Tevbe Suresinin 5.Ayetine yanlış anlam yüklenmesi

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Kıssalar - Hikayeler Bölümünden Tevbe Suresinin 5.Ayetine yanlış anlam yüklenmesi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    se7en
    Usta Üye
    Reklam

    Tevbe Suresinin 5.Ayetine yanlış anlam yüklenmesi

    Reklam



    Tevbe Suresinin 5.Ayetine yanlış anlam yüklenmesi

    Forum Alev
    MÜSLÜMAN – GAYR-I MÜSLİM İLİŞKİLERİ


    (TEVBE SURESİNİN 5. AYETİNE YANLIŞ ANLAM YÜKLENMESİ)



    David isminde, Çek Cumhuriyeti’nden Türkiye’ye yüksek lisans yapmak için gelmiş Hıristiyan bir öğrencim vardı. Bir gün konu karikatür krizine ve Müslüman-gayrı Müslim ilişkilerine geldi. David, benim bu konudaki görüşümün ne olduğunu sordu. Ben de ona: “Aç Tevbe suresinin 5. ayetini, oku” dedim. Açtı ve okudu.

    9. Tevbe 5:
    Haram aylar çıkınca o müşrikleri nerde bulursanız öldürün. Onları yakalayın, çevrelerini kuşatın, her gözetleme yerinde onlar için oturun. Tevbe eder namazı kılar ve zekâtı verirlerse yollarını açın.

    David ayeti okuyunca dedi ki: “Müşrik kime denir?”
    Dedim ki: “Sen de onlara dahilsin”
    Çocuk tedirgin olmaya ve sağa-sola bakınmaya başladı.

    Ben de David’e; “Bak, Avrupalılar ayeti bu kadarıyla okuyorlar ve ‘Müslümanlar bize böyle davranacak’ diyorlar” dedim ve konuyu burada size anlatacağım gibi anlattım.

    Sorun, ayeti Avrupalıların/insanların yanlış anlamaları değildir. Asıl sorun bizim bazı âlimlerimizin konuyu yanlış anlamaları ve onları taklit eden günümüz bazı meal yazanlarının aynı yanlışa düşmeleridir. Çünkü tarihte Müslüman gayrı Müslim ilişkilerinin merkezine bu ayet konmuş ve bu ayete dayanarak Kur’ân’daki Müslüman-gayrı Müslim ilişkilerini düzenleyen pek çok ayetin hükmü geçersiz kılınmıştır (nesh)

    Peki, bu ayet nasıl anlaşılmalıdır? Bu ayet gerçekten Müslüman-gayrı Müslim ilişkilerini mi belirliyor yoksa burada anlatılan başka bir şey mi var? Bunu anlamak için bu ayeti öncesiyle beraber okuyalım. Tevbe suresini 1. ayetten itibaren okursak 5. ayette öldürülmeleri istenen müşriklerin “bütün müşrikler” olmadığını, “antlaşma yapıp da antlaşmayı bozan savaş suçlusu müşrikler” olduğunu görürüz.

    1) Antlaşma yaptığınız müşriklere, Allah ve Elçisi tarafından yapılan ilişkiyi kesme duyurusudur.
    2) Bu topraklarda dört ay daha dolaşın. Bilin ki, Allah’ı çaresiz bırakamazsınız. Ama Allah, görmezlikten gelenleri (kâfirleri) rezil eder.
    3) Bu büyük hac gününde Allah ve Elçisi tarafından bütün insanlara bildirilen şudur: Allah’ın o müşriklere desteği yoktur; Elçisinin de öyle. Ey müşrikler, tevbe ederseniz hayrınıza olur. Sırt çevirirseniz bilin ki, siz Allah’ı çaresiz bırakamazsınız. Görmezlikten gelenlere (kâfirlere) acıklı bir azabı müjdele.
    4) Bu duyuru, sizinle antlaşma yapmış ve daha sonra bir kusur işlememiş, size karşı kimseye destek vermemiş müşrikleri kapsamaz. Onlara karşı olan andınızı süresinin sonuna kadar tam yerine getirin. Allah korunanları sever.
    5) (Dört) yasak ayı çıkınca o müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, onları kuşatın, onlar için her gözetleme yerinde oturun. Ama tevbe ederler, namaz kılarlar, zekât verirlerse yollarını açın. Allah’ın bağışlaması çok, ikramı boldur.”

    5. ayette anlatılan müşrikler; savaş suçlusu olan, antlaşmayı bozan müşriklerdir. Ayetleri dikkatle okursak bunu çok kolay anlarız. Çünkü birinci ayette “anlaşma yaptığınız müşriklere ilişkiyi kesme duyurusudur. dendiğine göre ayetler tüm müşrikleri/gayrı müslimleri kapsamaz.

    4. ayette de “antlaşmayı bozmayanların ve Müslümanların aleyhine çalışmayan müşriklerin hariç tutulduğu” söyleniyor. Demek ki bu ayetteki ilişkiyi kesme duyurusu, anlaşma yapılan her müşrikle ilgili değildir.

    5. ayette de “o müşrikler” deniyor. 4. ayette antlaşmayı bozmayanlar hariç tutulduğuna göre geriye sadece “antlaşma yapıldığı halde antlaşmayı bozan müşrikler” kalıyor.

    Ayetteki ilk muhataplar Mekkeli müşriklerdir. Onca suçlarına rağmen yine de bunlara dört ay süre tanınıyor ve yanlıştan dönenlere (tevbe edenlere) ve çekip gidenlere dokunulmayacağı bildiriliyor. Ayet böyle olduğu halde ayeti bağlamından koparıp burada “o müşrikler” diye anlatılan müşrikleri, “tüm müşrikler” olarak anlamak ve bu ayeti Müslüman-gayrı Müslim ilişkilerinin merkezine oturtmak tam bir cinnet olsa gerektir. Zaten dikkat edilirse ayette; “el-müşrikîn” kelimesi geçiyor. “el- müşrikîn” “o müşrikler” demektir. Arapça kurallara göre bir kelimenin başına belirlilik takısı (el) gelirse bilinen bir şeyden bahsediliyor demektir. Dolayısıyla 5. ayette bahsedilen müşrikler tüm müşrikler değil, antlaşmayı bozan müşriklerdir. Ama maalesef tarihte, bu özel olayı anlatan ayetler tüm müşriklere genellenmiş ve buna göre hukuk oluşturulmuştur.
    Aslında bu ayetler, Mumtehine suresi 8-9. ayetlerle ilgili bir örnektir.

    Mumtehine suresi 8-9. ayetlerde üç kırmızıçizgi çizilmiştir. Bu kırmızıçizgileri çiğnemeyen herkesle iyi ilişkiler kurulur. Bu çizgiler şunlardır:
    1. Dinimizden dolayı bizi öldürmeye kalkanlar (savaş açanlar)
    2. Bizi vatanımızdan sürüp çıkaranlar
    3. Vatanımızdan sürüp çıkaranlara destek verenler.

    Tevbe suresi 5. ayette bahsedilen müşrikler, bu üç kırmızıçizginin tamamını çiğneyen Mekkeli müşriklerdi. Mekkeli müşrikler sırf inançlarından dolayı Müslümanları öldürmeye kalkmışlar, onları yurtlarından çıkarmışlar ve çıkarmak için işbirliği yapmışlardı. Peygamberimizle yaptıkları barış anlaşmasına (Hudeybiye antlaşmasına) rağmen Medine’nin dış mahallelerine baskın yapıp adam öldürmüşler ve hayvanları alıp götürmüşlerdi. Bu olaydan sonra peygamberimiz Mekke’yi fethetmiş ve bu işi yapan insanlara bir yıl hiç dokunmamış, sonra bu ayetler inmişti. Ayetlerde o müşriklere dört ay daha süre tanınıyordu. (toplam 16 ay) Bu dört aylık süre zarfında istedikleri yere gidebilirler ya da Müslüman olabilirlerdi. Bu süre bittikten sonra Tevbe suresinin 5. ayeti uygulanacaktı. Bu ayette geçen haram aylar zilkade, zilhicce, muharrem, receb ayları değildir. Bu ayetin gelmesinden sonraki dört aydır.
    Fakat elinizdeki meallere bir bakın, Tevbe suresi 5. ayete nasıl anlam vermişler? Mesela ben bir-iki örnek okuyayım:
    “O haram aylar çıktı mı artık diğer müşrikleri nerede bulursanız öldürün”
    “Haram aylar çıktığı zaman müşrikleri nerde yakalarsanız öldürün”
    Peki “diğer müşrikler” ile “o müşrikler” aynı kavram mı? Veya “müşrikler” ile “o müşrikler” aynı şeyi mi anlatıyor? Ne oldu ayetin manasına? Ayetin manası değişti ve sistem tersine döndü.
    Günümüzde bilen bilmeyen herkes meal yapmaya başladı. Meal yapanların çoğu, âyetler arası ilişkileri dikkate alarak değil, eski ulemanın görüşlerine uyarak meal yapıyor. Onlar bir konuyu yanlış anlamışsa bu yanlış anlayış normal anlayış haline getiriliyor. Bu da hakların çiğnenmesine ve saldırılara yol açılıyor. Dikkatsiz cahil insanların tuzağa düşmesi de kolaylaşıyor.


    KONUYLA İLGİLİ BİR ÖRNEK


    11 Eylül olayından sonraki günlerdi. Amerika’da yayın yapan Evangelislerin bir televizyonuna Ramazan bayramına bir hafta kala bir papazla bir haham, İslam hakkında konuşuyorlardı. Papaz, Hahama; “Bu Müslümanlar güçlü olsalar ve bizi ellerine geçirseler ne yapacaklar?” diye sordu. Haham’da önündeki Kur’ân’ın İngilizce mealini açıp Tevbe suresinin 5. ayetini okudu ve: “Müslümanlara göre sen de ben de müşrikiz. Bir hafta sonra haram ay çıkıyor. (Ramazan’ı haram ay sanıyordu) Güçlü olsalar bizi kıtır kıtır doğrarlar, çünkü kitapları onlara bunu emrediyor” dedi.
    Bunu dinleyenlerin Müslümanlara karşı nasıl bakması ve davranması beklenir?
    Fakat bu ayet konusunda yapılan yanlış, sadece mealiyle ilgili değildir. Tarihte bu ayet Müslüman-Gayr-i müslim ilişkilerinin merkezine yerleştirilmiştir. Bu ayetin, Kur’an’ın değişik yerlerinde geçen iki yüz küsur ayetin hükmünü neshettiği (hükmünü yürürlükten kaldırdığı) iddia edilmiştir.
    Bu gelenekleşmiş ve günümüzdeki meallere yansımıştır. Çünkü günümüzde tahkike (hakikate, araştırmaya) değil taklide dayanan bir din anlayışı hâkimdir.
    Müslümanların taklitçi zihniyetten bir an önce sıyrılıp, Kur’ân önderliğinde sünnet örnekliğinde araştırmalara ağırlık vermeleri gerekir. Bunu birilerine havale etmeden hep beraber yapmalıyız. Bu konuda herkesin yapabileceği bir şeyler mutlaka vardır.




  2. 2
    Ziyaretçi

    Cevap: Tevbe Suresinin 5.Ayetine yanlış anlam yüklenmesi

    Reklam



    Çok teşekkürler.Bu konuda şüpheye düşen bir arkadaşım vardı onun için yardımcı oldunuz.Allah Razı Olsun.Amin...







  3. 3
    Ziyaretçi
    Çok sağolun hocam.Aklımı kurcalayan ve vesveseye düşmememe sebep olan ayetlerden birisiydi.Demek ki Kuran-ı Kerim'deki ayetleri tek başına incelemek gerekmiyorumuş. :)







+ Yorum Gönder
tevbe suresi 5. ayet,  tevbe suresi 5. ayet tefsiri,  tevbe 5,  tevbe suresi 5. ayet meali,  Tevbe suresi 5.ayet
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi