Resulullah (s.a.v) Kadınlar Üzerine Hadisi Şerifleri

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) Bölümünden Resulullah (s.a.v) Kadınlar Üzerine Hadisi Şerifleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    herbstregen87
    Üye
    Reklam

    Resulullah (s.a.v) Kadınlar Üzerine Hadisi Şerifleri

    Reklam



    Resulullah (s.a.v) Kadınlar Üzerine Hadisi Şerifleri

    Forum Alev
    - PEYGAMBERİMİZİN KADINLAR ÜZERİNE HADİSİ Bir kadın, diliyle kocasına eziyet ederse,
    İmam Cafer-i Sadık (a.s)'dan şöyle rivayet edilmiştir: "Bir kadın eşine, 'Ben senin yüzünden bir hayır görmedim." derse, hiç şüphesiz ameli boşa çıkar ve yok olur." [17]
    Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Bir kadın, diliyle kocasına eziyet ederse, onu kendisinden razı edinceye kadar, Allah onun hiçbir tevbesini, keffaretini ve iyi amelini kabul etmez; hatta gündüzlerini oruç ve gecelerini ibadetle geçirse dahi." [18]
    Yine şöyle buyurmuştur Efendimiz (s.a.a): "Hangi kadın kocasıyla müdara etmez ve onu güç yetiremeyeceği şeylere mecbur kılarsa, onun hiçbir iyi ameli kabul olmaz ve (tevbe etmeden ölürse,) Allah'ı gazaplandırdığı halde onun huzuruna varır." [19]
    Yine şöyle uyarmaktadır hanımları: "Bir kadın, kocasının yatağını (haklı bir mazereti olmadan, küs bir şekilde) terk eder ve (başka bir yerde) sabahlarsa, sabah açılıncaya kadar melekler ona lanet okur." [20]
    Bir başka hadis yine yüce Resulullah (s.a.a)'den, şöyle buyurmuştur: "Bir kadın, kocasının hakkını eda etmediği müddetçe, Allah'ın da hakkını eda etmiş olamaz." [21]
    Allah Resulü'nün (s.a.a) ettiği dualardan biriside şudur: "Allah'ım, ihtiyarlık çağım gelmeden beni ihtiyarlatacak kadından sana sığınırım." [22]
    İmam Musa-i Kazım (a.s)'a kocasını gazaplandıran kadının durumu sorulunca, şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Kocası ondan razı oluncaya kadar, günahkar sayılır."[23]
    Elbette bunları burada aktarırken, "Erkek, başına buyruk, istediği her türlü haksızlığı eşine karşı yapabilir." diye bir şeyi söylemekten ve düşünmekten bile Allah'a sığınırız. O ayrı bir konudur ve erkek yaptığı en küçük haksızlığın bile karşılığını Adil Allah'ın adalet mahkemesinde bulur; eğer eşini kendisinden razı etmezse. Bizim burada muhatabımız kadınlar olduğu için, onlara özgü vazifelerini ve İlahi uyarıları aktarmaya çalışıyoruz. Allah kadın-erkek cümlemize rızası doğrultusunda hareket edebilmeği nasip buyursun. Amin!
    PEYGAMBERİMİZİN KADINLAR ÜZERİNE HADİSİ Güzelliğin zekatı, iffetli ve hayalı olmaktır
    Resul-i Ekrem (s.a.a): "Allah, (kendilerini) erkeklere benzeten kadınları ve kadınlara (kendilerini) benzeten erkekleri lanetlemiştir." [24]
    Resul-i Ekrem (s.a.a) kızı Hz. Fatıma'ya (s.a) hitaben şöyle buyurmuştur: "Ey Fatıma, her hangi bir kadın güzel bir şekilde süslenir ve güzel bir elbiseyle evinden çıkarak insanların dikkatini üzerinde toplar ve kendisine bakmalarını sağlarsa, yedi göğün ve yerlerin melekleri ona lanet eder ve ölüp de cehenneme girinceye kadar, Allah'ın gazabına mazhar olur. (Elbette tevbe edip dönüş yapar ve bir daha tekrarlamazsa o başka.)" [25]
    İmam Sadık (a.s): "Bir insanın alçalıp rezil olması için, onu meşhur edecek (yani başkalarının dikkatini üzerinde yoğunlaştırıp, parmakla gösterilecek duruma getirecek) bir elbise giymesi yeterlidir." [26]
    Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmaktadır: "Kalın olan (vücudu göstermeyen) elbiseler giyin; zira elbisesi ince olanın dini de ince (gevşek) olur." [27]
    Hz. Ali (a.s) Resul-i Ekrem (s.a.a)'den şöyle duyduğunu naklediyor: "Zamanların en kötüsü olan ve kıyametin yaklaştığı bir zaman olan ahırüz-zamanda, bir çok kadınlar olacak ki örtülü oldukları halde çıplaktırlar; süslerini gösterirler; dinden çıkıp fitnelere girerler; şehvetlere yönelirler; nefsani lezzetlere koşarlar ve haramları mubah kılarlar. Onlar cehenneme girip orada ebedi olarak kalacaklardır. (Bütün bunlar tevbe edilmediği takdirdedir tabi.)" [28]
    Bir hadiste şöyle geçmektedir: "Allah Resulü (s.a.a), kadınları dışarıya çıkarken başkalarının dikkatini üzerinde toplayacak elbiseler giymekten ve ses çıkaracak takılar takmaktan nehyetmiştir." [29]
    Resul-i Ekrem (s.a.a)'den yine şöyle rivayet edilmiştir: "Kadın zarar görmeye müsait bir varlıktır; şeytan onun yanı başını kesiverir. (Onun için ya dışarıya çıkmamalı, yada çıktığında çok dikkatli olmalıdır.)" [30]
    Hz. Emir-ül Mû'minin (a.s): "Güzelliğin zekatı, iffetli ve hayalı olmaktır." [31]
    Yine şöyle buyurmuştur: "Haya ve iffet iman adabındandır; hür insanların özelliği ve iyi insanların sıfatıdır." [32]
    Evet haya ve iffet kadın-erkek bütün insanlar için önemlidir ve iman ve hürriyetin bir simgesi durumundadır; ancak kadınların taşıdığı tabii ve fiziksel yapılarından ve insanları etkileyecek özelliklerinden dolayı, haya ve iffet onlarda daha bir önem taşımaktadır. Bu yüzden de Allah Resulü (s.a.a)'den şöyle rivayet edilmiştir: "Haya, on kısma ayrılmıştır; bunların dokuz kısmı kadınlara, bir kısmı ise erkeklere verilmiştir." [33]
    Evet kadının iffetli ve hayalı olması toplumun iffetli ve selametli olması demektir; ama Allah korusun, kadının iffetsizliği toplumun kötülüklere ve fesada sürüklenmesi ve selametini kaybetmesi demektir. İşte bu hakikat dikkate alınarak, bazı hadislerde "Kadın şeytanın bir tuzağıdır"[34] tabiri kullanılmıştır. Bu sözden maksat kadının yerilmesi ve kötülenmesi değil, onun çok dikkatli olması ve şeytanın bir tuzağı haline gelmekten kendisini koruyup kollaması gerektiğidir. Aksi halde hem kendisi, hem de toplumu fesada sürüklemesi kaçınılmaz olur. Nasıl ki maalesef günümüzde büyük ölçüde öğle olmuştur. Allah kadın-erkek cümlemizi, şeytanın ve nefsimizin şerrinden korusun. Amin!
    Resul-i Ekrem (s.a.a): "Kim namahrem bir kadınla tokalaşırsa, Allah-u Teala'yı gazaplandırır." [35]
    Şimdi bir bu hadisi şerifi dikkate alın; birde bazılarının getirdiği bahaneleri. Eğer tokalaşmazsak ne derler? Aman kırılırlar, küser öfkelenirler, gerici derler. Hadi bakalım, Allah'ın gazabını almak, azabını hak etmek mi daha önemlidir, yoksa neye kızıp neye öfkeleneceklerini bilmeyen, bir gün dost bir gün düşman olan, zayıf ve zavallı mahlukatın rıza ve gazabını kazanmak mı?! Karar sizin!
    İmam Cafer-i Sadık (a.s): "Hiç bir kadının, evinden dışarı çıkarken elbisesine güzel koku sürmemesi gerekir." [36]
    Resul-i Ekrem (s.a.a): "Bir kadın kocasından başkası için güzel koku sürünürse; cenabetinden yıkandığı gibi yıkanıp o kokuyu vücudundan temizlemediği müddetçe namazı kabul olmaz." (Yani o namaz boynundaki vazifeyi kaldırsa da, o namazdan sevap almaz.) [37]
    Resul-i Ekrem (s.a.a): "Kadının kocasından başkası için güzel koku sürünmesi, ateş ve zilleti satın alması demektir." [38]
    Evet bu hadislerin ne demek istediği ve neden bu kadar bu meselelere dinimizde önem verildiği açıktır. Zira kadın ve erkek Allah'ın belirlediği ölçüler dahilinde hareket ederlerse, bir taraftan toplum her türlü fesad ve şaibeden uzak kalırlar; diğer taraftan aile ortamında karı-kocalar birbirlerine daha çok ısınır ve bağlanırlar ve tabii ihtiyaçlarını Allah-u Teala'nın helal kıldığı sınırlar dahilinde bertaraf ederler. Bugün, ailelerdeki huzursuzlukların büyük bir kısmı işte bu İlahi ikazların dikkate alınmamasından kaynaklanmıyor mu?!
    İmam Bakır (a.s): "Kadının (aile ortamında) kendini bakımsız tutması yakışmaz; boynuna asacağı bir kolyeyle, eline süreceği birazcık kınayla da olsa, kendisini süssüz ve ziynetsiz bırakmasın." [39]
    İmam Cafer-i Sadık (a.s): "Sizin en iyi kadınlarınız, kokusu güzel ve yemeği (yemek yapması) güzel olan kimsedir..." [40]
    Resul-i Ekrem (s.a.a): "Üç (ses) perdeleri yırtarak, Allah-u Teala'nın huzuruna varır; (Allah'ı hoşnut eder). -Âlimlerin kalemlerinin sesi, mücahidlerin ayak sesleri, iffetli kadınların iplik dokuma, elbise dikme sesleri."[41]
    İşte zahirde önemsiz gözüken, ama kadınların yapı ve tabiatına uygun şeylerle uğraşmasının Allah katındaki önemi. Elbette hadiste söylenen şey bir örnek olarak verilmiştir.
    Biz bu bölümü yine uyarı niteliğini taşıyan birkaç hadisle noktalıyoruz;
    Resul-i Ekrem (s.a.a): "En kötü kadınlarınız, hayadan yoksun, (kocasına karşı) dili uzun ve ağzı bozuk olan kimsedir." [42]
    Bir başka hadisinde şöyle buyurmaktadır Efendimiz (s.a.a): "Kadınlarınızın en kötüsü, temizliğine dikkat etmeyen, inatçı ve (kocasına karşı) asi olan kimsedir."[43]
    Yine şöyle buyurmaktadır: "Kadınlarınızın en kötülerinden birisi, kötülükten kaçınmayan, kinci olan kimsedir." [44



  2. 2
    herbstregen87
    Üye

    --->: Resulullah (s.a.v) Kadınlar Üzerine Hadisi Şerifleri

    Reklam



    Resulullah (s.a.v) Miraç Gecesinde Gördüğü Kadınlar
    Hz. Emir-ül Mû'minin Ali'den (a.s) şöyle nakledilmiştir:
    "Bir gün ben ve Fatıma (s.a) Resul-i Ekrem'in (s.a.a) huzuruna vardığımızda, Allah Resulü çok ağlamıştı. Ben ya Resulullah, dedim. Canım sana feda olsun nedir seni ağlatan?
    Şöyle buyurdu:
    "Beni göklere miraca götürdüklerinde, ümmetimden bazı kadınları şiddetli azap içerisinde gördüm; işte onların haline ağlamaktayım. Bir kadını saçından asılı bir halde, beyni kaynarken gördüm.
    Bir diğerini, dilinden asılıyken, boğazına cehennemin pis kokulu kaynar suyundan döktüklerini gördüm.
    Bir başkasının göğüslerinden asıldığını, birisinin kendi vücudunun etini yediği halde altından alevler yükseldiğini gördüm.
    Bir diğerini, ellerinin ayaklarına bağlandığı bir vaziyette yılanların ve akreplerin kendisine musallat olduğunu gördüm.
    Bir başka kadını gördüm ki, kör, sağır ve dilsizdi. Aynı zamanda ateşten bir sandığın içersine koyulmuş, beyni burnundan dökülüyor ve vücudu cüzam ve sedef hastalığından parça parça olmuştu.
    Bir kadını ise ateş tandırında ayaklarından asılı bir vaziyette gördüm.
    Bir başkasını gördüm ki vücudunun etlerini önden ve arkadan ateşten olan makaslarla kesiyorlardı.
    Bir kadın ise yüzünü ve ellerini yaktığı halde kendi bağırsaklarını yiyordu.
    Bir diğerini gördüm ki başı domuz başı, gövdesi ise eşek gövdesi gibiydi ve türlü türlü azabın içerisindeydi.
    Bir başkasını köpek şeklinde gördüm ki, arkasından verdikleri ateş ağzından çıkıyor, başına ve bedenine ise melekler ateşten balyozlarla vuruyorlardı."
    Hz. Fâtıma (a.s) dönüp "Ey benim habibim ve gözümün nuru, hangi amellerinden dolayı Allah-u Teala onları bu azaplara müptela kılmıştı?" diye sorunca, şöyle buyurdu:
    "Kızım, saçından asılan kadının suçu; saçını namahremlere karşı kapatmaması idi. Dilinden asılan kadın, diliyle kocasına eziyet eden birisiydi. Göğüslerinden asılan kadının suçu, kocasını cinsel münasebetten alıkoymaktı. Ayağından astıkları kadın, kocasından izinsiz dışarıya çıkıp giden bir kadındı. Kendi vücudunun etini yiyen kadının suçu, yabancılar için süslenmek idi; elleri ayaklarına bağlananın ise, kendini ve elbiselerini temiz tutmayarak, cenabet guslü etmeyip, necislerden vücudunu uzak tutmamak ve namazını hafife almaktı. Kör ve dilsizin suçu şuydu ki, zinadan hamile kalıp o çocuğu kocasına isnad ediyordu. Vücudunun etini makasladıkları kimse ise, insanlar rağbet etsinler diye, vücudunu insanlara gösteren kimseydi. Yüzünü ve vücudunu yaktıkları halde bağırsaklarını yiyen kadın, nikahsız kadın ve erkekleri birbirine ulaştırıp, günah işlemelerine vesile olan kadındı. Başı domuz başı, bedeni ise eşek bedeni olanın suçu, söz taşıma ve yalancılık idi. Köpek şeklinde olan ve altından ateş verdikleri kadın, şarkıcı ve hased eden kimseydi.
    Bütün bunları anlattıktan sonra şöyle buyurdu Allah Resulü (s.a.a): "Yazıklar olsun kocasını kızdıran kadına. Ne mutlu kocası kendisinden razı olan kadına!"
    PEYGAMBERİMİZİN KADINLAR ÜZERİNE HADİSİ En İyi Kadınların Beş Önemli Özelliği:
    En İyi Kadınların Beş Önemli Özelliği:
    İmam Rıza (a.s) Hz. Emir-ül Mû'minin (a.s)'dan şöyle nakletmiştir: "En iyi kadınlarınız beş özelliğe sahip olan kimselerdir." "O beş özellik nedir ya Emir-el Mû'minin?" diye sorulunca şöyle buyurdu:
    a-) Hafif yüklü ve mihiri az olan,
    b-) Yumuşak huylu ve güzel ahlaklı olan,
    c-) Kocasına itaat eden,
    d-) (Onun yüzünden) kocası öfkelendiğinde, onu razı etmeden uyumayan,
    e-) Kocası bir yere gittiğinde onun gıyabında onu koruyan; (haysiyetine, malına kimseyi dokundurmayan) kadın."
    Evet böyle bir kadın, Allah-u Teala'nın bir elemanıdır; Allah'ın elemanı ise hiçbir zaman hüsrana uğramaz." [6]
    PEYGAMBERİMİZİN KADINLAR ÜZERİNE HADİSİ
    Resul-i Ekrem (s.a.v): "Kim üç kız çocuğunu veya üç bacıyı kefaleti altına alır ve onların geçimini sağlarsa, cennet ona vacip olur." Ya Resulallah, ikisi nasıl? diye sorulunca: "İkisi de' diye cevap verdi. Birisi nasıl? diye tekrar sorulunca: "Birisi de' diye cevap buyurdular. [2]
    Resul-i Ekrem (s.a.v) yine şöyle buyurmaktadır: "Bir insanın bir kız çocuğu olur da ona güzel bir terbiye ve talim verir ve Allah'ın verdiği nimetleri ondan esirgemezse, bu onun ile cehennem ateşi arasında bir engel ve perde olur." [3]
    Bir diğer hadisinde şöyle buyurmuştur: "Bir kimsenin kız çocuğu olur da ona eziyet etmez, küçümsemez ve erkek çocuklarını ondan üstün tutmazsa, Allah bu tutumundan ötürü onu cennete götürür." [4]
    İşte bu dinimizin bakış tarzı, o da toplumumuzda hakim olan cahiliyet anlayışı. Allah bizi ve toplumumuzu ıslah eylesin.








  3. 3
    herbstregen87
    Üye
    BAKARA SURESİNİN SON İKİ AYETİ ARŞIN ALTINDA BİR HAZİNEDİR KADINLARINIZA ÖĞRETİN
    Aklı başında hiçbir adam görmedik ki Bakara Suresi’nin son iki ayetini okumadan uyusun.” Bu söz Hz. Ömer ile Hz. Ali’ye (ra) aittir. Bakara Suresi’nin son iki ayetinin ne kadar önemli olduğunu Kainatın İftihar Tablosu’ndan bizzat işitmişler ve bu iki ayeti hayatları boyunca uyumadan önce okumuşlar.
    Hz. Peygamber “Amenerrasulü” diye başlayan Bakara Suresi’nin son iki ayeti hakkında bakın neler buyuruyorlar: “Her kim geceleyin Bakara Suresi’nden bu iki ayeti okursa ona yeter.” “Allah Teala, Bakara Suresi’ni iki ayetle sona erdirdi ki, bunları bana, Arş’ın altındaki bir hazineden verdi. Bunları öğreniniz, kadınlarınıza, çocuklarınıza belletiniz, öğretiniz. Çünkü bunlar salattır (namazdır), hem duadır, hem Kur’an’dır.”
    Efendimiz’in (sas) bu kadar önemle vurguladığı Bakara Suresi’nin son iki ayetinin meali hakikaten çok muazzam hele de bu günlerde daha da bir anlam kazanıyor. Şöyle ki; “Peygamber, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti, müminler de. Onlardan her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve resullerine iman etti. “O’nun resullerinden hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz.” dediler ve eklediler “İşittik ve itaat ettik ya Rabbena, affını dileriz, dönüşümüz Sana’dır.
    Allah hiçbir kimseyi güç yetiremeyeceği bir şekilde yükümlü tutmaz. Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, işlediği fenalık da kendi aleyhinedir. Ya Rabbena! Eğer unuttuk veya kasıtsız olarak yanlış yaptıysak bundan dolayı bizi sorumlu tutma. Ya Rabbena! Bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ya Rabbena takat getiremeyeceğimiz şeylerle bizi yükümlü tutma. Affet bizi, lütfen bağışla kusurlarımızı, merhamet buyur bize. Sensin Mevlamız, yardımcımız. Kafir topluluklara karşı Sen yardım eyle bize.”
    Şimdi teklifimizi yapalım: Efendimiz’in buyurduğu gibi bu iki ayeti bir hafta içinde bilmiyorsak önce kendimiz öğrenelim sonra eşlerimize, çocuklarımıza öğretelim ve bugünden itibaren her gece yatmadan önce mutlaka okuyalım.







  4. 4
    Ziyaretçi
    teşekkürler değerli muhterem hocalarım.efendimizin hadislerinde emeği geçen tüm hocalarımı muhabbetle selamlıyorum.rabbim her adımınıza hac ve umre sevabı versin

  5. 5
    Ziyaretçi
    Eyvallah.. Allah razi olsun.

  6. 6
    Ziyaretçi
    Allah razi olsun bu bilgileri paylasandan.az once evimi terkedecektim.kadinlar ile ilgili hadisleri metak ettim bi bakayim dedim.iyikide okumusum.yaradanin yardimi heryerden geliyor.sizde vesile oldunuz.kadinlar olarak hakkimizi edepsizlikle savunuyoruz malesef.

  7. 7
    Ziyaretçi
    Vay halimi ze biz kadın lar allah cümlemizi af etsin inşallah

  8. 8
    Ziyaretçi
    Rabbim bizi bagislasin

  9. 9
    Ziyaretçi
    Allah razı olsun çok faydalı bilgiler...

+ Yorum Gönder
peygamber efendimizin kadınlar hakkındaki hadisleri,  Kadını ağlatmak hadis,  kadının iffeti ile ilgili hadisler,  peygamber efendimizin kadınlarla ilgili hadisleri,  peygamber efendimizin eşler hakkındaki hadisleri
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi