Radyoterapi

+ Yorum Gönder
Sağlık ve Kanser Bölümünden Radyoterapi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    nefertiti
    Usta Üye
    Reklam

    Radyoterapi

    Reklam



    Radyoterapi

    Forum Alev
    RADYOTERAPİDE NE OLUR ?

    Kanserli hastaların yaklaşık yarısına hastalıklarının herhangi bir döneminde tedavilerinin bir parçası olarak radyoterapi uygulanır. Bazen ilk tedavi olarak(primer tedavi) önerilir, fakat kemoterapi ve cerrahiyle beraber kullanıldığında, tedavi programından önce veya sonra veya kemoterapi ile eşzamanlı verilebilir.

    Radyoterapide iki esas amaç vardır.

    1. Küratif tedavi: Bu genelde uzun ve kompleks bir tedavi planı gerektirir.

    2. Palyasyon(semptomları hafifletme). Bunu başarmak için uygulanan tedavi genelde daha az komplekstir ve daha az zaman alır.

    NASIL BAŞARIR ?

    Radyoterapi olarakta adlandırılan radyasyon tedavisi, yüksek enerjili X-ışınlarını, elektron demetlerini ve radyoaktif izotopları normal dokular için güvenli olan dozlarıaşmadan kanser hücrelerini öldürmek için kullanılır.
    Radyasyon kanser hücrelerini öldürmeyi iyonizasyon adı verilen bir yolla başarır. Bazı hücreler radyasyon sonrasında direk etkilendiğinden hemen ölürler, bazılarının ise kromozom ve DNA’larına hasar verip daha fazla bölünemediklerinden ölürler.
    Başarılı tedavinin anahtarı en etkili yöntemle uygun radyasyon dozunu tümöre uygulamaktır. Bunu yapmanın birçok teknik yöntemleri vardır. En çok kullanılan yöntem eksternal(dışarıdan) radyoterapi denen radyasyon demetinin bir makineden direk tümöre yöneltildiği yöntemdir. Sistemik radyoterapide hasta radyasyonu, intravenöz olarak veya enjeksiyon yoluyla verilen radyoaktif kaynaktan alır. Örneğin damar yoluyla radyaktif İyot uygulaması veya abdominal kaviteye radyoaktif altın uygulaması. Brakiterapi(yakından) tekniklerinden biri olan intrakaviter radyoterapi de ise radyasyon çekirdekleri içeren bir aplikatör uterus, akciğer bronşu,yemek borusu gibi bir organa yerleştirilir. Bu metod genellikle eksternal radyasyonla birlikte kullanılır.

    TEDAVİYİ PLANLAMA

    Tüm radyasyon tedavileri radyasyon kullanarak kanser hastalarını değerlendirmek ve tedavi etmek için eğitilmiş uzman doktorlar(radyasyon onkologları) tarafından planlanır. Bu uzmanlık kanser ekibinin önemli bir üyesidir. Tedavinizin herhangi bir döneminde başvurmanız gerekebilecek kişilerdir. Radyasyon Onkoloğu hangi dönemde tedavinize katılıyor olursa olsun, tedavi planlama işlemi birçok standart basamakları takip eder.

    Amaç

    Radyasyon Onkoloğunuzun ilk yapması gereken hastalığınızı iyice değerlendirmektir. Fizik muayene yapıp tüm tetkikleri, radyoloji tetkiklerini, patoloji ve ameliyat raporlarını gözden geçirip mümkünse hastanın ilk doktoruyla, tıbbi onkologla ve cerrahla konuşarak hasta hakkında bilgilenir. Değerlendirme tamamlandıktan sonra, radyoterapinin tedavideki rolü konusunda bir karar verir (küratif mi ? yoksa palyatif mi ?). Bu sırada radyasyon onkoloğu tedavinin uyguulama metoduna da (eksternal değişikinternal metodlar veya kombine)karar verir. Sonra detaylı planlama başlar.

    Simülasyon

    Eğer eksternal radyoterapi uygulanacaksa detaylı planlamada ilk basamak simülasyondur. Bu işlem özel bir X-ışınlı aletle yapılır ve tedavide kullanılacak alanı belirler. Özel kontrast maddeler simülasyona yardımcı olarak kullanılabilir. Bu işlemin amacı gerekli ölçümlerin yapılmasıyla tümörün lokalizasyonunu tam belli etmektir. Radyasyon Onkoloğununamaçladığı hedefi işaretlemek için cilt üzeri özel kalemlerle çizilir.Bu hedef hergün kullanılacak ve radyasyon verilecek vucut bölgesidir.
    Simülasyon yapılırken, radyasyon onkoloğuna klinik fizik mühendisi yardımcı olabilir. Fizik mühendisi radyoterapinin klinik uygulamasında özel olarak eğitilmiştir ve teknik konularda bilgi vererek radysyon onkoloğunun plana daha iyi adapte olmasını sağlar.
    Simülasyonu takben hastalığın durumuna göre aynı gün veya ileriki günlerde tedavi başlayacaktır. Gecikmenin sebebi simülasyondan alınan tüm verilerin bilgisayara yüklenecek olmasıdır. Tedavi ekibinin değişik planları çalışması için zamana ihtiyacı vardır ve bu sürede ayrıca sağlıklı dokuları radyasyondan koruyacak blokların yapımı devam eder.

    Dozaj

    Hastanın alacağı radyasyon miktarı rad adı verilen ünitelerle belirtilir. Şu anda kullanılan terim Gray(Gy) dir. 1 Gy 100 rad’a eşittir.
    Radyasyonun dozuna karar verme tedavi planının en kritik noktasıdır. Dikkatli bir planlama görünen tümöre uygun dozu verirken sağlam dokulara zarar vermeden görülmeyen tümör odaklarını da etkilemesini sağlar.
    Bu iki amacı sağlayacak dozu hesaplamak zordur, çünkü tümörün evresi ve boyutu hesaba katılmalıdır. Değğişik dokuların radyasyona cevabının farklı olduğu unutulmamalıdır.
    Radyasyon Onkoloğu tümörü harap etmek için gerekli total dozu hesapladıktan sonra verilecek olan günlük dozu hesaplar. Buna fraksinasyon takvimi denir.

    Tedavi sayısı

    Genelde radyasyon haftada 5 gün verilir. Bu takvim tümöre bağlı olarak 2 ila 8 hafta devam edebilir. Bu sürede kullanılan tedavinin şekli ve gereken dozajda önemlidir.

    EKSTERNAL RADYOTERAPİNİN TİPLERİ

    Radyasyon Onkologlarının spesifik tümör hücrelerine en etkili radyasyon miktarını vermek için çeşitli yolları vardır. Hangi metodun kullanılacağı birçok faktöre bağlıdır. Bu faktörleri sıralamak gerekirse; tümörün biyolojisi, değişik radyasyon kaynaklarının fiziksel karakteristikleri, yan etkisi veya komplikasyon olasılığı ve bu değişik kaynakların vücudun birçok hücresini, doku ve organ sistemlerini nasıl etkilediğidir. Bu metodlar internal veya eksternal radyasyon olarak adlandırılabilir ve her ikisininde kendi içinde kategorileri vardır.

    Eksternal radyasyon
    Vücudun dışındaki bir kaynaktan elde edilen dozla tedavi edilmesidir. Makinaların içerdiği foton enerjisine, üretilen demetlerin tipine (elektron, X-ışını, gamma ışını), tedavinin ne zaman yapıldığına ve tedavinin içerdiği fraksiyon sayısına göre değişir.

    Ortovoltaj aletler
    Ortovltajlı X-ışınları, içinde bir flamentin yüksek ısıya ısıtıldığı bir tüpte üretilirler. Elektronlar hızlandırılır ve tungsten bir hedefe çarptırılırlar. Hedeften yansıyan, enerjisi 300 kV’a ulaşan ışınlar X-ışınıdır. Bu tipteki makinalar enerjisinin maksimum dozunu vücut yüzeyine veirler ve sınırlı penetrasyonu vardır. Bu nedenle bu tip makinalar deri kanserleri gibi yüzeyel tümörler için kulanılır.

    Megavotaj Aletler
    Bunlar enerjisi 1000 kV’tan büyük olan yüksek enerjili aletlerdir. Megavoltaj makinalar radyasyon onkoloğunun cilde aşırı bir doz vermeden vücudun içindeki tümörleri tedavi etmesini sağlarlar. En sık kullanılan tipler Co-60 ve lineer akseleratörlerdir. Bunlar maksimum dozu makinanın enerjisiyle belirlenen bir derinlikte üretirler. Örneğin 25 megavoltluk bir betatron ünitesi maksimum dozunu cild yüzeyinin yaklaşık 4.5 cm. altında oluşturur.
    1950’li yılların başında tanınan Co-60 bugün hala kullanılmaktadır. Bu makinede özel dizayn edilmiş kurşun bir koruyucu içinde Co-60 radyoaktif kaynağı vardır.
    Kullanılan aletlerin en popülerlerinden biri olan lineer akseleratörler, 4-35 megavolt arasında değişen enerjiler için uygundur. Bu makinelerin çoğu hastaları X-ışınları veya elektronlar veya bunların kombinasyonlarıyla tedavi eder. Kombinasyona karışık ışınlama adı verilir. Bu yöntem radyasyon onkoloğunun tedaviyi spesifik tümöre yöneltip hastalısız dokulara giden dozun azalmasını sağlar.
    Makine doğrusal bir düzlem boyuncayüksek bir ivmeyle hızlandırılan elektronların üretimiyle çalışır. Üretilen bu elektronlar ya direkt olarak elektron tedavisinde kullanıldığı gibi, makine içinde bir hedefe yönlendirilerek X-ışını oluşturup X-ışın tedavisindede kullanılabilinir. Elektron modunda kullanılan yüksek enerjili elektronların sçilen demet enerjisiyle orantılı olarak özel bir dokuya penetrasyon aralığı vardır. Megavoltaj ne kadar yüksekse penetrasyon o kadar fazladır.

    İntraoperatif Radyasyon Tedavisi
    (İORT)
    Tam olarak çıkarılmayan lokalize tümörlü hastalar veya lokal nüks riski yüksek olan hastalar, örneğin pankreas karsinomu, İORT için aday olabilirler. Bu cerrahi sırasında yapılan bir tedavidir. Cerrah tümörü içeren organı lokalize eder ve mümkün olduğu kadar tümörü ortaya çıkarır. Bu yolla normal dokuda ışın demetinin yolundan çekilmiş olur. Sonra radyasyon aleti devreye girer ve yüksek dozla tek seanste tedavi tamamlanır. Normal dokular ışın demetinin yolu üzerinde olmadığından etkilenmez.

    Stereotaktik Radyoterapi
    1950 yıllarında İsveç’li bir doktor olan Dr. Lars Leksell tarafından tanıtılan bu yöntemle beyindeki derin yerleşimli kan damarı malformasyonlarını bir seri kobalt kaynağı kullanarak tedaviedebileceğinibuldu.
    Hasta bu tedaviyi alıyorsa, başının düz durmasını ve tedavi hacminin lokalize edilmesini sağlamak amacıyla başı özel bir çember içine yerleştirilir. Bu çember hastanın başındayken bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans ve anjiyografi çalışmaları yapılır. Buçalışmalardan elde edilen görüntüler tedavinin planlandığı bilgisayara transfer edilir. Bilgisayarda, tümör ve korunması gereken özel dokular çizilir. Daha sonra uygulanacak tedavinin hangi açılardan yapılacağı hesaplanır. Böylece tüm radyasyonun istenen hedef noktadabuluşması sağlanır. Bu da hastalıklı dokuya en fazla radyasyon dozunu verirken sağlam dokuya en az radyasyon dozunuvermemizi sağlar. Sonuç veriler lineer akseleratöre transfer edilir. Hasta lineer akseleratörde tedaviye alınır.
    Bilgisayar teknolojisinin gelişimi ve lineer akseleratörün uygunluğu bu tedavi şeklini özellikle menengiomalar, vasküler malformasyonlar, akustik nörinomlar ve metastatik beyin tümörleri için yararlı hale getirmiştir.

    İNTERNAL RADYASYON TİPLERİ

    Modern radyasyon tedavileri radyasyonun kanser hücrelerine bir mesafeden değilde direk kanser dokusunun içine veya çevresine verebilecek metodların gelişimini sağlamıştır. Radyoaktif kaynaklar enjekte edilebilir, özel aplikatörlerle vucuttaki kavitelere yerleştirilebilir, iğne, tel çekirdek şeklinde doku içine implante edilebilir.

    İnternal Radyasyon Tedavisi

    Bu tedavi şekliyle radyoaktif izotoplar intravenöz(IV) olarak verilir veya abdomen mesane gibi bir bölgeye enjekte edilebilir.
    Sistemik tedavinin en sık kullanılan tiplerinden biri radyoaktif iyotun (I-131) kullanımıdır. Bu metod bazen troid karsinomalı hastalar için kullanılır.
    Ayrıca stronsiyum-89 adlı radyoaktif ajan kemik metastazlarının tedavisi için IV kullanılmaktadır.

    İnterstisyel Radyasyon Tedavisi

    Brakiterapi adı da verilen bu metotta radyasyon kaynakları direk olarak tümöre ve çevreleyen yapılara yerleştirilir. En çok baş-boyun tümörlerinde, meme ve prostat karsinomalı hastalarda kullanılır.
    İmplantların iki tipi vardır: (1) Kalıcı implant altın veya iyot gibi küçük radyoaktif tohumların direk etkilenmiş organa yerleştirilmesidir. I-125 çekirdekleri örneğin prostat karsinomu için kullanılır. Haftalar ve aylar içinde çekirdek yavaşça spesifik bir dozda radyasyonu tümöre verirler. (2) Çıkarılabilir implant ise internal radyasyon tedavisinin en sık kullanılan şeklidir. Genel anestezi altında yapılan operasyonla iğneler tümöre yerleştirilir. Yerleştirmeden sonra iğneler içinden teflon tüpler geçirilir ve tüpleri orada bırakarak iğneler çıkartılır. Operasyon sonlandırılır ve sonradan afterloading denen işlemle küçük radyoaktif çekirdekler tüplerin içine yerleştirilir.
    Bilgisayarlı tedavi planlamasıyla her çekirdeğin spesifik gücü seçilebilir. Böylece belirli bir sürede tümöre istenen doz verilmiş olur. Tedavi sonunda tüp ve çekirdekler çıkarılır. Bu tip implantlar baş-boyun tümörleri için veya lumpektomi sonrası eksternal radyoterapiye ek olarak boost yapmak üzere kullanılır.

    İntrakaviter Radyoterapi

    Bu metodun en sık kullanımı endometrium karsinoması gibi jinekolojik tümörlerdir. Özel dizayn edilmiş aplikatörler genel, spinal veya lokal anestezi ile uterusa yerleştirilir. Bu aplikatörler içine gerekli sayıda radyoaktif çekirdekleri içeren plastik bir tüp yerleştirilir. Kaynaklar ve aplikatörler 48-72 saat yerinde bırakılır. İstenen doza erişildiğinde aplikatör ve kaynak çıkalırılır.

    İntraluminal Radyoterapi

    Bu metod özefagus, bronş ve safrakesesi gibi lumeniolan organlarda kullanılır. Lümen içine plastik bir tüp aracılığı ile radyoaktif kaynaklar yerleştirilir ve istenilen dozda radyasyon uygulanır. Bu yöntemde tümöre maksimum doz verilirken çevre dokulara minimum doz uygulanır.

    YAN ETKİLERİYLE BAŞA ÇIKMA

    Radyoterapinin yan etkileri sistemik ve lokal olarak ikiye ayrılır. Yan etkinin ne olduğu ve ne ciddiyette ortaya çıktığı tedavi edilen alana, günlük ve total doza bağlıdır.
    Radyoterapi uygulanan herkeste yan etki ortaya çıkmaz. Fakat azda olsa bazı hastalar için yan etkiler çok ağır ve rahatsız edici olabilir.

    Sistemik Etkiler

    En sıklarından birisi halsizliktir. Bu genelde tedavi sahası geniş hastalarda ortaya çıkabilir(Total abdomen, total lenf nodu ışınlaması gibi)
    İştahsızlık ve bulantı-kusma oldukça nadirdir. Basit antiemetiklere cevap verir.

    Lokal Yan Etkiler

    Vucudun belli bir bölgesine radyoterapi uygulandığında birçok lokal yan etki yaşanabilir. Bu etkilerin bazıları şunlardır.

    Cilt

    Radyasyon ciltte eritemden başlayan kuru ve yaş deskuamasyona kadar cilt reaksiyonlarına ve çok yüksek dozlarda nekroza yol açar. Tedavi bitiminden bir hafta 10 gün içerisinde bu reaksiyonlar iyileşir. Radyasyonun geç dönem etkisi olarakta hiperpigmentasyon gözlenebilir. Bütün cilt lezyonlarının tedavisinde radyasyon onkoloğunun onaylamadığı losyon, krem, ilaç gibi hiçbir madde kullanılmamalıdır.

    Baş ve Boyun

    En belirgin yan etki mukozanın irritasyonudur. Eritemden başlayan ülserasyonlara kadar uzanan yan etkiler gözlenebilir. Bu hastaya rahatsızlık verir, yutma ve beslenme etkilenir. Bu etkiler geçicidir. Tedavi biter bitmez süratle iyileşir. Dil tedavi alanına dahilse tad alma duyusu azalır. Tükürük bezleri tedavi alanı içindeyse tükrük üretimi azalır.

    Abdomen(karın)

    Tedavi sahasının büyüklüğü ile orantılı olarak yan etkilerin ortaya çıkması artar. İlk günlerde ortaya çıkan bulantı-kusma tedavinin ilerlemesiyle azalır ve kaybolur. Diyare ayrı bir yan etkidir. Tedavisinde düşük posalı diyetve antidiyareyikler kullanılır. Pelvise uygulanan bir tedavi dizüri ve urgency gibi semptomlara neden olabilir. Bunlar genelde geçicidir tedavinin bitimiyle birlikte kaybolurlar. Üriner antiseptikler faydalıdır.

    Saç Kaybı

    Radyoterapi yalnızca uygulanan bölgedeki saç ve kılları etkiler. Tedavi alanı dışındaki saç ve kıllar etkilenmez. Saç kaybının geçici veya kalıcı olması uygulanan doza bağlıdır.



  2. 2
    sagocu_kız
    Bayan Üye

    --->: radyoterapi

    Reklam



    Radyoterapi

    Emeğinize sağlık







+ Yorum Gönder
intrakaviter radyoterapi,  radyoterapi forum
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi