Bursa Cami ve Mescitleri

+ Yorum Gönder
Şehir ve İlçeler ve Marmara Bölgesi Bölümünden Bursa Cami ve Mescitleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Gülehasret
    Süper Moderatör
    Reklam

    Bursa Cami ve Mescitleri

    Reklam



    Bursa Cami ve Mescitleri

    Forum Alev
    Bursa Cami ve Mescitleri
    bursa camileri - bursa mescitleri



    Cumalıkızık Köyu Camisi


    Cumalıkızık Köyü Camisi’nin kitabesi günümüze ulaşamadığından ne zaman yapıldığı bilinmemektedir.

    Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde, Cumalıkızık Köyü’nde ismi belirtilmeyen bir cami olduğuna işaret eden bir kayıt bulunmaktadır. Yörede yaşayanların söylediğine göre bu cami, 1916 yılında onarılmış, 1950-1955 yıllarında yapılan bir başka onarımla doğu yönüne doğru genişletilmiş, ahşap tavanı da tamamen yenilenmiştir. Bu onarım sırasında da caminin ilk yapısına ait güney duvarında mihrap nişi bulunmuş ancak üzeri kapatılmıştır.

    Cami, doğu batı doğrultusunda dikdörtgen planlı üzeri çatı ile örtülü bir yapıdır. Güney duvarında dışarıya çıkıntılı yarım yuvarlak bir mihrap nişi bulunmaktadır. Caminin iki giriş kapısı vardır. Bunlardan biri doğu, diğeri de batı duvarının kuzeyindedir. Bu girişlerin önüne de revaklar eklenmiştir. Yol seviyesinden ötürü merdivenle bu girişlere çıkılmaktadır. Batı yönündeki minaresi 1972-1973 yıllarında yapılmıştır.

    İbadet mekanı ahşap bir tavanla örtülü olup, kuzey-güney eksenindeki bir paye üzerine oturan kemer burasını ikiye ayırmaktadır. Mimari yönden herhangi bir özelliği bulunmamaktadır.

    Vani Mehmet Efendi Camisi

    Kestel’deki Vani Mehmet Efendi Camisi, kuzeydeki giriş kapısı üzerinde bulunan dört satırlık mermer kitabeden Şeyh Mehmet Vani tarafından 1673-1674 yıllarında yaptırıldığı öğrenilmektedir.

    Vani Mehmet Efendi, Sultan IV.Murad (1623-1640), Sultan İbrahim (1640-1648) ve Sultan IV.Mehmed (1648-1687) döneminde yaşamış, İstanbul’da Bozğaziçi’ndeki Vaniköy’e yerleşmiştir. Müderris ve Vaiz olan Mehmet Vani Efendi II.Viyana kuşatmasına ordu vaizi olarak katılmış, kuşatmanın başarısız olmasından ötürü Kestel’e sürülmüş ve orada 1684-1685 yılında ölmüştür. Kestel’deki cami, medrese ve imaretini sürgün edilmeden önce yaptırmıştır.

    Cami, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı, ahşap çatılıdır. Yapının kuzey ve doğu cephesinde L şeklinde bir son cemaat yeri uzanmaktadır. Son cemaat yerinin kuzeyinde giriş kapısı ve bunun çevresinde de dokuz penceresi bulunmaktadır. İç mekanın kuzeyinde mahfil, güney duvarı ekseninde de yarım yuvarlak mihrap nişi bulunmaktadır. İbadet mekanı güney duvarında, mihrabın iki yanında birer, doğusunda dört, batısında üç ve kuzeyinde de giriş kapısının iki yanında birer tane olmak üzere on bir pencere ile aydınlatılmıştır. Caminin içerisi bitkisel ve geometrik motiflerin oluşturduğu kalem işleri ile bezenmiştir.

    Minare kaidesi bir sıra kesme taş, iki sıra tuğla olmak üzere yapılmıştır. Minare yuvarlak gövdelidir.

    Babasultan Camisi


    Kestel Babasultan Köyü’ndeki Babasultan Camisi, Geyikli Baba Camisi ismi ile de tanınmaktadır.

    Caminin yanında ayrıca türbe ve hamam da bulunmaktadır. Osmanlı kaynaklarına göre bu cami ve türbenin banisi Orhan Gazi’dir (1324-1362). Aşıkpaşazade tarihi Orhan Gazi’nin Geyikli Baba ismi ile tanınan bir dervişin üzerine kubbe, yanına tekke ve bir de mescit yaptırdığını yazmaktadır. XVI.yüzyıl Osmanlı tarihçilerinden Neşrî de Orhan Gazi’nin bu derviş öldükten sonra türbe, dergâh ve bir de cami yaptırdığını belirtmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ndeki bir vakıf kaydı Geyikli Baba’nın Bursa’nın fethi sırasında İnegöl’de Keşiş Dağı (Uludağ) yöresine yerleştiğini belirtmektedir. Asıl ismi bilinmeyen bu derviş, Baba İlyas’ın müritlerinden olup, Osman Gazi’nin yakın dostluğunu kazanmış ve bu arada da Orhan Gazi ile de tanışmıştır.

    Baba Sultan Camisi, iki ayrı mekandan yapılmış olup, bunlardan batıdaki bölüm XIX.yüzyılın sonlarına aittir. Cami ve türbe Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce 1958’de Bursa Eski Eserleri sevenler Kurumu tarafından da 1963-1964 yıllarında onarılmıştır.

    Caminin doğudaki bölümü kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Kuzeyindeki son cemaat yeri iki yuvarlak kemerle üç bölüme ayrılmış ve bunların üzeri aynalı tonozlarla örtülmüştür. İbadet mekanı kare planlı olup, üzeri Türk üçgenlerinin taşıdığı bir kubbe ile örtülmüştür. Güney duvarının ortasında yarım yuvarlak mihrap ve ona simetrik iki altlık ve iki üstlük pencere bulunmaktadır. Ayrıca doğu duvarının güneyinde biri altlık ve biri üstlük olmak üzere birer; kuzeyinde de türbeye açılan bir pencere bulunmaktadır. Bu bölüm 4.74 m. genişliğindeki yarım yuvarlak bir kemerle batı mekanına bağlanmıştır. Batı bölümünün kuzey duvarında yuvarlak kemerli giriş kapısı, güney duvarı ekseninde de yarım yuvarlak mihrap nişi bulunmaktadır. Burası da güney ve kuzeyinde iki, batısında da dört pencere ile aydınlatılmıştır. Doğu mekanı ile türbe arasına minare yerleştirilmiştir. Bu minare silindirik gövdeli ve tek şerefelidir.

    Cami tuğla ve taştan yapılmış olup, iki sıra tuğla ve bir sıra taş dizisi peş peşe kullanılmıştır. Ayrıca kapı ve pencerelerin kemerleri de tuğladandır. Yapının üzeri kırma bir çatı ile örtülmüştür.




  2. 2
    Gülehasret
    Süper Moderatör

    --->: Bursa Cami ve Mescitleri

    Reklam





    * Murad II (Muradiye) Cami
    * Murad I (Hüdavendigâr) Cami
    * Abdal Mehmed Cami
    * Ahmed Dâi Cami
    * Ahmed Paşa Fenâri Cami
    * Alâaddin Cami
    * Sultan Orhan Camisi
    * Yıldırım Beyazıt Camisi
    * Ulu Cami
    * Emir Sultan Camisi
    * Kanberler Camisi (Sitti Hatun Mescidi)
    * Bedreddin Camisi (Hafsa Sultan Mescidi)
    * Hatice Sultan Camisi
    * Selçuk Hatun Camisi
    * Beşikciler Camisi
    * Altıparmak Camisi
    * Kavaklı Cami
    * Hacı Seyfeddin Mescidi
    * Zeyniler Camisi
    * Acem Reis Mescidi
    * Yiğit Köhne Mescidi
    * Tuz Pazarı Camisi
    * Karaşeyh Camisi
    * Hacılar Camisi
    * Hacı Tayip (Aynalı-Çapraz) Cami
    * Hoca Alizâde Camisi
    * Çandarlı İbrahim Paşa (Mahkeme) Camisi
    * Başcı İbrahim Camisi
    * Düsturhan (Maksem) Camisi
    * Çelebi Sultan Mehmet Camisi (Yeşil Külliye)
    * Şahadet Camisi
    * Yeşil Cami
    * Hacı Özbek Camisi (Çarşı Mescidi)
    * Orhan Gazi Camisi
    * Hacı Hamza Camisi
    * Mahmut Çelebi Camisi
    * Eşrefi Rumi Camisi
    * Şeyh Kudbettin Camisi
    * Alaca Hırka Mescidi
    * Akbıyık (Veled-i Harir) Mescidi
    * Araplar Camisi
    * Ali Paşa Camisi
    * Arap Mehmet Camisi
    * Azep Bey Mescidi
    * Bahri Baba Mescidi
    * Çakırağa (Mecnun Dede) Mescidi
    * Çırağ Bey Mescidi (Osmangazi)
    * Çukur Mahalle Mescidi
    * Darphane (Nilüfer Hatun) Mescidi
    * Davut Paşa Mescidi
    * Daya Hatun (Daya Kadın) Camisi
    * Timurtaş Paşa (Demirtaş Paşa) Camisi
    * Bali Bey Camisi
    * Sinan Paşa Yapı Topluluğu
    * Barçın Köyü Camisi
    * Orhan Gazi Camisi
    * Ebu İshak Mescidi
    * Enbiya Mescidi
    * Ertuğrul Camisi
    * Fazlullah Paşa Mescidi
    * Fışkırık (Duhter-i Şeref) Camisi
    * Güngörmez Mescidi
    * Hacı Sevinç Mescidi
    * Hıdırlık Camisi
    * Hoca Taşkın Mescidi
    * Hamza Bey Camisi
    * İbni Bezzaz Camisi
    * İsa Bey İmaret Mescidi
    * Fenari İsa Bey Camisi (Güdük Minare)
    * İshak Şah (Müftü Önü) Camisi
    * İzzüddin (Pınarbaşı) Camisi
    * Kademeli (Çukur) Cami
    * Kayan (Kaygan) Camisi
    * Kefen Süzen Mescidi
    * Kiremitçi Sinan Bey Camisi
    * Koca Naip Camisi
    * Şeyh Konevi Camisi
    * Lâmi Çelebi Mescidi
    * Meydancık Camisi
    * Molla Arap (Balaban Bey) Camisi
    * Molla Fenari Camisi
    * Musa Baba Camisi
    * Nalbantoğlu Camisi
    * Namazgah Yanı Camisi
    * Reyhan (Acemler) Mescidi
    * Satı Fakiyh (Sadi Fakiyh) Mesciti
    * Selimiye Camisi
    * Selimzade Camisi
    * Setbaşı (Karaçelebi) Camisi
    * Sevindik Mescidi
    * Sivasiler Mescidi (Tahtalı Mesçit)
    * Somuncu Baba (Şeyh Hamid) Camisi
    * Umur Bey Camisi
    * Pir Emir Camisi
    * Simkeş Camisi
    * Sülüklü Cami
    * Sürmeli Mescidi
    * Şahabeddin Paşa Camisi
    * Şeker Hoca Camisi
    * Şerefüddin Paşa Camisi
    * Şeyh Paşa Camisi (Dibekli Cami)
    * Tahtalı Mescit
    * Üç Kuzlar Camisi
    * Üftade Camisi
    * Veled-i Habib (Eminiye Dergâhı) Camisi
    * Veled-i Veziri Camisi
    * Veled-i Yaniç Mescidi
    * Veziri (Üç Kurnalı) Camisi
    * Yeni Bezzaz (Reyhan) Mescidi
    * Yerkapı (Kara Ali) Camisi
    * Hacı Ali Paşa Camisi
    * İshak Paşa Külliyesi
    * Kasım Efendi Camisi
    * Yıldırım (Cuma-Yukarı-Kurşunlu) Cami
    * Karaca Bey (Kurşunlu-İmaret) Camisi
    * Kümbetli (Dünbekli) Cami
    * Ulu Cami
    * Hacı Ali Ağa Camisi
    * Eski Cami
    * Dedeler Köyü Camisi
    * Sarıyer Mahallesi Camisi (Turabi Efendi Zaviyesi)
    * Harmanalan Köyü Camisi
    * Kemaliye Köyü Camisi
    * Kıranışıklar Köyü Eski Camisi
    * Yağcılar Köyü Camisi
    * Tekke-i Cedid Camisi
    * Halil Ağa Camisi (Eski Cami)
    * Hasan Bey (Hasan Mısrî Bey) Camisi
    * Tekke-i Atik (Hacı Ali Zagili Magrabi) Camisi
    * İbrahim Çelebi Camisi
    * Ahmet Ağa Camisi
    * Fatih Camisi (H.Stephanos Kilisesi)
    * Hamza Bey Camisi
    * Lala Şahin Paşa Külliyesi
    * Şeyh Müftü Camisi
    * Ayas Köyü Camisi
    * Tatkavaklı Köyü Camisi
    * Hacı Hasan Camisi
    * Yenice Köyü Camisi
    * Kilise Camisi (H.Paraskeva Kilisesi)
    * Erenler Köyü Camisi
    * Harmancık Merkez Camisi (Hacı Osman Alan Mescidi)
    * Hacı Mehmet Camisi
    * Murat Çelebi (Cuma) Camisi
    * Orhan Gazi Camisi
    * Merkez Camisi
    * Tahtalı Köyü Camisi
    * Hacı Recep Camisi
    * Gölyazı Köyü Camisi
    * Hacı Mustafa Ağa Camisi
    * Babasultan Camisi
    * Vani Mehmet Efendi Camisi
    * Cumalıkızık Köyü Camisi
    * Beyazıt Paşa Camisi (Çatal Mescit)
    * Bakkal Piri Camisi
    * Yeni Cami


    bunlar kayıtlarda bulunan camiiler
    bir bu kadarda kayıta geçmemiş camiileri var Bursa'nın








  3. 3
    Gülehasret
    Süper Moderatör
    Murad II (Muradiye) Cami




    Murad II (Muradiye) Cami

    Muradiye semtinde, Sultan II.Murat tarafından h.828 (1425) yılında yapımına başlanılan cami h.830 (1426) yılında tamamlanmıştır. Kapı kemeri üzerinde mermer sülüs harflerle Arapça yazılmış üç satırlık kitabe bulunmaktadır. Bu satırlar şöyledir:

    1-Emere bi binaî hâzihi’l-imaretiş-şerifeti’l-mübareketi Sultanül Arabî vel Acemî Zıllullahi
    2-Fî’l-âlem es-sultan ibnis-sultan es-sultan Murad ibni Mehmed bin Bâyezid Han
    3-Halledallâhü mülkehû fî şehri recebe sene semainin ve işrîne ve semane mie ve vakaa’l-
    itmam fî şehri muharremi’l-yaremi sene selâsin ve semane mie.

    Kanatlı camiler grubundan olan Muradiye Cami planı, Orhan Cami planına benzemektedir. Ard arda iki büyük kubbeli, geniş eyvanlı kanatlı bir camidir.

    Son cemaat yeri, dört yığma mermer ayak ve iki granit orta sütun ile birbirlerine sivri kemerlerle bağlanmıştır. Sivri kemerler üç sıra tuğla, bir sıra kesme taş ile örülmüştür. Kemer yanları ve saçak silmesi altı sıra tuğla ve taş malzemelidir. Doğubatı yan bölmeler çapraz tonoz, diğerleri dıştan sekizgen kasnaklı kubbelerle örtülüdür. Büyük yapının sağ ve solundaki pencereler kapıya dönüştürülmüştür.

    Asıl ibadet alanına giriş kapısı Bursa kemerli, ayaklar niş ve yedi sıra mukarnaslı yan hücrelere sahiptir. Kemer alınlığında, lacivert, firuze, beyaz ve sarı renkte yapılan, bitkisel motiflerle süslü bezeme bulunmaktadır. Kapı kanatları, ahşap işçiliğinin en güzel örneklerinden biridir. Kapı giriş eyvanının tavanı, geometrik motiflerle süslü çini ile kaplanmıştır. Kapı önündeki yıldız ve geometrik motifli ahşap tavan eski müezzin mahfilinden alınarak buraya yerleştirilmiştir. Kapının yatay ve dikey söveleri mermerle kaplıdır.

    Asıl ibadet alanı art arda iki büyük kubbe ve yanlarda daha küçük kubbelerle örtülü geniş bir eyvandan ibarettir.

    Giriş kubbesi dışardan sekizgen kasnaklı, içeride geçişler prizmatik üçgenlerden oluşan bir kuşakla sağlanmıştır. Kubbe köşelikleri; silindirik kıvrımlar, yaprak sıraları, boğumlu püsküllerden oluşan yedi sıralı halkalardan meydana getirilmiştir.




    Murad II (Muradiye) Cami Genel Görünümü

    Doğu-batı yan kanatların kubbe köşelikleri daha zarif ve zengin, sıraları birbirinden farklı olan mukarnaslarla süslüdür. Kasnaktaki prizmatik üçgenlerden oluşan kuşak da, kubbe köşelikleri kadar zarif ve güzeldir.

    Büyük eyvan kemeri altıgen firuze, etrafında lacivert altışar kare ve beyaz üçgen çinilerden yapılmıştır.

    Asma kata batı eyvanındaki bir kapıdan çıkılmaktadır. Bu kattan minareye geçen bir yol bulunmaktadır.

    Mihrap, XVIII.Yüzyıl başlarında meydana gelen bir yangın sonucu, Rokoko üslubunda yeniden yapılmıştır. Sağ ve Solu altıgen biçimli lacivert, firuze renkli çinilerle bezenmiştir. Asıl minberi yanmış, yerine 1897 yılında yapılan bir minber konulmuştur.

    Pencere alınlıkları Rumî süslemeli çinilerle kaplı olup, sivri kemerlidir. Doğu-batı kanatların birer penceresi XX.Yüzyıl başlarında yapılan onarım sırasında kapı haline dönüştürülmüştür. Topuzlu demir parmaklıkları, orijinal olan pencere alınlıkları genişletilerek yükseltilmiştir.

    Yapının beden duvarları üç sıra tuğla, bir sıra moloztaş ve dikey tek tuğla dizileriyle örülmüştür. Kubbe kasnakları dıştan sadece tuğla ile inşa edilmiştir.

    XIX.Yüzyılda yıkılan batı yönündeki minare, Nisan 1904 yılında yeniden yapılmıştır. Doğu minaresinin girişi dışarıdan, batı yönündekinin girişi asma kattan geçen bir yol ile sağlanmış, her ikisi de beden duvarları üzerine inşa edilmiştir.



    Murad I (Hüdavendigâr) Cami



    Murad I (Hüdavendigâr) Cami, Çekirge semtinde, Bursa ovasına bakan tepenin üzerinde, Sultan I.Murad tarafından h.767 (1365-1366) yılında yaptırılmıştır. Yapının alt katı cami, üst katı medrese olarak düzenlenmiştir.

    Alt katta; son cemaat yeri giriş kapısının açıldığı bir dış sofa, tek kubbeli merkezi alana dört yönden bağlanan üzeri tonoz örtülü dört eyvandan, meydana gelen asıl ibadet alanı ile üzeri beşik tonoz örtülü altı odadan oluşmaktadır.

    Son cemaat yeri, yerden 1,00 metre yukarıdadır. Kesme taş örgülü ayaklar, üç sıra tuğla, bir sıra kesme taş olan sivri kemerleri birbirlerine bağlamaktadır. İki baştaki ikiz kemerlerin boşlukları sonradan doldurulmuş, doğu-batı yanlarına birer oda yapılmıştır.

    Ortada tek kubbeli merkezî alanı örten kubbe; içeriden pandantifler, dışarıdan onaltı kenarlı kasnak üzerine oturmuştur. XIX.Yüzyılda inşa edilen şadırvanı, merkezî alanın ortasındadır.

    İçeriden bir niş halinde olan mihrap, yapının dışında beş köşeli ve dışa çıkıntılıdır. Alçı Mihrap oldukça geniş boyutlarda tutulmuş, etrafını çeviren yazılar, kalem işi tezyinatı h.1322 (1904) yılı onarımında yapılmıştır.

    Doğu ve batı yönlerinde çift taraflı merdivenlerle çıkılan üst katta ise, bir koridor ile bu koridora açılan sağlı sollu oniki oda, güney eyvanının mihrap çıkıntısı üzerinde bir oda, merdivenin iki yanında bulunan iki küçük galeriye açılan dört oda ve son cemaat yeri üzerindeki beş bölmeli, revakı bulunur. Koridorlar, odalar, salon, beşik tonoz, mihrap üzertindeki oda, kubbe ile örtülüdür. Alt kat revakının iki yan bölmesi çapraz tonoz, diğer bölmeler ise kubbelidir. İkiz kemerleri taşıyan son cemaat yeri revak ayakları, kalın ve büyük boyutlardadır.




    Murad I (Hüdavendigâr) Cami

    Caminin doğu köşesinde, yapının bünyesinde yer alan tek minaresi yükselmektedir. Tuğla silindirik gövdesi, tek ve çift zincir, iki sıra kuş gagası, balık sırtı motifleri ile bezenmiştir. Altı sıra şerefe altına sahip olup takke biçimi basık külahlıdır.

    Caminin yapımında taş, tuğla ve devşirme malzeme kullanılmıştır. Tuğla hatıllı kesme taş duvarlar, bir dizi yarım daire kemerciklerden oluşan saçak ile sona ermektedir. Kemercikler yan duvarlarda daha geniş tutulmuştur.

    Yapıdaki kolonlar, kolon başlıkları ile akantus yapraklı mermer kornişler ve kapı söveleri, Bizans yapılarından devşirmedir.

    Medresenin oda pencereleri demir parmaklıklı, orta sıradakiler sövesiz, yalnız üstlerinde mermer lentolar bulunmaktadır.

    Cami 1521, 1563, 1619, 1635, 1975 ve 1976 yıllarında onarım geçirmiş olup, günümüzde ibadete açıktır.



    Abdal Mehmed Cami


    Abdal Caddesi, Tahıl Caddesi ve Gül Sokağı’nın kesiştikleri kavşakta yer almaktadır. Bazı kaynaklarda caminin Fatih döneminde, Başçı İbrahim tarafından yaptırıldığı belirtilmektedir. Ancak türbesinin kitabesine göre II.Murad dönemine ait olabileceği düşünülebilir..

    Asıl ibadet mekânı doğu-batı yönünde, iç ölçüleri 8,19 x 15,34 metre dikdörtgen planlı olan yapı, yanyana iki kubbe ile örtülüdür.

    Son cemaat yeri; iki yan duvar ve ortada yığma iki ayağı birbirine bağlayan üç sivri kemerin belirlediği üç bölüm halindedir. Bölümlerin üstü dıştan kurşunla kaplı kubbelerle örtülüdür. Doğu-batı yan duvarları kapalı olup, sivri kemerli birer pencere yer almaktadır. Ayaklar ve cephe kesme taş, aralarında dikey iki tuğla ile taş aralarında yatay iki sıra tuğla örgülüdür. Kemer üzengi düzeyinden başlayan, iki sıralı kirpi saçağın altını dolanan dışa çıkıntılı bir çerçeve yer almaktadır.

    Doğu-batı yönünde dikdörtgen planlı ana mekân; ortada sivri kemerle birbirinden farklı iki bölüme ayrılmıştır. Bu kemerin son cemaat yerindeki ayağının her iki yanına birer girişi vardır. Aynı zamanda bu ayak son cemaat yerinin mihrabı görevini yapan üç köşeli bir niş haline getirilmiştir. Büyük kemerin ayırdığı her iki bölümün boyutları eşit ve kare olmadığından kubbeler ovaldir. Kubbeler duvarlara ve tromp bingilere oturmaktadır. Pencereler 0,10 metrelik bir girinti içerisinde olup, kapakları düz meşe ağacındandır. Üç sıra halindeki sivri kemerli pencereyle caminin aydınlanması sağlanmıştır.

    Mihrap; büyük sivri kemerin güneydeki ayağına yapılmıştır. Mihrap kavsarası beş dilimli bir tepelikle iki mukarnas arasından oluşmaktadır. Dar ve küçük çerçevelidir. Çerçevede geometrik motifli kalem işleri ve Ayet-el Kürsî göze çarpmaktadır. Minberi basit, yanlıkları büyük geçmeli olarak yapılmıştır.

    Duvarlar kubbe kasnakları, iki sıra tuğla, bir sıra kesme taş, araları dikey tek tuğla örgülüdür. Batı yönünde, yapay bitişik olan minareye son cemaat yerindeki bir kapıdan çıkılmaktadır. Silindirik tuğla gövde tamamen sıvanmıştır.



    Ahmed Dâi Cami



    Cumhuriyet Caddesi ile birleşen Ahmed Dâi Sokağı’nın başında yer almaktadır. Kitabesine göre; Edincikli Hızıroğlu Yahşi Bey tarafından, Fatih döneminde h.876 (1471) yılında yaptırılmıştır.

    Daha önce giriş kapısı üzerinde bulunan kitâbe, 1953 yılında yapılan onarım sırasında, kuzey yönündeki son cemaat yerinin kalkan duvarına yerleştirilmiştir. Mermerden üzerine küçük boy nesih harflerle, Arapça olarak yazılmış beş satır bulunmaktadır.

    Mahallenin adı Ahmed Dâi olduğundan, cami de aynı adla anılmıştır. Ahmed Dâi; Germiyanlı olup, Gazi Süleyman Paşa’nın hizmetinde bulunmuş, I.Murad döneminde öldüğü belirlenmiş bir şairdir.

    Yapı esas olarak iki kısımdan meydana gelmektedir. Tek kubbeli asıl ibadet yeri ile kuzey yönündeki son cemaat yerinden oluşmaktadır. Tek kubbeli asıl mekân; kare bir plana sahiptir.

    Son cemaat yeri 4,47 metre derinliğinde, ortada dar, yanlarda geniş üç göz halindedir. Ortada iki yığma ayak, doğu ve batı yan duvarlarına sivri kemerlerle birbirlerine bağlanmıştır. Yan bölmeler beşik, orta bölme daire tonoz ile örtülüdür. Son cemaat yeri kuzey yönündeki kalkan duvarında üç niş, değişik tuğla biçimleri ile süslenmiştir. Orta nişte sonradan yerleştirilen, caminin kitabesi bulunmaktadır. Kemer üzengi düzeyinden başlayan, dışa çıkıntılı profilli kuşak, üç sıra kirpi saçaklı kalkan duvarının altını dolanmaktadır. Cephe; üç sıra tuğla, bir sıra kesme taş, aralarında dikey, tek sıra tuğla ile kurulmuştur. Kemer boşlukları sonradan demir konstrüksiyonlu camekânla kapatılmıştır.

    Asıl ibadet alanının üstünü örten kubbe, dıştan sekizgen kasnaklı, üstten kurşunla kaplıdır. İçeride, aktarmalar, büyük boyda baklava motifleri veren, bir kuşakla sağlanmış bulunmaktadır.

    Güney duvarında iki alt pencere kapatılarak dolaba dönüştürülmüştür. Alt sırada altı, üstte dört, kubbe kasnağında açılan üç sivri kemerli pencereyle caminin içerisinin aydınlanması sağlanmıştır.

    Yarım daire kesitli mihrap nişi, dokuz sırayla düzenlenmiş mukarnaslardan oluşmaktadır. Dikdörtgen çerçeveli, dış köşeliklerde sütunçeleri bulunan mihrap, kalın bir yağlı boya tabakasıyla kapatılmış, üzerine kalem işi ile Ayet-el Kürsî yazılmıştır.

    Minareye son cemaat yerinin batısındaki bir kapıdan çıkılmaktadır. Tuğla ve taş örgülü minare kaidesinden üçgenler aracılığı ile yirmi dört dilimi bulunan tuğla gövdeye geçilmektedir. Beş sıra kirpi saçaklı diziye sahip olan şerefe altı, kademeli olarak genişletilmiştir. Peteği yıkık olan minare, 1953 yılında Bursa Eski eserleri sevenler Kurumu tarafından aslına uygun olarak onarılmıştır. Aynı yıl, cami bünyesinde de onarım yapılmıştır. Minarenin korkuluğu demir parmaklıklı, petek kısmı gövdenin devamı şeklindedir. Yapı günümüzde sağlam ve ibadete açıktır.








  4. 4
    Gülehasret
    Süper Moderatör
    Yıldırım Beyazıt Camisi

    Bursa Ovasına hakim bir tepe üzerinde, Bursa’nın doğusunda Yıldırım semtindedir.

    Yıldırım Beyazıt Camisi yapı topluluğu medrese, darüşşifa, türbe, han, hamam, imaret, misafirhane ve kasırdan meydana gelmiştir. Kitabesi günümüze ulaşamadığından yapım tarihi belgelere ve tarihi kaynaklara dayanılarak söylenebilmektedir. Yıldırım Beyazıt’ın h.1360 (1403)’de yapımını başlattığı bu yapı topluluğu Ankara Savaşı nedeniyle yarıda kalmış ve oğlu Musa Çelebi tarafından h.1407’de tamamlanmıştır. Caminin 2855 depreminde minaresi, 1876’da kubbesi yıkılmıştır. Sürekli onarılarak günümüze iyi bir durumda gelmesi sağlanmıştır.

    Yıldırım Beyazıt Camisi’nin ilginç bir mimari plan şeması vardır. İlk defa ters T planı burada açık şeklini almış ve kendisinden sonra yapılan camilere örnek olmuştur. Bursa’da ters T veya yan mek3anlı cami tipinin en anıtsal örneklerinden biri olduğu ileri sürülmektedir. Ayrıca Bursa tipi diye isimlendirilen kemerlerin burada çokça kullanılmış oluşu da dikkat çekmektedir. Bursa kemerinin kökeni ahşap inşaata dayanmakta olup, Bursa üslubunun karakteristik bir unsurudur. Bu kemer şekli daha sonraki yıllarda Edirne ile İstanbul başta olmak üzere Anadolu’nun bazı yerlerinde karşımıza çıkmaktadır. Bunun yanı sıra ahşap mimarinin de gelişmiş örnekleri en iyi biçimde kullanılmıştır. Kapı ve pencere kenarlarındaki mermer oymalar, stalaktitler ve alçı bezemelerin güzel işçiliği bunları tamamlamaktadır.

    Caminin son cemaat yeri gri kesme taşlarla kaplıdır. Beş kubbeli son cemaat yerinin önü beş, yanları ikişer Bursa kemeriyle dışa açılmıştır. Giriş kapısı üzerindeki kitabe yeri boştur. İbadet yeri arka arkaya iki kubbeli mekan ile yanlarda küçük eyvanlar ve bunların iki yanında tonoz örtülü birer odadan meydana gelmiştir. Orta bölümü örten kubbe 12.00 m. çapında, 18.80 m. yüksekliğindedir.

    Caminin yapımında kesme taş kullanılmış, tuğlaya hiç yer verilmemiştir. İç mekanın orijinalinde çini levhalarla kaplandığı, kalem işleri ile bezendiği günümüze ulaşan bazı kalıntılardan anlaşılmaktadır. Birkaç kez yıkılarak yenilenen, en son 1948’de deprem sonucu bir kere daha yıkılan minaresi 1970’de yenilenmiştir.

    Yıldırım Beyazıt’ın türbesi caminin altındaki bir set üzerinde 1407’de Emir Süleymanoğlu tarafından yapılmıştır. Yıldırım’ın Timur’a esir düşmesinden ötürü Sultan V.Mehmet’e kadar hiçbir padişah tarafından ziyaret edilmeyen türbede oğulları İsa ve Kasım çelebiler de gömülüdür (Bkz.Yıldırım Beyazıt Türbesi). Yıldırım Beyazıt Medresesi caminin kuzey batısında (Bkz. Yıldırım Beyazıt Medresesi), Yıldırım Hamamı caminin batısındaki meyilli alanda (Bkz. Yıldırım Hamamı) ve Yıldırım Darüşşifası (Bkz.Yıldırım Darüşifası) da caminin 250 m. doğusundadır.


    Ulu Cami




    Ulu Cami

    Bursa Merkez’de, Atatürk Caddesi üzerinde yer alan Ulu Cami, Yıldırım Beyazıt tarafından 1396-1400 yılları arasında yaptırılmıştır. Ulu Cami plan düzeninin klasik örneklerinden olan cami dikdörtgen planlıdır.

    İç mekan on iki eş ayak ile yirmi eşit parçaya bölünmüştür. Ayaklar kemerlerle birbirlerine ve ana duvarlara bağlanmış ve her bölümün üzeri kubbelerle örtülmüştür. Plan düzeninde kubbelerin mihrap duvarına dik beş sıra halinde dizildikleri görülmektedir. Ayaklardan kubbelere geçiş pandantiflerle sağlanmıştır. Bu kubbelerin dış görünümleri sekizgen kasnaklıdır. Kubbelerin çapları birbirlerinin eşi olmakla beraber yükseklikleri birbirinden farklıdır. Mihrap ekseni üzerindeki kubbe, içlerinden en yüksek olanıdır. Ayrıca giriş kapısından itibaren ikinci bölümün üzerini örten kubbe orijinalinde üzeri açık iken, sonradan camekanla kapatılmıştır. Bunun altında fıskiyeli bir şadırvan yer almaktadır.

    Caminin dış duvarlarının kesme taştan yapıldığı ve tuğla kullanılmadığı görülmektedir. Oldukça kalın, kütlevi beden duvarlarının ağırlığını hafifletmek amacı ile cephelerde kubbe hizasına kadar yükselen sağır sivri kemerler yapılmıştır. Ayrıca her kemerin içerisine de iki sıra halinde ikişer pencere yerleştirilmiştir. Kuzey cephesinde ana giriş kapısı dışa doğru taşmış bir taç kapı görünümündedir. Kapının çevresini geniş bir silme çepeçevre dolaşmakta olup, içerisi mermer oymacılığının en güzel örneklerini yansıtacak şekilde bezenmiştir. Bu kapının yanı sıra caminin doğu ve batı cephelerinde de birer kapının daha olduğu görülmektedir.




    Ulu Camii İçten Görünüm

    Son cemaat yeri bulunmayan yapının kuzey cephesinde, köşelerde iki minaresi bulunmaktadır. Bunlardan camiye bir merdivenle bağlı olan kuzeybatıdaki minare cami ile birlikte yapılmıştır. Bu minarenin kaidesi Sultan I.Beyazıt, doğudaki diğer minare ise büyük olasılıkla Çelebi Sultan Mehmet dönemine aittir. Minareler sekizgen biçimli kürsülere sahip olup, tuğladan yapılmışlardır. Şerefeler her ikisinde de aynı ve tuğla mukarnaslarla bezenmişlerdir. Kurşun kaplı külahları 1889 yangınından sonra bugünkü taş külahlara dönüştürülmüştür.

    Mihrabın üzerindeki kitabesinden 1571’de Mehmet Usta tarafından yapıldığı öğrenilmektedir. Kum saati şeklinde sütuncuklar ve mukarnaslarla bezeli mihrap, döneminin zengin taş işçiliğini gözler önüne sermektedir. Bunun yanı sıra 1400 tarihli çivisiz ceviz minber de Antepli Hoca bin Abdülaziz el-Dukki’nin eseridir. Selçuklu ağaç işçiliğinden Osmanlı ağaç işçiliğine geçişin güzel bir örneği olan minber, kündekâri tekniğinde yapılmıştır.

    Ulu Cami’nin diğer özelliği de içerisinin 192 adet levha ile bezenmiş oluşudur. Bu yazılar arasında Osmanlı hat sanatının önde gelen kişilerinden Kazasker Mustafa İzzet Efendi, Abdülfettah Efendi, Şefik Bey, Hafız Mehmet Efendi, Yesari Mehmet, Mehmet Şevket Vahdeti, Ahmet Refik ve Sultan IV.Mehmet’in eserleri bulunmaktadır. Ayrıca mihrap bezemesini de Bursa’ya sürgün edilen Ressam Tevfik Paşa (1819-1866) yazmıştır.

    Bursa Ulu Camisi çeşitli dönemlerde, savaşlardan ve doğal afetlerden zarar görmüş ve birçok kez onarılmıştır. 1855 depreminde 18 kubbesi birden çökmüş, 1801, 1890 yıllarında da yangın geçirmiştir. Caminin son onarımları 1961-1965 yıllarında Y.Mimar Hüsrev Tayla, Y.Mimar Süreyya Yücel ve Cahide Tamer tarafından yapılmıştır.


+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi