Güzel ahlak nasıl kazanılır

+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Kısa Bilgi Bölümünden Güzel ahlak nasıl kazanılır ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Güzel ahlak nasıl kazanılır







  2. 2
    Gizliyara
    Frmacil.com





    Cevap: güzel ahlak nasıl kazanılır

    güzel ahlak nasıl kazanılır


    Bil ki, bâzı kimseler derler ki, dış azaların yaratılışı değişmediği ve
    yaratıldığı şekilde kaldığı, kısa boylu, uzun boylu olamaz; uzun boylu da
    kısa boylu olamaz ve yine güzel çirkin olamaz, çirkin de güzel olamaz,
    esasına bağlandığı gibi, batini ahlâk da değişmez, tebeddül etmez.

    Bu görüş yanlıştır: Zira eğer yanlış olmasaydı, terbiye etmenin, riyazat
    çektirmenin ve nasihat etmenin faydası olmazdı. Belki bunlar tamamen apaçık
    bâtıl olurdu ve Peygamberimiz: «Ahlâkınızı güzelleştirin.» buyurmazdı.
    Ahlakı değiştirmek niçin imkânsız olsun ki, serkeş ve hırçın hayvanları
    alıştırmakla itaatli ve uslu hâle getirirler, vahşi hayvanları
    ehilleştirirler. Bunu dış yaratılışa kıyaslamak bâtıldır. Çünkü hareketler
    iki kısımdır. Bâzıları irâdenin dışındadır. Yâni insan irâdesinin ona yolu
    yoktur. Nitekim hurma çekirdeğinden elma ağacı bitirmek mümkün olmaz.

    Fakat hurma çekirdeğini ekip bakmakla ve diğer şartları gözetmekle hurma
    ağacım bitirip meydana getirmek mümkün olur. Bunun gibi, şehvetin ve gazabın
    asıllarını insanın iradesiyle var ve yok etmek mümkün değildir. Ama te'dib
    ve terbiye etmekle ve riyazat yoluyla mutedil hâle getirmek mümkündür.
    Mümkün olduğu tecrübe ile bilinmektedir. Gerçi bâzı insanlar için zordur.
    Zor olmasının da iki sebebi vardır: Biri, yaratılışının aslında bu sıfatlar
    onun bâtınında kuvvetli yaratılmıştır. Diğeri de, uzun zaman o sıfatlara
    uyduğu için kuvvet bulmuşlar. İnsanlar te'dib ve terbiye olmak hususunda
    dört derece üzeredir.

    Birinci derece: Saf kalbli olup hiçbir şekilde kötü ahlâkı âdet
    edinmemişler. Bu kimseler çabuk ıslâh olur. Yalnız onları talim, terbiye
    edecek, onlara kötü ahlâkın âfetlerini anlatacak ve doğru yola irşad edecek
    kimseye ihtiyaçları vardır. Çocuklar küçük yaşlarında böyledir. Onların
    doğruluk anlayışı anne ve babalarının nasihatine ve terbiye şekline
    bağlıdır. O halde onları dünyaya ihtiraslı yapmamak, istedikleri gibi
    yaşamalarına müsaade etmemelidir. Yoksa onların kanına, ve günahına girmiş
    olurlar. (Manevî hayatlarını yıkmış olurlar.) Bu sebebten Hak Teâlâ buyurur
    ki: «Ey mü'minler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden
    koruyunuz.»

    İkinci derece: Bâtıl bir inancı yoktur. Ancak kötü huya uymaktadır. Bir
    müddet şehvet ve gazab peşinde gitmiştir. Fakat onlara uymanın doğru
    olmadığını bilir. Bu kimselerin ıslâhı, birincisinden daha zordur. Zira
    bunun iki şeye ihtiyacı vardır: Biri, tabiatına yerleşen kötü âdeti
    çıkarmak, diğeri de, onun yerine tohumunu ekmektir. Fakat onda istek ve çaba
    olursa, çabuk ıslâh olur, kötü ahlâktan temizlenir.

    Üçüncü derece: Uymakta olduğu huyu kötü bilmez. Adet edindiği çirkin hareket
    onun gözünde iyi görünür. Böyle kimselerin ıslah olması çok nadirdir.

    Dördüncü derece: Kötü ahlakıyla övünür, sevinir. Onu iyi bir iş olarak
    düşünür. Meselâ: «Ben bu kadar adam öldürdüm, şu kadar bozgunculuk yaptım ve
    zina yaptım» diye laf atıp övünen kimse gibi. Böylelerine gökten
    saadet ve hidayet erişmedikçe, ilaç kabul etmezler. Zira insanlar onu tedavi
    edemez







+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi