Dişlerimizi Nasıl Fırçalamalıyız?

+ Yorum Gönder
Sağlık ve Sağlık-Genel Bölümünden Dişlerimizi Nasıl Fırçalamalıyız? ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    katırcı
    Emekli
    Reklam

    saglık önemli bilgiler

    Reklam



    saglık önemli bilgiler

    Forum Alev
    Dişlerimizi Nasıl Fırçalamalıyız?
    Diş fırçalamanın bir tekniği olduğunu belirten uzmanlar, önemli noktaları açıklıyorlar.

    İnsan vücudunda en fazla mikrobun bulunduğu organlardan biri de ağız. Ağız bakımının doğru yapılmaması durumunda vücuttaki mikrop dengesi bozulduğundan, diğer organların zarar görme olasılığı artıyor. Kana karışan mikroplar kalp, böbrek ve beyni olumsuz yönde etkileyebiliyor.
    Diş fırçalamaktaki amaç, dişlerin üzerine yapışmış ve gözle görülemeyen birikintileri temizleyerek, sağlıklı bir ağza sahip olmak. Bunun içinse düzenli temizlikten kaçınmamak gerekiyor.
    Uzmanlar, dişlerin günde iki defa fırçalanması gerektiğini, diş ipinin ise iki günde bir uygulanması gerektiğini söyledi.
    Uzmanlar, doğru diş fırçalamanın yöntemini şöyle sıraladı:
    Orta sertlikte bir fırça üzerine fırçayı ıslatmadan, bezelye büyüklüğünde macun sıkıldıktan sonra üst çenede arkadan başlayarak fırçanın yarısı diş etinde yarısı dişte olmak kaydıyla çok nazik bir basınç uygulayarak fırçalamaya başlanır.
    Fırçayı oynatmadan küçük dairesel titreşim hareketleri yapılır. 20 kez titreşim yapıldıktan sonra üst çenede aşağı doğru, alt çenede yukarı doğru süpürme hareketi yapılır. Daha sonra fırçayı bir boy ilerleterek işlem tekrarlanır. Dişlerin bütün yüzeyleri üzerinde aynı işlem tekrarlanarak fırçalama bitirilir.
    Bakteri plağının fırçalama ile ara yüzeylerden temizlenmesi mümkün olmamaktadır. Bunu için diş ipi kullanılır. İki elde tutulan diş ipi işaret ve baş parmağıyla yönlendirilerek iki diş arasına yerleştirilir. İp, bir yandaki dişe yaslanarak aşağı doğru hareket ettirilir. Sonra aynı aralıkta öndeki dişe yaslanıp ipi aşağı doğru hareket ettirerek bütün dişlerin ara yüzleri temizlenir.
    Fırçalama işlemi sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yatmadan önce iki kez; diş ipi ise iki günde bir uygulanır.

    Püf Noktalar

    Diş fırçalarken fırça fazla bastırılmamalı.
    Sağlıklı dişetlerinde sert fırça, kanayan dişetlerinde ise yumuşak fırça kullanılmalı.
    Fırçalama sırasında kan dolaşımına yardımcı olması için diş etine de masaj yapılmalı.
    Diş macunu çok kullanılmamalı. Fazla macun kullanımı diş etlerini eritiyor.



  2. 2
    katırcı
    Emekli

    Bebeklerin Ağlamaları Ne Anlama Geliyor?

    Reklam



    Bebeklerin Ağlamaları Ne Anlama Geliyor?

    Ağlamanın da dili var!

    Bebekler ihtiyaçlarına veya sıkıntılarına göre ağlayarak annelerine mesaj veriyor.

    ‘Ağlamanın Dili’ adlı incelemede, bebeklerde ağlama aşırı olmadığı sürece bebeğin özellikle akciğerleri için yararlı bulunuyor. Ancak ağlamanın aşırı olması halinde bebeğin kan basıncı artıyor ve kalp atışları hızlanıyor. Böylece bebeğin kanındaki oksijen azalıyor. Araştırmalar bebeklerin günde ortalama 1-4 saat ağladıklarını ortaya koyuyor.

    Bebeklerin bu şifreli ağlama türlerinin bilinmesi anneliği de kolaylaştırıyor. Ağlama türleri şöyle sıralanıyor:

    Acı çektiğinde: Keskin bir feryat, nefes almadan devam eden kısa periyod bir çığlık, içe doğru çekilerek ağlama.

    Acıktığında: Düşen ve yükselen ses tonuyla kısa ağlama. Bebekler parmaklarını emer, yanaklarına vurur, annesi tarafından kucağa alınıncaya kadar bu ağlamasını kesmez.

    Yorulduğunda: Uykusu geldiği zaman yumuşak şekilde, tıpkı şarkı söyler gibi ritmik bir şekilde ağlar.

    Sıkıldığında: Yankı yapan bir ses tonu. Bu durumda ağlamasını kucağa alınıncaya kadar kesmez.

    Rahatsız olduğunda: Huysuz ve aksi bir ses tonu. Bu ağlama türünde bebeğin altını ıslattığı, üşüdüğü, terlediği mesajları alınabilir.








  3. 3
    katırcı
    Emekli
    Yeterince Su İçiyor Musunuz?



    Hemen hemen hepimiz suyun ne kadar faydalı olduğunu biliriz. Her diyette 1,5-2 litre su önerilmektedir ancak nedense bu kurala uyanımız son derece azdır.

    İşte size suyun ne kadar önemli ve kilo vermede ne derece etkili olduğunu kanıtlayan bazı temel bilgiler…

    Birçok kişi sinirli ya da üzgün olduklarında ilk iş olarak buzdolabına yönelir. Çünkü bu zamanlarda vücutta salgılanan endorfin hormonu iştah açar ve bizi yemeye yönlendirir. Oysa bu durumda yapılacak en yararlı şey su içmektir. Çünkü su, endorfin hormonu salınımını bloke ederek gereksiz yemek yemeyi engeller.

    Su, kasların dengesini sağlayarak kasılma anındaki doğal fonksiyonlarını düzenlemeye yardımcı olur.

    Vücudun zararlı maddelerden arınmasını sağlar.

    Kabızlığı önler. Yeterli su alınmadığı zaman beden ihtiyacı olan suyu bağırsaklardan çektiği için kabızlık oluşur.

    Yemeklerden önce içilen su tokluk hissi verir.

    Cildi güzelleştirir, kurumayı ve deri sarkmalarını önler.

    Yağların vücutta depolanmasını önler. Karaciğerin başlıca görevlerinden biri de depolanmış yağları enerjiye çevirip, yakmaktır. Ancak böbrekler yeterli su alamazsa karaciğer iyi çalışmaz ve yağlar bedende depolanır.

    Vücudumuz yeterince su alamazsa bunu bir tehlike gibi algılayıp suyu saklamaya başlar. Bu da vücutta su toplanmasına özellikle el ve ayaklarda ödem oluşumuna neden olur. Bu yüzdendir ki kişinin gün içinde yeterli miktarda su içmesi çok önemlidir.

    Not: Susamak, vücudumuzdaki sıvı miktarının azaldığına işaret eder. Günde 0.7 litre maden suyu içerseniz, günlük sıvı miktarınızın yarısını karşılamış olursunuz. Eğer günde 1 saat spor yapıyorsanız, bu miktarı 1 litre artırmanız gerekir. Genelde insanın 8 bardak (2 litre) suya ihtiyacı vardır. Ancak kilolu kişilerin metabolizmalarını hızlandırmaları için daha fazla su tüketmeleri gerekir. Uzmanlar bunu fazladan her 12 kilo için 1 bardak su olarak ifade etmektedir.








  4. 4
    katırcı
    Emekli
    Zayıflamanın 12 Basit Kuralı


    Spor salonuna veya diyetisyene gitmeden kilo veremeyeceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz!

    Hayatınızda önemli değişiklikler yaparak, paradan tasarruf ederken emniyetli ve kalıcı bir biçimde kilo verebilirsiniz…

    1. Eliniz abur cubura değil, suya uzansın. İştahınızı yatıştırmanın eldeki en ucuz, en emniyetli yolu bu…

    2. Dolapları boş tutun. Hem paradan hem de sizi caydıracak şeylerden tasarruf edersiniz. Etrafınızdaki yiyecek çeşitlerini azaltmanız sizi gereksiz yere atıştırmaktan alıkoyacak.

    3. İlham verici bir şeyler yapın. Kilo verdiğinizde giymekten büyük keyif alacağınız bir elbiseyi buzdolabınızın kapağına yapıştırarak kendinizi teşvik edebilirsiniz. Göbeğinize ‘piercing’ yaptırmak da zayıflama azminizi artıracak bir fikir olabilir.

    4. Baharatları dilediğiniz gibi kullanın. Araştırmalara göre, zencefil, kırmızıbiber, pul biber gibi baharatlar ve bunlarla yapılan soslar vücudunuzun yağ yakma kabiliyetini %25 oranında artırabilir.

    5. Kilo vermek için uyuyun. Uykunuzu yeteri kadar almanız, daha fazla enerji elde etmek için yemek yemenizi engeller. Yapılan son bir araştırmaya göre, yeterince uyuyan bir kadının metabolizması yüzde 40 oranında artıyor.

    6. Gece mutfak seferlerine bir son verin. Araştırmacılar karanlık odaların ve gecenin karanlığının bizi daha fazla yemeye sevk ettiğini belirtiyorlar. Yataya bir saat erken girmeyi deneyin. Evinizde daha neşeli, parlak ışıklara yer verin, hem daha mutlu olacak hem de daha az atıştıracaksınız.

    7. Kahvaltıyı kesinlikle sektirmeyin. Gün için gereken enerji yakıtınızı almanızı ve öğle yemeğinde kendinizi daha az aç hissetmenizi sağlar.

    8. Doğru bir biçimde atıştırın. Sert bir şeker 20 kalori civarındadır, tüketme süresi 20 dakikaya kadar çıkabilir. 400 kalori içeren bir dondurma külahı ise on dakikaya kalmadan midenizde olur.

    9. İçinizden çılgınca yemek yemek geliyorsa, size kendinizi iyi hissettiren müzikler dinleyin. Araştırmacılar müziğin beyindeki, en sevilen yiyeceği yemenin etkilediği merkezi harekete geçirdiğini belirtiyorlar.

    10. Yeşil çay için. İsviçre Üniversitesi’nde yürütülen bir araştırmanın sonuçlarına göre, yeşil çay içmek vücudun yaktığı kalori miktarını artırıyor. Günde üç fincan içmeye çalışın.

    11. Yediğiniz şeye yoğunlaşın. TV izlerken, bir şeyler okurken, ders çalışırken ya da e-mail’lerinizi yanıtlarken yiyecekleri gözden uzak tutun.

    12. Dışarı çıkın. Günde en az yirmi dakikayı dışarıda oturarak ya da yürüyerek geçirin. Güneş ışığı içinizdeki yeme istediğini kontrol etmenize yardımcı olur


  5. 5
    katırcı
    Emekli
    hamilelik döneminde lekeler-malezma

    Bazı kadınlar, hamilelik döneminden sonra en çok alın, yanak ve dudak üstünde oluşan lekelerden şikayet ederler.

    Kahverengi yada genellikle sütlü kahve renginde olan bu lekelere hamilelik maskesi yada “Melazma” adı verilir. Bu lekeler hamilelik döneminde artan östrojen hormonunun, cilde rengini veren pigment hücrelerini olumsuz yönde etkilemesi sonucu oluşur.

    Genellikle 4. yada 5. ayda ortaya çıkan bu lekeler esmer ve koyu buğday tenli bayanlarda daha çok görülür. Tabi ki cildin genetik özellikleri de bu lekelerin oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Dolayısıyla genetik özellikleri bakımından kişi hamilelik dönemini hiç leke problemi yaşamadan da atlatabilir.

    Kalıcı olmayan bu lekeler doğumu takip eden aylarda kendiliğinden yavaş yavaş kaybolurlar.

    Güneş hamilelik lekelerinin oluşumunu hızlandıran,tetikleyen ve son derece olumsuz etkileyen bir faktördür. Hamile olmayan kişiler dahi yaz aylarında bilinçsizce güneş altında kaldıklarında leke ve pekçok cilt problemi yaşamaktadırlar.

    Bebek bekleyen bir kadın yaşadığı hormonal değişimlerden dolayı, cildi çok daha ince ve hassas bir yapıda olacağı için güneşten tamamen korunmalıdır.

    Hamilelik döneminde oluşabilecek lekelerden korunmak ya da en aza indirmek için :

    Cildin temizliğine önem vermek
    Aşırı derecede makyaj yapmamak
    Kaliteli makyaj ürünleri kullanmak
    Cilt yapısına uygun nemlendirici kullanmak
    Belirli aralıklarla peeling yapmak
    Yaz aylarında mutlaka yüksek koruma faktörlü krem kullanmak
    Yaz aylarında mutlaka geniş kenarlı şapka ve gözlük kullanmak
    Uzun süre güneşte kalmamak gerekmektedir.

    Hamilelik döneminden sonra bu lekelerin çabuk bir şekilde geçmesi için pigmentasyon düzenleyici serumlar kullanılabilir. Ancak bu tür serumlar belirli oranda glikolik,laktik ve sitrik asit içerdiklerinden bayan eğer emzirme döneminde ise kesinlikle kullanılmamalıdır.

    Bunun yerine bu lekeler tamamen geçinceye kadar cilt rengine uygun kapatıcı fondöten kullanmak en pratik yöntemdir
    .

+ Yorum Gönder
dişlerimizi nasıl fırçalamalıyız
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi