Seyyid Muhammed Halid Zilan 1. bölüm

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Sahabeler ve Alimler Bölümünden Seyyid Muhammed Halid Zilan 1. bölüm ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Halvetiyye
    Yeni Üye
    Reklam

    Seyyid Muhammed Halid Zilan 1. bölüm

    Reklam



    Seyyid Muhammed Halid Zilan 1. bölüm

    Forum Alev
    Osmanlı son döneminde Anadolu’da yetişen evliyanın en büyüklerinden olup insanlara İslamiyet’in emir ve yasaklarını anlatarak onların dünyada ve ahirette saadet ve mutluluğa kavuşmalarına vesilen olan insanları Hakk'a davet eden, onlara doğru yolu gösterip, hakikî saadete kavuşturan ve kendilerine “Silsile-i Aliyye” denilen büyük âlim ve velilerin otuz beşincisidir.
    1826 yılında şimdiki Batman iline bağlı Zilan köyünde doğdu. Soy kütüğü Hazreti Hüseyin, Hazreti Fatıma ve Hazreti Ali yoluyla Allah Resulüne ulaşan Hâlid-i Zilan Hazretleri “Seyyid” olup, ceylan derisi üzerine yazılı ve Osmanlı padişahlarının tasdik ettikleri havi şecerelerinin çok yakın tarihe kadar ellerinde bulunduğu bilinmektedir.
    Bilindiği üzere, Allah Resulü ve dört halife döneminden sonra, Emeviler ve Abbasilerden bir kısım insanlar Ehl-i Beyt’e bütün Arabistan yarım adasını dar etmişler, Yezid’in Emirliği ve zâlim Haccac’ın Hicaz eyalet valiliği döneminde ise Kerbela Faciası ve Medine katliamları ile tüm Arabistan’ı Ehl’i beyte yaşanılmaz bir bölge haline getirmişlerdi.
    Bu olaylardan sonra peygamber evlatları, kendilerine sığınma hakkı tanıyan bölgeler arayışına çıktılar. Bunlardan bir kısmı Horasan’a, bir kısmı Türkistan’a gidip yerleşirken, bir kısmı Güneydoğu Anadolu’ya şimdiki Batman iline bağlı Gercüş ilçesinin Becirmen köyüne, bir kısmı Van ilinin Erciş ilçesi sınırları içerisinde bulunan Zilan yaylasına, bir kısmı da Sason ilçesinin Yeni Çağlar köyüne gelip yerleştiler. Yeni Çağlar köyünün bulunduğu bu bölgeye Zilan adı verilmektedir. Seyyid Halid-i Zilan Hazretleri işte bu Zilan’a yerleşen seyyidler zincirinden bir halkayı teşkil ediyordu.
    Tevatür derecesinde günümüze kadar ulaşan rivayetlere göre Yavuz Sultan Selim Han döneminde bu soylu aileyi, Zilan’da Seyyid Osman Efendi adında bir zat temsil etmektedir.
    Yavuz Sultan Selim Han İran üzerine sefere çıktığında yöreden geçerken, Seyyid Osman Efendi ile görüşmek istediğini bildirmiş, Batman il sınırları içerisinde bulunan ve “Kaza Kürşi” diye anılan yerde buluşup uzun süre görüşmeler yapmışlardır.
    Yavuz Sultan Selim han, Seyyid Osman efendi’ye hayli iltifatta bulunmuş Hazretin seyyidliğini dikkate alarak, Osmanlı Ülkesinin istediği yerinde aşireti ile birlikte yerleşme imtiyazı tanımış, bütün vergi ve resmi mükellefiyetten muaf kılındıklarına dair birde ferman vererek kendisini kavmin ve bölgesinin Nakibul Eşrafı tayin etmiştir.
    Yavuz Sultan Selim Hanın vefatından sonrada bütün Osmanlı padişahlarının bu nezih aileye saygıda kusur etmedikleri görülmüştür. Mevlana Seyyid Hâlid-i Zilan Hazretleri, Seyyid Osman Efendi hazretleri’nin on ikinci batında torunudur. Bu zatın evlatları zamanla büyük bir aşiret haline gelmişlerdir.
    Hazreti Sultan’ın tarihi geçmişini birkaç satırla özetledikten sonra üstadın hayat hikâyesine de kısaca göz atmak gerekir. Halid-i Zilan hazretlerinin doğduğu 1826 yılında zamanın büyük müceddidi ve asrın güneşi Mevlana Halid-i Bağdadi Zülcenaheyn hazretleri vefat etmişti. Asrın güneşinin batışı yeni bir güneşin, büyük bir müceddidin Mevlana Seyyid Halid-i Zilan hazretlerinin doğuşu. Yani bir müceddid vefat eder bir müceddid doğar. Tarihten bu olaya en güzel örnek İmamı Azam Ebu Hanife’nin vefatıdır ki; İmamı Şafi Hazretleri 12 ay anne karnında bekleyip İmamı Azam’ın vefat ettiği gün dünyaya gelmesidir.
    Hazret-i Sultan 7 yaşından 10 yaşına kadar Zilan da amcası Şeyh Muhammed Zilan’dan ve cami imamından medrese eğitimi aldı.
    Peygamber Efendimizin (sav) “Yarın ahiret meydanında hatme teveccühünün ne kadar büyük bir fazilet olduğunu ümmetim görse sürünerek hatme ve teveccühe katılırdılar” hadisi şerifine uyan Hazreti Sultan köyün çocuklarını medresede toplayıp küçük yaşta olmasına rağmen çocuklara hatme ve teveccüh yaptırmıştır.
    Bu hadisi kutsinin mealine göre hatme ve teveccühten 7 ev, 7 sokak, 7 mahalle ve 7 beldenin faydalandığı bildirilmektedir.
    Hazreti Sultan Yeniçağlar köyü Zilan medresesinde talebeyken bir gün hocası Hazret-i Sultan’a toprak olan medrese damını silindir (banger) taşı ile sıkıştırmasını söylüyor. O esnada çok şiddetli bir yağmur yağıyordu. O’da yağmurdan korunmak için damın saçağı altında duruyor ancak çok ağır taş kütlesinden olan silindir taşı sanki güçlü bir kimse tarafından kullanılıyor gibi kendiliğinden gidip geliyordu. Hocası talebelerden bir tanesine; ”git Halid’e söyle ıslanmasın insin aşağı” diye söylüyor. Talebe yukarı çıktığında Halid’in saçağın dibinde olduğunu, silindir taşınında kendiliğinden gidip gelmekte olduğunu görüyor. Hazreti Sultan’ın kerametini gören bu talebe Şeyh Halid’in amcası olan hocası Şeyh Muhammed’in yanına giderek bu olayı Şeyh Muhammed’e anlatıyor. Halid’in üstün kabiliyet ve zekaya sahip olduğunu gören amcası Şeyh Muhammed, bu olay üzerine küçük yaşta kerametler gösteren yeğeni Halid’i alarak kendi üstadı olan çok ünlü İslam âlimi ve Silsileyi Aliyyenin büyüklerinden zahiri ilim ve tasavvuf âlimi Kasım-i Al-Toğari'ye götürüyor.
    Kasım-i Al-Toğari Hazretleri genç Halid'e nazar ederek, tövbe verip amel ettirmeye başlatıyor. Kasım-i Al-Toğari Hazretleri artık iyice yaşlanmıştı. Şeyh Muhammed Zilana dönerek "ben ihtiyarladım, bu evladımı üstadım olan Hasan-i Nurani'nin okuduğu Molla Halil-i Si'ridî Hazretlerinin medresesine gönder" diye buyuruyor. Bu emir üzerine Şeyh Muhammed yeğenini Molla Halil-i Si'ridî'nin o tarihteki Medresesinde (şimdiki üniversite) okumaya gönderiyor. Hazret-i Sultan burada yetişen birçok âlimlerle imtihan edilerek başarılı bir şekilde eğitimini tamamlamıştır. Birçok Arvasi âlimleri ve Halid-i Zibari Hazretleri ile çok mülakatlar yapmış ve kimse bu mülakata erişememiştir.
    Halid-i Zilan hazretleri; Molla Halil Si'ridî'nin yazdığı kıymetli eserlerinden: 1) Tefsîrü Tabsırat-il-Kulûb fî Kelâmi Allâm-il-Guyûb, 2) Tefsîrun Âhar ilâ Sûret-il-Kehf, 3) Diyâü Kalb-il-Arûf, 4) Şerhun alâ Manzûmet-iş-Şâtıbî fit-Tecvîd, 5) Mahsûl-ül-Mevâhib-il-Ehadiyyeti fil-Hasâisi veş-Şemâil-il-Ahmediyye, 6) Te'sîsü Kavâid-il-Akâid alâ mâ Sahha min Ehl-iz-Zâhir vel-Bâtın min-el-Avâid, 7) Mulahhas-ül-Kavâtı' vez-Zevâcir, 8) Kitâbün fî Usûl-il-Fıkh-iş-Şâfiî, 9) Kitâbün fî Usûl-il-Hadîs, 10) Zübdetü Mâfî Fetâv-el-Hadîs, 11) Muhtasar-u Şerh-is-Sudûr fî Şerh-il-Mevti veAhvâl-il-Kubûr, 12) Minhâc-üs-Sünne fî Ahvâl-is-Sûfiyye: Manzum bir eserdir. 13) Nebzetün min-el-Mevâhib-il-Medeniyyeti fiş-Şathiyyâti vel-Vahdet-iz-Zâtiyyeti, 14) Nehc-ül-Enâm fil-Akâid: Manzûmdur. 15) Şerhun alâ Kasîdet-il-Hemziyye, 16) Risâletün fil-Ma'fuvvât, 17) Ezhâr-ül-Gusûn min Me'kûlâtı Erbâb-il-Fünûn, 18) El-Kâmûs-üs-Sânî fin-Nahvi ves-Sarfi vel-Me'ânî, 19) Risâletün fî İlm-il-Mantık, 20) Risâletün fil-Mecâz vel-İstiâre, 21) Risâletün fî Âdâb-il-Bahs vel-Münâzara: Manzumdur. 22) Risâletün fil-Vad', 23) El-Mantûk-uz-Zümrüdiyye Nazmu Telhîs-il-Miftâh, adlı eserlerini ezberlemiş ve tahsil etmiş, Manzûmun fî Mevlid-in-Nebiyyi isimli yirmi dördüncü eserini ise okumamıştır.
    Hazret-i Sultan, hocası Molla Halil-i Si'ridi Hazretlerinin yazdığı bu 24 eserin 23 tanesini tahsil ederek ezberlemiştir. Seyyid Halid-i Zilan hazretleri 21 yaşında Zilan Köyüne geri gelerek (bugünkü ismi Yeniçağlar Köyü) burada çiftçilik etmeye başlar. Çift sürmek üzere öküzlerle birlikte tarlada iken öküzün hal dilini dinler, o esnada hayvanların “Allah bu işi yapasın diye seni yaratmadı” sözünü işitir ve bu söz üzerine kendisine büyük bir dikkat çeker.
    Hazreti Sultan bu arada yine ilme devam eder. Bu süreçte Delail-ul Hayrat ismiyle bilinen Cenab-ı Hakk'ın isimlerinin üzerinde büyük bir çalışma yaparak Delail-ul Hayrat'ı tamamlayıp İlahi sırlara nâil oldu. Seyyid Halid-i Zilan hazretleri bu yaşlarda Allah-ü Teala’nın lütuf ve ihsanına kavuşarak ilimde mücazi oldu. Levh-i Mahfuz Hazreti Sultan’a bu yaşta gösterildi. Genç yaşta olmasına rağmen pek çok âlim müşküllerini Hazreti Sultana gelip sorarlar idi. Zira O, Allah-ü Teala'nın izni ile bu yaşta âlim olmuştu. Yanına gelen büyük âlimler O’nu görünce kendilerini “deryada bir damla su gibi” görürlerdi.
    Bunu gören amcası Şeyh Muhammedi Zilan, yeğenini yetiştirmeyi düşünüyordu. Ama Hazret-i Sultan bir gün rüyasında Sevgili Peygamber Efendimizi gördü. Peygamber Efendimizin; “Gülpevar’a gideceksin, benim manevi emanetim var O’nu alacaksın” diye buyurduğunu gördü. Hazreti Sultan bu rüyayı annesine anlattı. Annesine; “babamdan müsaade al ben gideyim” dedi. Hazreti Sultan babasından da müsaade aldıktan sonra çok genç yaşta meşrebine uygun bulunduğu şeyh Hâlid-i Gülpevarî Hazretleri’nin hizmetine girdi. Yirmili yaşlarda sülûkunu tamamlayıp şeyh Hâlid-i Gülpevarî’den hilafet aldı. Böylece hazreti sultan Nakşibendi tarikatının Zilaniye kolunun kurucusu olmuş oldu. Nakşibendi tarikatı Hatme dualarında “Menzilete” diye geçer. Menzilete’den kasıt Nakşibendi tarikatı piri Bahaaddin-i Buhara hazretlerinin Menzilete köyüdür. Hazreti Sultan Zilaniye kolunun kurucusu olduğundan Hatme dualarında “Zilanete” diye geçer.
    Hazreti Sultan’ın hilafeti aldığı gece üstadı Halid-i Gülpevari hazretleri uykusunda bir rüya görür. Rüyasında babası ve üstadı olan Kasım-i Al Toğari hazretlerinin kendisine beyaz bir kartal verdiğini ve bu kartalı uçur dediğini görür. Sabah uyanınca rüyasında aldığı emir gereğince, Hazreti Sultan’ın icazetini vererek Zilan’a gönderir. Rüyasında gördüğü bu beyaz kartal kendisinden icazet ve hilafet alan talebesi Hazreti Sultandır. Bu nedenle Seyyid Halid-i Zilan hazretlerine ”Beyaz Kartal” da denmektedir.
    Hâlid-i Gülpevarî hazretleri talebesi Mevlana Seyyid Hâlid-i Zilan’a; “eğer; Allah (c.c.)’ın ve Resulünün feyzi sende ise ve seni köyden taşlayıp, kovarlarsa bilki “ diye buyuruyor.

    Hocası Hâlid-i Gülpevar’ın bu sözü aynen yerine gelmiş Hazreti Sultan Zilan köyüne yaklaştığı zaman akrabaları ve amcası olan Şeyh Muhammed O’nu köyden kovdurmuştur. Bu olayı duyan Hâlid-i Gülpevarı hazretleri çok sevinmiştir. Çünkü Allah ve Resulullah’ın aşkı, muhabbeti ve feyzi Mevlana Seyyid Hâlid-i Zilan’dadır.
    Bütün bunlara rağmen Mevlana Seyyid Hâlid-i Zilan yoluna devam etti ve her türlü engellemelere karşı koyabildi. Ancak bu bakışlar sonucu bölgesinde sık sık yer değiştirme durumunda kaldı. Kaderin cilvesine bakınız ki çok geçmeden kendisine dünyayı dar eden yakınları ve rakiplerinin tamamı birer birer dünyadan çekilip gittiler.
    Osmanlı döneminde Siirt Merkez vaizi olan Molla Süleyman Efendi birgün vaazında “şeyhler, tarikat ehilleri kimseyi kurtaramazlar, kimseye ahirette yardımcı olamazlar” diye konuşmuştu. Molla Süleyman o geceden sonra üç gün üst üste aynı rüyayı görür. Rüyasında Mevlana Seyyid Muhammed Halid-i Zilan hazretlerini görür. Sırat köprüsünün kurulduğunu, sırat köprüsünden Halid-i Zilanın tek başına gittiği sırada Molla Süleyman; “işte ben kürsüden dedim ya, işte tek başına gidiyor” diye söyleniyor. Şeyh Seyyid Halid-i Zilan hazretleri sırat köprüsünü geçtikten sonra geri dönerek; “Molla Süleyman, ben teslim aldığım ihvanı sırat köprüsünün korkusunu göstermeden, cübbemin altında taşıyarak geçiririm” dediğini, cübbesini silkelediğini ve o esnada mahşeri bir kalabalığın Hazreti Sultanın cübbesinden döküldüğünü görüyor.
    Molla Süleyman rüyanın etkisiyle uyandıktan sonra sabaha kadar sağa sola dönüyor, sabah namazını kıldırdıktan sonra medresede bulunan Said isimli 9 yaşındaki talebesine; “bugün Beşiriye gidelim, Halid-i Zilan hazretlerini ziyaret edelim” diyor. Birlikte Beşiriye gelerek rüyasını Seyyid Halid-i Zilan hazretlerine anlatıyor.
    Hazreti Sultan “bir mürşidi kamil müridine ecel ve sırat korkusunu hissettirmez” diyerek Molla Süleyman ve küçük Said’e tövbe ve tarikat veriyor. Molla Süleyman ve Said, Siirt’e geri dönerek medrese eğitimlerine devam ediyorlar.
    Küçük yaşta Halid-i Zilan hazretlerinden tarikat ve tövbe alan Said, zamanın büyük üstadlarından Bediüzzaman Said-i Nursi hazretleridir.



  2. 2
    ADVİE
    Bayan Üye

    Cevap: Seyyid Muhammed Halid Zilan 1. bölüm

    Reklam



    seyyid muhammed halid zilan osmanlı zamanında yaşamıştır batmanın zilan köyünde doğduğundan lakabı olmuştur kendizi ozamanın yetişen evliyaların en büyüğüdür ilmi ile insanları aydınlatmaya çalışan inançlı birydi







+ Yorum Gönder
seyyid zilan
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi