz (s.a.s.) ile Sahabilerin (Allah onlardan razı olsun) yaşadıklarını, günlük hayatımızda defalarca yaşıyoruz. Ne hikmettir bilinmez, bir kez olsun geriye doğru dönüp de Allah Rasulü böylesi durumda ne yapardı, ne yapmıştı diye sormuyoruz kendimize. Ders kitaplarında Cahiliye Dönemi insanlar anlatılırken, çevremize sarf-ı nazar eyleyerek aynı dönemden bir kesit yaşadığımızı idrak edemiyoruz. Peygamber Efendimiz mübarek elleriyle putları kırarken illaki taştan, tahtadan putlar arıyoruz. Put nedir, putun özellikleri nelerdir diye bir soru sormuyoruz. Evlerimizde, en mahrem yerlerde sakladığımız altınların, paraların, sevdiğimiz kadınların, tuttuğumuz futbol takımlarının, megastar ilan edilen insanların, televizyonun, arabamızın ve hatta işimizin, bizzat kendimizin... putlaştırıldığından haberimiz var mı? Bizleri, Allah’tan gayrı şeylere inanmaya, tapınmaya çağıran, Allah Tealâ’nın ahkâmını değiştiren, Allah’ın indirdiğinden gayrisiyle hüküm veren, Allah’tan gayri gaybı bildiğini söyleyen ve kendisini İlah mesabesinde tutarak ibadetin, tapınmanın kendisine olmasını gerektiğini söyleyen kişilere rastlamıyor muyuz? Güç bela ve belki meşru zeminlerde elde etmediğimiz makam ve mevkilerimizi korumak için binlerce tavizler verilmiyor mu? İman’ın ne idüğü ve nasılı üzerinde yeniden durmak mecburiyetindeyiz.

    “- İtalyanlara karşı niçin bu kadar şiddetle mukavemet ettin?
    - İmanım için.
    - Bu kadar az kuvvetle ve bu kadar az vasıta ile bizi Trablusgarp’tan atabileceğini ümit ediyor muydun?
    - Hayır.
    - O halde ne elde etmeyi bekliyordun?
    - Hiç. Ben imanım için döğüşüyordum ve bu bana yetiyordu. Geri kalanı Allah’ın elinde idi.”

    Ömer Muhtar ile İtalyanlar arasında geçen bu konuşmadan almamız gereken dersler vardır ve kendimizi sorguya çekmeliyiz. Öncelikle böylesi bir imana sahip miyiz? Sahip değilsek elde etmek için ne gibi uğraşlar veriyoruz? İmanımız gereği bırakın makamlarımızdan, sevdiklerimizden uzak kalmayı, ölümü göze alabiliyor muyuz? Hepimiz çözümün Müslümanca Yaşamak olduğunda hemfikiriz de bu halimizin adı nedir?


    Bir ateş çemberinin içindeyiz ve en büyük düşmanımız olan cahilliğin farkına varamıyor, canımıza kasd edenlerle koyun koyuna yatıyoruz. Nefsimize soracağımız sorularla başlayacağız işe. Bize ne oluyor?
    Hace-i Evvel




  2. 2
    munzir
    Üye

    --->: Soru Sormak İyidir

    Reklam



    Allah razı olsun mumsema







  3. 3
    necati333
    Üye
    nasıl rep veriyoruz yardımcı olursanız rep verebilirim:)







  4. 4
    Gülehasret
    Süper Moderatör
    nasıl rep veriyoruz yardımcı olursanız rep verebilirim:)


    buyur kardeşim buraya bak aynısını yap olur inş.:)

    http://www.mumsema.net/yeni-baslayan...endirmesi.html

  5. 5
    necati333
    Üye
    teşekkürler;) rep vericem

    bu arada konu açamıyorum ya arkadaşlar özür dilerim :rolleyes:basit sorularla oyalıorum ama napıyım yeniyim:)

  6. 6
    Gülehasret
    Süper Moderatör
    kardeşim burdan herşey öğlenebilirsin konu açarak sorabilirsin :)

    http://www.mumsema.net/yeni-baslayanlar-acemiler/

  7. 7
    necati333
    Üye
    teşekkürler;)tamam her şeyi öğrendim

+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi