Denetleyici ve düzenleyici sistemler duyular sinir hücresi ve çeşitleri ile ilgili test soruları

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Denetleyici ve düzenleyici sistemler duyular sinir hücresi ve çeşitleri ile ilgili test soruları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Denetleyici ve düzenleyici sistemler duyular sinir hücresi ve çeşitleri ile ilgili test soruları





  2. 2
    Hasan
    Özel Üye





    Cevap:
    soru değilde bilgi var.

    SİNİR SİSTEMİ


    Tüm canlılar çevre değişikliklerine karşı tepki gösterirler. Canlılar bu tepkiyi sinir sistemi sayesinde gerçekleştirir. Sinir sistemi nöron nöron adı verilen sinir hücrelerinden oluşur. Bir sinir hücresi üç kısımdan meydana gelir. Hücre gövdesi, dendritler ve akson.


    Hücre gövdesi: çekirdek stoplazma ve organelleri bulundurur. Hücre gövdesinden çıkan uzantılar vardır.


    Dendritler: sinir hücresinin kısa uzantılarına denir. Tek veya çok sayıda olabilir. Başka nöronlardan gelen uyarıları alıp hücre gövdesine iletir.


    Akson: dendritler tarafından alınıp hücre gövdesine iletilen uyarıyı alarak başka bir nöronun dendritine ileten kısımdır. Sinir hücresinin tek ve uzun olan kısmıdır. Aksonların bazıları miyelin kılıf adı verilen bir yapı taşırlar. Miyelin kılıf yağı, koruyucu bir kılıftır. Aksondaki uyarının iletim hızı miyelin kılıf varsa çok hızlıdır.


    Uyartı iletimi: sinir hücresinin dendriti tarafından alınan uyarı elektriksel yük değişimi ile aksonda taşınır. Akson ucunda salınan hormonlar ile ikinci sinir hücresinin dendritine iletilir. Bu şekilde taşınarak sinir sistemindeki değerlendirme merkezi olan beyne getirilir. Uyartı beyinde değerlendirilerek tepki oluşturulur. Oluşan tepki nöronlar ile kaslara ya da bezlere götürülür.
    Bir sinir hücresinin uyartıyı alabilmesi için yarının belli bir değerde olması gerekir. Bir nöronun uyarılması için gerekli en düşük değerdeki uyartıya eşik şiddeti denir. Uyartılar sinir hücresi boyunca elektriksel olarak taşınır. Sinapsta ise kimyasal yolla taşınır. Uyartının taşınması sırasında enerji harcanır. Nöron bir uyartıyı taşırken ikinci bir uyartıyı alamaz. Nörondaki uyartının iletim hızı sabittir.


    Sinaps: Bir sinir hücresinin dendriti ile diğer sinir hücresinin aksonu arasında bağlantı kurulur ve iki sinir hücresi birbirine bağlanmış olur. Bu bağlanma yerine sinaps denir. Sinapslarda iki sinir hücresi arasında tam bir bağlantı kurulmaz.




    MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ ORGANLARI


    1. Beyin: Kafatası kemiklerine yapışmış kalın dayanıklı bir zarla çevrilidir. Beyin iki yarım küreden oluşmuştur. Öğrenilebilir ve istemli davranışların yönetim merkezidir. Duyu organlarının idare merkezi de beyindedir. İşitme, koku alma, görme tat alma, konuşma, yazma, zeka, hafıza, sevinme, üzülme vb. olaylar beyin tarafından idare edilir.


    2. Beyincik: kulaktaki yarım daire kanallrı ile birlikte vücuttaki dengeli kas faaliyetlerini sağlar. Beyinciğin çıkarılması kas hareketlerinde düzensizliğe yol açar.


    3. Omurilik soğanı: solunum, sindirim, dolaşım, boşaltım olaylarını düzenler. Solunum, yutkunma, hapşırma, öksürme, kusma, damarların büzülmesi ve gevşemesi gibi istek dışı olayları yönetir. Beyin ile omurilik arasında mesajların taşınmasında görevlidir.


    4. Omurilik: omurga adı verilen yapının içerisinde yer alır. Düşünülmeden yapılan hareketlerin merkezidir. Bu hareketlere refleks denir. Çevreden gelen sinirlerin beyne, beynimizden gelen sinirlerin de ilgili yerlere gitmesi omurilikten geçerek olur. Refleks alıcıların uyarılması ile kas ve bez gibi yapılarda meydana getirilen istek dışı davranışlara denir. Örnek: Haberimiz olmadan elimizi sıcak bir cisme değdiğimizde aniden çekmemiz, diz kapağımıza çekiç ile vurulduğunda ani kasılma ile ayağımızın kalkması, beyni çıkarılmış kurbağanın bacağının yukarı kısmına asit döküldüğünde hayvanın ayağı ile asidi silmeye çalışması reflekse örnektir.




    ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ


    1. Otonom sinir sistemi: Vücutta kalp, kan damarı, düz kaslar ve bezlerin aktivitelerini kontrol eder ve istemsiz hareketlerin kontrolünü sağlar.
    2. Somatik sinir sistemi: isteğimizle çalışan organları (iskelet, kas) idare eder.





    ENDOKRİN SİSTEM


    Canlıların vücudunda kontrol ve düzenleme görevini sinir sistemi ve endokrin sistem gerçekleştirir. İkisi birlikte çalışarak organizmanın bütünlüğünü sağlar. Endokrin sistem endokrin bezlerden oluşur. Bu bezler hormon denilen salgıları salgılar. Ürettikleri salgıları kana veren bezlere iç salgı bezleri, bu salgılara da hormon denir. Ürettikleri salgıları kanala veren bezlere ise dış salgı bezleri denir. Bu salgılara da enzim denir. Ürettikleri hormonları kana, enzimleri de kanala gönderen bezlere karma bez denir.


    Hormonların özellikleri:
    1. Hayvanlarda kan ile, bitkilerde soymuk borusu ile doku ve organlara taşınır.
    2. Her hormon farklı hücre, doku ya da organa etki eder.
    3. Az miktarda üretilirler.
    4. Gereğinden az ya da çok üretilmesi hastalığa yol açar.
    5. Yapıları protein ve yağdan oluşur.




    HORMON ÜRETEN BEZLER


    1) Hipofiz bezi: beynin tabanında hipotalamusun altında yer alır. Hipofiz bezinde üretilen hormonlar ve görevleri şunlardır:
    a) Büyüme hormonu, büyüme ve gelişmeyi sağlar. Kemik ve kas dokusunun gelişmesinde etkilidir. Büyüme döneminde fazla salgılanması devliğe az salgılanması cüceliğe yol açar.
    b) Deriye renk verici maddeleri uyaran hormon hipofizden salgılanır.
    c) Tiroid bezini uyararak çalışmasını sağlayan hormonu üretir.
    d) Dişilerde süt bezlerinin çalışarak süt üretmesini sağlayan hormonu salgılar.
    e) Gamet hücrelerinin oluşmasında etk,ili olan hormonları üretir.


    2) Tiroid bezi: Boynumuzun tabanında soluk borusunun önünde yer alır. İki çeşit hormon üretir.
    a) Tiroksin: Vücut metabolizmasını hızlandırır. Tiroksin hormonu iyot varlığında sentezlenir. Alınan yiyeceklerde iyot eksikse tiroksin salgılanmaz ve tiroit bezi büyür. Buna guatr denir. Tiroksin hormonu az salgılandığında hücreler arası sıvıda sodyum ve suyun, kanda ise kolestrolün yükselmesine yol açar.
    b) Kalsitonin: Kandaki kalsiyum ve fosfatın kemiklere geçmesini sağlar.


    3) Böbrek üstü bezi: Dışta yer alan kabuk ve içte yer alan öz olmak üzere iki kısımdan oluşur. Kabuk kısmından su ve iyon dengesini sağlayan hormonlar salgılanır. En önemlisi aldesterondur. Aldesteron böbreklerde iyonların (sodyum ve klor) emilimini artırır. Öz bölgesinden adrenalin salgılanır. Adrenalin korku, heyecan, öfke anında salınır. Kan basıncını yükselti, kalp atışını hızlandırır, damarları daraltır, göz bebeklerini büyütür, kılları dikleştirir.


    4) Pankreas bezi: Karma bezdir. Ürettiği enzimleri özel bir kanalla oniki parmak bağırsağına gönderir. Pankreastan iki çeşit hormon salgılanır. İnsülin ve glukagon. İnsülin kandaki şeker miktarı arttığı zaman şeker miktarını azaltmak için salgılanır. İnsülin bu işi kandaki glikozun karaciğerde glikojen şeklinde depolayarak yapar. Glukagon ise kandaki glikoz miktarı azaldığı zaman salgılanır. Karaciğerdeki depoloanmış glikojeni glikoza dönüştürerek kana geçmesini sağlar. Böylece kandaki şeker miktarını artırmış olur. İnsülin yetersiz salındığı zaman kandaki şeker miktarı artar ve şeker hastalığı ortaya çıkar.


    5) Eşey bezleri: Erkeklerde testislerde testesteron hormonu üretilir. Bu hormon cinsiyet karakterlerini (sesin kalınlaşması vb.) ve gamet oluşmasını sağlar. Dişilerde östrojen ve progestoron hormonu üretilir. Östrojende dişi cinsiyet karakterlerinin oluşmasını sağlar.








  3. 3
    Hasan
    Özel Üye
    birde bunlar var


    SİNİR SİSTEMİ
    Tüm canlılar çevre değişikliklerine karşı tepki gösterirler. Canlılar bu tepkiyi sinir sistemi sayesinde gerçekleştirir. Sinir sistemi nöron nöron adı verilen sinir hücrelerinden oluşur. Bir sinir hücresi üç kısımdan meydana gelir. Hücre gövdesi, dendritler ve akson.
    Hücre gövdesi: çekirdek stoplazma ve organelleri bulundurur. Hücre gövdesinden çıkan uzantılar vardır.
    Dendritler: sinir hücresinin kısa uzantılarına denir. Tek veya çok sayıda olabilir. Başka nöronlardan gelen uyarıları alıp hücre gövdesine iletir.
    Akson: dendritler tarafından alınıp hücre gövdesine iletilen uyarıyı alarak başka bir nöronun dendritine ileten kısımdır. Sinir hücresinin tek ve uzun olan kısmıdır. Aksonların bazıları miyelin kılıf adı verilen bir yapı taşırlar. Miyelin kılıf yağı, koruyucu bir kılıftır. Aksondaki uyarının iletim hızı miyelin kılıf varsa çok hızlıdır.

    Uyartı iletimi: sinir hücresinin dendriti tarafından alınan uyarı elektriksel yük değişimi ile aksonda taşınır. Akson ucunda salınan hormonlar ile ikinci sinir hücresinin dendritine iletilir. Bu şekilde taşınarak sinir sistemindeki değerlendirme merkezi olan beyne getirilir. Uyartı beyinde değerlendirilerek tepki oluşturulur. Oluşan tepki nöronlar ile kaslara ya da bezlere götürülür.
    Bir sinir hücresinin uyartıyı alabilmesi için yarının belli bir değerde olması gerekir. Bir nöronun uyarılması için gerekli en düşük değerdeki uyartıya eşik şiddeti denir. Uyartılar sinir hücresi boyunca elektriksel olarak taşınır. Sinapsta ise kimyasal yolla taşınır. Uyartının taşınması sırasında enerji harcanır. Nöron bir uyartıyı taşırken ikinci bir uyartıyı alamaz. Nörondaki uyartının iletim hızı sabittir.

    Sinaps: Bir sinir hücresinin dendriti ile diğer sinir hücresinin aksonu arasında bağlantı kurulur ve iki sinir hücresi birbirine bağlanmış olur. Bu bağlanma yerine sinaps denir. Sinapslarda iki sinir hücresi arasında tam bir bağlantı kurulmaz.

    Uyartı Dendrit Hücre gövdesi Akson

    İNSANDA SİNİR SİSTEMİ

    Sinir sistemi









    MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ ORGANLARI

    1. Beyin: Kafatası kemiklerine yapışmış kalın dayanıklı bir zarla çevrilidir. Beyin iki yarım küreden oluşmuştur. Öğrenilebilir ve istemli davranışların yönetim merkezidir. Duyu organlarının idare merkezi de beyindedir. İşitme, koku alma, görme tat alma, konuşma, yazma, zeka, hafıza, sevinme, üzülme vb. olaylar beyin tarafından idare edilir.
    2. Beyincik: kulaktaki yarım daire kanallrı ile birlikte vücuttaki dengeli kas faaliyetlerini sağlar. Beyinciğin çıkarılması kas hareketlerinde düzensizliğe yol açar.
    3. Omurilik soğanı: solunum, sindirim, dolaşım, boşaltım olaylarını düzenler. Solunum, yutkunma, hapşırma, öksürme, kusma, damarların büzülmesi ve gevşemesi gibi istek dışı olayları yönetir. Beyin ile omurilik arasında mesajların taşınmasında görevlidir.
    4. Omurilik: omurga adı verilen yapının içerisinde yer alır. Düşünülmeden yapılan hareketlerin merkezidir. Bu hareketlere refleks denir. Çevreden gelen sinirlerin beyne, beynimizden gelen sinirlerin de ilgili yerlere gitmesi omurilikten geçerek olur. Refleks alıcıların uyarılması ile kas ve bez gibi yapılarda meydana getirilen istek dışı davranışlara denir. Örnek: Haberimiz olmadan elimizi sıcak bir cisme değdiğimizde aniden çekmemiz, diz kapağımıza çekiç ile vurulduğunda ani kasılma ile ayağımızın kalkması, beyni çıkarılmış kurbağanın bacağının yukarı kısmına asit döküldüğünde hayvanın ayağı ile asidi silmeye çalışması reflekse örnektir.

    ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ
    1. Otonom sinir sistemi: Vücutta kalp, kan damarı, düz kaslar ve bezlerin aktivitelerini kontrol eder ve istemsiz hareketlerin kontrolünü sağlar.
    2. Somatik sinir sistemi: isteğimizle çalışan organları (iskelet, kas) idare eder.


    ENDOKRİN SİSTEM
    Canlıların vücudunda kontrol ve düzenleme görevini sinir sistemi ve endokrin sistem gerçekleştirir. İkisi birlikte çalışarak organizmanın bütünlüğünü sağlar. Endokrin sistem endokrin bezlerden oluşur. Bu bezler hormon denilen salgıları salgılar. Ürettikleri salgıları kana veren bezlere iç salgı bezleri, bu salgılara da hormon denir. Ürettikleri salgıları kanala veren bezlere ise dış salgı bezleri denir. Bu salgılara da enzim denir. Ürettikleri hormonları kana, enzimleri de kanala gönderen bezlere karma bez denir.
    Hormonların özellikleri:
    1. Hayvanlarda kan ile, bitkilerde soymuk borusu ile doku ve organlara taşınır.
    2. Her hormon farklı hücre, doku ya da organa etki eder.
    3. Az miktarda üretilirler.
    4. Gereğinden az ya da çok üretilmesi hastalığa yol açar.
    5. Yapıları protein ve yağdan oluşur.

    HORMON ÜRETEN BEZLER
    1) Hipofiz bezi: beynin tabanında hipotalamusun altında yer alır. Hipofiz bezinde üretilen hormonlar ve görevleri şunlardır:
    a) Büyüme hormonu, büyüme ve gelişmeyi sağlar. Kemik ve kas dokusunun gelişmesinde etkilidir. Büyüme döneminde fazla salgılanması devliğe az salgılanması cüceliğe yol açar.
    b) Deriye renk verici maddeleri uyaran hormon hipofizden salgılanır.
    c) Tiroid bezini uyararak çalışmasını sağlayan hormonu üretir.
    d) Dişilerde süt bezlerinin çalışarak süt üretmesini sağlayan hormonu salgılar.
    e) Gamet hücrelerinin oluşmasında etk,ili olan hormonları üretir.

    2) Tiroid bezi: Boynumuzun tabanında soluk borusunun önünde yer alır. İki çeşit hormon üretir.
    a) Tiroksin: Vücut metabolizmasını hızlandırır. Tiroksin hormonu iyot varlığında sentezlenir. Alınan yiyeceklerde iyot eksikse tiroksin salgılanmaz ve tiroit bezi büyür. Buna guatr denir. Tiroksin hormonu az salgılandığında hücreler arası sıvıda sodyum ve suyun, kanda ise kolestrolün yükselmesine yol açar.
    b) Kalsitonin: Kandaki kalsiyum ve fosfatın kemiklere geçmesini sağlar.

    3) Böbrek üstü bezi: Dışta yer alan kabuk ve içte yer alan öz olmak üzere iki kısımdan oluşur. Kabuk kısmından su ve iyon dengesini sağlayan hormonlar salgılanır. En önemlisi aldesterondur. Aldesteron böbreklerde iyonların (sodyum ve klor) emilimini artırır. Öz bölgesinden adrenalin salgılanır. Adrenalin korku, heyecan, öfke anında salınır. Kan basıncını yükselti, kalp atışını hızlandırır, damarları daraltır, göz bebeklerini büyütür, kılları dikleştirir.
    4) Pankreas bezi: Karma bezdir. Ürettiği enzimleri özel bir kanalla oniki parmak bağırsağına gönderir. Pankreastan iki çeşit hormon salgılanır. İnsülin ve glukagon. İnsülin kandaki şeker miktarı arttığı zaman şeker miktarını azaltmak için salgılanır. İnsülin bu işi kandaki glikozun karaciğerde glikojen şeklinde depolayarak yapar. Glukagon ise kandaki glikoz miktarı azaldığı zaman salgılanır. Karaciğerdeki depoloanmış glikojeni glikoza dönüştürerek kana geçmesini sağlar. Böylece kandaki şeker miktarını artırmış olur. İnsülin yetersiz salındığı zaman kandaki şeker miktarı artar ve şeker hastalığı ortaya çıkar.
    5) Eşey bezleri: Erkeklerde testislerde testesteron hormonu üretilir. Bu hormon cinsiyet karakterlerini (sesin kalınlaşması vb.) ve gamet oluşmasını sağlar. Dişilerde östrojen ve progestoron hormonu üretilir. Östrojende dişi cinsiyet karakterlerinin oluşmasını sağlar.



    DEĞERLENDİRME:

    SİNİR SİSTEMİ

    Beyin ve omurilik soğanının görevlerini yazınız.

    Bir sinir hücresinde uyartı kaç şekilde iletilir? Açıklayınız.

    Sinir hücresinin şeklini çizerek üzerinde kısımlarını gösteriniz.

    Refleks olayları …………………………………. kontrolündedir.

    I. Bilgi saklama 1995 FL
    II. Vücudun dengesini sağlama
    III. Duyu organlarını idare etme.
    Yukarıdakilerden hangileri sadece beynin görevidir?
    a) Yalnız I b) I,II c) I,III d) I,II,III

    I. Omurilik 1995 EML
    II. Sinirler
    III. Beyin
    Yukarıdakilerden hangileri merkezi sinir sistemi organıdır?
    a) Yalnız I b) I,II c) I,III d) I,II,III

    Solunum, kalbin çalışma hızı, kusma gibi istemsiz hareketleri kontrol eden merkezi sinir sistemi organı aşağıdakilerden hangisidir?
    a) Omurilik soğanı b) Beyincik c) Beyin d) Omurilik

    Duyu organlarının kontrol, bellek, öğrenme gibi istemli hareketlerin kontrol merkezi aşağıdakilerden hangisidir?
    a) Omurilik soğanı b) Beyincik c) Beyin d) Omurilik

    Reflekslerin kontrol merkezi aşağıdakilerden hangisidir?
    a) Omurilik soğanı b) Beyincik c) Beyin d) Omurilik

    Aşağıdakilerden hangisinde önce beyin daha sonra omurilik görev yapar?
    a) örgü örmek b) bir çiçeği koklamak c) bir yemeğin tadına bakmak d) eline diken battığında elini çekmek

    HORMONLAR

    Devliğin ve cüceliğin nedenini anlatınız.

    Tiroksin hormonu eksikliğinde ne olur? Anlatınız.
    Pankreasın salgıladığı hormonlar ve bu hormonların görevlerini yazınız.

    Şeker hastalığı ………………… eksikliğinde meydana gelir.

    İç salgı bezleri tarafından kana verilen salgılara ………………. denir.

    Aşağıdakilerden hangisi salgılarını hem kana hem de sindirim borusuna gönderir?
    a) pankreas b) epifiz c) tiroit bezi d) lenf bezleri







  4. 4
    Ziyaretçi
    teşekkür ederm ama bana daha çok test soruları lazm..yne de sağol..

  5. 5
    fecr
    Özel Üye
    SİNİR VE SİNDİRİM SİSTEMİ SORULARI


    1.Bir parça etin yapısındaki proteinin ağıza alınmasından başlayarak ince bağırsaklardan kana geçinceye kadar geçirdiği kimyasal değişmelerin yapıldığı organların doğru sıralanmış şekli aşağıdakilerden hangisidir?
    A)Ağız-mide-incebağırsak
    B)Mide- incebağırsak-kalın bağırsak
    C)Mide-12 parmak bağırsağı-ince bağırsak
    D)Ağız-mide-incebağırsak
    E)12 parmak bağırsağı-ince bağırsak-kalın bağırsak
    ÇÖZÜM: Etin yapısında bol miktarda protein vardır. Proteinin sindirimi midede başlar, on iki parmak bağırsağında devam eder ince bağırsakta tamamlanır
    CEVAP-C-.

    2.Çeşitli besinlerle beslenen sağlıklı bir kişinin besinleri sindirildikten sonra ince bağırsaklarından alınan sıvı incelenirse bu sıvıda aşağıdakilerden hangisi bulunmaz?
    A) Aminoasitler
    B) Früktoz
    C) Yağ asitleri
    D) Galaktoz
    E) Maltoz
    ÇÖZÜM; Sağlıklı insanların çeşitli sindirim organlarında sindirim düzenli bir şekilde devam eder. Sindirimin tamamlandığı organlar ince bağırsaklardır. İnce bağırsaklarda proteinler amino asitlere, yağlar yağ asitleri gliserine, karbonhidratlar suda çözünmüş yapı birimleri şeklinde bulunurlar. Sağlıklı insanların ince bağırsaklarında sindirimi tamamlanmamış maddeler bulunmaz. CEVAP-E-

    3.Bazı koşullarda mide asidi artar ve mide ekşimeleri görülür. Bu durumda sulandırılmış olarak içilen yemek sodasının işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
    A)Mide asidinin enzimler üzerindeki etkisini hızlandırmak.
    B)Midedeki sindirimi hızlandırmak
    C)Mide öz suyunun salgılanmasını sağlamak.
    D)Mide asidi ile tepkimeye girerek zararlı etkisini engellemek.
    E)Mide öz suyunun mide hücreleri ile ilişkisini kesmek.
    ÇÖZÜM;Yemek sodası mide özsuyunda bulunan tuz asidi ile kolayca tepkimeye girebilir. Tepkime sonucunda safra tuzu karbondioksit ve su oluşur. Bu durumda yoğun mide asidinin mideye olan zararlı etkisi ortadan kalkar. Ancak yemek sodasının sürekli alınması midedeki sindirimi engelleyicidir. Çünkü mide enzimleri asidik ortamda
    Etkinlik gösterirler, mide öz suyunun asitlik özelliği bu çeşit tepkimelerle ortadan kaldırılırsa protein sindirimi eksik kalacaktır. CEVAP-D-

    4.I Alkolün mide ve ince bağırsaktan kana geçmesi
    II Ekmeğin çiğnenmesi
    III Glikozun uygun koşullarda etil alkole parçalanması
    IV Proteinlerin amino asitlere parçalanması
    V Nişastanın maltoza parçalanması
    VI Glikozdan glikojen üretilmesi
    A)III B)V C)II D)IV E)VI
    ÇÖZÜM; Sindirimde büyük moleküller, enzimlerin etkisiyle yapılarına su katılarak küçük moleküllere parçalanırlar. Sindirim kimyasal bir olaydır, sindirim doğrudan canlıya gerekli enerjinin üretimini sağlamaz. Nişastanın maltoza, proteinlerin amino asitlere parçalanması sindirim olayıdır. CEVAP-C-


    5.Tenyalar sindirilmiş besinleri vücut yüzeyleri ile emerek alan çok hücreli parazitlerdendir. Bu açıklamaya göre aşağıdaki sindirim olaylarından hangisi tenyaların yaşamasına en uygun ortamdır?
    A)Mide
    B)İnce bağırsaklar
    C)On iki parmak bağırsağı
    D)Son bağırsak
    E)Kalın bağırsak
    ÇÖZÜM; Sindirim sisteminde sindirimin tamamlandığı, besinlerin kana geçebilecek duruma geldiği organlar ince bağırsaklardır. Tenyalar yalnız küçük molekülleri emebildiklerine göre tenyaların yaşamasına en uygun yer ince bağırsaktır.
    CEVAP-B-

    6. Canlıların besinlerle birlikte mikrop alma olasılıkları çok yüksektir. Buna karşın sindirim organlarında mikrobik hastalıklarının düşük olmasının nedenini aşağıdaki açıklamalardan hangisi en iyi açıklar?
    A)Mikroplar çiğneme sırasında parçalanırlar
    B) Kalın bağırsakta yaşayan faydalı bakteriler mikropları yok ederler.
    C) Mikroplar sindirim enzimleri ile parçalanırlar
    D)Beyaz kan hücreleri mikropları yok ederler
    F) Sindirim öz sularının belli bir asitlik ve bazik özelliği vardır.
    ÇÖZÜM; Mikropların çoğu asit ve baz etkilerden zarar görürler. Sindirimin öz sularının belli bir asitlik ve bazik özelliği mikropların çoğunun yaşamasına olanak vermeyen ortamlardır.
    CEVAP-E-

    7. İki köpeğin dolaşım sistemleri bir tüpte birbirine bağlanıyor ve daha sonra köpeklerden birisi pişmiş etle besleniyor. İkinci köpek beslenmediği halde midesinde mide özsuyunun salgılanmaya başladığı görülüyor. Bu deney aşağıdakilerden hangisi açıklayabilir?
    A) Mide özsuyunun salgılanmasında sinirsel denetimin olduğunu
    B) Mide özsuyunun salgılanmasında hormonal denetiminde olduğunu
    C) Köpeklerin mide özsuyunun her zaman aynı miktarda salgılandığını
    D) Köpeklerin ikiz olduğunu
    E) Köpeklerin dolaşım sistemlerinin birbirine benzediğini
    ÇÖZÜM; İki köpeğin birleştirilen yapıları dolaşım sistemidir. Dolaşım sistemi ile köpekler arasında deneysel olarak bağlantı kurulmuştur. Köpeklerin sinir sistemleri aynıdır. Sinir sistemleri aynı olmasına karşın birinin midesi diğerine bağlı olarak uyarılırsa uyarıcı madde kanla taşınan hormon olmalıdır.
    CEVAP-B-

    8. Bir maymunun pankreas kanalları kapatılarak on iki parmak bağırsağına pankreas öz suyunun akıtılması engelleniyor. Maymunun iştahının arttığı buna karşın sürekli kilo kaybettiği gözleniyor. Bu deney ile aşağıdakilerden hangisi kanıtlanabilir?
    A)On iki parmak bağırsağının kendi enzimlerinin olmadığı
    B)Pankreasın karma bir bez olduğu
    C)Pankreas öz suyunun on iki parmak bağırsağındaki sindirimde önemli etkisi olduğu
    D) Pankreasın işlevini hormonlarla tamamladığı
    E) Pankreasın karaciğerle birlikte işlev yaptığı
    ÇÖZÜM; Deneyde kullanılan maymunun iştahının artması kanındaki besin konsantrasyonun azalmasıyla açıklanabilir. Kandaki besinin azalması ince bağırsaklarda besinlerin yeterince emilememesi ile olabilir. İnce bağırsaklarda besin emilememe nedeni pankreas kanalının kapatılmasıyla ilgili olduğuna göre pankreasın sindirimde çok önemli işlevi vardır.
    CEVAP-C-

    9. Sağlıklı bir köpek çeşitli besinlerle beslendikten sonra mide özsuyu alınarak inceleniyor. Mide özsuyunda aşağıdaki maddelerden hangisi bulunmaz?
    A) Yağlar
    B) Proteinler
    C) Peptonlar
    D) Gastrin
    E) Vitaminler
    ÇÖZÜM:Gastrin midenin özel bazı hücreleri tarafından salgılanan salgılandığı anda kana geçen bir hormondur. Bu nedenle mide özsuyunda gastrin bulunmaz.
    CEVAP-D-





  6. 6
    fecr
    Özel Üye
    10.safra kesesinin kanalı safra taşlarıyla tıkanmış bir kişinin dışkısı sarı renk yerine kireç renginde olmaktadır. Bu durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
    A) Dışkıya renk veren safra boyalarıdır.
    B) Safra yağların sindirimini kolaylaştırır
    C) Safra karaciğerin salgısıdır.
    D) Safra 12 parmak bağırsağında bulunur
    E) Safranın yapısında bol safra tuzları vardır.
    ÇÖZÜM: Karaciğerin salgısı olan safra kesesinde depolanan safranın yapısında safraya renk veren safra boyaları da vardır. Safra 12 parmak bağırsağında işlevini tamamladıktan sonra ince bağırsaklara ulaşır. Safranın yapısında bulunan safra tuzları incebağırsaklarda geri emilir. Safra boyaları ise kalınbağırsağa geçerler ve dışkının rengini oluştururlar.
    CEVAP-A-

    11.ince bağırsak tümörlerini oluşturan hücrelerde çok sayıda mitokondri olup besinlerin kana geçişi sırasında bol miktarda enerji üretirler. Bu özellikleriyle ilgili olarak aşağıdaki özelliklerden hangisi geçerlidir?
    A) besinlerin ince bağırsakta kana geçişi basit bir difüzyonla olur.
    B) İnce bağırsak hücrelerinin bazıları fagositozla besin alabilirler.
    C) İnce bağırsak hücreleri sürekli yenilenirler.
    D) Besinlerin tümü ince bağırsakta emilirler.
    E) Besinlerin tümürlerdeki kılcal damarlara geçişinde aktif taşıma da yapılmaktadır.
    ÇÖZÜM: Bir hücrede enerji kullanımı arttıkça enerji üretimi de artar. Evrimleşmiş hücrelerde enerji üretiminden sorumlu organel mitokondrilerdir. Aktif taşıma enerji kullanılarak yapılan bir olaydır. Aktif taşıma yapan hücreler daha çok enerjiye ihtiyaç duyarlar, mitokondri sayıları fazla olan hücreler daha çok enerji üretebilirler.
    CEVAP-E-

    12. Antibiyotikler mikrop öldürücü maddelerdir. Sürekli alındıklarında kalın bağırsaktaki yararlı bakterileri de öldürürler. Bu durumda kanda hangi maddenin konsantrasyonunda an fazla azalma olur?
    A) Aminoasitlerin
    B) Yağ asitlerinin
    C) Glikozun
    D) K ve B vitaminlerinin
    E) Gliserinin
    ÇÖZÜM: Kalınbağırsakta yaşayan bakteriler K ve B vitaminlerini üreterek vücudumuza yarar sağlarlar. vücudumuza gerekli k vitaminin çoğu bu bakteriler tarafında üretilir.
    CEVAP-D-

    13. Kalınbağırsağın içyüzü dizanteri mikroplarının etkisi ile zedelenirse kalın bağırsaktaki sağımsal hareketler hızlanır. Böyle bir durumun canlı açısından en önemli zararı ne olabilir?
    A) Su kaybı
    B) Mikropların kana geçişi
    C) Besin kaybı
    D) Yararlı bakterilerin yok edilmesi
    E) Dışkının azalması
    ÇÖZÜM: vücudumuz için gerekli suyun çoğu kalın bağırsaklarda emilmektedir. Kalın bağırsakta sağımsal hareketler hızlandığında kalınbağırsak özsuyunun hareketi hızlanır, suyun emilmesi için yeterli zaman olmadığından dışkı çok sulu olarak (ishal) atılır.
    CEVAP-A-

    14. Memeli canlıların sindirim sistemlerinde aynı maddenin sindiriminden sorumlu bir enzimin birden fazla sindirim organında sağlanmasının canlıya sağladığı en önemli yarar nedir?
    A) Sindirim kolaylaştırmak
    B) Sindirimi hızlandırmak
    C) Besin kaybını engellemek
    D) Artıkların atılmasını kolaylaştırmak
    E) Sindirim organlarını korumak
    ÇÖZÜM: Sindirim organlarında besinler hepsinin sindirilebileceği kadar uzun süre kalmazlar.
    Bu durum besin kayıplarına neden olur. Aynı enzimin birden fazla organda salgılanması bazı besinlerin birkaç organda sindirime girmesini sağlar. Sindirilme sürelerini uzatır. Geçiş süresinin kısa olmasıyla ilgili besin kaybını engeller.
    CEVAP-C-

    15. Bazı koşullarda mide hidroklorik asit salgılayamaz. Böyle bir koşulda kanda aşağıdaki maddelerden hangisi konsantrasyonu azaltır?
    A) Suyun
    B) Amino asitlerin
    C) Yağ asitlerinin
    D) Vitaminlerin
    E) Glikozun
    ÇÖZÜM; Mide enzimleri asit ortamda etkin olup, midede protein sindirimi başlatmaktadır. Ayrıca başka bir sindirim organında protein sindirimi başlatacak enzim yoktur. Midenin hidroklorik asit salgılaması azaldığında protein sindirimi eksik kalır. Proteinler amino asitler şeklinde kana geçtiklerine göre emilen amino asit azalır. Kanda amino asit konsantrasyonu azalacaktır.
    CEVAP-B-

    16. Protozoa ve süngerlerdeki sindirimi toprak solucanında gerçekleşen sindirimden farkı aşağıdakilerden hangisi gösterilmiştir?
    A) Sindirim enzimlerinin hücre dışında etkili olması
    B) Hücre içi sindirim yapması
    C) Sindirim enzimlerin,in farklı olması
    D) Besinlerinin yalnızca fiziksel olarak parçalanmaları
    E) Sindirim için suya gereksinimlerinin olmaması.
    ÇÖZÜM; Protozolar bir hücreli canlılar, Süngerler basit yapılı çok hücrelilerdir.
    Hücre içi sindirim yaparlar. Toprak solucanı ise onlara göre evrimleşmiş bir canlı olup hücre dışı sindirim yapmaktadır.
    CEVAP-B-

    17.Sindirim öz suları içindeki sindirim enzimleri ince bağırsağın son kısmında sindirilerek amino asitler şeklinde kana geri emilirler. Bu durumun canlıya sağladığı yarar aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Protein kaybı engellenir
    B) Su kaybı engellenir
    C) Artıkların sağımsal hareketleri yavaşlar
    D) Emilme hızlanır
    E) Enzimlerin zararlı etkisi yok olur
    ÇÖZÜM; Enzimler protein yapıdadır. Sindirim enzimleri her sindirim olayında yeniden salgılanırlar. Sindirimdeki görevleri tamamlandıkça sindirim öz sularıyla birlikte sindirim sisteminin sonuna doğru hareket ederler. Bunlar dışkı ile dışarı atılmış olsalardı vücutta bol ve sürekli protein kaybı olurdu.
    CEVAP-A-

    18. İnsanın sindirim sisteminde proteinlere etki eden enzimler salgılandıklarında inaktiftirler Bunun yararı aşağıdakilerden hangisi olabilir?
    A) Salgılandıkları hücrelerin proteinlerin sindirimi sağlanır
    B) Salgılandıklrı hücrelerin proteinlerini sindirmeleri engellenir
    C) Sindirim organlarının çalışmasını hızlandırır
    D) Enzimlerin özgünlükleri korunur
    E) Enzimlerin diğer enzimleri sindirmeleri engellenir
    ÇÖZÜM; Protein sindiriminden sorumlu enzimler aktif olarak salgılansaydı salgılandıkları hücrelerin yapısında bol bulunan proteinlerde etki ederek zarar görürdü. CEVAP-B-

    19. İnsülin ile glukagonun işlevleri arasında belli bir ilişki vardır. Bu ilişkiye uygun olan ilişkileri olan madde çifti aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Amilaz-Lipaz
    B) Fibronejen-Trombojen
    C) Fibrin-serum
    D) Heparin-Serum
    E) Tripsin-Amilaz
    ÇÖZÜM; Pankreasın salgısı olan insülin kandaki glikozu düşüren bir hormondur. Yine pankreasın salgısı olan glukagon kandaki şeker miktarını arttırır. İnsülin ve glukagon aynı organda salgılanan, zıt çalışma ile kandaki şekeri düzenleyen hormonlardır. Heparin ve Fibrinojende karaciğerde salgılanan salgılar olup, heparin pıhtılaşmayı engelleyici, fibrinojen pıhtılaşmayı salgılayıcı ve kanda bulunan maddelerdir.
    CEVAP-B-

    20.Bir hayvanın midesinden alınan doku parçası diğer hayvanın göğüs bölgesine kılcal damarlara temas edecek şekilde aşılanıyor. Canlının midesine sindirim salgıları oluşurken göğüsteki parçalarda salgı üretiyor. Bu deney için en doğru sonuç aşağıdakilerde hangisidir?
    A) Sindirim salgısını uyaran maddeler kanla taşınır
    B) Besinler kana geçerek sindirim salgısını oluşturur
    C) Sinirler her yerde benzer hücre topluluklarına aynı emri taşırlar
    D) Salgı bezleri kana bazı maddeler verirler
    E) Salgıların meydana gelmesinde hormon ve sinirler birlikte etki ederler
    ÇÖZÜM; Bir mide parçası göğüs bölgesine aşılandığında mide salgıları üretebiliyorsa, bu sindirim salgısını uyaran maddelerin kanla taşınmasıyla açıklanır. Çünkü aşılanan parça sinirsel uyartıları algılayıp tepki göstermez. CEVAP-A-

    21. Bir hayvanın on iki parmak bağırsağına A,B ve C maddeleri birlikte enjekte edildiğinde pankreas salgılarına on iki parmak bağırsağında rastlanıyor. AB verilince yine salgılanma görülüyor. AC ve BC ikili gruplar halinde verildiğinde ise salgılanma görülmüyor. Salgıların salgılanarak on iki parmak bağırsağına ulaşmasında etkili madde aşağıdakilerden hangisinde verilmektedir?
    A) C ve A
    B) Yalnız A
    C) B ve C
    D) Ave B
    E) Hepsi
    ÇÖZÜM; Pankreas enzimlerinin salgılanmasına A,B,C maddeleri birlikte ve AB maddeleri birlikte etki ediyor fakat A,C ve B,C ikili gruplar halinde verildiğinde etkili olamıyorsa, pankreas enzimlerinin salgılanmasına A ve B maddeleri etki etmektedir. CEVAP-A-


    22. Dr. Bomont midesi delik hastasından aldığı mide öz suyu ile şişe içinde et parçasının sindirimini inceliyor. Aynı kütledeki et parçasının midede çok daha çabuk sindirildiğini görüyor. Bu olayın nedenini en iyi açıklayan cümle aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Midede et bulundukça sindirim faaliyeti artar
    B) Midedeki mekanik karıştırma kimyasal sindirimi hızlandırır
    C) Mide enzimlerinin aktifliği dışarıda azalır
    D) Oksijenle temas protein sindirimini yavaşlatır
    E) Mideye ulaşan tükrük salgıları sindirim hızını arttırır
    ÇÖZÜM; Midede kimyasal sindirim devam ederken karıştırma ve çalkalama hareketleri de devam eder. Bu hareketler proteinler sindirilirken oluşan küçük parçacıkların dağılarak sindirim enzimleri ile daha sık karşılaşma olasılığını arttırır. Dolayısıyla sindirimi hızlandırır. Kısaca, midedeki karıştırma kimyasal sindirimi hızlandırır. CEVAP-B-

    23. Pankreasın ve karaciğerin ortak yanı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Her iki side glikojen depo ederler
    B) Her iki side açık salgı bezidir
    C) Her iki side karma bezdir
    D) Her iki side kana insülin verir
    E) Her iki side kan depo eder
    ÇÖZÜM; Pankreas bezi; sindirim enzimleri ve hormonlar salgılar. Karaciğer ise safra suyu ve heparin hormonu salgılar İki side karma bez özelliği gösterir. CEVAP-C-

    24. Aşağıdaki canlılardan hangisi hem iç hem de dış sindirim olur?
    A) İnsan
    B) Terliksi hayvan
    C) Ekmek küfü
    D) Balık
    E) Hidra
    ÇÖZÜM; Hidra ilkel sindirim açıklığı içine aldığı küçük organizmaları önce bu sindirim açıklı içine boşalttığı sindirim enzimleri ile küçük parçalara ayırır. Bu bir hücre dışı sindirimdir. İlkel sindirim açıklığı çevresindeki hücreler küçük parçaları fagasitoz yaparak sindirmeye devam ederler. Bu da hücre içi sindirimdir. Verilen canlılardan yalnız hidrada hücre içi ve hücre dışı sindirim vardır. Verilen canlılarda yalnız hidrada hücre içi ve hücre dışı sindirim vardır. CEVAP-E-


  7. 7
    bebish98
    Yeni Üye
    çok sağolun sizin sayenizde ödevlerimden artı alıyorum çok sağolun

+ Yorum Gönder
denetleyici ve düzenleyici sistemler ilgili fikralar
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi