Hasan Ve Hüseyin’in Kayboluşu

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Kıssalar - Hikayeler Bölümünden Hasan Ve Hüseyin’in Kayboluşu ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Fatal
    Özel Üye
    Reklam

    Hasan Ve Hüseyin’in Kayboluşu

    Reklam



    Hasan Ve Hüseyin’in Kayboluşu

    Forum Alev
    “Mutluluk Çağı”nın güzel günlerinden bir gün, Hasan ile Hüseyin’in kayboldukları haberi ulaşmış Peygamberimize… Yanındakilere, “Kalkın yavrularımı arayalım” demiş.
    Beraberce torunlarını aramaya başlamışlar. Sonunda, bir dağın eteğinde, iki kardeşi bir birine sarılmış olarak bulmuşlar. Karşılarında ise ağzını açmış korkunç bir yılan duruyormuş… Peygamberimiz hemen onları kucaklayarak omzuna almış ve eve getirmiş… Kim bilir, Hasan ve Hüseyin ne çok korkmuşlardır değil mi çocuklar?...



    O halde bizler de böyle korkulu olaylarla karşılaşmak istemiyorsak, nerelere gidip nerelere gitmemek gerektiği konusunda büyüklerimizin sözlerini dinlemeliyiz.
    Peygamberimizin Hazreti Hasan’a Öğütleri
    Sevgili çocuklar, bakın, Peygamber Efendimizin, torunu Hasan’a yaptığı şu tavsiyeler, sanki bizlere söylenmiş gibi… Peygamberimiz buyurmuş ki: “Hasan! Beş vakit namazını aksatmadan kıl… Sana şüpheli gelen her şeyi terk et. İçinde şüphe uyandırmayan şeye yönel. Çünkü doğruluk, insanın gönlüne huzur verir. Yalan ise huzursuzluk uyandırır…”
    Sevgili Peygamberimiz, küçük yaştan itibaren torunlarının eğitimiyle bizzat kendisi ilgilenmiş. Onları en güzel şekilde yetiştirmiş. Bir hatırasında Hazreti Hasan şöyle anlatıyor:
    “Peygamberimizle birlikte yürüyorduk. Yolumuz, yoksul ve fakir insanlara ayrılmış sadaka hurmalarının bulunduğu yere uğradı. Ben bir hurma alarak ağzıma attım. Bunun üzerine Peygamberimiz derhal onu ağzımdan çıkarıp attı. Oradakilerden biri: “Neden izin vermediniz? Bir hurmayı yeseydi ne olurdu sanki?” dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz: “Hayır! Benim ailemden olanlara sadaka helal değildir,” buyurdu.”
    Demek ki, sevgili Peygamberimiz, torunu Hasan için, yemesi uygun olmayan şey bir hurma tanesi bile olsa, buna izin vermemiş, onu en güzel şekliyle yetiştirmeğe özen göstermiştir.
    Hasan ve Hüseyin Kardeşler ile Yaşlı Adam
    Peygamberimizin tavsiyelerine uyan Hasan ve Hüseyin kardeşler, namazlarını aksatmadan kılarlarmış. Günde beş defa yüce Allah’ın huzurunda durmaktan, büyük zevk duyarlarmış… Bu iki kardeş, aynı zamanda çok sevimli ve kibar çocuklarmış. Onların ne kadar hassas, duygulu ve nazik olduklarını şu olaydan sizler de anlayabilirsiniz.
    Günlerden bir gün, Hasan ve Hüseyin kardeşler, namaz kılmak için abdest almaya gitmişler. Bu sırada, bir köşede abdest almakta olan yaşlı bir adam görmüşler. Ancak bu yaşlı insan, abdest alırken bazı hatalar yapıyormuş. Hasan kısık sesle kardeşine:
    - Şu yaşlı amcaya hatalarını nasıl söylesek acaba? Demiş. Hüseyin: “Ona hatalarını, kalbini kırmadan söylememiz gerek,” uyarısında bulunmuş. Nasıl söyleyeceklerini düşünüp dururken, birden Hasan : “Benim aklıma şöyle bir fikir geldi. Ne dersin?” deyip, kardeşinin kulağına bir şeyler fısıldamış. Neler söylediğini merak ediyorsunuz değil mi? Devam edelim öyleyse…
    Hasan ve Hüseyin kardeşler, usulca yaşlı adamın yanına yaklaşmışlar. Hasan söze başlamış: “Şey, efendim… Ben ve kardeşim namaz kılmaya yeni başladık. Ancak hangimizin doğru abdest aldığı konusunda anlaşamıyoruz. Siz aramızda hakem olun, ben ve kardeşim abdest alalım. Bakalım hangimiz doğru olarak abdest alıyor.”
    İki kardeş başlamışlar abdest almaya… Bu sırada yaşlı adam da büyük bir dikkatle onları izliyormuş. Sonunda abdestleri tamamlamışlar. Gülümseyerek baktıklarında, yaşlı adamın gözlerinin dolu dolu olduğunu görmüşler. Bir taraftan Hasan ve Hüseyin’i kucaklıyor, bir taraftan da şunları söylüyormuş:
    - Sevgili yavrularım ! Aslında ikinizde doğru olarak abdest alıyorsunuz. Hatalı olan bendim. Size ne kadar teşekkür etsem azdır… Yaşlı adam, daha sonra onları alınlarından öperek uğurlamış.
    Bu olaydan Hasan ve Hüseyin kardeşler de en az yaşlı adam kadar mutluluk duymuşlar… Çünkü onlar, bir insana, yüzüne vurmadan hatasını göstermenin sevincini yaşıyorlarmış.
    Bu denli ince duygu ve düşünceye sahip olan Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin’i, şimdi daha çok seviyoruz ve Sevgili Peygamberimizin; “Hasan ve Hüseyin cennetteki gençlerin baş tacıdır” sözünü daha iyi kavrayabiliyoruz, değil mi sevgili çocuklar…
    Sevgili Peygamberimiz vefat ettiğinde Hasan yedi, Hüseyin ise altı yaşındaymış. Bu kısa beraberliklerine rağmen Peygamber Efendimiz onlarla çok ilgilenmiş ve onları çok sevmiş… Bu sevimli ve değerli iki kardeş de Peygamberimize doyamadan ayrılmış, ancak Onun sevgisini kalplerinde hep yaşatmış.
    Bize düşen ise, hem sevgili Peygamberimizi hem de onları çok sevmek ve sevgilerini kalbimizde yaşatmaktır, değil mi çocuklar? Çünkü bakın, onları sevme konusunda Peygamber Efendimiz ne buyuruyor:
    “Hasan ve Hüseyin’i seven, gerçekte beni sevmiş, onlara kin ve nefret duyan ise, bana kin ve nefret duymuş olur.” Allah Teâlâ, Peygamberimizin sevgili torunları bu iki kardeşten de razı olsun…




  2. 2
    BAKİYE
    Bayan Üye

    Cevap: Hasan Ve Hüseyin’in Kayboluşu

    Reklam



    Hasan ve Hüseyin küçük yaşlarına rağmen peygamber efendimizden bir çok şey öğrenmiş ve öğrendiklerini çok iyi idrak etmişlerdir. Davranışları ve insanlara olan yaklaşımları ile örnek olmuşlardır.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi