Trabzon şivesi

+ Yorum Gönder
Şehir ve İlçeler ve Karadeniz Bölgesi Bölümünden Trabzon şivesi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Mattet
    Usta Üye
    Reklam

    Trabzon şivesi

    Reklam



    Trabzon şivesi

    Forum Alev
    A


    Abdesluk : Ev içinde üzerinde abdest alınan leğen.
    Aca : Acaba.
    Afgurmak : Havlamak.
    Aha : İşte.
    Amofti (homarta) : Yabani yer çileği
    Analis : Yumuşama.
    Ander : Değersiz,işe yaramaz.
    Angona : Zehirsiz kısa boyda bir yılan türü.
    Anis : Yüksek kesimlerde yetişen bodur bir ağaç türü.
    Aruk : Zayıf,çelimsiz,sıska.
    Aşana : Köy evlerindeki geniş yeme-içme yeri.
    Avat : Geniş yapraklı bir tür diken.
    Ayam : Hava durumu.

    B



    Badama : Köy evlerinin önündeki sofa.
    Bakla : Fasulye
    Bakraç : Kova.
    Bansi : Hayvan yemliği
    Behrenk : Üstü örtülü su kanalı.
    Berinnemek : Genellikle soğuk su veya hava ile ilk temasta yaşanan ürperti-irkilme
    Bezleme : Saçta pişirilen ince yassı ekmek.
    Biçki (bıçkı): Odun kesmeye yarayan testere.
    Bitige : Çok küçük , az.
    Bolaki : İsterim ki ,dilerim ki.
    Bostan : Salatalık
    Buldur : Geçen yıl.
    Burşunda : Kavrulmuş arpanın öğütülmesiyle elde edilen un ve sıcak sudan oluşan karışıma pekmez yada yağ karıştırılarak yapılan yemek.

    C-Ç



    Campil : Elfeneri ampulü.
    Ceyran : Elektrik
    Çakaloz : Sincap.
    Çalbara : Küçük bakır tencere.
    Çangal : Bitkilerin kurutulduğu, yere dikilmiş dallı ağaç gövdesi.
    Çaplama : Çit.
    Çapula : Ayakkabı.
    Çaştak : Salatalık,kabak gibi sebzelerin yetiştirildiği,dallarla örülü yer.
    Çayan (zağana) : Yengeç
    Çencik : Kapı ve pencerelerin kilitlenmesine yarayan küçük çengel.
    Çeten (çöten) : Mısır koymak için yapılmış derme çatma ambar.
    Çıngıl : Ağaç üzerine çakılıp çekilmesini sağlayan demir aygıt.
    Çıtıman : Biçilmiş mısır bitkisinden yapılmış bağ (demet).
    Çivit : Meyve çekirdeği.
    Çolbaz : Beceriksiz.
    Çortluk : Dikenlerle kaplı, girilmesi zor yer.
    Çömen : Mısır bitkisi demetlerinin birbirine dayandırılmasıyla oluşturulan küme.




  2. 2
    Mattet
    Usta Üye

    --->: Trabzon şivesi

    Reklam



    D




    Daraba : Ahırdaki hayvanları birbirlerinden ayıran tahta engel.
    Darı : Mısır.
    Dastar : Yün veya kıl ile dokunan bir çeşit kilim
    Dırmaç : Yük taşımaya yarayan,iplikle dokunmuş uzun şerit.
    Dimla : Az,biraz.
    Dümbelek : Davul gibi vurmalı çalgı.
    Düve : 1 yada 2 yaşında genç inek


    E


    Ediş : Gürültü,ses.
    Eğercek : Yün eğirmeye yarayan alet.
    Ekşili : Turşu.
    Enük : Köpek yavrusu.
    Erşin (eğşin) : Köz karıştırmaya veya sac bazlama çevirmeye yarayan spatula biçiminde demir araç.
    Eşka : Gölge.
    Evza : Kibrit


    F


    Faraş : Küçük kürek
    Ferbela : Entarinin etek kısmına yapılan fırfır.
    Ferister : Küçük sepet.
    Ferük : Piliç.
    Fırçette : Hayvan gübresinin ahırdan dışarı atılması için yapılmış delik.
    Firahti (fıraklı) : Bahçe ve arazi etrafını çevreleyen genellikle tahtadan yapılan çit.
    Fisil : Taze soğan.
    Folluk : Tavuğun üzerine çöküp yumurtladığı yardımcı yumurta.
    Foti : Çukur.
    Furunkurusu : Fırında kurutulmuş mısır.
    Fuzan : Hububatın kepeği.

    G




    Gaban : Yamaç.
    Gazel (gazal) : Kuruyup dökülmüş ağaç yaprağı. (genellikle ahırlarda üzerinde hayvanların yatması için serilir.)
    Gelber : Toplamaya yarayan aygıt.
    Gelder : Bkz. Kertel.
    Gıdık : bkz.şelek
    Glavu : Kesici araçların keskinlik durumu.
    Gosu (gosi) : Kuluçkaya yatmış tavuk.

    Gotila : Ense.
    Görüm : Gelinin kocasının kız kardeşi.
    Göscek : Gözlük








  3. 3
    Mattet
    Usta Üye
    H



    Haçan : Madem ki.
    Handoşira : Kirpi.
    Harar : Büyük çuval.
    Hartama : Eskinde yapılarda çatı örtüsü olarak kullanılan ince tahta
    Hışır : İşe yaramaz,yıkık,viran.
    Hızan : Çoluk-çocuk
    Hızar : Büyük testere.
    Horom : Bkz. Çömen.
    Hoşafliza : Kertenkele.
    Hurek : Baykuş.


    I-İ


    Iba : Nem, rutubet
    İfteri: Eğrelti otu.
    İlistir : Büyük süzgeç.
    İs : Akıl
    İskemle : Tahtadan yapılmış alçak tek kişilik oturak. Bir çeşit sandalye.
    İsriç : Bir ağaç türü.
    İstif : Lahana ve fasulye ile yapılan bir yemek.
    İşkebit : Eşek arısı.
    İşlik : Gömlek.
    İşmar : El ile işaret etme,çağırma.
    İvez : Sivrisinek.
    İzimlang (izimlan) : Taze sürgünleri yenilebilen bir tür dikenli bitki.


    K


    Kafkal : Fındık tanelerini koçanından ayırma.
    Kangel : Eğri.
    Kapaniza (kapan) : Kuş veya fare yakalamak için kullanılan mekanizma (tuzak)
    Kaput (gabut) : Ceket, kaban türü kalın giysi
    Karak : Kapı veya pencerelerin kilitlenmesi için kullanılan çengelli araç.
    Karavu : Meyve toplarken dalları çekmeye yarayan çengelli uzun dal(sopa)
    Karganak : Değirmen taşına mısırın akmasını sağlayan,taşın üzerine sürtünen tahta.
    Karniluk : İşkembe.
    Kartobi : Patates.
    Kaş : Yamaç,uçurum.
    Kaybana : Sevilmeyen,istenmeyen.
    Kelek : koyun-keçi gibi hayvanların boynuna asılan sac zil
    Kelem : Bkz. Uli.
    Kelep : Yumak
    Kemçük : Elma, armut gibi meyveleri yenildikten sonra kalan kısım.(artık)
    Kenef : Tuvalet.
    Kepengi : Evden Ahıra inmek için kullanılan kapak.
    Kerenti : Tırpan.
    Kermone (kirman) : Yün eğirme aracı.
    Kertel : İneklerin içinde yem yediği kap.
    Keski : Kalemtıraş.
    Kıdım : Çok az miktarda olan. Kız çocuğu anlamında da kullanılır.
    Kırnap : İp, ip parçası
    Kilostor : Tahtadan yapılmış kapı sürgüsü.
    Kobi : Küçük köpek türü.
    Kodofla : Mısır koçanı yaprağı.
    Kohle : Salyangoz.
    Kolik : Kerestelik ağaç.
    Komar : Kısa boylu bodur çalılık.(Ormangülü)
    Komri : İskemle
    Kopça : Düğme.
    Korkotila : Büyük bir solucan türü.
    Korsa : Evin içinde köşe başında odun konulan yer.
    Korzil : Hayvan yiyeceğinin üzerinde doğrandığı odun parçası.
    Kosu : Kuluçkaya yatmış tavuk.
    Koşa : Patlamış mısır.
    Koşama : Avuç dolusu.
    Kot : Mısır ve fasulye ağırlığını ölçmeye yarayan beş kiloluk ölçek.
    Kotoş : Mısır koçanı.
    Kozer : İçerisinde kedinin yemek yediği odundan yapılmış yontma kap.
    Kozik : Kabuğu soyulmuş,taşınmaya hazır kütük.
    Köhle : Pire.
    Kömre (kemre) : Hayvan gübresi.
    Kön : Deri
    Kudal : Kazanda pişenleri karıştırmaya yarayan uzun odun.
    Kudene(güdene) : Ayıklanmış mısırdan geri kalan odunsu kısım
    Kuguvak : Yenilebilen bir tür mantar.
    Kukus : Tuz,dolu tanesi.
    Kukuvak : Mantar.
    Kuplas : Yüzüstü durma.
    Kurebi : Diken kesmeye yarayan küçük balta.
    Kurut : Çökeleğin kurutulmuş şekli.
    Kusa : Siğil.
    Kuş lastiği : Sapan.
    Kuz : Kuzey








  4. 4
    Mattet
    Usta Üye
    L


    Labaza : Geniş yapraklı,yabani bir ot.
    Lalak : Çevresinde olup bitenlere duyarsız,zor anlayan.
    Langi : Uçurum.
    Lapçin(lepcük) : Yassı.
    Lazıt : Mısır.
    Lenger : Tabak.
    Levor : Etkileyici kokusu olan yabani bir ot.
    Lifoz : Dağ çileği.
    Limanda : İkiz.
    Longoz (langoz) : Derin, dipsiz kuyu. Kör, karanlık kuyu.


    M




    Madirka : Çekiç
    Manca : Koyu kabak veya lahana yemeği.
    Melevücen : Bkz. İzimlang.
    Merek : Hayvan yiyeceği (sap, saman, ot) veya gazel konulan baraka.
    Mertek : Ev yapımında kullanılan büyük kalas.
    Meşebe (meştebe) : Maşrapa
    Mile (misket-mıras) : Çocukların oynadığı cam yada metal küre (bilye).
    Mintan : Gömlek - bluz
    Mizir : Cimri
    Mol : Bitki topluluğu.(Örneğin; Fındık Molü)
    Mora : Çilek.
    Mudara : İşe yaramaz,güçsüz.
    Murç : Genellikle taş kırma yada odun yarma işinde kullanılan büyük çivi

    N


    Navlun : Yol parası, araç kirası-ücreti.
    Nakıs : Eli sıkı (pinti, cimri).


  5. 5
    Mattet
    Usta Üye
    O-Ö


    Oğli : Erkek çocuğu.
    Otluk : Mısırın ineklere yedirilen kurutulmuş gövdesi ve yaprakları.
    Öksoğu : Ucu yanmış,köz olmuş odun.
    Ömen : Çocuk oyunlarında başlama çizgisi.


    P


    Panti : Bkz. Bansi
    Payanda : Desteklemek amacıyla yanlardan dayanmış direk.
    Pelit : Meşe ağacı.
    Peşko(pöşke) : Saç soba.
    Petaliza : Kelebek.
    Pırtı : Elbise
    Pileki (Bileki) : Üzerinde ekmek pişirilen ocak taşı.
    Pitil : Buzağı kursağı.
    Pontul : Pantolon
    Puspuran : Büyük sıçan.


    R



    Rızi : Kara lahana bitkisinin gövdesinin içindeki yenilebilen kısım.
    Riğoz (Verauz) : Evlerin arka tarafındaki dar aralık.


    S-Ş


    Sap : Biçilmiş mısır bitkisi.
    Sayfan : Genellikle evden uzak arazilerde geçici barınak olarak yapılan derme çatma yapı.
    Sazluk : Bataklık.
    Sef : Yanlış
    Sekmen : Bkz. İskemle.
    Serender : Hububatın konulduğu, direkler üzerine yapılmış serin depo.
    Silikta : Tavada yapılan zeytinyağlı küçük pide.
    Simla : Gözün kenarında birikmiş tortu.
    Sinakliza : Ateşböceği.
    Sini : Üzerinde yemek yenilen genişçe tepsi
    Sirke : Bit yumurtası.
    Solak : Sol elini kullanan.
    Somar : Yeşil renkli, geniş yapraklı bir bitki.
    Suğnis etme : Yemeğin tencerenin dibine tutması,yanması.
    Suluk : Eski evlerde lavabo yerine kullanılan bölüm.
    Sumul : Ekmek kırıntısı.
    Sumur : Sıcak mısır ekmeğinin içine yağ ve şeker konularak hazırlanan yemek.
    Supramak : Yontmak.
    Surgu : Fermuar.
    Şafla : Ağız akıntısı,salya.


    T

    Taflan : Kiraza benzeyen çekirdekli bir meyve.
    Teçir : Sığırların ticaretini yapan kişi.
    Tekir : Bkz. Serender
    Temreğü : Egzamaya benzeyen bir cilt hastalığı.
    Tentene : Dantel
    Terek : Kapaksız mutfak dolabı.
    Tevek : Salatalık, kabak veya üzüm gibi bitkilerin uzun kolları(dal)
    Tirma : Ayran ve mısır unundan yapılan muhallebi kıvamında bir yemek.
    Tirmaç : Bkz Dırmaç. Yük taşımaya yarayan,iplikle dokunmuş uzun şerit.
    Tirmuk : Hayvan gübresini atmaya yarayan demir aygıt.
    Tohli(toklu): Bir yaşındaki erkek koyun.
    Tumbi :Tümsek


  6. 6
    Mattet
    Usta Üye
    U-Ü


    Uli : Bkz. Rızi.
    Urba : Bkz.Pırtı.
    Uşak : Çocuk
    Üğleşmek : Oyalanmak suretiyle geçikmek. Eğleşmek.
    Üğo : Eğe.
    Üsküt : Küsmüş,sessiz

    V


    Varagel : Teleferik.
    Vindo : Kan emici büyük sinek.
    Vizora : Biberon.
    Vumbura : Yaban arısı


    Y


    Yaba : Ucu iki çatallı dal. Genellikle çamaşır ipinin yerden yükseltilmesi için kullanılır.
    Yal : Otların kazanda kaynatılmasıyla hazırlanan hayvan yiyeceği.
    Yalak : Ağaçtan oyulmuş hayvanların su içtiği büyük oluk.
    Yavşan : Dallarından süpürge yapılan bodur bitki.
    Yaylim : Otlak.
    Yazgı : Küçük saplı et doğrama baltası.
    Yeygü : Çeşitli otların karışımıyla elde edilen hayvan yiyecek türü.
    Yüklü : Hamile.


  7. 7
    Mattet
    Usta Üye
    Z


    Zağar : Köpek.
    Zefketmek : Alay etmek,küçümsemek.
    Zibil : Çöp.
    Zirze : Menteşe.
    Ziyer : Öyle ki,öyle olsa gerek,
    Zizil : Küçük solucan
    Zumur : Bkz. Sumur.


+ Yorum Gönder
akçaabat şivesi
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi