İstanbul Fethinin Hikayesi

+ Yorum Gönder
Ciddi Konular ve Seviyeli-Ciddi Konular Bölümünden İstanbul Fethinin Hikayesi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    TürkBuraks17
    Üye
    Reklam

    İstanbul Fethinin Hikayesi

    Reklam



    İstanbul Fethinin Hikayesi

    Forum Alev
    İstanbul'un fethinin adım adım hikâyesi
    İstanbul, iki derya arasına kurulmuş, her sengi Acem mülküne değer efsane bir şehir. 324 yılında Büyük Konstantin tarafından kurulduğunda Roma İmparatorluğu'nun başkentiydi. 1453 yılına gelindiğinde ise Bizans'ın elinde kalan son topraklar buradan ibaretti.
    11 asır boyunca pek çok sefer düzenlendi İstanbul üstüne. Ama kimse onun araları kırmızı tuğlalı taş duvarlarını aşamadı. Sonunda ‘feth-i mübîn', 21 yaşında bir Osmanoğluna nasip oldu. “Ya ben Bizans’ı alırım ya Bizans beni.” diyen Fatih Sultan Mehmed, kendi icadı toplarla sadece İstanbul surlarında değil, idarecileri o tarihe kadar yıkılamaz sanılan yüksek duvarlı şatoların arkasına gizlenmiş Ortaçağ’ın; karanlık bedeninde de gedikler açıyordu. İstanbul, çeşitli milletler tarafından birçok defalar kuşatılmıştı. Hazreti Peygamber'in (sas) "İstanbul muhakkak fethedilecektir. Bu fethi yapacak hükümdâr ne güzel hükümdâr ve onun askerleri ne güzel askerlerdir." müjdesinden etkilenen Müslümanlar da Hz. Osman (ra) devrinden itibaren şehri çeşitli kereler muhasara ettiler. Fakat bu müjde 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmed'e nasip oldu. Efsane haline gelen surların aşılması için o döneme kadar görülmemiş teknikler ve silahlar kullanılmıştı. Bu, yeni bir çağın başlangıcı demekti.
    TÜRK VE BİZANS GÜÇ DENGESİ
    Bizans ordusunda 5 bini paralı olmak üzere 9 bin asker vardı. Buna karşılık Osmanlı ordusu için değişik kaynaklarda 100 bin ile 500 bin arasında farklı rakamlar veriliyor. Bizans ordusunda küçük çaplı topların yanı sıra mancınık, ok, tüfek, mızrak, sapan, arpalet ve espiyale denen zırh delici silahlar ve suda bile sönmeyen Grek ateşi mevcuttu. Türklerde ise dönemin en modern silahları kullanılıyordu. Çeşitli büyüklüklerde 300 adet top ve Fatih’in icadı olan havan topları ve hareketli kuleler vardı.
    İSTANBUL SURLARI
    İstanbul'un o döneme kadar fethedilemeyen efsanevi bir şehir olmasının en büyük sebebi çevresini kuşatan surlardı. O dönemde başka hiçbir yerde bu kadar sağlam savunma sistemi bulunmamaktaydı. Uzunluk bakımından erişilmez olmasına rağmen Çin Seddi bile savunma açısından İstanbul surlarının yanına yaklaşamıyordu. Karada 6.492 m., Marmara ve Haliç kıyılarında 820 m. uzunluğundaki surlar birkaç kademeden oluşurdu. En önde Bizans’ın mobil kuvvetleri savunur, arkasında 7 m. genişlik ve derinliğindeki su ile dolu hendekler bulunurdu. Bunların arkasında mızraklı askerlerin beklediği savunma mazgalları vardı. Savunma mazgalları geçildiği takdirde 5-7 m. yüksekliğindeki orta surlara gelinirdi. Osmanlı ordusu orta surlar önünde çok sayıda şehit vermişti. En arkada ise 12-13 m. yükseklikte asıl surlar bulunurdu. Asıl surların üzerinde bekleyen askerler hiçbir canlının sur dibine yaklaşmasına izin vermezdi.
    1- RUMELİ HİSARI
    İnşasına 1452’de başlanan hisar dört ay içerisinde tamamlandı. Boğazın en dar yerinde ve Anadolu Hisarı’nın karşısındadır. 30 metre yüksekliğinde 3 kulesi vardır.

    2- DONANMA
    Fatih'in Gelibolu'da 400 gemi hazırlattığı ve içlerine kürekçilerle 20 bin kadar asker koyduğu kaydedilir.

    3- BÜYÜK TOPLAR
    Yapımı 3 ay süren Şahi adlı topun çevresi 2,5 metre, güllelerin ağırlığı 600 kilo idi. Elli çift öküzle çekilir, dengesinin sağlanması için iki tarafında 200 kişi bulunurdu. Gülleleri 1200 metreye kadar fırlatabiliyordu.

    FATİH ve FETİH KRONOLOJİSİ
    30 Mart 1432- II. Mehmed (Fatih Sultan Mehmed) doğdu.
    1434- Edirne'de II. Murad tarafından Muradiye Camii yaptırıldı.
    1444- II. Murat tahttan çekildi, II. Mehmed tahta çıktı ve Varna zaferi kazanıldı.
    1445- II. Mehmed tahttan çekildi ve II. Murad ikinci defa tahta çıktı.
    1447- Edirne'de II. Murad tarafından Üç Şerefeli Camii yaptırıldı.
    1448- II. Kosova Zaferi kazanıldı.1451 II. Murad öldü ve II. Mehmed ikinci defa tahta geçti.
    18 Şubat 1451- Babası Sultan İkinci Murad Han'ın ölümü üzerine Fatih Sultan Mehmet Han, ikinci defa Osmanlı tahtına oturdu.
    5 Nisan 1453- Fatih Sultan Mehmet'in donanması İstanbul sularına girdi.
    17 Nisan 1453- Fatih Sultan Mehmet, İstanbul adalarını fethetti.
    29 Mayıs 1453- İstanbul, Osmanlılar tarafından fethedildi. Sultan İkinci Mehmet, 'Fatih' unvanını aldı.
    1459- Ayasofya, camiye çevrildi.
    1460- Mora ele geçirildi.
    1461- Trabzon Rum İmparatorluğu sona erdi.
    1461- Candaroğulları Osmanlı'ya katıldı.
    1463- Osmanlı-Venedik Savaşı başladı.
    1466- II. Mehmed, Arnavut seferine çıktı.
    1468- Karamanoğulları, Osmanlı Devleti'ne katıldı.
    1468- II. Mehmed tarafından İstanbul'da Topkapı Sarayı tesis edildi.
    1470- İstanbul'da Fatih Külliyesi inşaa edildi.
    1470- Eğriboz alındı.
    1471- Fatih Külliyesi açıldı.
    1472- Topkapı Sarayı inşa edildi.
    1473- Osmanlı Akkoyunlu mücadelesi sonucu Otlukbeli Savaşı kazanıldı.
    1475- Kırım Osmanlı tabiiyetine girdi.
    1476- Boğdan Seferi zaferle sonuçlandı.
    1478- Fatih tarafından ilk altın para bastırıldı.
    1479- Osmanlı-Venedik barışıyla beraber Fatih, Venedikliler'e Trabzon ve Kefe'de ticaret yapma hakkı tanıyan ahidname verdi.
    1480- Otranto'ya çıkıldı ve başarısız Rodos kuşatması gerçekleşti.
    1480- Kadıaskerlik Rumeli ve Anadolu olarak ikiye ayrıldı.
    1481- II. Mehmed vefat etti ve II. Bayezid tahta çıktı.




  2. 2
    TürkBuraks17
    Üye
    Reklam



    Fatih tarih yazdı, edebiyatçılar onu yazamadı!
    Türk ve dünya tarihine yön veren İstanbul’un fethinin 552. yılı çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. [ABDULLAH KILIÇ].»

    Gülün Fethi
    Eşrefoğlu al haberi, bahçe biziz, gül bizdedirBiz şâh-ı merdân kuluyuz, yetmiş iki dil bizdedir.Temeşvarlı Gazi Hasan Dede varımızı yoğumuzu özetlemiş işte şu iki laf içinde. İnsanlık bahçesinin bahçıvanı olduğunun bilinciyle hareket eden bir medeniyet, bu bahçenin gövdesine serdiği bin bir kokulu güle erişmek üzere yola koyulmuştu. [MUSTAFA ARMAĞAN].»

    Fetih, Anadolu'nun elimizdeki tapusudur
    İstanbul’un fethinin 552’nci yıldönümünde, fethin ihtişamından uzak kutlamalardan ve hamasi konuşmalardan ziyade, tarihin bu büyük destanının anlamına ilişkin bir şeyler okumak isteyenler için küçük bir söyleşi yaptık. [BURHAN EREN].»

    "Bu millet ölmeyecekse, bu Fatih dirilecektir"
    Fatih Sultan Mehmed, İtalya’dan İstanbul’a davet ettiği sanatçılardan ülkeleri hakkında istihbarat bilgileri de almaktaydı. Mesela Mateo di Pasti adlı sanatçı, Fatih’e bir mektup getirirken yakalanmış ve casusluk yapmakla yargılanmıştı. İşte bir Rönesans masalı. [MUSTAFA ARMAĞAN].»

    Fethin baş kahramanı
    Fatih’in asil, kibar, zarif ve ruh terbiyesinden geçmiş bir hükümdar olduğunu bilirsiniz lbette. Gerektiğinde haşmetli ve sert olmayı da bilen bir hükümdar. Türk evinin ince esenlerinden, Türk bahçesinin nakışlı güzelliklerinden sindirilmiş bir terbiyenin bütün cazip yanlarını taşıyan bir ruh. [İSKENDER PALA].»

    Fatih, bir gün gemileri dağlardan uçurmuştu!

    Fatih Sultan Mehmed 1453’te gemileri gerçekten de karadan yürüttü mü? Bu soru, gerçek bir ‘soru’ olarak ele alınmayıp dedikodularımıza malzeme yapıldığı sürece fethin üzerindeki gölgelerden kurtuluşumuz yok. [MUSTAFA ARMAĞAN].»

    Fatih’in gemileri karadan yürüdü mü?

    -Aziz dost Mustafa Armağan’a-Fatih, bilim ve sanata saygı duymak bakımdan harik-i âde bir yaratılışa sahipti. Altı dil bilir, bilim adamlarıyla en derin uzmanlık konularında tartışır, kurdurduğu medresede Türkçe bilim okutulabileceği günlerin hayalini kurar, onca meşgalenin, onca devlet işinin arasında bilim ve sanatla uğraşır, şiirler yazar, icatlar yapardı. [İSKENDER PALA].»

    Fatih’in kardeşi Ahmed, Hind’e padişah olmuştu

    Hem, dedim, senin okuduğun tarih kitaplarında Fatih’in tahta geçer geçmez bir yaşındaki kardeşi Şehzade Ahmed’i boğdurduğu yazılıdır, değil mi? Bu yüzden de birçok kimse, “Kanunnâme”deki “kardeş katli”ni sözümona ‘emreden’ maddenin yazarı ve uygulayıcısı olduğuna inanır Fatih’in. [MUSTAFA ARMAĞAN].»

    Kültürel fetih ne zaman?
    İstanbul’un fethinin 550. yılı globalleşme çerçevesinde ne anlama gelir diye insan düşünmeden edemiyor. Bugünkü iktidar odaklarının içe kapanma ve büzülme politikaları Fatih’i anlamaya yeter mi acaba? [NEVVAL SEVİNDİ].»

    Şehrin büyük rüyası

    Büyük sanatkârların ruhlarında ve kalemlerinde öyle bir iksir mevcuttur ki ele aldıkları her mevzûyu yekpâre bir bütünlüğe erdirir; dağınık ve paramparça duran eşyayı, tabiatı, kelimeleri ve geçmiş uzun bir tarihi yepyeni bir tevhide dönüştürürler. [NECMETTİN TURİNAY].»

    Istanbul'un fethi ve Fatih
    Fatih Sultan Mehmet en iyi hocalar elinde yetismis, ilim ve imani mecetmis, Turk kulturu ve Islam imanina bihakkin vakif olmustur. Yuksek ideal sahibi bir genc olarak ve hakikaten genc bir yasta Osmanli Devleti'nin basina gecmistir.»

    Fetih ve Fâtih

    İstanbul’un fethinin 549. yıldönümünü idrak etmiş bulunmaktayız. Tarihte, güçlü devletler kurmuş, büyük zaferler kazanmış, değerli devlet ve ilim adamları yetiştirmiş bir millet oluşumuzu hatırlamamız, geleceğe doğru emin adımlar atmamız için ilham ve güven kaynağı olacaktır. [SAİM ARI].»

    Kuruluş ve Fetih destanı

    Türkiye iki gülünç tören serisi içinde tarihsel kişiliğini yitirmektedir. Bunlardan bir tanesi hemen hemen Anadolu’nun her köy ve kasabasında yapılan, düşmandan kurtuluş törenleridir. [CAHİT TANYOL].»

    “İstanbul benim için Yitik Cennet’in kapısıdır”
    Mustafa Armağan, ‘İstanbul Mavi Kırpar Gözlerini’ adlı kitabıyla okuru İstanbul tarihinde lirik bir yolculuğa çıkarıyor. İstanbul’un tarihî ve kültürel birikimi içerisinde, yitirdiğimiz değerlere açılan pek çok ipucu olduğunu söyleyen yazar, “Onların anlamını çözebilirsek yitik cennetin kapıları yeniden önümüze açılacak” diyor.»

    İstanbul’un Fethi Ve Ayasofya’nın Camiye Çevrilişi


    Müslümanların İstanbul’u fetih arzuları çok erken tarihlerde başlamış idi. Hicri 52, miladi 672 yılında Hz. Muhammed’in mihmandarı olan Ebu Eyyub el- Ensari ile ile başlayan fetih hareketi, ancak onuncusunda yani Fatih Sultan Mehmed’in Bizans’a giriştiği son hamle ile neticelenecek, İstanbul Müslüman ordularına, Osmanlı askerine kapılarını açacaktır.»

    FETİH MARŞI - Arif Nihat ASYA
    Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
    Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
    Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek.»

    KOCA MUSTÂPAŞA - Yahya Kemal BEYATLI


    Koca Mustâpaşa! Ücrâ ve fakîr Istanbul!
    Tâ fetihten beri mü'min, mütevekkil, yoksul,
    Hüznü bir zevk edinenler yaşıyorlar burada.
    Kaldım onlarla bütün gün bu güzel rü'yâda.
    Öyle sinmiş bu vatan semtine milliyyetimiz
    Ki biziz hem görülen, hem duyulan, yalnız biz.
    Mânevî çerçeve beş yüz senedir hep berrak;
    Yaşıyanlar değil Allâh'a gidenlerden uzak.
    Bir bahar yağmuru yağmış da açılmış havayı
    Hisseden kimse hakîkat sanıyor hulyâyı.
    Ahiret öyle yakın seyredilen manzarada,
    O kadar komşu ki dünyâya duvar yok arada,
    Geçer insan bir adım atsa birinden birine,
    Kavuşur karşıda kaybettiği bir sevdiğine.»



    CANIM İSTANBUL - Necip Fazıl KISAKÜREK


    Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
    Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
    İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
    O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
    Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
    Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
    Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
    Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale»








  3. 3
    TürkBuraks17
    Üye
    Fatih Sultan Mehmed



    Fâtih Sultân Mehmed, 30 Mart 1432 tarihinde Edirne Sarayında Hüma Hâtun’dan dünyaya geldi. Annesi onun gerçek saltanatını görmeden 1449 yılında vefât eyledi. Bir görüşe göre 19 ve bir diğerine göre 21 yaşında babasının vefatı üzerine üçüncü defa saltanat koltuğuna oturdu ve sınırları Tuna’dan Kızılırmak’a kadar genişleyen Devletinin başşehri olarak İstanbul’u almak ve Hz. Peygamber’in övgüsüne mazhar olmak en büyük ideali idi...
    İstanbul’u almak için Boğaz’a hâkim olmanın şart olduğunu bilen Sultân Mehmed, 1452’de Boğazkesen Hisârı dediği Rumelihisârını inşa ettirdi. Karşısında Yıldırım’ın inşa ettirdiği Anadoluhisârı yükseliyordu ve artık Osmanlının izni olmadan boğazı geçmek mümkün değildi. 1 Eylül 1452’de Edirne’ye dönen Sultân Mehmed, hemen kendisinin planlarını çizdiği topların dökümüne başladı. Deneyler yapıldı ve dünyanın harp aletleri alanında harikaları vücuda getirildi.
    Planı sezen İmparator zor durumdaydı; zira Bizans ikiye ayrılmıştı. Avrupa, yardım için Katolik olmalarını istiyor ve Ortodokslar ise hayır diyordu. 12 Aralık 1452’de Ayasofya’da Katolik ayini yapılması, Sultân’ın işlerini kolaylaştırıyor ve Bizans Başbakanı Notaras, “Bizans’ta Latin şapkası görmektense, Türk sarığı görmeyi tercih ederim” diyordu. Bizans’lılar parlayan ateşlerine ve Hz. Meryem’e güveniyorlardı. Ancak 1453 Şubatında Edirne’den yola çıkan toplar 5 Nisanda İstanbul önlerine geldi. 6 Nisan’da muhasara başladı. 53 gün süren muhasara sırasında Fâtih’in ordusu, tarihe geçen kahramanlıklar yazdı. Bizans’ın Galata ile Sarayburnu arasına gerdiği zincirler, Osmanlı donanmasının karadan yürütülerek Haliç’e girmesiyle parçalanmıştı. Muhasaranın 53. Günü Hz. Peygamber’in müjdelediği fetih 29 Mayıs 1453 günü gerçekleşti ve Osmanlı ordusu tekbir sesleriyle Topkapı ve Eğrikapı yönlerinden İstanbul’a girdi. Ayasofya’ya sığınan on binlerce insanın burnu bile kanamadı ve İslâm Hukukunun bu konudaki hükümleri aynen uygulandı ve herkese temel hak ve hürriyetleri tanındı.








  4. 4
    TürkBuraks17
    Üye
    Ya Bizans Beni Alır Ya Da Ben Bizansı

    İstanbul Hz. Osman (ra) devrinden itibaren çeşitli kereler kuşatıldı. Ama hiç kimse şehri çevreleyen devasa surları aşamadı. Sonunda ‘feth-i mübîn', “Ya ben Bizans’ı alırım ya Bizans beni.” diyen Fatih Sultan Mehmed'e nasib oldu. Efsane haline gelen surların aşılması için o döneme kadar görülmemiş teknikler ve silahlar kullanılmıştı. [FETHİN KRONOLOJİSİ] »»



    Fethin Baş Kahramanı


    Fatih’in asil, kibar, zarif ve ruh terbiyesinden geçmiş bir hükümdar olduğunu bilirsiniz elbette. Gerektiğinde haşmetli ve sert olmayı da bilen bir hükümdar. Türk evinin ince desenlerinden, Türk bahçesinin nakışlı güzelliklerinden sindirilmiş bir terbiyenin bütün cazip yanlarını taşıyan bir ruh. [İSKENDER PALA] »»




    Fatih Bir Gün Gemileri Dağlardan Uçurmuştu

    Fatih Sultan Mehmed 1453’te gemileri gerçekten de karadan yürüttü mü? Bu soru, gerçek bir ‘soru’ olarak ele alınmayıp dedikodularımıza malzeme yapıldığı sürece fethin üzerindeki gölgelerden kurtuluşumuz yok. Fatih’in emriyle 40 ila 80 parça olduğu rivayet edilen bir deniz gücü Tophane limanından karaya çekilmiş ve Tepebaşı civarından Kasımpaşa limanına indirilmiş, böylece İstanbul yarımadası, çepeçevre kuşatılmış oluyor, fethe doğru güçlü bir adım atılıyordu. [MUSTAFA ARMAĞAN] »»


+ Yorum Gönder
istanbulun fethi hikayesi,  istanbulun fethinin hikayesi,  istanbulun fethi hikaye
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi