BİTRÛCİ XlI yüzyılda yaşayan Endülüslü astronomi alimi

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Sahabeler ve Alimler Bölümünden BİTRÛCİ XlI yüzyılda yaşayan Endülüslü astronomi alimi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    mumsema
    Özel Üye
    Reklam

    BİTRÛCİ XlI yüzyılda yaşayan Endülüslü astronomi alimi

    Reklam



    BİTRÛCİ XlI yüzyılda yaşayan Endülüslü astronomi alimi

    Forum Alev
    BİTRÛCİ
    XlI. yüzyılda yaşayan Endülüslü astronomi alimi.

    Ebu İshak Nürüddin el - Bitrüci el - İşbilî, Kurtuba'nın kuzeyinde bulunan Bitrüc (Pedroche) şehrinde doğduğu için Bitrüci, uzunca bir süre İşbiliye'de (Sevilla) oturduğu için de İşbilî nisbesiyle anılmaktadır; Batı literatüründe Alpetragius adıyla tanınır. Ünlü filozof İbn Tufeyl'in ve İbn Rüşd'ün çağdaşı olduğunun dışında hayatı ve tahsil çevresi hakbilgi mevcut değildir. Her ne kadar Tuleytulalı (Toledo) Yahuda ben Solomon Kohen onun 1217 yılında öldüğünü da bu tarih Kitabü'l-Hey'e söylüyorsa adlı eserinin Latince'ye tercüme edildiği yıl olup ancak kesin bir tarih vermeden XIII. yüzyılın hemen başlarında öldüğünü söylemek mümkündür.
    Bitrüci'ye Aristocu fizik felsefesinin verilerine dayanarak Batlamyus'un astronomik sistemini eleştirme ve bu sistemde değişiklik yapma fikrini İbn Tufeyl telkin etmiştir. Hocasının etkisi altında kaldığı bilinen Bitrüci'ye göre İbn Tufeyl, Batlamyus'un modelinden farklı olarak eksantrik ve episikilerin kullanıldığı yeni bir sistem ortaya koymuştu. Nitekim İbn Tufeyl'in bir kitabında böyle bir sistem geliştireceği vaadinde bulunduğu görülmekte, fakat bu yöndeki düşüncesini gerçekleştiremediği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte F. J. Carmody, Bitrüci'nin astronomi sistemiyle İbn Rüşd'ün konuya ilişkin daha az işlenmiş fikirleri arsındaki benzerlikten hareket ederek ikisinin de kaynağının İbn Tufeyl'in günümüze intikal etmeyen bir eseri olduğunu ileri sürmektedir.
    Bitrüci hocası İbn Tufeyl'in tavsiyesi doğrultusunda çalışarak kendisini şöhrete kavuşturan Kitabü'1-Heye'yi kaleme aldı. Bu maksatla önce Cabir b. Eflah'ın Islahu1-Mecisî adlı eserini okuyup onun daha önce Batlamyus sistemi yönelttiği eleştirileri öğrendi. Tesbit ettiği başlıca hata, bu sistemin Aristo fiziğinin temel ilkeleriyle ifade edilemez oluşu, bir başka deyişle Aristo'ya sadık olmayışı idi.
    Bitrüci'nin astronomi ilmine getirdiği yenilikleri anlayabilmek için önce Aristo Batlamyus sistemlerine göz atmak gerekir. Aristo'ya göre gök, kendine özgü hareketleri olan iç içe geçmiş ortak merkezli saydam küreler şeklindedir. Her küre içinde bir veya birçok gök cismi yer almakta ve hareketsiz olan gök cisimleri (sabit ve gezegen yıldızlar) ancak bu kürelerin hareketiyle yer değiştirmektedir. Buna göre her küre kendi içindeki gök cisminin desteği ve nakil vasıtasıdır. Kürelerdeki mükemmellik en üsttekinden (sabit yıldızlar küresi) en alttakine (ay küresi) doğru giderek azalır. Yeryüzünde meydana gelen fiziki, kimyevi ve biyolojik değişimlerin müsebbibi bu kürelerdir. Daha sonra Batlamyus Aristo'nun bu teorisiyle Hipparkhos ve Eratosthenes gibi İlkçağ'ın ünlü astronomlarının fikirlerinden de faydalanarak yer merkezli âlem modelini ortaya koydu. Ona göre yedi gezegen (Ay, Güneş, Merkür, Venüs, Mars, lüpiter, Satürn), sabit durumda olan yerin çevresinde düzgün ve dairevi hareket ediyordu. Bunların hareketlerinde görülen bazı düzensizlikleri açıklayabilmek için de gezegeni taşıyan eksantrik (dış merkezli) küre (el-felekü'l-hâmil) teorisini geliştirdi. Bu teoriye göre gezegen hareket ederken bazen yere yaklaşır, bazen uzaklaşır ve bu sebeple aslında hızı sabit olan hareketi yeryüzünden bakıldığında bazen yavaşlamış, bazen süratlenmiş gibi görünür.
    Fakat eksantrik küre tasavvuru, gezegenin hareketi sırasında titreme yapmasını (tezelzül, ıztırab) ve geri döner gibi görünmesini izah edemiyordu. Bu olayı açıklayabilmek için de eksantrik küre içinde ikinci bir kürenin varlığını tasarlamak gerekiyordu. Döndürücü küre anlamında episikl (el-felekü't-tedvir) denilen bu saydam küre, eksantrik kürenin içini tamamıyla kaplamakta ve düzenli bir şekilde kendi ekseni etrafında dönerken gezegeni de beraber döndürmektedir. Yeryüzünden bakılınca gezegenin normal hareketine göre bazen titreme yapması ve geri gidiyormuş gibi görünmesi bundan kaynaklanmaktadır.
    Batlamyus'un yorumu, gezegenlerin hareketsiz olan yer çevresinde döndüğünü savunan Aristo'nun teziyle bağdaşmamaktadır. Çünkü gerek eksantrik gerekse episikl küreler onun sisteminde mevcut değildir. Bu konuda daha sade ve tutarlı bir sistemin kurulması gerektiğine inanan Bitrüci, Batlamyus'un bu karmaşık sisteminin yerine daha sade ve Aristo'nun tezine daha yakın olan helezonik hareket (el -hareketü'l -levlebiyye) teorisini geliştirdi. Bu arada Kitabü'l Hey'e'de görüşlerini temellendirirken kendi dönemine kadar sayıları sekiz kabul edilen gök kürelerine bir dokuzuncusunu ilave etti ve kâinattaki her çeşit hareketin (değişmenin) kaynağının bu küre olduğunu savundu. Ona göre göğün iç içe duran bütün küreleri en üstteki dokuzuncu kürenin etkisiyle hareket eder ve hepsi de doğudan batıya doğru döner. Ayrıca bu kürelerin hızlı ve yavaş hareketleri dokuzuncu küreye olan yakınlıklarıyla doğru orantılıdır.
    Mesela sabit yıldızlar katını teşkil eden sekizinci küre ona en yakın olduğu için en hızlı hareket eder ve dönüşünü 24 saatte tamamlar. Buna göre iç küreler dıştakinin etkisine daha az maruz kaldıkları için daha yavaş hareket etmiş olurlar; bu da onların titreyerek geri geri gidiyorlarmış gibi görünmelerine yol açar.
    Sistemde yer alan her kürenin ayrı kutupları bulunmakta ve bu sebeple her biri üstündekinin kutuplarından sapma göstermektedir. Bunlar bir yandan günlük hareketi takip ederken bir yandan da kendi eksenleri etrafında dönerler. Bu iki hareketin birleşmesinden ise helezonik hareket meydana gelir ki bu da gezegenlerin kuzeye ve güneye sapmaları sonucunu doğurur. Böylece Bitrüci'nin sisteminde, gezegenlerin hareketin de görülen zahiri düzensizlikler eksantrik ve episikilere gerek kalmadan açıklanmış olur.
    Bitrûci'nin savunduğu diğer bir husus da Batlamyus'un sisteminde Ay, Merkür, Venüs, Güneş, Mars... şeklinde sıralanan gezegenlerin Ay, Merkür, Güneş, Venüs, Mars... düzeninde sıralanmaları, yani Güneşin Venüs'ten aşağıda bulunması gerektiği idi; çünkü hiçbir zaman Venüs'ün Güneş'in önünden geçtiği görülmemişti. Ayrıca o, Merkür ile Venüs'ün Ay gibi ışıklarını Güneş'ten almadıklarına, bilakis birer ışık kaynağı olduklarına inanıyordu.
    Bitrûci'nin astronomi sistemi XIII. yüzyıl Avrupa'sında büyük bir yankı uyandırmıştır. İngiliz astronomu William ondan alıntılar yapmış, Grosseteste ise çeşitli çalışmalarını bu sisteme dayandırdığı gibi Batlamyus sistemini reddederken de onu kendine mal etmiştir. Aynı yüzyılın ikinci yarısında Batlamyus'un ve Bitrûci'nin fikirlerini savunanlar arasındaki tartışmalar sürmüş, bu arada Bitrûci taraftarı Albertus Magnus onun fikirlerini basitleştirerek yaymaya çalışırken sonunda Batlamyus'un modelini benimsemiştir. Roger Bacon Commonia Naturalium adlı eserinde Bitrûci'nin sistemini ayrıntılı bir şekilde ele alarak Batlamyus'unkiyle karşılaştırmıştır; Opus Maius adlı eserinde ise onun gelgit teorisini tartışmıştır.
    XIV. yüzyılda Batlamyus sisteminin tartışmasız kabul edildiği görülür. Bununla beraber İbrani(Yahudi) müellif Solomon Kohen ile Toledolu Isaac İsraeli (İshak el -İsrailî) Bitrûci'ye birçok atıfta bulunmuşlardır. Bunlardan birincisi Kitabü'l-Heye'nin bir muhtasarını meydana getirmiş, ikincisi ise Bitrûci'den "teorisi dünyayı sarsan adam" diye söz etmiştir. Bitrûci'yeait fıkirlerin XV ve XVI. yüzyıllarda da devam ettiği, ancak bunların bazı ilim adamları tarafından ya tam anlaşılamadığı veya yeterince incelenmediği görülmektedir. Mesela Bitrûci'den bahseden Simon de Phares'in, kitabını okumadığı için ona hayal mahsulü bazı görüşler mal ettiği, hataları üzerine küçük bir eser kaleme alan Regiomontanus'un ise yazdığı bazı pasajlardan onu yanlış yorumladığı anlaşılmaktadır.
    Aralarında Bitrûci'nin de bulunduğu İbn Bacce, İbn Tufeyl, İbn Rüşd ve İbnü'l-Eflah gibi Endülüslü alim ve filozofların, Aristocu fizik ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle Batlamyus astronomisine yönelttikleri eleştiriler, Batı Ortaçağ'ında önemli yankılar yapmış, özellikle bu çalışmalar Rönesans döneminde Batlamyus'u eleştirenler için bir ilham kaynağı olmuştur.
    Bitrûci'nin eseri Kitâbü'l-Hey'e 1217 yılında Michael Scot tarafından De motibus celorum circularibus adıyla Latinceye, 1259'da Moses ben Tibbon tarafından İbraniceye çevrildi. Solomon Kohen'in 1247'de İbraniceye muhtasar bir tercümesini yaptığı eseri Qalonymos ben David İbraniceden Latinceye çevirmiş ve bu çeviri 1531 'de Venedik'te yayımlanmıştı. XX. yüzyılda ise Michael Scot'un yaptığı Latince tercüme Francis J. Carmody (Berkeley-Los Angeles 1952) ve Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'nde (nr. 3302) bulunan aslının yazma bir nüshası da Bernard R. Goldstein tarafından iki cilt halinde neşredilmiştir (New HavenLondon 1971). Bu neşrin 1. cildinde İngilizce tercüme ve açıklamalar, II. cildinde Arapça metin ile Moses ben Tibbon'un yaptığı İbranice tercüme yer almaktadır.
    (T.D.V.İslam Ans. 6/229-230)




  2. 2
    AYKIZ
    Bayan Üye

    Cevap: BİTRÛCİ XlI yüzyılda yaşayan Endülüslü astronomi alimi

    Reklam



    BİTRÛCİ XlI yüzyılda yaşayan Endülüslü astronomi alimi; Nureddin Batruci, Modern astronominin kurucusu sayılan bilim adamı. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Fakat, Endülüs bölgesi'ndeki Kurtuba'nın kuzeyinde bulunan Pedroches şehrinde doğduğu tahmin edilmektedir







+ Yorum Gönder
bitrucinin hayatı
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi