Çalışma Ahlakı - Ahlak İle İlgili Yazı

+ Yorum Gönder
Ciddi Konular ve Seviyeli-Ciddi Konular Bölümünden Çalışma Ahlakı - Ahlak İle İlgili Yazı ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    DOLUNAY
    Özel Üye
    Reklam

    Çalışma Ahlakı - Ahlak İle İlgili Yazı

    Reklam



    Çalışma Ahlakı - Ahlak İle İlgili Yazı

    Forum Alev
    Çalışma Ahlakı - Ahlak İle İlgili Yazı

    ÇALIŞMA AHLAKI

    Prof.Dr.C.C.Aktan
    “Gözünün cevherini nerede eskittin,
    beş duyunu nerelerde kullandın.”
    Mevlana Celaleddin Rumi
    Çalışma ahlakı, “iş ahlakı” kavramı ile karıştırılmamalıdır. İş ahlakı, mal ve hizmet üreten işletmelerin ya da firmaların uymaları gereken ahlaki ilkeleri ve standartları ifade eder. Oysa, çalışma ahlakı, bireyin ve toplumun refahı için çalışmanın gerekli ve önemli olduğu üzerinde durur. Çalışmak, bireyin yaşamını idame ettirebilmesi için bir zaruret olmanın ötesinde bir bireysel sorumluluk ahlakıdır.
    Önemle belirtelim ki, çalışma ahlakı ile ekonomik refah arasında çok yakın bir ilişki bulunmaktadır. Çalışma ahlakının yüksek olduğu toplumlarda ekonomik refah düzeyinin de yüksek olduğu düşüncesi iktisatçılar tarafından genel kabul görmektedir. (Bkz: Buchanan, 1994; 1989.)
    Dinlerin de çalışma ahlakının önemi üzerinde durdukları bilinmektedir. Örneğin, hiristiyan dininde çalışma ahlakı son derece önem taşımaktadır. Nitekim çalışma ahlakı konusuna özel önem vermesi dolayısıyla “protestan ahlakı”, literatürde çeşitli yazar ve düşünürler tarafından çalışma ahlakını ifade etmek üzere kullanılmaktadır. 7 İslam dini de çalışma ahlakının önemini vurgulayan dinlerin başında gelmektedir.



  2. 2
    nutkumus
    Yeni Üye

    --->: Çalışma Ahlakı - Ahlak İle İlgili Yazı

    Reklam



    YALNIZ CALIŞMA AHLÂKINDAN BAHSETMEK KÂFİ DEĞİLDİR; ONU DA İÇİNE ALAN TÜM “AHLÂK” MEVZUUNA DOĞRU BİR BAKIŞ AÇISIYLA BAKILMASIGEREKİR
    Cemiyetlerin maddî ve manevî kalkınması, asâyişi, huzuru ve refahı fertlerinin ahlakî yapısıyla yakından ilgilidir.
    İnsanların ferdî ve içtimaî meselelerinin odak noktasında bulunan ahlâk, çok geniş ve çok mühim bir mevzudur. İnsanlara ahlâk olarak neyi, niçin ve nasıl telkin etmek gerektiği, ferdî ve içtimaî hastalıkları önlemek ve gidermek için iyi bilinmeli ve iyi yapılmalıdır.
    Beşeriyetin en yüksek temsilcisi olan Peygamberimiz (a.s.), ahlâk hususunda da en önde gelen rehberimizdir. “Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.”, “ İslâm güzel ahlâktan ibarettir.” gibi hadis-i şerifleriyle ahlâkın mahiyetine ve ehemmiyetine dikkatimizi çeken Resululllah’ın (a.s.) ahlâkının nasıl olduğu sorulduğunda Aişe validemiz; “Onun ahlâkı Kur’an ahlâkıydı.” şeklinde kısa ve tatminkâr bir cevabı vermeyi kafi görmüştür. “Yaşayan Kur’an” olan Peygamberimizi (a.s.): “Rabbimizi bize tarif eden üç büyük küllî muarriften biri” olarak iyi tanımalıyız.
    Ahlâkı çeşitli bakış açılarından ele alan çok sayıda kitap vardır. Ahlâkın temeli; semavî dinler ve onların arasında en doğrusu, asliyetini bozulmadan muhafaza etmiş olan İslâm dinidir. İnsanı “kâinatın misal-i musağğarı” (kâinatın küçültülmüş bir misali), “eşref-i mahlukât” (yaratılmışların en şereflisi) ve “arzın halifesi” olarak yaratan Allah (c.c.), elbette ona yapması ve yapmaması icap edenleri de bildirmiştir ki, bunlar da Kur’an âyetleri ve hadisler başta olmak üzere, İslâmî kaynaklarda mevcuttur. Bu sebeple, ahlâk mevzuundaki İslâm dışı çeşitli felsefî görüşlerde boğulmamalı, İslâm ahlâkı üzerinde durulmalı; İslâm ahlâkının, bilhassa Peygamberimizin (a.s.) örnekliğiyle, lâyıkı ile tanıtılması yolunda mesai sarfetmelidir.
    Ahlâkla ilgili, kısaca belirtilmesi gereken bazı mühim hususlar şunlardır:
    1 – Bazı güzel şeylerimiz gayrimüslimler eline geçtiği gibi, Batı ülkelerinin bize güzel görünen bazı ahlâkî hususiyetleri de aslında semavî dinlerden ve bilhassa İslâm dininden alınmıştır. Sanki İslâmın yüksek ahlâkının bir kısmı İslâm ülkelerinde revaç bulmadığından darılıp onlara gitmiş ve onların bir kısım ahlâksızlıkları da, kendileri içinde çok revaç bulmadığından, İslâm ülkelerinin ahlâkî değerler pazarına getirilmiştir.
    2 - Âhlâkın esası olan İslâm ahlâkını lâyıkı vechile, mantıkî, ilmî, delilleriyle tanıtmak, hem fertlerin hem de onların teşkil ettikleri cemiyetlerin ve bütün küre-i arzın sulhu, sükûnu, huzûru, refahı ve saadeti için büyük bir ihtiyaçtır.
    3 – Ahlâkî davranışta, her şeyden önce insana lazım olan: “Doğruluk”tur. Çünkü, “küfür” bütün çeşitleriyle yalan; “iman” ise doğruluktur. Peygamberimizin (a.s.) gençliğinden itibaren taşıdığı “Muhammed’ül Emîn” sıfatı, onun doğruluğunu ifade eder.
    4 - Fertlerde âhiret inancının tesisine ve kuvvetlenmesine çalışılmalıdır. Gençlerin, çocukların, ihtiyarların, evli çiftlerin âhiret inancına sahip olmalarının, onlara ruhî faydaları ve içtimaî hayattaki müspet neticeleri pek çoktur.
    5 - Dinsizliğe karşı dindarlığın bu zamanda takip edebileceği en selâmetli bir yol ve hareket tarzı, aynen ihtiyar bir annenin şefkatle evlâdını tehlikeden kurtarmak için yılmadan ve hiç vazgeçmeden fedakârane didinmesi gibi, akılları tenvîr ve kalpleri mutmaîn etmek için yılmadan feragatle ve şefkatle yapılacak “Nuranî bir müdafaa”olabilir.
    6 – Tam ve mutlak adâlet dersiyle, içtimâî hayatta emniyet, selâmet, insaf, din kardeşliği ve muhabbeti temin edip, Kur'ânî ve nuranî ispatlarla insanları ikna ve irşad etmek suretiyle, Hak yolunda tamirci ve müsbet bir tarzda çalışılmalıdır.
    7 - Anarşi ve terör, maalesef asrımızın gündemden düşmeyen bir belası olmakta devam etmektedir. Anarşi ve terörün sebepleri, önlenmesi ve giderilmesiyle alâkalı çok mühim ferdî ve içtimaî ahlâk reçeteleri veren Bediüzzaman’ın, bu hususta mahkeme müdafaalarında da tekrarladığı mühim bir ahlâkî reçetesi vardır:
    “Bu milletin ve bu vatanın hayat-ı içtimaiyesini anarşilikten kurtarmak ve büyük tehlikelerden halâs etmek için beş esas lâzımdır ve zarurîdir:
    Birincisi : Merhamet
    İkincisi : Hürmet
    Üçüncüsü : Emniyet
    Dördüncüsü : Haramı helali bilip haramdan çekinmek
    Beşincisi : Serseriliği bırakıp itaat etmektir.”
    Burada bahsedilen “merhamet, hürmet, emniyet ve serseriliği bırakıp itaat etmek”, hangi hallerde kime karşı olması gerektiğini, “haramı ve helali” insan kendisine farz olan “İlmihal” bilgisiyle bilir. Bilmiyorsa, önce bunları mutlaka kaynağından öğrenmelidir.
    8 – Asrımızdaki ahlâkî meselelerin bir kısmının da, “Aşk” kelimesine yüklenen bazı yanlış, sadece nefsanî ve eksik manâlarla ilgili olduğu inkâr edilemez. Aşk, şiddetli muhabbettir. Bu kelimeyi en büyük günahlardan zinanın ve ona yakın günahların kılıfı veya çeşitli kitle iletişim vasıtalarında reyting, yazılı basın ve neşriyatta da yüksek tiraj ve rantiyecilikle maddî menfaat için istismar malzemesi olarak kullananlar, maalesef çok olmaktadır. Aşkın, öncelikle ona en lâyık ve hakikî mâşuk olan Allah’a (c.c.) ve ondan sonra da Allah’ın (c.c.) hesabına başta Peygamberimiz (s.as.) olmak üzere, O’nun mahlukâtına ve “mutlaka meşru dairede” olması gerekir; bunun aksinin tehlikeleri vardır. Şefkat, aşktan da üstün bir histir.
    9 - Temelleri ve kaynakları bakımından hakikatte yine İslâm’ın malı olan fen ve sanatı, tevhid nûruyla yoğurarak, Kur'an'ın bahsettiği tefekkür ve “manâ-yı harfî” nazarıyla, yâni “onun Sanatkârı ve Ustası namı ile” onlara bakmağa ve baktırmağa çalışmak, ferdî ve içtimaî ahlâkımızın kilit hükmünde çok mühim hedeflerinden biri olmalıdır.
    Yukarıda kısaca ve özet olarak vermeğe çalıştığımız bazı örneklerdeki gibi ahlâkî prensipleri anlamağa ve tatbike çalışmak, asrımız insanlarının mühim bir vazifesidir.







+ Yorum Gönder
ahlak ile ilgili kısa yazılar,  çalışmak ile ilgili kompozisyon
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi