Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa

+ Yorum Gönder
Tarihimiz ve Osmanlı Devleti Bölümünden Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Fatal
    Özel Üye
    Reklam

    Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa

    Reklam



    Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa

    Forum Alev

    Barbaros Hayreddin Paşa denildiğinde dünya yüzünde tanımayan yoktur; ancak Barbaros Nasreddin Paşa desek tanıyanımız olur mu acaba?

    Asıl adı Hızır olan Barbaros Hayreddin, İshak, İlyas ve Oruç adlı her biri diğerinden cengaver evlatlara sahip gazi ve mücahit bir babanın gazi ve mücahit bir oğludur. Aslen Vardar yenicesinden olan baba Yakup Ağa, bir Osmanlı sipahisiydi ve 1461 yılında Midilli'nin fethi sırasında Fatih Sultan Mehmed ile birlikteydi. Barbaros Hayreddin, Osmanlı'nın en büyük denizcisidir. Onun zamanında Osmanlı denizciliği en parlak dönemini yaşamıştır. Akdeniz, Osmanlı Devleti'nin bir iç denizi haline getirilmiştir. Ömrünü denizlerde geçirmiştir. Beş dili (Arapça, Rumca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca) bilmektedir.

    Bediüzzaman, ondan "dahi kahraman" (Divan-ı Harb-i Örfi, s. 59) olarak söz etmektedir. Vefat edince, "Denizlerin reisi öldü" denmiştir. O, Türklüğü, Acemliği, Araplığı geride bırakarak hepsini kendi potasında eriten "İslamiyet milliyeti"ni özümsemiş ve o uğurda kaypak deniz üstünde gazadan gazaya koşmuş Allah rızasını ve Resulü'nün sünnetini hayatına şiar edinmiş sıradışı kıymetli bir insandır. Barbaros lakabı önceleri Avrupalılar tarafından ağabeyi Oruç için kullanılırmış. Oruç, kırmızıya çalan sakal renginden ötürü "Barbarossa" lakabıyla anıldı. Daha sonra bu lakap Hızır Reis için de kullanılmaya başlanır. "Hayreddin" ve "Nasreddin" lakabı ise bizzat cennetmekân Yavuz Sultan Selim tarafından kendisine verilmiştir. Böylece asıl adı olan Hızır kullanılmazken, Barbaros Hayreddin Paşa olarak tanınıp, meşhur olur. Midilli adasında doğdu Midilli, Osmanlı Devleti'nin eline geçtikten sonra Hızır'ın babası Yakub, ailesini alarak buraya yerleşti. Burada Hızır ile birlikte dört oğlu dünyaya geldi. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1478 yılında doğduğu sanılmaktadır. Hızır, önceleri deniz ticareti ile meşgul oldu, gemi işletti. Midilli, Selanik ve Eğriboz arasında ticaret yapmaya çalıştı. Ancak, Akdeniz hemen hemen tamamen korsanların kontrolünde olduğundan, ticareti sürdürmek çok zordu. Bu zorluklar içinde gemi işleten Hızır, Rodos şövalyeleri tarafından esir alındı. Bir fırsatını bulup kaçarak esaretten kurtuldu. Akabinde ağabeyi Oruç ile birlikte Tunus'un Cerbe adasına giderek burayı üs olarak kullanmaya başladı. Hızır ve Oruç, Akdeniz'de faaliyetlerini sürdürerek İtalyan ve İspanyollara karşı çeşitli akınlarda bulundular. 1513 yılında İspanyolların elinde bulunan Cicelli'yi ele geçirdiler. Buradaki halk Oruç'u sultan ilan etti. Bir süre sonra kardeşler Middilli'ye döndüler. Bu tarihte Osmanlı tahtında oturan Yavuz Sultan Selim'e aracı göndererek Osmanlı himayesine girme arzularını ilettiler. Talepleri kabul gördükten sonra, İspanyolların işgali altında bulunan Cezayir'in yardımına koştular. Cezayir'i işgalden kurtardılar. Bir süre sonra (1518) İspanyollarla yaptıkları bir savaşta Oruç Reis şehit oldu. Hızır yalnız kaldıktan sonra bir kez daha İstanbul'a elçi gönderdi. Yavuz Sultan Selim, Hızır'ın himayesini kabul ettiği gibi kendisine; "Nasrüddin, Hayrüddin" diyerek iltifatlarda bulundu, Cezayir hakimi olarak kabul gördüğünü simgeleyen hatt-ı şerif gönderdi. Ayrıca kendisine Anadolu'da gönüllü asker toplama yetkisi de verildi. Hızır, Cezayir'de Osmanlı padişahı adına hutbe okuturken kendisi de Hayreddin Paşa olarak anılmaya başlandı. Hayreddin Paşa'nın maiyeti ve gücü giderek arttı. Özellikle İspanyollarla İtalyanlara karşı çetin mücadelelere girişti. İspanyolların büyük baskısı altında yaşayan Gırnata Müslümanlarının yardımına koştu. Memleketlerini terk etmek zorunda kalan bu insanların Afrika sahillerine gemilerle taşınmasına yardımcı oldu. İspanyollarla yapılan mücadeleler sonunda muhtelif yerler ele geçirildi.


    Kanuni Sultan Süleyman, Hayreddin Paşa'yı donanma komutanlığına getirmek üzere İstanbul'a davet etti. O da, yerine evlatlığını vekil bırakarak 27 Aralık 1533 tarihinde İstanbul'a vardı. Kaptan-ı Derya'lığa yani Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na atandı. Preveze Deniz Savaşı İspanya, Papalık, Venedik ve Portekizliler arasında yapılan ittifak anlaşmasını müteakiben Andrea Doria komutasında büyük bir donanma hazırlandı. Bu donanma 246 gemiden müteşekkil olup Korfu adasında toplandı. Buna karşılık Hayreddin Paşa'nın komutasındaki donanmada ise sadece 122 gemi yer almaktaydı. Her iki donanma Preveze açıklarında karşılaştı. 27-28 Eylül 1538 tarihlerinde meydana gelen savaş Osmanlı donanmasının zaferiyle neticelendi. Andrea Doria, sayıca kendilerinden çok daha az olan Osmanlı donanmasının ilk evvel saldırıya geçmesi karşısında büyük bir şaşkınlık geçirdi. Kendini toparlamaya fırsat bulamadan geri çekilmek zorunda kaldı. Çok sayıda esir alındı. Osmanlı donanması çok az kayıp vermesine karşılık Haçlı donanması büyük bir bozguna uğradı. Hayreddin Paşa'nın kazanılmasında büyük hisse sahibi olduğu bu zafer İslam dünyasında büyük bir sevince sebep olurken, Batı'da o oranda üzüntüye sebep oldu. Bu mağlubiyet karşısında Hayreddin Paşa'ya olan hayranlıklarını gizlemediler. Diğer taraftan bu zaferle Barbaros, Kanuni Sultan Süleyman'ın da ilgisine mazhar oldu. Bu zaferden sonra Akdeniz tamamen Osmanlı Devleti'nin kontrolüne geçti. Venedikliler barış yapmak zorunda kaldıkları gibi bundan sonra vergi vermeye başladılar. Fransızların ricasıyla donanma gönderildi Kanuni Sultan Süleyman, Fransızların ricası üzerine, ortak hareket etmek ve Fransızlara yardım etmek maksadıyla Hayreddin Paşa'yı donanmasının başında gönderdi. Fransız donanması ile birlikte 20 Ağustos 1543'te bazı kaleler zapt edildi. Bir süre buralarda kalan donanma geri döndü. Dönüş sırasında Cenova'da esir tutulan Turgut Reis'i esaretten kurtardı. Fransa kralını korumak için yaptığı Nice seferi, en son seferidir. 1544 yılında İstanbul'a dönen Barbaros Hayreddin Paşa, yalnızca Fransa kralını kurtarmakla kalmadı, Fransa'nın elindeki Müslüman esirlere özgürlüklerini kazandırdı ve yüklü bir savaş ganimetiyle yurda döndü. Kabri Beşiktaş'ta Ömrü denizlerde geçen ve çok büyük zaferlerin kazanılmasına ön ayak olan, çok sayıda fetihler gerçekleştiren Hayreddin Paşa, 1546 yılında hastalandı. Hastalığından kısa bir süre sonra da 5 Temmuz 1546 tarihinde vefat etti. Cenazesi, hayatta iken yaptırmış bulunduğu Beşiktaş'taki medresesinin yanına defnedildi. Vefatıyla birlikte "Denizlerin reisi öldü." şeklindeki ifadelere yer verildi.





  2. 2
    Filiz
    Bayan Üye

    Cevap: Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa

    Reklam



    Barbaros Hayrettin paşa zamanında Osmanlı en kuvvetli zamanlarını yaşamış Akdeniz bir Türk gölü haline gelmiştir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi