Mescidi Aksa Hakkında Zihin Bulandırıcı Girişimler

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Özel Gün ve Geceler Bölümünden Mescidi Aksa Hakkında Zihin Bulandırıcı Girişimler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Şem'a
    Üye
    Reklam

    Mescidi Aksa Hakkında Zihin Bulandırıcı Girişimler

    Reklam



    Mescidi Aksa Hakkında Zihin Bulandırıcı Girişimler

    Forum Alev
    Mescidi Aksa Hakkında Zihin Bulandırıcı Girişimler

    Son zamanlarda bazı kişiler, Resulullah (s.a.s.)'ın isra ve mirac mucizesine şahit olan ve İsra suresinin birinci âyetinde sözü edilen mescidin Kudüs'teki Mescidi Aksa olmadığını, bu mescidin Mekke'de bulunan bir küçük mescid olduğunu ileri sürmeye başladılar. Bu konudaki iddialarında kendilerince "akılcılık" yaptıkları gibi o dönemde Kudüs'te herhangi bir mescid olmadığı iddiasını kullanmaya çalışıyorlar. Bunu bir de bazılarının "ilahiyatçı" sıfatıyla yaparak kendilerince bilimsel bir keşif yapmış, yeni bir bilgiye ulaşmış gibi öne çıkmaya çalıştıklarını duyuyoruz. Oysa bu iddialarının hiçbir tutarlı yanı olmadığı gibi iddiaları da sadece kutsal Mescidi Aksa'yı ortadan kaldırmak için yoğun çaba harcayan Siyonist işgalcilerin işlerini kolaylaştıracak nitelikte iddialardır. Çünkü işgalci Siyonistler bunu başarabilmek için Müslümanların Mescidi Aksa'yla gönül bağlarını koparmayı amaçlıyorlar.
    Biz burada bu konuya da açıklık getirmek istiyoruz.
    İsra suresinin birinci ayetinde kastedilen mescidin Mescidi Aksa olmadığı yolundaki iddialar, İslam müfessirleri arasında itibar görmemiştir. Tanınmış bütün müfessirler burada kastedilen mescidin Kudüs'teki Mescidi Aksa olduğu üzerinde ittifak etmişlerdir. Ancak o zaman Kudüs'te bugünkü gibi bir mescidin olmadığı, Kur'an-ı Kerim'in bazı ayetlerinde kendisinden "mabed" diye söz edilen binanın kalıntılarının bulunduğu doğrudur. Bu mekan Beyti Makdis olarak adlandırılırdı. İşte Resulullah (s.a.s.)'ın ziyaret ettiği mekanın bu Beyti Makdis olduğu bütün ünlü müfessirler tarafından dile getirilmektedir. Örneğin Kadı Beyzavi tefsirinde "Mescidi Aksa" ibaresi açıklanırken: "Burada kastedilen, Beyti Makdis'tir. Çünkü o zaman orada bir mescid mevcut değildi" denmektedir. Aynı ibarenin Nesefi ve Hazin tefsirinde de aynen geçtiğini görüyoruz. İbnu Abbas'tan rivayet edilen tefsir de bu şekildedir. Elmalılı Hamdi Yazır'ın tefsirinde de ayette geçen "Mescidi Aksa" ibaresiyle ilgili olarak şu açıklama yapılmaktadır: "Mescidi Aksa: Kudüs'teki Beytu'l-Makdis'tir. Nitekim İsra hadisinde de: "Burak'a bindim. Beytu'l-Makdis'e vardım" diye geçmiştir. Bunun etrafı da Kudüs ve civarı demek olur." (Burada kastedilen İsra hadisini, Buhari, Bed'u'l-Halk, 6; Müslim, İman, 259, 264; Nesai, Salat, 10; Tirmizi, Tefsir, İsra suresi tefsiri, 2, 17; Ahmed ibnu Hanbel, III/148, IV/208, V/387,392,394'te rivayet etmiştir.)
    Fi Zilali'l-Kur'an'da İsra suresinin birinci ayetinin tefsirinde şöyle denmektedir: "... İki belli yer arasındaki bu yolculuğun bir tarafını Mescidi Aksa teşkil ediyor. Mescidi Aksa ise mukaddes toprakların kalbi sayılan bir yerdir. Allahu teala İsrail oğullarını bir müddet buraya yerleştirmiş sonra çıkarmıştı."
    Konyalı Mehmed Vehbi Efendi'nin Hulasatu'l-Beyan tefsirinde de şöyle denmektedir: "Ayette Mescidi Aksa'dan murad, Beyti Mukaddes'tir. Mekke-i Mükerreme'ye uzak olduğundan aksa denilmiştir. Mescidi Aksa'nın etrafı bağlar, bahçeler ve her nev'i nimetlerle dolu olduğu cihetle dünya nimetleri hususunda mübarek olduğu gibi din hususunda dahi mübarektir. Zira Beyti Mukaddes, makarrı enbiya ve mahalli vahyi ilahi ve sulehanın mabedidir. Ekseri enbiyanın mucizeleri ve asarı garibe orada zuhur ettiğinden Cenabı Hak mübarek olduğunu beyan etmiştir. Binaenaleyh maddi ve manevi mahalli mübarek denmeye şayandır."
    Mevdudi de, Tefhimu'l-Kur'an adlı tefsirinde burada kastedilen mabedin Kudüs'teki Mescidi Aksa olduğunu ifade etmektedir.
    Sabuni'nin Safvetu't-Tefasir adlı eserinde de ilgili ibarenin tefsirinde şöyle denmektedir: "Yani Mekke-i Mükerreme'den Kudüs'e götüren Allah'ın şanı pek yücedir. Mescidi Aksa ile Mescidi Haram'ın arasındaki mesafe uzak olduğu için Kudüs'teki mescide Mescidi Aksa denilmiştir." Yine bu tefsirde Mescidi Aksa'nın çevresinin maddi ve manevi yönden bereketli kılındığı ifade edilir.
    Bilinen tefsir kaynaklarının hangisine müracaat edilse aynı açıklamayla karşılaşmak mümkündür. Bu yüzden söz konusu ayette kastedilen Mescidi Aksa'nın Kudüs'teki Beyti Makdis değil de başka bir mabed olduğu iddiasında bulunanların görüşleri "şazz" yani "geçersiz" olarak kabul edilmiştir. Çünkü bu görüş tefsir ve hadis kaynaklarına uymadığı gibi tarihi belgelere de ters düşmektedir.
    İsra suresinde sözü edilen Mescidi Aksa'nın Mekke'de bir mescid olduğu görüşü geçmiş kitaplardan sadece birinde yer alır o da şâzz bir rivayete dayanır. Ne yazık ki bazıları çok fazla akılcı davranarak bu şazz görüşü öne çıkarmıştır. Oysa bu, tarihi gerçeklere ters olduğu gibi aklen de isra olayının bir mucize olmasının anlamına aykırıdır. Kaldı ki hiçbir tarihi kaynakta o dönemde Mekke'de öyle bir mescidin varlığından söz edilmez. Hadislerde de bu mescidin Kudüs'teki mabed olduğu açıkça ifade edilmektedir.
    Mescidi Aksa'nın Hz. Zekeriya zamanındaki şekli de Hz. Süleyman (a.s.)'ın inşa etmiş olduğu mabedin aynısı değildi. Çünkü Hz. Süleyman (a.s.)'ın inşa ettiği mabed bir süre sonra yıkılmış daha sonra yerine inşa edilen mabedler de birkaç kez yıkıma uğramıştır. Mescidi Aksa'nın bugünkü şeklinin inşası ise Emevi halifelerinden Abdülmelik bin Mervan zamanında başlatılmış, oğlu tarafından bitirilmiştir.
    Aynı şey Kabe için de söz konusudur. Bugünkü Kabe de Hz. İbrahim (a.s.)'in inşa ettiği Kabe değildir. Ama o bina orada Allah'a kulluk görevinin yerine getirilmesi konusunda belirlenen bir işaret, bir toplanma noktasıdır. Yani Kur'an-ı Kerim'in ifadesiyle Allah'ın şe'airindendir. Mekke müşrikleri de Kabe'ye sahip çıkıyorlardı ama onu inşa ediliş amacına ters bir şekilde, içini putlarla doldurarak kullanıyorlardı.
    İşte Mescidi Aksa'yı da aynı açıdan ele almak ve Hz. Süleyman (a.s.)'ın oraya bu mabedi tevhid inancına göre Allah'a kulluk görevinin yerine getirilmesi için inşa etmiş, sonraki dönemlerde de Peygamberler tarafından Allah'a kulluk görevinin yerine getirilmesi için kutsal bir mekân olarak değerlendirilmiş olduğunu dikkate almak gerekir.



  2. 2
    Sena
    Bayan Üye

    Cevap: Mescidi Aksa Hakkında Zihin Bulandırıcı Girişimler

    Reklam



    İslamiyeti istemeyenler din düşmanlığı güdenler malesef şu yüzyılda hala var öyleki işin boyutunu aşıp önemli değerlerimize saldırmaya iftira atmaya başlamıştırlar Allah onları ıslah etsin







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi