Mastürbasyon

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
İslami Konular ve İslami Sorular - Cevaplar Bölümünden Mastürbasyon ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    karanlik--
    Yeni Üye
    Reklam

    Mastürbasyon

    Reklam



    Mastürbasyon

    Forum Alev
    Sual: İstimna nedir?
    CEVAP
    İstimna, mastürbasyon demektir. Bu da, ne şekilde olursa olsun, kendi kendini tatmin ederek orgazma ulaşmak demektir. Bu iş, zevk için olursa haramdır. Sükunet bulmak, rahatlamak için olursa caiz, zina tehlikesi olursa, vacip olur. Demek ki, sırf zevk için mastürbasyon günahtır. Ama; insan sıkılmıştır, erkeklerde olur, boşalma ihtiyacı duyar, o zaman caiz olur, günah olmaz. Kadın için veya erkek için zina tehlikesi varsa, o zaman mastürbasyon vaciptir, yani orgazma ulaşıp o sıkıntıdan kurtulmalıdır.

    Mastürbasyon yapılıp meni gelince, gusül gerekir, orucu da bozar.

    Kadınlarda meni gelmesi daha zor olur. Meni gelmez de, mezi denen akıcı sıvı gelirse gusül gerekmez. Meni, titreyerek gelir, kasılmalar olur. Gelenin mezi mi, yoksa meni mi olduğu bu şekilde de, anlaşılabilir.

    Sual: Bir erkeğin haramdan korunması için, mastürbasyon veya başka ne yapması gerekir?
    CEVAP
    Böyle bir sebeple, mastürbasyon caiz olmaz. Harama bakmamak için en uygun çare, namazı doğru kılmaktır. Harama bakmanın zararı bilinmelidir. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Yabancı kadını görüp, azab-ı ilahiden korkarak, başını ondan çevirene Allahü teâlâ ibadetin tadını duyurur.) [Hakim]

    (Neresine olursa olsun, kadına şehvetle bakanın, gözlerine erimiş kurşun dökülecek, sonra Cehenneme atılacaktır.)
    [M. Enhür]

    (Avret yerini açana, başkasının avret yerine bakana Allah lanet etsin!)
    [Beyheki]

    Sual: İstimna, rahatsızlığı gidermek için caiz oluyor. Peki, rahatlayınca zevk hasıl olmuyor mu?
    CEVAP
    Zevk almak için istimna günahtır. Ama çok rahatsız olunca, sakinleşmek için boşalmak günah olmaz. Boşalırken elbette zevk alınır. Zina tehlikesi olunca da öyle. Yani o zaman da zevk alınır. Fakat zina önlenmiş olduğu için günah olmuyor. Dinimiz her kötülüğü önleyici ruhsatlar vermiştir.

    Sual: Sükunet bulmak için istimna caizdir. Sükunet nedir?
    CEVAP
    Şehvetin giderilmesidir.

    Sual:
    Kadınların istimna hükmü, erkeklerin ki gibi mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual:
    Mastürbasyon orucu bozar mı, bozarsa kaza mı kefaret mi gerekir?
    CEVAP
    Orucu bozar, sadece kaza gerekir. Bir Ramazanda iki defa mastürbasyon yapana kefaret de gerekir. Çünkü Ramazanın bir gününde, kaza gereken bir şey yaparak orucunu bozan kimse, başka gününde de bu şeyi kasıtla yine yaparsa, kefaret de gerekir.

    Sual:
    Mastürbasyonun kimseye zararı olmadığına göre niye haram ki?
    CEVAP
    Dinimiz, bir şeyi haram etmişse, haramdır. Haramsa, niye haram denmez. Besmelesiz kesilen kuzu eti de haramdır. Mutlaka bir kimseye zararı olması gerekmez.

    Mastürbasyonun, kendi vücudumuza da zarar verdiği, erken iktidarsızlığa sebep olduğu açıklanmıştır.

    İmam-ı Kurtubi hazretleri buyuruyor ki:
    (Onlar, eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini, [zina, livata, mut’a nikahı, hayvana tecavüz, mastürbasyon gibi meşru olmayan her şeyden] korurlar. Doğrusu bunlar [helal olan eşleri ile beraber oldukları için] yerilemez, ayıplanmazlar. Şu halde, bunun ötesine gitmek isteyen, [zina, livata ve mastürbasyon yapan, muvakkat nikah yapan, hayvana tecavüz eden, meşru yolun dışına çıkmakla] haddi aşmış olur.) [Müminun 5-7] (Cami-ul-Ahkam) (Bu âyet-i kerimeler, Medarik tefsirinde de aynı şekilde açıklanmıştır.)

    Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
    (Elini nikah eden [Ne şekilde olursa olsun, mastürbasyon yapan] lanetlenmiştir.) [İ. Baverdi]



  2. 2
    fecr
    Özel Üye

    --->: Mastürbasyon

    Reklam



    Allah razı olsun karanlık bilgilendirdiğin için ..







  3. 3
    Denizcan
    Usta Üye
    teşekkür edrim burda insanları iyi olarak bilgilendirdiğiniz için.







  4. 4
    ila20
    Üye
    Benim anlamadığım bir nokta var.

    Bu işi insan zevk için mi yoksa . sakinleşmek için mi yaptığı nasıl ayırt edilecek.

    İnsan bir soka çıkıyor. Birine bakmasa diğerini görüyor . Tesiri altında kalıyor .Fili olarak bir tepki vermese dahi etkilendiği muhakkaktır.

    Reklamlar , televizyonlar, panolar vs. her şey erkeğin aleyhinedir.
    Otobüs , okul , hastaneler Yani umumun kullandığı yerler.

    bunların hepsi aleyhimize.

    ben açık konuşuyum. Bu işi yapmamaya karar verdim. Bu kararım beni daha çok etkiledi. Çünkü bir etkilenme olmuş bu etkiye ben bir tepki vermeyerek. Bu etki bilinç altıma giriyor. Her zaman aklıma geliyor. Daha çok rahatsız oluyorum. Yapıncada vicdanen doğrumu günah mı diye elem çekiyorum.

    Sizdediniz sakinleşmek için caiz olur diyorsunuz ama ben bunu ayırt edemiyorum ki.

  5. 5
    iliman
    Üye
    selamu aleykum arkadasim kendi gorusumu paylasiyim seninle:
    soyleki eger o isi yapmayip hep aklina kotu seyler geliosa ve daha cok sapikca haller aliyorsan o isi yap kurtul ve daha ileriye gitme ama biryerde kendini egitmelisin bence sirf caiz diye o zararli ise bagli kalma gozlerine hakim olmaya calis ama bence insan bilir bu isi zevk icinmi yoksa zarardan kurtulmak icinmi diye kendini sorgularsan kesin bulursun

  6. 6
    Unsoft
    Üye
    Alıntı ila20 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Benim anlamadığım bir nokta var.

    Bu işi insan zevk için mi yoksa . sakinleşmek için mi yaptığı nasıl ayırt edilecek.

    İnsan bir soka çıkıyor. Birine bakmasa diğerini görüyor . Tesiri altında kalıyor .Fili olarak bir tepki vermese dahi etkilendiği muhakkaktır.

    Reklamlar , televizyonlar, panolar vs. her şey erkeğin aleyhinedir.
    Otobüs , okul , hastaneler Yani umumun kullandığı yerler.

    bunların hepsi aleyhimize.

    ben açık konuşuyum. Bu işi yapmamaya karar verdim. Bu kararım beni daha çok etkiledi. Çünkü bir etkilenme olmuş bu etkiye ben bir tepki vermeyerek. Bu etki bilinç altıma giriyor. Her zaman aklıma geliyor. Daha çok rahatsız oluyorum. Yapıncada vicdanen doğrumu günah mı diye elem çekiyorum.

    Sizdediniz sakinleşmek için caiz olur diyorsunuz ama ben bunu ayırt edemiyorum ki.
    İnternetten araştırdım. Güvenilir siteden bir kaç kaynak buldum

    Müstehcen neşriyatın çevremizi sardığı, açık saçıklığın salgın hastalık gibi cemiyete musallat olduğu bir devirde yaşıyoruz. Bu hastalık az çok herkesi tesiri altına almaktadır. Bilhassa gençliği kemirmekte, içten içe cevherini ve manevî duygularını yaralamaktadır.

    Nefsî hisleri tahrik eden unsurların çoğalması kişilerde bazı kötü alışkanlıkların artmasına sebep olmaktadır. Kendisine nikâhı düşebilen nâmahreme bakmak, insanda harama karşı olan hassasiyeti azaltmakta, bilhassa kendisine çeki düzen veremeyen kimseler harama bakmayı normal ve mubah görmeye başlamaktadırlar. İşte bunun sonunda insanın maddî ve manevî bünyesinde bazı aksaklıklar meydana gelmektedir.

    Bu mevzuda Bediüzzaman Hazretleri şöyle demektedir : «Ehl-i İslâm da nazar-ı haram ziyadeleştikçe, hevesât-ı nefsaniye (Müslümanlar arasında harama bakma arttıkça cinsî duygular) heyecana gelip vücudunda sû-i istimalât ile israfa girer. Haftada birkaç defa gusle mecbur olup, ondan, tıbben kuvve-i hafızaya (hafıza gücüne) zaaf gelir.

    «Evet, bu asırda açık saçıklık yüzünden, hususan bu memâlik-i harrede (sıcak iklimlerde) o sû-i nazardan, sû-i istimalât, umumî bir unutkanlık hastalığını netice vermeye başlıyor. Herkes, cüz'i-küllî o şekvadadır.» 1

    His ve heveslerine mağlûp düşen bazı kimselerde harama nazarın tahrikiyle vücuttan yapılan israf, umumiyetle ihtilâmla olur. Bazı kimseler ise bu «israfat»’a daha değişik bir şekilde düşerler. «İstimna, mastürbasyon» bu hususta en sık başvurulan tatmin yoludur: Her şeyden önce, anormal bir hareket olan bu iş, iradesi zayıf kimselerde görülen bir alışkanlıktır.

    Evlenme çağına gelip de imkân bulamayan böyle kimselere Rabbimiz iffetli olmalarını tavsiye etmektedir: «Evlenmeye imkân bulamayanlar, Allah kendilerini fazl u kereminden zengin kılıncaya kadar zinaya karşı iffetlerini korumaya çalışsınlar.» 2

    Nefis ve heveslerinin tazyiki altında bulunan gençlere Peygamberimizin gösterdiği yol en güzelidir. Bu yolla genç, hem ibadet yapmış olur, hem de kendisine hâkim olma çaresini bulur.

    İbni Mesud'un rivayet ettiği hadisi şerifte Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurmaktadır: «Ey gençler topluluğu, sizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik gözü harama bakmaktan son derece önleyici, iffeti de en iyi koruyucudur. Evlenme masrafına gücü yetmeyen kimse de oruç tutsun. Çünkü oruç. kuvvetli bir şehvet kincidir."3

    Başta oruç olmak üzere, İslâmî ve imanı meselelerle meşguliyet ve insanı günahtan koruyan bir çevrede bulunmak kişinin iffetini muhafaza eden., onun harama itişmesine mani olan en güzel çarelerdir. Çünkü gayri meşru yollara şeytan teşvik eder, nefis baskı yapar, hisler de sıkıştırır. Onları susturacak en tesirli çare, kalbi ve ruhu ulvî şeylerle meşgul etmektir. Ahlâklı kimselerle arkadaşlık etmektir.

    Elle tatmin, âlimlerin çoğuna göre caiz değildir. Haram sayılmaktadır. «Onlar ki ırzlarını korurlar. Ancak hanımlarına ve sahip oldukları cariyelerine karşı münasebetleri müstesnadır. Çünkü onlar bu helâl olanlarda kınanmazlar. Kim de bu helâlden başkasını ararsa, işte onlar haddi aşanlardır» 4 âyetini delil getiren Şafiî, Mâliki âlimleri ve İmam-ı Nesefî, istimnanın haram olduğuna hükmetmişlerdir.5

    Eğer caiz olsaydı, Hz. Peygamber tarafından bir yol gösterilirdi, demektedirler. İmam Ahmed bin Hanbel ve îbni Hazm'a göre «meni, vücudun, dışarı atmaya muhtaç olduğu bir şeydir, onu eliyle atan kan aldıran gibidir ve caizdir.» Hanbelî âlimleri bu caiz oluş şeklini iki şarta bağlamışlardır: Kişinin zinaya düşme tehlikesi, Evlenmeye gücünün ve imkânının bulunmayışı.

    Hanefî mezhebinin görüşlerini nakleden İbni Âbidin, bu hususta bazı âlimlerin görüşlerine yer vermektedir. Kişinin şehveti baskın gelir, kalbini meşgul edecek derecede fazla olur, bekâr bulunur veya evli olup da bir özürden dolayı hanımına yaklaşamazsa, şehvetini teskin etmek isteyen kimse için Fakih Ebulleys, «Böylesine bir vebal olmayacağını umarım» demektedir. Ama sırf şehvetini celbetmek, kendisini zorla tahrik etmek için yaparsa günahkâr olur.6

  7. 7
    Unsoft
    Üye
    Yine Hanefî âlimlerinden Şürünbilâli, «Bekâr kimse harama gireceğinden korktuğu zaman şehvetini teskin için istimna caizdir. Bu işinden dolayı ne sevap, ne de günah kazanır. Fakat sırf lezzet almak için yaparsa günahkâr olur» 7 görüşündedir.

    Harama düşme tehlikesiyle karşı karşıya gelen bir kimse, haram olan zinayı işlememek için ehven-i şer olan istimnayı yaparsa ve buradaki niyeti de haramdan kaçınmak, namusunu korumak olursa, caiz gören âlimlerin içtihatlarına göre mümkündür. Ama istimnayı alışkanlık haline getirmek makul bir insana yakışmayan çirkin bir iş olur. Zaten fazla (sû-i istimalat) kişide zekâ ve hafıza kaybına sebep olmaktadır.

    Böyle anormal durumlara düşmemek için sık sık imanî eserleri mütalâa etmek, aklı ve kalbi devamlı îslâmî hizmetlerde çalıştırmak, ulvî şeyleri düşünmek, lezzetleri kıran ve acılaştıran ölümü çok sık hatırlamak, harama nazardan sakınmak ve müstehcen yayınlara iltifat etmemek lâzımdır.

    1. Kastamonu Lahikası, s. 92.
    2. Nur Süresi, 33.
    3. İbni Mâce, Nikâh : 1.
    4. Mü'minûn Sûresi, 5-6-7.
    5. Tefsirü'n-Nesefî, 3 :114.
    6. İbni Âbidin, 2:100, 3 :156.
    7. Meraku'l-Felâh, s. 57.

  8. 8
    Unsoft
    Üye
    MASTÜRBASYONUN BAZI ZARARLARI

    1) Psikolojik Yönden:
    1- Aşırı mastürbasyon düşkünlerinde üzüntü, dalgınlık ve aşağılık duygusu meydana gelir. Her mastürbasyondan sonra umumiyetle bir pişmanlık ve ruh sıkıntısı kendini gösterir. Yapılan bu işin de olgunluktan uzak bir durum arz ettiği hatıra geldikçe bu işi yapanlar, bir aşağılık ve suçluluk duygusuna kapılarak, moral kırıklığına uğrarlar.

    2- Mastürbasyon alışkanlığı, bir kısım sinir bozukluklarına yol açar. Fazla sinirlenmeler, el ve kol titremesi, baş dönmesi, uykusuzluk, kalça ve bacaklarda dermansızlık, yorgunluk hasıl olur.

    3- Mastürbasyon alışkanlığı, insanı aşk ve sevgiden mahrum eder. Sevgi, insan için bir ihtiyaç olduğu gibi, eşler arasındaki cinsi münasebetlerin başarılı ve neşeli olması da, her ikisinde müşterek sevgi ve anlaşmanın varlığına bağlıdır. Evlilikteki saadet temelleri, sevgi bağları üzerinde kurulur. Evlenen çiftlerin, sadece bedenlerinin birleşmesi evlilik saadetini meydana getiremez; bedenle birlikte her iki ruhun aşk ve sevgiyle birleşip kaynaşmaları lazımdır. Masturbasyona çok düşkün olanlar ise, ruhun derinliklerinden fışkıran bu sevgi pınarından, gereken hisseyi alamazlar. Mastürbasyon, sevgi cevherini köreltmektedir.

    4- Fazla mastürbasyon, hafıza zayıflığı, dikkatsizlik ve unutkanlık yapar. Buna düşkün kimselerin, bir şeyi ezberlemeleri güçleşir. Ezberlediklerim de çabuk unuturlar. Bir konuyu okurken, bütün dikkatlerini toplayamazlar. Dikkat dağınıklığı meydana gelir. Okuduklarını da kolay anlayamazlar. Bunun için, fazla masturbasyona düşkün olan talebeler derslerinde zorluk çekerler. Henüz buluğa ermemiş çocuklarda, mastürbasyon ile meni gelmediğinden, diğer zararlara pek hedef olmazlarsa da, aşırı mastürbasyon bu çocuklarda, beyin ve sinir sarsıntısı yapar, zihni gelişmeye mani olur.

    5- Mastürbasyonla meşgul olanların, şehvet hayalleri ve şehevi düşünceleri artar. Masturbasyoncu genç, gece yatağına girdiği zaman, körü körüne bir sürü şehvet hayalleriyle zihnini meşgul eder. Aklı fikri bu duygularla meşguldür. Bu suretle hem masturbasyona daha fazla müptela olur, hem de iyi şeyler düşünmeye fırsat bulamaz.

    2- Aşırı Mastürbasyonun Bedensel, Cinsel ve Sosyal Zararları:
    Erkekler, genellikle bu işi elle görürler. Seyrek olarak yastık ve yatağa sürtme şeklinde de yaparlar. Batıda pornografinin serbestlik kazanması sonucu seks shoplarda değişik aletler satışa sunulmuştur. İnsanı maddi yönden sömürmeye yönelik bu tür gereçler, bunları kullanan erkeklerde ruhsal çöküntülere neden olmaktadırlar. Tıbbi seksoloji açısından bu tür alışkanlıklardan kaçınılması önerilmektedir.

    Mastürbasyon, insanı ölçüsüzlüğe sevk eder. Aslında masturbasyon insanı tatmin etmez; doygunluk ve rahatlık meydana getirmez. İnsanın cinsi zevk ve hislerini tatmin edilmemiş bırakarak, daha fazla tahrik eder, azdırır. Bundan dolayıdır ki masturbasyona devam edenlerin, bu arzuları gittikçe şiddetlenerek bu işi fazla ileri götürürler. Bu da zararı arttırır. Haddinden fazla cinsi münasebetler de zararlıdır; fakat mastürbasyonun fazlası çok daha zararlıdır.

  9. 9
    Unsoft
    Üye
    Fazla mastürbasyonlar, çeşitli hastalıklara ve rahatsızlıklara sebep olabilir. Mastürbasyon, doğrudan doğruya hastalık yapıcı değil ise de, dolayısıyla buna sebep olur. Çünkü ölçüsüz mastürbasyonlarla, vücut kuvvetten düşerek bünyedeki kan tabii kudretini kaybettiğinden, bazı rahatsızlık ve hastalıklara yol açar.

    Mastürbasyon müptelaları, cinsel münasebetten gereken zevki alamazlar. Bu işi mutlak alışkanlık haline getiren kimseler, cinsi münasebetlere -aile hayatında- önem vermezler. Bundan pek zevklenmezler. Bu hal, mastürbasyon düşkünü kadın ve erkeklerin her iki cinsinde görülebilir. İkisi de kendilerini tatsız zevk (!) alışkanlığına kaptırdığından, eşleriyle yaptıkları münasebetten tatmin olamazlar. Böyle kimseler için, mastürbasyon daha cazip görünür. Cinsi münasebetten sonra ayrıca masturbasyona el atmaktan çekinmezler.

    Mastürbasyon, asla cinsi temas zevkine -onda birine dahi- ulaşamaz; fakat gençler için adatıcı bir illet kesilir. Mastürbasyon ile cinsel ilişki zevki arasında, gübrelik ve gülistan misali fark vardır. Kadın ve erkeği yaratan büyük San'atkar, onları öyle bir san'at ve ustalıkla yoğurmuş ki onların cinsel birleşme esnasındaki zevk alışverişi, başka hiçbir yapmacık usullerle elde edilemez...

    Mastürbasyon neticesinde vücut yorulur, ruh sıkılır. Halbuki başarılı bir cinsel münasebette vücut dinlenir, ruh ferahlanır. Çünkü olgun bir cimada, karşılıklı olarak sevgi, heyecan ve hararetle, bir takım kimyevi elektrik alış-verişi vardır. Mastürbasyonda ise bunların hiçbiri olmadığı gibi, kıymetli kimyevi maddeler zorla kapı dışarı edilmektedir. Bunun neticesinde, insanda ferahlıktan uzak bir çöküntü ve yorgunluk oluşmaktadır.

    Mastürbasyon alışkanlığı, bel gevşekliğine (erken boşalmaya ve idrar yolları da dahil olmak üzere diğer rahatsızlıklara) yol açar. Evlilik hayatında, erkeklerin şikayetlerinden en çok görüleni de bel gevşekliğidir. Yani erken inzal; cinsi münasebete başlar başlamaz, meninin hemen boşalmasıdır. Erkeğin böyle çabucak münasebeti bitirmesi, bilhassa kadını doyumsuz bırakır. Bu hallerin devamı ise, eşler arası huzursuzluğa yol açar. Bel gevşekliğinin çeşitli sebepleri olabilir ama, mastürbasyon da başta gelen sebeblerdendir. Bu ıztıraptan kurtulmanın bir çaresi de, mastürbasyonu terk etmektir.

    Aşırı mastürbasyon alışkanlığı, kadınlarda cinsel soğukluğa da sebep olur. Cinsel soğukluk: Kadının cinsi münasebetten zevk duymaması, hissen soğuk ve isteksiz olmasıdır. Bu his soğukluğunun çeşitli sebeplerinden biri de, alışkanlık haline getirilen aşırı mastürbasyondur.

    İşin garip tarafı, bu tip bazı kimseler, evlendikten sonra da bu illeti devam ettirirler. Çok mühim bir evlilik vazifesi olan cinsel münasebet faaliyetlerinde, eşleriyle pek ilgilenmezler. Neticede eşler birbirlerinden uzaklaşırlar. "Cinsel isteklerini' kendi kendine dindirmekten zevk alanlar, tenha yerleri sever, hep yalnız kalmak ister, fırsat buldukça bu kötü oyunu oynar.

    Vajinaya bir takım cisimler sokarak mastürbasyon yapan kızların, "kızlık" nişanı olan bekaretlerine bir zarar gelebilir. Bu durumda bazı cisimlerin içeride kalarak, ameliyatı lüzum etmiş muhtelif vak'alarına, tıp tarihinde çok rastlanmıştır.

  10. 10
    Unsoft
    Üye
    Mastürbasyon tiryakilerinden bazı gençler, bu fena işe başkalarını da alıştırırlar. Sadece kendi yaptıklarıyla kalmayıp, cemiyetin birçok çocukları ve gençleri arasında, bu kötü illetin yayılmasına sebep olurlar.

    Bir diğer zararı da, çiftlerin birbirinden nefret etmesi, cinsel duygu duymamasıdır. Çünkü masturbasyoncu kişi, başka bir yoldan şehvetini tatmin ederek doygun kalmaktadır. Bunun manası, eşlerin birbirinden beklediğini bulamaması ve ümitlerinin kırılmasıdır. Sonunda eşler birbirinden uzaklaşır ve başka tatmin yolları ararlar. Gayri meşru yollara giderler.

    Uzman ilim adamlarının mastürbasyon konusunda araştırma neticesi ortaya koydukları gerçek şudur: Aşırı masturbasyona devam edenler, çok tehlikeli akla yönelik hastalıklara maruz kalır. Bunları şöyle sıralıyabiliriz:

    Zühul ve nisyan (unutma, geçiştirme), irade zayıflığı, hafızada gerileme, yalnızlığa heves, çabuk unutma, korku ve gevşeme, üzüntü ve sıkıntı, birtakım suçları işlemeyi tasarlama, intihar.

    Buna benzer birtakım düşünceyi alt-üst eden, iradeyi iyice zayıflatıp şaşkınlaştıran, kişiliğin zedelenmesi gibi arazlar, illetler.

    İslam hukukunun aşırı mastürbasyonun doğuracağı kötülükleri nazara alarak koyduğu hükümlere gelince, aşağıdaki deliller bunu yansıtmaktadır:

    a) Allah (c.c.) buyuruyor:
    "Onlar ki namus ve iffetlerini (haramdan ve şüpheden) korurlar. Ancak eşlerine ve sahip oldukları cariyelerine karşı (cinsel arzu duyarlar da) bu yüzden kınanmazlar. Artık kimler bu meşru sınırı geçerse, işte onlar haddi aşanlardır." (Kur'an-ı Kerim, Mü'minun: 6-7)

    Bu ayetin genel mana ve hükmüne giren şudur: "Artık kim bu meşru sınırı aşar veya geçerse, işte onlar haddi aşanlardır."

    O halde evlilik yolundan başka bir yolda şehveti boşaltmak, zina, livata, el ile mastürbasyon gibi, ölçüsüzlük ve aşırılık haddi aşmak demektir.

    MASTÜRBASYONDAN KURTULMANIN YOLLARI

    A) Ergenlik Çağına Girince Evlenmek:

    Rüsvay edici bu adetten kurtulmanın en kestirme yolu budur. Aynı zamanda bu en tabii bir yol ve çaredir.

    B) Nafile Oruç Tutmak:

    Ortada ergenlik çağına girince evlenmeye engel birtakım sebepler sözkonusu olduğunda, İslam, evlenme imkanı bulamayanlara nafile oruç tutmalarını tavsiye eder. Çünkü oruç, şehvetin galeyanını durdurur, isteği azaltır, cinsel duygunun hiddetini kırar; aynı zamanda kendinin ilahi murakabe (kontrol) altında bulunduğunu hem ilham, hem takviye eder. Allah'tan saygı ile korkmayı hatırlatır. Böylesine güzel irşad Resülüllah (a.s.) Efendimizin hadislerinde yer almıştır:

    "Ey gençler topluluğu! Sizden kim evlenmeye güç getirip imkan bulabiliyorsa evlensin; çünkü evlenmek gözü haramdan sakınmaya, yummaya daha uygun, namus ve iffeti korumaya daha elverişlidir. Kim de evlenmeye güç getiremiyor, imkan bulamıyorsa, kendisine oruç tutmak gerekir; çünkü oruç, şehveti kesicidir."

    C) Cinsel Duyguyu Tahrik Eden Yayınlardan ve Sokaklardan Kaçınmak, Uzaklaşmak:

    İçinde yaşadığımız toplum ve çağda bir sürü bozuk, kirli ve gayr-i ahlaki basın ve yayınlarla gençliğin ruhu dejenere edilmektedir. Hiç şüphe yok ki, genç kimse, bu fitne saçan rezilliklerin peşine takılınca, derin bir bataklığa saplanıp kendini,kaybetmekte, yolunu şaşırmaktadır. Ahlakı değişmekte, doğru yolundan sapmakta, acemi ya da yabani hayvan gibi ne yaptığını, nereye daldığını bilmez hale gelmektedir.

    Artık bu durumda terbiyecilere, eğitimcilere düşen görev, öğüt ve sıkı bir iş ve çalışma devresine girmek, uyarı ve sakındırıcı yollara başvurmaktır. Bu yalnız terbiyecilere vacib değil, aynı zamanda terbiye etme hakkını yüklenen, bu sorumluluğu duyan herkese vacibtir. Sık sık gençlerin kulağına: "Yarıçıplak kadınlara, kırıtarak gezen kadınlara, etini teşhir' edenlere bakmak; fotoromanlar okumak, şehveti tahrik edip iç duyguları harekete geçiren cinsel konulu kitapları okumak, yine insanı şehvet alemine götüren, duyguları bu doğrultuya çekip kamçılayan çalgıları, nağmeleri dinlemek, kafayı ciddi konulardan alıp havai şeyler peşine takmayı sonuçlandırır, diye fısıldamaları gerekmektedir.

    Çünkü bu tür yayınlar ahlakı bozmakta, anlayışı zayıflatmakta, hafızayı kısırlaştırmakta, cinsel duyguları harekete geçirmekte ve kişiliği kaybettirmektedir.

  11. 11
    Unsoft
    Üye

    --->: Mastürbasyon

    Reklam



    D) Boş Vakitleri Yararlı Şeylerle Doldurup Değerlendirmek:

    Terbiyeciler ve eğitimciler, çocuk boş kalıp bir işle meşgul olmadığı zaman kötü-yıkıcı düşüncelere, gerçekleşmesi zor hayallere dalar; cinsel konular üzerinde kafa yorup düşler kurar. Bu durumda eğer ergenlik çağına girmişse, ister istemez şehveti harekete geçer. İşte bu sırada başka tatmin olacak bir şey bulamayınca, masturbasyona tevessül edecek, bu kötü adeti devam ettirmeye yönelecektir. Çünkü ancak böylece şehvetin azgınlığını teskin edebilir.

    O halde bu gibi hayal ve düşüncelere dalmasını önlemek için ne yapmak, nasıl bir çare bulmak lazımdır? Çare Şu Olabilir:

    Önce ergen olan çocuğa vaktini nasıl değerlendirebileceğini öğretmemiz, boş vakitlerini ne ile doldurup yararlı duruma getirmesi gerektiğini anlatmamız gerekmektedir.

    Vakti değerlendiren, boş zamanları yararlı şeylerle dolduran kitap, dergi, broşür ve benzeri birçok yayınlar vardır. Ayrıca bedeni güçlendiren, adaleleri kuvvetlendiren, insana sağlık kazandıran birtakım ölçülü spor hareketleri yapmalarını, ancak güvenilir, terbiyeli arkadaşlarla bu işi sürdürmeleri telkin edilir. Çok yararlı kitapları okumaya alışmaları ise bilgi ve kültürlerini artırıp genişletir. Bununla birlikte bazı el işleri, el sanatlarını öğrenmeleri, ahlakı güzelleştiren dini ders ve sohbetlere katılmalarını sağlamayı da ihmal etmemek gerekir.

    Bunlardan başka düşünceleri berraklaştırıp gıdalandıracak, ruhu arındıracak, bedeni kuvvetlendirecek, ahlakı yüceltecek şeylerle çocukların boş vakitlerini değerlendirmeye özen gösterilmelidir. Bunun için zihnin daima yüksek meselelerle meşgul edilmesi, aklın, kalbin ve duyguların olumlu ve faydalı çalışmalarda yoğunlaştırılması, yaratılış gayesinin daima hatırda tutulması, hayatın ve ölümün manasının devamlı olarak düşünülmesi, bütün vakit ve enerjinin sürekli ve başka şeylere yer bırakmayan yoğunluktaki faaliyetlere yönlendirilmesi, güzel hobi ve alışkanlıkların kazandırılması faydalıdır.

    E) İyi Huylu, Güzel Ahlaklı, Uyumlu Arkadaş Seçmek:

    Terbiyecilerin, eğitimcilerin önemle üzerinde duracakları bir husus da, ergenlik çağına girmiş bir çocuğa iyi ahlaklı, uyumlu arkadaşlar arayıp bulmak, seçip beğenmektir. Çocuk unuttuğu zaman ona hatırlatırlar, saptığı zaman ona doğru yolu gösterirler; düzenli olmaya çalıştığında ona yardımcı olurlar; başına bir dert, bir sıkıntı geldiğinde onu teselli edip iradesini güçlendirmeye çalışırlar.

    Denilebilir ki, sözünü ettiğin vasıfta arkadaş çok azdır, özellikle günümüzde bunlar parmakla gösterilecek kadar mahduddur. Öyle ama, hemen her mahallede ve yerde bu azları bulmak mümkündür, hepsi de simalarından tanınırlar, alınlarında secde eseri bulunuyordur; yüksek ahlaklarıyla diğer çocuklardan ayrılmakta ve ayırd edilmekteler. O halde bir gencin bu gibi arkadaş ve dostları bulup onlarla arkadaşlık kurması ne güzel olur! Böylece hayatın fitne ve fesadına karşı ona yardımda bulunurlar, sır vermeye layık güvenilir bir topluluk oluştururlar.

    Hiç şüphe yok ki, kişi yakın dostunun dini üzeredir; yakın arkadaş, kendi ölçüsündeki arkadaşına çoğu şeylerde uyar. Kuşlar ancak kendi şeklindeki kuşların kafilesinde yer alır. Resulüllah (a.s.) Efendimiz ne doğru buyurmuştur:

    "Kişi yakın dostunun dini üzeredir. O halde sizden her biriniz kimi yakın dost ediniyorsa ona dikkatle baksın." (Tirmizi)
    Bilinen bir gerçektir ki, ahlaksız, günahkar, asi ve müfsid kimseyle arkadaşlık eden kimseyi onlar eninde sonunda sapıklığa çekip götürürler, onu ancak derin çukurlara, bataklıklara iterler, onunla ancak kişisel çıkarlarından dolayı dostluk kurarlar, arkadaşlık ederler, ancak dünyevi yararlardan dolayı ona yaklaşırlar.

    O halde gençlerimiz, böylesine adi ve kötü arkadaş ve dostlardan sakınsınlar, şerli kişileri arkadaş edinmesinler. Salih bir dost, mümin bir cemaat bulmak ne saadet! Böylesine bir arkadaşlık ve dostluk her iki alemde mutluluğa ve ahirette kurtulmaya vesiledir. Allah (c.c.) kendi muhkem kitabında ne kadar doğru buyurmuştur:

    "O gün yakın dostlar birbirine düşmandır. Ancak takva üzere olanlar (Allah'tan korkup kötü kişilerden sakınan, iyileri dost edinenler) müstesna." (Kur'an-ı Kerim, Zuhruf: 67.)

  12. 12
    Unsoft
    Üye
    F- İlmi ve Ameli Yönden Korunma Çareleri:

    1- Şehvet hislerini kamçılayıcı başı bozuk eserler değil, ciddi ve faydalı eserler okunmalıdır. İnsan hangi konuda eser okursa, düşünce ve duyguları az-çok onun te'sirinde kalır. Mesela; kahramanlık eserleri okuyan, bunlara biraz devam ederse, kahramanlık hisleriyle yoğrulur. Ahlaki eserler okuyan, ahlak kaidelerine uyma arzusu gösterir. Aşk romanları okuyan, aşık olma hissini duyar.

    2- Dar pantolon veya dar şort giymemelidir. Cinsel organlarını sıkıştıracak kadar dar olan elbiseler, şehvet hislerini dürter. Bu da genci masturbasyona davet eder. Zaten dar elbiseler insanı hiç rahat bırakmaz, sıkıntı verir. Sağlığını düşünenler, daracık elbiselere özenmemelidir.

    3- Kasık tüyleri iki-üç haftada veya ayda bir kere olsun temizlenmelidir. Bunların uzaması neticesinde kaşıntılar meydana gelir.
    4- Yatarken, bacaklar mümkün olduğu kadar açık tutulmalıdır. Zira cinsel organı sıkıştırılmazsa, şehvet hissi daha kolay kontrole alınabilir.

    5- Yatarken, ihtiyaç duyulunca hemen gidip su dökmelidir. İdrar sıkıntısı olduğu zaman, bunun yanı sıra şehvet hisleri de kabarır. Bu durumda gencin mastürbasyon arzusu uyanabilir. O halde hemen kalkıp su dökmek, yerinde bir tedbirdir.
    6- Şehvet hissi kabarıp mastürbasyon akla geldiği zaman, bu arzunun yatıştırılması için iyi bir çare de, cinsel organ bölgesinin soğuk suyla iyice yıkanmasıdır.

    Yıkanmak için banyoluğa giren gençler, çok defa burada -şartlar müsait olduğundan- mastürbasyon tehlikesiyle karşılaşırlar. Burada bundan korunmak için en güzel çare, hemen ilk anda belden aşağısını soğuk suyla yıkamak, hatta mümkünse bütün vücuduna soğuk su dökünmektir. Bundan sonra banyo muamelesine geçilmelidir. Önceden asla tenasül organı ellenmemelidir. Nefsine hakim olanlar için bunlar mes'ele değilse de, hislerine mağlup olanların bu hususlara dikkat etmesi gerekmektedir.
    Bazen şehvet hislerini tahrik edici, herhangi bir durum karşısında fazla duygulanan gençleri, az sonra kasık bölgelerinde -kanın fazla toplanmasından olacak ki- bir ağrı başlar. Bazen bu ağrı artarak yürümeyi dahi güçleştirebilir. Böyle bir durumda boşalma olursa bu ağrı geçer, fakat bu da gerekmez. Kasık bölgeleri soğuk suyla iyice yıkanırsa veya banyo yapılırsa, birkaç saat içinde bu durum kendiliğinden geçer.

    7- Bir işle meşgul olmalı, başıboş ve avare kalmamalıdır. Masturbasyona en çok müptela olanlar, umumiyetle başıboş kalanlar, meşguliyeti az olanlardır.

    8- Sportif faaliyetlerde bulunmalıdır. Her genç, bünyesine uygun en az bir sporu mutlaka yapmalıdır. Maçları izlemek spor yapmak değildir.

    9- Bekarlık sırasında fındık, fıstık, çikolata, muz vs. gibi şehvet arttırıcı gıdalara düşkünlük gösterilmemesi iyi olur.

    10- Şehvet verici sohbetlerden uzak kalmalıdır. Aksilik ya... gençlerin ekseriyeti şehvet edebiyatını merak eder. Böyle olunca da edep yerleri onları rahat bırakmaz! Her şeye rağmen, şehvet azdıran bahislerden uzak kalmak gerek.

    11- Masturbasyona başka türlü son veremeyen bekarlar, yaşları ve halleri müsaitse evlenmelidirler. Fakat... evlendikten sonra da bu illeti mutlaka bırakmalıdır. Evlilik esastır ama, icaplarını yerine getirmek de şarttır.

    G) Ailevi Yönden:

    1- Bekarlık hayatında masturbasyona devam etmiş kimseler, evlilik hayatlarında cinsel münasebetlere gereken önemi vermeli, mastürbasyonu kesinlikle terk etmelidir. Bazı kimselerin evlilik hayatlarında dahi mastürbasyon ile meşgul olarak, eşlerinin cinsel ihtiyaçlarına ehemmiyet vermedikleri bilinen bir gerçektir. Kadın olsun erkek olsun, artık evlendikten sonra da bu illetin devam ettirilmesi, tamamen anormal ve aile saadeti için tehlikelidir.

    2- Mastürbasyon devresinden sonra evlenmiş kimseler, kavuştukları gül bahçeleri dururken, gübrelikte nefes harcamanın budalalık olduğunu iyice idrak etmelidirler.

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
oruçluyken mastür yapmak orucu bozar mı,  ramazanda mastür günahmı,  ramazanda mastür,  oruçluyken mastür,  ramazan ayında mastür
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi