Toplumun üyesi Olmak Neyi Gerektirir

+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Kısa Bilgi Bölümünden Toplumun üyesi Olmak Neyi Gerektirir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Toplumun üyesi Olmak Neyi Gerektirir







  2. 2
    İlk Yolcu
    Bayan Üye





    Cevap: toplumun üyesi olmak neyi gerektirir


    İnsanı, iki temel vasıfsız düşünmek mümkün değildir. Birisi; inanma vasfıdır. Bu sebepledir ki din, insanı muhatap almaktadır ve insanın mutluluğu için kurallar getirmiştir. İnsanın ikinci temel vasfı ise başkaları ile birlikte yaşama, bir guruba ait olmasıdır. Tabiatı gereği insanın tek başına yaşaması mümkün ve sağlıklı değildir. Birlikte yaşayan insanların ise birbirlerine karşı hak ve ödevlerinin olduğu aşikârdır. En kapsamlı ve en köklü kavram olan sosyal adalet; ferdî ve sosyal yapıda dirlik ve düzenlilik, hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine uygun bir hayat; önemli olan işte budur. Dinler, adaletten bahsetmiş, kutsal kitaplar, insanlara adil olmayı emretmiş, çeşitli düşünce ve felsefeler, adaletin insanlara getirdiği faydalar üzerinde durmuşlardır. Fakat sosyal ilişkilerdeki dengeyi, düzeni ifade eden adalet kavramının, pratik hayata yansıması noktasında bir başka kültür, biz Müslümanların ortaya koyduğu gibi bir kemâl örneği ortaya koyabilmiş değildir.

    Aziz kardeşlerim,
    Sosyal barışın tesisi, insanı yaratan Yüce Mevlâ’nın muradıdır. İnsanın varoluşunun, yeryüzüne hâkim oluşunun ve başka varlıklar üzerinde hâkimiyet tesis edişinin, halife kılınışının temeli, dünya üzerinde barışın tesisine yöneliktir. Dolayısıyla insanın bir görevi de barışı tesis ve temsil etmek ve bu konuda Kur’an’ın gösterdiği hassasiyeti hayata yansıtmaktır. Üstelik Müslümanlar sadece kendi aralarında değil, tüm insanlar için adalet ilkesine uymakla ve sosyal barışı tesis etmekle yükümlüdürler. Her insan doğuştan tertemiz bir fıtrat üzere yaratıldığından barışa hazır bir vaziyettedir. Ama sosyal barışın tesisi, yine insanlar tarafından gösterilecek gayrete bağlıdır. Bu noktada Müslümanlar, bunu temin etme yolunda birinci derecede örnek olmak durumundadırlar. Çünkü Kur’an’ımız bizden şahsımızda, toplumda ve toplumlar arasında adalet ve sosyal barışı temin etmemizi istemektedir. İşte bu manadaki bazı ayetler: “Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendini, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut şâhidlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah Teala yaptıklarınızdan haberdardır.” [4:135]; “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış)tır. Allah'a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.” [5:8]

    Değerli kardeşlerim,
    İşte “Toplum İçinde Yaşamak Neyi Gerektirir?” sorusunun cevabını bu ayetlerde ve aşağıda örneğini sunacağımız Peygamber uygulamalarında buluyoruz. Yani adalet ve barış ortamını kurmamız ve yaşatmamız... İslâm Peygamberi’nin ortaya koyduğu bu sistemde, sosyal adalete ve sosyal barışa dair uygulamalarda zengin örnekler vardır. Onun için de en çok barışa muhtaç olduğumuz bugün hayatımızı, ilâhî hikmetin ve Allah Rasulünün aydınlık hayatında yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor. Çünkü Hz. Peygamber’in hayatı, İslâm’ın anlaşılması ve yaşanmasında her Müslüman için tam bir örnektir. Peygamberimiz (as), gerek Müslümanlar arası ilişkilerde, gerekse Müslümanlar ile gayrimüslimler arası ilişkilerde öyle güzel örnekler ortaya koymuştur ki, günümüz dünyası insanlarının ondan alacağı çok büyük dersler vardır. Örneğin, Mekke müşrikleriyle, Yahudilerle ve Hıristiyanlarla Arap yarımadasında oluşturmuş olduğu barış düzeni insanlık tarihinde örneği az bulunabilecek bir uygulamadır. Adına ‘Medine Sözleşmesi’ dediğimiz bu ilk anayasa uygulaması bu gün modern çağ insanının problemlerini çözebilecek özelliğe sahiptir. Bu sebepledir ki, önce biz Müslümanlar, kendi aramızda kardeşlik ve barışın en güzel uygulamasını gerçekleştireceğiz, sonra da içinde yaşadığımız ve hemcinslerimiz olan diğer insanlarla anlaşmaya, kaynaşmaya ve barış ortamını oluşturmaya gayret edeceğiz. Çünkü biz, böyle bir görevle sorumlu olan insan topluluğunu oluşturmaktayız.

    IGMG İrşad Başkanlığı







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi