Atilla İlhan ve En Güzel Şiirleri

+ Yorum Gönder
Şiir Bölümü ve Şiir-Şiirler Bölümünden Atilla İlhan ve En Güzel Şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Piquant_e
    Yeni Üye
    Reklam

    Atilla İlhan ve En Güzel Şiirleri

    Reklam



    Atilla İlhan ve En Güzel Şiirleri

    Forum Alev
    [size=18pt]Atilla İlhan [/size]
    1925’te Izmir’in Menemen ilçesinde dogdu.Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki yüksek ögrenimini yarida birakti, gazete ve dergilerde çalisti. Demokrat Izmir Gazetesi Genel Yayin Müdürlügü ve Basyazarligindan Ankara’da Bilgi Yayinevi Danismanligina geldi (1973-1980). Senaryolarinda Ali Kaptanoglu adini kullandi. Belli basli filmleri: Yalnizlar Rihtimi (Lütfi Akad), Atesten Damlalar (Memduh Ün), Rifat Diye Biri (Ertem Gönenç), Soför Nebahat (Metin Erksan), Devlerin Öfkesi (Nevzat Pesen), Ver Elini Istanbul (Aydin Arakon).
    11 Ekim 2005 tarihinde Istanbul'da yasamini yitirdi..

    Şimdi En güzel şiirlerinden bazıları ;

    BEN SANA MECBURUM

    Ben sana mecburum bilemezsin
    Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
    Büyüdükçe büyüyor gözlerin
    Ben sana mecburum bilemezsin
    İçimi seninle ısıtıyorum.

    Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
    Bu şehir o eski İstanbul mudur
    Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
    Sokak lambaları birden yanıyor
    Kaldırımlarda yağmur kokusu
    Ben sana mecburum sen yoksun.

    Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
    İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
    Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
    Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
    Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
    Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
    Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

    Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
    Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
    Durup köşe başında deliksiz dinlesem
    Sana kullanılmamış bir gök getirsem
    Haftalar ellerimde ufalanıyor
    Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
    Ben sana mecburum sen yoksun.

    Belki haziran da mavi benekli çocuksun
    Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
    Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
    Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
    Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
    Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
    Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Bu kurtlar sofrasında belki zor
    Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Sus deyip adınla başlıyorum
    İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
    Hayır başka türlü olmayacak
    Ben sana mecburum bilemezsin.





    NE KADINLAR SEVDİM ZATEN YOKTULAR

    Ne kadinlar sevdim zaten yoktular
    Yagmur giyerlerdi sonbaharla bir.
    Azicik oksasam sanki çocuktular,
    Biraksam korkudan gözleri sislenir.
    Ne kadinlar sevdim zaten yoktular
    Böyle bir sevmek görülmemistir.
    Hayir, sanmayin ki beni unuttular.
    Hala arasira mektuplari gelir.
    Gerçek degildiler, birer umuttular
    Eski bir sarki, belki bir siir
    Ne kadinlar sevdim zaten yoktular.
    Yalnizliklarimda elimden tuttular
    Uzak fisiltilari içimi ürpertir.
    Sanki gökyüzünde birer buluttular,
    Nereye kayboldular simdi kim bilir.
    Ne kadinlar sevdim zaten yoktular
    Böyle bir sevmek görülmemistir.


    ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ

    Gözlerin gözlerime degince,
    felaketim olurdu aglardim.
    Beni sevmiyordun bilirdim,
    bir sevdigin vardi duyardim.
    Çöp gibi bir oglan ipince,
    hayirsizin biriydi fikrimce.
    Ne vakit karsimda görsem,
    öldürecegimden korkardim,
    felaketim olurdu aglardim.

    Ne vakit Maçka'dan geçsem,
    limanda hep gemiler olurdu.
    Agaçlar kus gibi gülerdi,
    bir rüzgar aklimi alirdi.
    Sessizce bir cigara yakardin,
    parmaklarimin ucunu yakardin,
    kirpiklerini egerdin bakardin.
    Üsürdüm içim ürperirdi,
    felaketim olurdu aglardim.

    Aksamlar bir roman gibi biterdi.
    Jezabel kan içinde yatardi.
    Limandan bir gemi giderdi,
    sen kalkip ona giderdin.
    Benzin mum gibi giderdin,
    sabaha kadar kalirdin.
    Hayirsizin biriydi fikrimce,
    güldü mü cenazeye benzerdi.
    Hele seni kollarina aldi mi;
    felaketim olurdu aglardim.



    AN GELİR

    an gelir
    paldır küldür yıkılır bulutlar
    gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
    o eski heyecan ölür
    an gelir biter muhabbet
    çalgılar susar heves kalmaz
    şatârâbân ölür

    şarabın gazabından kork
    çünkü fena kırmızıdır
    kan tutar / tutan ölür
    sokaklar kuşatılmış
    karakollar taranır
    yağmurda bir militan ölür

    an gelir
    ömrünün hırsızıdır
    her ölen pişman ölür
    hep yanlış anlaşılmıştır
    hayalleri yasaklanmış
    an gelir şimşek yalar
    masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
    direkler çatırdar yalnızlıktan
    sehpada pir sultan ölür

    son umut kırılmıştır
    kaf dağı'nın ardındaki
    ne selam artık ne sabah
    kimseler bilmez nerdeler
    namlı masal sevdalıları
    evvel zaman içinde
    kalbur saman ölür
    kubbelerde uğuldar bâkî
    çeşmelerden akar sinan
    an gelir
    -lâ ilâhe illallah-
    kanunî süleyman ölür

    görünmez bir mezarlıktır zaman
    şairler dolaşır saf saf
    tenhalarında şiir söyleyerek
    kim duysa / korkudan ölür
    -tahrip gücü yüksek-
    saatlı bir bombadır patlar
    an gelir
    attilâ ilhan ölür









    Malesef herşey gibi
    ---[size=16pt]SON[/size]--- :-[ :-[ :'( :-*



  2. 2
    BERBERİ
    Yeni Üye

    --->: Atilla İlhan ve En Güzel Şiirleri

    Reklam



    Bu Siteyi çok Beğendim Bu Siteyi Kurmak Için çaba Göstermiş Olanlara çok Teşekkür Ediyorum.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi