Türkçe'nin ölümü...

+ Yorum Gönder
Ciddi Konular ve Seviyeli-Ciddi Konular Bölümünden Türkçe'nin ölümü... ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    MAJIX
    Üye
    Reklam

    Türkçe'nin ölümü...

    Reklam



    Türkçe'nin ölümü...

    Forum Alev
    turkcenin-olumu.jpg
    Türkçe`nin Ölümü

    Mehmet TÜRKAN

    Daha önce yazdığımız bir yazıda yeni nesil gençlerimizin kelimelerin yarısını yuttuğunu, birbirleri ile yazışırken ya sesli harfleri ya da sessiz harfleri yutarak haberleştiklerini bahsetmiştik. Türkçe’nin güzelliklerini, merhabanın ve selamın sıcaklığını mrb, nbr, slm… gibi anlamsız kısaltmalara Türkçe’nin sıcaklığını, kelimelerin estetiğini feda ettiğini kurban ettiğini söylemiştik.

    Aslında dilimiz o kadar sıcak ve o kadar yürekten sözlerin harmanlandığı bir dil ki bunu şairlerin mısralarında, halkımızın manilerinde ne kadar enfes şekilde yansıdığı müşahede ederiz.

    Sehl-i mümteni diye bir sanat vardır. Bu edebi sanat, bir sözün veya şiirin çok kolay söylenmiş gibi görülmesine rağmen çok derin anlamlar ifade eden ve hadi bir de biz söyleyelim dediğimiz zaman söyleyemediğimiz söz numuneleridir. Dilimiz bu tür mısralarla doludur. Mesela;

    A benim bahtı yârim
    Gönlümün tahtı yârim
    Yüzünde göz izi var
    Sana kim baktı yârim.

    Bu manide bir gencin sevgilisine duyduğu muhabbeti görüyoruz. Ona duyduğu saf , temiz ve gönülden sevgiyi ve bir başkasının yârine bakışına ve tahammül edemeyişini görüyoruz. Sevgiliye bakan bir kem gözü hissedecek kadar zarif bir gözle bakan bağlılığı başka nasıl ifade edebilirdik.




    Yunus’un,

    Ana rahminden geldik pazara
    Bir kefen aldık döndük mezara.

    Mısraından daha güzel hayatın kısalığını ve dünyanın faniliğini ne anlatabilir?


    Niçin kondun a bülbül
    Bahçemdeki asmaya
    Ben yârimden ayrılamam
    Götürseler asmaya.


    Söyleyeninin belli olmadığı, eskilerin lâedri dediği bu manideki sevgiliye bağlılık, onun için ölüme razı olmak daha nasıl anlatılabilir. Günümüzde her şeyin menfaate, para ve maddi değerlere bağlandığı bir ortamda yâri için ölüme gidecek adam bulabilir miyiz?



    **
    Yine sevgilinin yüzünün güzelliğini anlatmak için Karacaoğlan’ın şu mısraları tam bir sehl-i mümteni, tam bir söz harikası,

    Dökünce zülfünü bedir yüzüne
    Ben sandım ki bulut aya bağlıdır.

    Bir sevgilinin, bir yârin yüz ve gönül güzelliği ancak bu kadar güzel söylenebilir.


    **
    Fuzuli bir beytinde sevgiliye sitem ederken şöyle diyor:

    Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı?
    Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı?


    Muhibbî mahlasıyla şiir yazan Kânunî Sultan Süleyman sağlığın ve sıhhatin önemini anlatmak için diyor ki:

    Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
    Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi




    Yine Selimî mahlasıyla şiirler yazan ve önemli bir şair olan cihanın karşısında titrediği Yavuz Sultan Selim’in gönlünü kaptırdığı bir cariye için söylediği ifade edilen şu beyit ne kadar harika. Bir padişahın da yeri geldiği zaman derbeder bir genç gibi gönlünü kaptıracağının en güzel ifadesi bu mısralar olsa gerekir:

    Şîrler pençe-i kahrımdan olurken lerzan
    Bir gözleri âhuya zebun eyledi felek
    (Şir-aslan, lerzan- titremek, ahu-ceylan, zebun- kul, köle)


    Yenişehirli Avnî şu beyitinde sevgilinin ardından gönlü sürünüp giden, her şeyini sevdiğine feda etmeye hazır bir aşığın duygularını ne güzel dile getirmiş:

    O gül endam bir al şâle bürünsün yürüsün
    Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün


    Söyleyenini bilmediğim aşağıdaki beyit her şeyin bitti anda bir kulun Rabbine en güzel niyazı olsa gerek;

    Kimsesiz kimse olmaz, kimsenin var kimsesi,
    Kimsesiz kaldım, meded ey kimsesizler kimsesi.




    Seyyid Nesimi’nin alttaki beyiti de, sevgililer eşler arasındaki muhabbete ve yer yer olabilecek sitemlere kimsenin karışmamasını. “Yâr benim ise size ne, ister hoş olurum ister hoş olmam size ne?”deyişini görüyoruz:

    Nesîmî`ye sormuşlar o yârin ile "hoş musun?"
    Hoş olayım olmayayım o yâr benim kime ne?



    Dilimizdeki sonradan görmeleri ve burnu buluttan su içenleri en güzel ifade eden beyitlerden biri de anonim olarak bildiğimiz şu mısralar ediyor olsa gerek;

    Böğürtlen açılsa bağ oldum sanır
    Türk Şehre inse beğ oldum sanır



    Yine sözün ve dilin gücünü anlatan Yunus Emre’nin şu mısralarını altınla kefeye koyup tartsanız altından daha ağır gelecek kadar anlam güzelliğine sahiptir. Bu anlamda söylenecek söz ancak bu kadar güzel söylenirdi.

    Söz ola kese savaşı
    Söz ola kestire başı
    Söz ola ağulu aşı
    Yağ ile bal ede bir söz



    *******






    Sözün kısası, yukarıda sıralamaya çalıştığım mısralara bakarak bu günün neslinin konuşmalarını, yazışmalarını, haberleşmelerini gözümüzün önüne getirelim. Acaba nerelerdeyiz. Dilimizin. Güzel Türkçe’mizin ne hallere düştüğünü düşünelim. Kısa, ruhsuz, harfleri uçmuş, hiçbir sıcaklığı ve samimiyeti olmayan ifadeleri, yazışmaları ve konuşmaları görünce üzülüyorum.

    Acaba Türkçe’miz ölüyor mu?

    Ne yapabiliriz? Demekten kendimi alamıyorum. Çocuklarımızın gençlerimizin haberdar olmadığı, beton duvarlar arasına sıkıştığı, gülün güzelliğini, bülbülün hazanını, göz yaşını ve hüznünü görmediği bu toplumda gerçekten dilimizi felaketler bekliyor demektir.

    Bu gün de yukarıda birkaç örnek verdiğim Türkçe’nin şaheser sözlerinin yenisi söylenemez mi acaba. Yeniden aynı sehl-i mümteni sözlere ulaşamaz mıyız? Hayallere kapılıyorum, üzülüyorum. Dilleri olmayan milletlerin millet olmaktan çıkacağını düşünüyorum. Dili bozuk olanın dinin de, ahlakının da gençlerinin de toplumunun da bozulacağını düşünüyorum. Dilimiz ölürse bizi kimse ayakta tutamaz diye düşünüyorum. Bir gün olur da sözünü şiirle besleyen söyleceğini mısralarla, manilerle besleyen bir toplumumuz olur dileğiyle Türkçe’nin ölmemesi niyazıyla sözüme nihayet veriyorum.

    --Alıntı--




  2. 2
    €lif
    Üye

    --->: Türkçe'nin ölümü...

    Reklam



    Çok teşekkür ederim.Çok güzel ve anlamlı bir konu.Türkçe'yi katledenlere duyrulur !







+ Yorum Gönder
türkçe dilimizin önemi,  a benim ahtı yarim gönlümün tahtı yarim
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi