Ülser Hastalığı,Tanısı Teşhisi,Tedavi Yöntemleri..

+ Yorum Gönder
Sağlık ve Sağlık-Genel Bölümünden Ülser Hastalığı,Tanısı Teşhisi,Tedavi Yöntemleri.. ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Toprak
    Özel Üye
    Reklam

    Ülser Hastalığı,Tanısı Teşhisi,Tedavi Yöntemleri..

    Reklam



    Ülser Hastalığı,Tanısı Teşhisi,Tedavi Yöntemleri..

    Forum Alev



    ÜLSER YEMEK BORUSU, MİDE, ONİKİPARMAK BARSAĞI VEYA BARSAKLARDA OLUŞAN YARALARDIR.

    ONİKİPARMAK BARSAĞI ÜLSERİ EN SIK OTUZ İLA ELLİ YAŞLARI ARASINDA GÖRÜLÜR VE ERKEKLERDE KADINLARA GÖRE 2 İLA 4 KAT DAHA FAZLADIR. MİDE ÜLSERİ İSE ALTMIŞ YAŞINDAN SONRA DAHA SIK GÖZLENİR VE KADINLARDA DAHA ÇOK GÖRÜLÜR.


    Ülserler vücudumuzun herhangi bir yerinde olan, doku kaybıyla giden kronik yaralardır. Sindirim sistemi ülserleri de ağzımızdan başlayarak yemek borusu, mide, ince barsaklar, kalın barsaklar, herhangi bir yerde yer alabilir. Ancak biz ülserleri en sık midede ve onikiparmak barsağında, onikiparmak barsağı dediğimiz ince barsağın giriş kısmında görüyoruz.

    Ülserlerin oluşturduğu en sık şikayet halkımız tarafından mide ağrısı diye tanımlanır. Mide ağrısı karnımızın üst tarafında yer alan bir ağrıdır.

    Bu haftalar aylar veya günlerce sürebilir. Özellikle hastalarımız aç kaldığı zamanlarda, geceleri, tabi geceleri daha çok açlık meydana gelir. Bir sızı tarzında karnın, göbeğin üst bölgesinde bir ağrı duyduklarından bahsederler. Ve bu ağrı zaman zaman sırta vurabilir, yayılabilir veya karnın daha alt kısmına yayılabilir.

    Hastalar yemek yedikleri zaman ağrının bir miktar azaldığından bahsederler. Ağrı ile beraber görülen şikayetler arasında yanma, ekşime, bulantı, bazen ülserlerin oluşturduğu darlığa bağlı kusma, daha nadir olarak da ülser kanamaları ve bazen de delinmeleri görebiliyoruz.


    SİNDİRİM SİSTEMİ KANAMALARININ EN BÜYÜK NEDENİ ÜLSERLERDİR. BAZEN DAHA ÖNCE HİÇ MİDE AĞRISI ŞİKAYETİ OLMAYAN KİŞİLERDE BİLE

    GÖRÜLEBİLİR. ÜLSER HASTALARININ YÜZDE 10 İLA 20’Sİ KANAMA İLE İLK KEZ HASTANEYE BAŞVURUR. GENELLİKLE BU KANAMALARIN YÜZDE 80’İ CİDDİ BİR SORUN YARATMADAN DURUR.


    Kanama gerçekten çok önemli bir belirtidir. Çünkü bazı hastalarda hiçbir karın şikayeti ya da yakınması olmadan genellikle hafif, belirsiz bulgularla devam ederken şikayetler birden bire şiddetli ağrı ile beraber bizim kan kusma dediğimiz biçimde, siyah renkli melena dediğimiz katran koyuluğunda cıvık dışkılama ile gelebilirler. Bu durumlarda ülser kanamasından şüphe edilir ve buna yönelik teşhis ve yaklaşımlar uygulanır.

    ÜLSER HASTALIĞINDA EN BÜYÜK NEDEN HELİKOBAKTER PYLORİ ADLI BİR MİKROPTUR. DİĞER MUHTEMEL NEDENLER ARASINDA DÜZENLİ AĞRI KESİCİ VE ROMATİZMAL İLAÇ ALIMI, GENETİK YATKINLIK, STRES, KORTİZON TÜRÜ İLAÇLAR, ALKOL, SİGARA, KAHVE ALIŞKANLIĞI VE ÇEVRE KİRLİLİĞİ SAYILABİLİR.

    En önemli nedenlerden biri midede veya sindirim sisteminde asit salgılanmasının arttığı durumlardır. Normalde asit midemizde gerekli olan bir fonksiyondur, çünkü proteinleri parçalayabilmek için asite ihtiyacımız vardır. Ancak bazı kişilerde birçok faktörden ötürü asit salgısının daha çok artmış olduğu görülmektedir.

    Bu duruma genetik yatkınlığın yol açtığı düşünülebilir, aynı zamanda hasta sinirsel yapısı itibarı ile sinirli, gergin biri olabilir, üç öğün düzenli yemek yenmemesi etken olabilir. Aspirin ve benzeri ağrı kesici ilaçların fazla kullanımı hem asit salgısını artırabilir hem de direk olarak mide duvarındaki koruyucu bariyerlere hasar vererek ülser oluşumuna yol açabilir.

    Bunlar arasında en önemli faktörlerden biri Helikobakter pylori dediğimiz bir bakteridir.


    DÜNYA TOPLUMUNUN YAKLAŞIK YARISININ HELIKOBAKTER PYLORİ BAKTERİYİ MİDESİNDE BARINDIRDIĞI HESAPLANMAKTADIR. BU ÖZELLİĞİ İLE DÜNYANIN EN YAYGIN ENFEKSİYON HASTALIĞI OLMA ÖZELLİĞİ TAŞIDIĞI DA SÖYLENEBİLİR.


    Bu bakteriyi yaklaşık yirmi yıldır tanıyoruz. Bundan daha önceki dönemlerde bu bakteri hakkında bilgimiz yoktu. Helikobakter pylori bir gram negatif bakteridir. Midenin duvarında yer alan mukus membran içinde yer alır. Normalde bulunabilir fakat hastaların bir kısmında gastrit oluşumuna, bir kısmında asit salgısının artmasına, bir kısmında da kronik ülser oluşumuna aynı zamanda da yıllar içinde kronik gastrit hadisesinin ilerlemesiyle mide kanseri oluşumuna yol açabilir.

    ÜLSER TANISI GENELLİKLE ŞİKAYETLERİN ÖZELLİKLERİ İLE KONULUR. HASTALIĞIN KESİN TANISI İÇİN ENDOSKOPİ YAPILMALIDIR.

    Öncelikle hastadan ayrıntılı klinik öykü almak gerekir. Karın muayenesi yapmak gerekebilir çünkü karın muayenesinde karnın belli bölgelerinde hassas noktalar görebiliyoruz ve bu hassasiyet bizi yönlendirebilir.

    Hasta öyküsünde özellikle gece başlayan ağrılardan şikayet ediyorsa bu bizi uyarmaktadır. Kesin teşhisi gastroskopi dediğimiz bir yöntemle koymaktayız.

    Bu yöntem ışıklı bir optik sistemle ağızdan girerek yemek borusunun, midenin ve oniki parmak barsağının incelenmesi işlemidir.

    Bu yöntemin hasta açısından hiçbir zararı yoktur. Gastroskopide direk görerek teşhis konulabilmekte ve gerekiyorsa biyopsi alınabilmektedir. Helikobakter pylorinin varlığını saptamak için de biyopsi alabiliyoruz ve aynı zamanda kulo test içine koyarak da bakterinin varlığını saptayabiliyoruz. ülser hastalığında şüpheleniyorsak teşhis için gastroskopi uygulaması kullanılması en önemli yöntemlerden biridir.




    Bu şikayetler mutlaka hastanede yatılmasını gerektirir. Hastanın ağızdan yemek yemesi kesilmelidir, damardan tedavi, damarda asit seklesyonunun salgılanmasını azaltan ilaçlar verilir ve gastroskopi yapılır.

    Gastroskopide aktif kanayan ülseri veya kanama olasılığı olan ülseri saptadığımız zaman ülseri yakma veya üzerine endoskopik olarak enjeksiyon yaparak o anki kanamayı tedavi etme ve durdurma şansımız vardır bu nedenle hasta eğer kanama geçiriyorsa gastroskopi, endoskopi yapılabilecek bir yere başvurmasında fayda vardır.


    ÜLSERLER MİDENİN DELİNMESİNE DE YOL AÇABİLİR. MİDE İÇERİĞİ KARIN BOŞLUĞUNA GEÇEREK TEHLİKELİ BİR DURUM OLUŞTURABİLİR. BU DURUMDA TEDAVİ GENELLİKLE AMELİYATLA OLUR.

    Delinme teşhisi konulan hasta mutlaka bir cerrahi ünitesinde takibe alınmalıdır ve delinen yer ameliyatla onarılmalıdır. Bunun dışında dönemimizde ülserlerin hemen hemen cerrahi bir tedavisi kalmamıştır. Helikobakter pylorinin keşfedilmesi asit tedavisinde çok etkili ilaçların ortaya çıkmasıyla cerrahi tedaviler sadece komplikasyonlara yönelik uygulamalar olarak sınırlandırılmıştır.

    SİGARA İÇİMİ ÜLSER İYİLEŞMESİNİ GECİKTİRMEKTE VE SIK ÜLSER TEKRARLANMALARINA NEDEN OLABİLMEKTEDİR.

    GENELLİKLE ÜLSERLİ HASTALAR ASPİRİN VE BENZERİ ROMATİZMA İLACI ALMAMALIDIR. ALKOL ALIMI YÜZEYSEL MUKOZA DİRENCİNİ BOZARAK GASTRİTE VE ÜLSER İYİLEŞMESİNDE GECİKMEYE YOL AÇABİLİR.


    Korunma için düzenli bir diyetimizin olması, midenin uzun süre aç kalmaması gerekiyor.

    Çünkü mide ne kadar uzun süre aç kalırsa asit salgılanması o oranda artacağı için ve oluşan asitin mide duvarı üzerine vereceği hasar önlenmelidir. Midede gıda bulunduğu zaman aynı zamanda asit de seyreltilmiş olur ve hasar verme olasılığı azaltılır.

    Üç öğün düzenli yemek yenmelidir, stres faktörlerinden uzak durmak gerekir, sigara içimi mide asit seklesyonunun salgılanmasına yol açtığı için mutlaka bırakılmalı, düzensiz nansolit anti-influamatar ilaçları kullanmamak gerekir.

    Özellikle ileri yaşlarda beraberinde kalp, şeker, damar hastalığı gibi hastalıkları olan hastaların ağrı kesicileri kullanırken dikkatli olmaları gerekir, hatta doktor kontrolünde olmaksızın ilaç kullanmamaları gerekir.

    Sindirim sistemimizde normal olmayan şeyler farkettiğimizde mutlaka doktora başvurmak gerekiyor. Özellikle daha önce böyle bir şikayetimiz yokken gece ağrılarının başlaması doktora başvurmak için yeterli bir nedendir.




  2. 2
    Toprak
    Özel Üye

    --->: Ülser Hastalığı,Tanısı Teşhisi,Tedavi Yöntemleri..

    Reklam








    GASTROSKOPİ KÜÇÜK, IŞIKLI, KIVRILABİLEN BİR BORUYLA YEMEK BORUSU, MİDE VE ONİKİ PARMAK BAĞIRSAĞININ GÖZLE DİREKT OLARAK GÖZLENMESİDİR.


    Genellikle hastanın damar yoluna ilaç uygulanmasıyla uykulu bir hale gelmesini sağlayarak ve bu şekilde hiçbir zorlukla karşılaşmadan gastroskopi işlemi gerçekleştirilir.

    ÜLSERİN TEDAVİSİ İLAÇ VE DİYETLE YAPILIR. ZAMANINDA BAŞLATILAN VE BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE SÜRDÜRÜLEN TIBBİ TEDAVİ ÜLSERLERİN YÜZDE 85’İNİN İYİLEŞMESİNİ SAĞLAR. GENELLİKLE SANILANIN AKSİNE ŞİKAYETLERİN KAYBOLMASI AĞRININ SÜT İÇMEK VEYA EL ALTINDAKİ BİR İLACI ALMAK GİBİ BASİT TEDBİRLERLE GEÇMESİ İYİLEŞME ANLAMINI TAŞIMAZ.

    İYİLEŞME UZUN SÜRE SABIRLI VE BİLİNÇLİ YÜRÜTÜLEN BİR TEDAVİ İLE ELDE EDİLEBİLİR.

    Ülseri teşhis ettiğimiz zaman tedavide, hastaya mümkün olduğunca düzenli yemek yemesini öneriyoruz, kızartma ve yağlı yiyeceklerin yasaklandığı çok kesin diyetler artık uygulanmıyor, genel sağlığımızı korumak için zaten bu kurallara uymak gerekir.

    Önerilerimiz üç öğün düzenli yemek yenmesi, arada ara kahvaltısı alınabilir, aspİrin ve ağrı kesici ilaçlardan mümkün olduğunca uzak durmak, sigara ve alkolden uzak durulmasıdır. Bunun dışında asit salgılanmasını baskılayan ilaçlar kullanıyoruz ve Helikobakter pylori adındaki bakteriyi ortadan kaldırmaya çalışıyoruz.

    En çok kullanılan tedavi yöntemi üçlü bir antibiyotik rejimidir, iki antibiyotikle beraber mide asidinin seklesyonunu baskılayan proton pompası iniptörü kullanılır. Hasta bu kombinasyonu sabah ve akşam olmak üzere en az bir hafta, tercihen 14 gün kullanmalıdır.

    Bu antibiyotik kombinasyonu bakteriyi mide ortamından uzaklaştırıyor çünkü bakterinin varlığı hem asit seklesyonunu arttırır hem de kronik dirençli ülser oluşumuna yol açar. Bakteri ortadan kaldırıldığı zaman hem gastrit hem de ülser bir daha gelmemek üzere iyileştirilmiş olur.

    Daha sonra bir ay kadar asit seklesyonunu bastıran ilaçlara devam edilir. Toplamda bir–bir buçuk aylık ilaç tedavisi ile mide ülserleri veya oniki parmak ülserlerini ortadan kaldırıyoruz.

    MİDE KANSERİ SIKLIĞI BELİRLİ YAŞLARDAN SONRA ARTTIĞINDAN AĞRI VE YANMA GİBİ ÜLSER İÇİN TİPİK ŞİKAYETLERDE BİLE ENDOSKOPİK

    DEĞERLENDİRME GEREKLİDİR. ONİKİ PARMAK ÜLSERLERİNDE KANSER RİSKİ AZDIR. ANCAK MİDE ÜLSERLERİNİN KANSERE BAĞLI ÜLSERLER OLMA OLASILIĞI VARDIR.

    Mide ülserlerinin bir kısmı kanserleşme riski taşıyabilir, dolayısıyla mide ülseri görüldüğü zaman mutlaka ülser çevresinden biyopsi alınması gerekir. Tedaviden sonra tekrar gastroskopik olarak ülserin iyileşip iyileşmediği kontrol edilmelidir. Eğer iyileşme göstermemişse bu ülser kanserleşme riski taşıyor diye düşünülerek daha ileri tedavi yöntemlerine gidilebilir.

    ÜLSERLER KANAMAYA YOL AÇABİLİRLER. HIZLI KANAMALARDA BAŞ DÖNMESİ, GÖZ KARARMASI, ÇARPINTI VE FENALIK HİSSİ OLUŞABİLİR. ÜLSER KANAMALARI BAZEN GİZLİ KANAMA ŞEKLİNDE OLUP KENDİSİNİ KANSIZLIĞA BAĞLI HALSİZLİK VE SOLUKLUK İLE DE BELLİ EDEBİLİR.

    Ülser kanamasında eğer kan kusması olduysa veya makattan siyah renkli dışkılama yapıldıysa acil olarak doktora başvurmak ve hastanede yatmak gerekir. Kan kaybına bağlı olarak baş dönmesi, halsizlik ve ani bayılma gibi şikayetler görülebilir.








+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi