3g ve 4g hakkında bilgi tarihçesi,çalışma prensipleri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden 3g ve 4g hakkında bilgi tarihçesi,çalışma prensipleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Hasan
    Özel Üye





    Cevap: 3G

    Vikipedi, özgür ansiklopedi


    Git ve: kullan, ara
    Uluslararası Telekomünikasyon Birliği-2000 (International Mobile Telecommunications-2000) (IMT-2000), ya da daha bilinen adıyla 3G (orijinal açılımı 3rd Generation), 3N ya da 3. Nesil, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından tanımlanan; GSM EDGE, UMTS, CDMA2000, DECT ve WiMAX teknolojilerini kapsayan bir standartlar ailesidir. Verilen hizmetler arasında mobil kullanıcılar için geniş-alanda kablosuz telefon görüşmeleri, görüntülü aramalar ve kablosuz veri aktarımı vardır. 2G ve 2.5G hizmetleriyle karşılaştırıldığında, 3G eşzamanlı konuşma ve veri hizmetleriyle daha yüksek veri hızlarını (HSPA+ ile iniş yolunda 14.4 Mbit/s ve çıkış yolunda 5.8 Mbit/s'e ulaşan hızları) desteklemektedir. Bu sayede 3G ağları, ağ operatörlerinin daha geniş ve gelişmiş hizmetleri, geliştirilmiş spektral verimlilik sayesinde ulaşılan daha büyük ağ kapasitesiyle sunmalarını sağlar.
    Uluslararası Telekomünikasyon Birliği üçüncü nesil (3G) mobil telefon standartlarını gelişimin hızlanması, bantgenişliğinin artması ve daha geniş uygulamaların desteklenmesi için tanımladı. Örneğin, GSM (şu anki en yaygın cep telefonu standardı) sadece ses değil, aynı zamanda 14.4 kbps hızlarında devre anahtarlamalı veri aktarımını destekler; ancak çokluortam uygulamalarının desteklenmesi için 3G'de paket anahtarlamalı verilerin daha iyi spektral verimlilikte ve daha yüksek hızlarda aktarılması gerekmektedir. Paket anahtarlaması sayesinde 3G sisteminde cihazlar bant genişliğini sadece veri alışverişi sırasında işgal ederler. Özet olarak, 3G'nin 2G'ye göre getirmiş olduğu en büyük yenilik, iletimin ses yerine veri odaklı olmasıdır.
    Konu başlıkları



    Tarihçe

    İlk ticari örnekleri Japonya'da 2001 yılında görülen bu teknoloji, 2003'ten itibaren Avrupa'da 3G kullanılmaya başlanmıştır. 3G hizmetleri Türkiye'de 2009 yılında kullanıma girmiştir.
    7 Eylül 2007 tarihinde Telekomünikasyon Kurumu tarafından yapılan 3. Nesil lisans ihalesi, tek bir GSM operatörünün (Turkcell) katılması, diğer operatörlerin ise Numara taşınabilirliği olmadan ihaleye katılmayacaklarını belirtmeleri üzerine ihale iptal edilmiştir.
    Yeni ihale 05.06.2008 tarihinde başlamıştır. Bu ihalede Turkcell 3 kanal, Avea ve Vodafone 2 kanal almıştır. 3G'nin Türkiye'de devreye girme tarihi 30 Temmuz 2009'dur.
    Türkiye'de 3G'yi 81 ilde aynı anda başlatacak olan operatörler Turkcell ve Vodafone'dur.
    Kullanılan Teknolojiler

    3G'de aynı 1G ve 2G gibi, hücresel bir ağ sistemi kullanılır.
    3G teknolojilerine örnek olarak Universal Mobile Telecommunications System (yani Evrensel Mobil İletişim Sistemi) anlamına gelen UMTS verilebilir. Bunun yanında Kuzey Amerika'da kullanılan CDMA2000 ve Japonya'da Freedom of Mobile Multimedia Access (Mobil Çoklu Ortam Erişimine Özgürlük) anlamına gelen FOMA standardları da bir 3G teknolojisidir.
    UMTS klasik frekans veya zaman çoklu iletişim (multiple access) tekniklerinden prensip olarak cok farklı olan kod çoklu iletişim CDMA (Code Division Multiple Access) teknolojisini kullanir. Bir çeşit dağınık frekans (spread spectrum) tekniği olan bu teknolojide kullanıcılar 5MHz genişligindeki aynı banttan haberleşirler. Her vericinin sinyali özgün bir yonga koduyla çarpılarak (bu kodun hızı 3.84Mchips/s) 5MHz genişliğindeki spektruma yayılır. Alıcı da bu spektruma yayılmış sinyali aynı yonga koduyla çarparak veriyi elde eder.

    Avantajları



    3G'nin getirmiş olduğu birçok yenilik vardır:
    • Mesajlaşma, internet erişimi ve yüksek hızda çoklu ortam haberleşme desteği
    • Gelişmiş hizmet kalitesi
    • Gelişmiş pil ömrü
    • Konumlandırma hizmetlerinin sağlanması
    • İşletim ve bakım kolaylığı
    • Multimedya ve eğlence seçenekleri ile hızlı dosya,resim,müzik aktarımları olmaktadır.
    • Mevcut şebekelerle birlikte çalışabilirlik, 2G’ye dolaşım sağlayabilme
    • Mevcut şebekelere geriye doğru uyum sağlayabilme, düşük kurulum maliyeti
    • Gelişmiş güvenlik yöntemleri sayesinde mobil ticarete ortam sağlayabilme
    • Medya haberciliği açısında çekilen video görüntülerinin en hızlı bir şekilde haber merkezine yetiştirilmesi
    • Son Kullanıcı açısında YouTube hesabınıza direk video gönderimi ve paylaşımı
    • 4 saatte indirilebilen 700 MB'lık Divx filmin 1 saatte indirilebilmesi (2 mbps hız)
    • Görüntülü konuşmanın sağlanması.
    • Mobil TV izleyebilme (Kupa maçları ve diziler gibi).
    Geliştirmeler



    İlk tasarımlarda işlemci hızı gerekliliğini düşük tutmak adına kullanılan basit algoritmalar yüzünden hız düşük kalmakta ve daha da kötüsü gidilen hıza göre değişebilmektedir. Bu soruna çözüm olması açısından HSDPA (İngilizce High Speed Downlink Packet Access, yani Yüksek Hızlı Veri Paketi İndirme İmkanı) ve HSUPA (İngilizce High Speed Uplink Packet Access, yani Yüksek Hızlı Veri Pakedi Yükleme İmkanı) teknolojileri üretilmiştir. Bu teknolojiler sayesinde ortalama transfer hızı gidilen hızdan bağımsız olarak indirme ve yüklemede saniyede 1 mbit civarlarında olmaktadır. Aynı ilk nesil 3G'de olduğu gibi, HSDPA da ilk Japonya'da kullanıma açılmıştır.

    Özellikler

    Veri hızları

    ITU kullanıcıların 3G ekipmanlarından ve sağlayıcılarından bekleyebilecekleri veri hızları ile ilgili net bir tanımlama yapmamıştır. Bu nedenle 3G hizmetinden yararlanan kullanıcıların standarttaki hızların sağlamadığından bahsetmeleri mümkün değildir. Yorum olarak "IMT-2000'in daha yüksek aktarım hızları sağlaması beklenmektedir: sabit kullanıcılar için minimum 2 Mbit/s ve maksimum 14.4 Mbit/s, ve hareket eden bir araçtaki kullanıcılar için 348 kbit/s,"[1] denmiş olsa da ITU net bir şekilde minimum ya da ortalama hızlar ya da hangi arayüzlerin 3G olarak kalifiye olacağını belirtmemiştir, bu nedenler kullanıicıların genişbant hız beklentilerini sağlama amaçlı farklı hızlar 3G olarak sunulabilmektedir.
    Güvenlik

    3G ağları 2G öncüllerinden daha yüksek düzeyde güvenlik sağlamaktadır. UE'nin bağlandığı ağı onaylamasını sağlayarak kullanıcının üzerinde olmak istediği ağda olduğu doğrulanmaktadır. 3G ağları eski A5/1 akım şifresi yerine KASUMİ blok kriptosu okullanmaktadır. Yine de KASUMİ şifresinin de bir takım zayıflıkları belirlenmiştir. ....
    3G ağ altyapısının güvenliği dışında, uçtan uca güvenlik de İMS gibi uygulama çerçevelerine erişildiğinde sağlanmaktadır, ancak bu özellik kesin bir 3G özelliği değildir.

    Sorunlar



    3G dünya çapında kullanıcılara ulaştırılsa da bazı konular 3G sağlayıcıları ve kullanıcıları tarafından tartışılmaktadır:
    • Bazı alanlarda 3G hizmet lisanslarının yüksek giriş ücretleri
    • Ülkeler arası lisanslama maddelerindeki farklılıklar
    • Bazı telekomünikasyon şirketlerinin 3G yatırımı yapmalarını zorlaştıran borç durumları
    • Finansal olarak zor durumdaki operatörlere az devlet desteği verilmesi
    • 3G telefon maliyetleri
    • Bazı bölgelerdeki kapsama alanı darlığı
    • Bazı ülkelerdeki yüksek 3G hizmet ücretleri
    • Elle kullanılan bir cihazdan beklenen yüksek hızda hizmetler
    • 3G telefonların pil ömürleri
    2G'den Evrimi

    2G teknolojisi veri aktarımından çok ses aktarımı üzerine odaklanmaktaydı. 3G teknolojisine evrimde ara geçişler söz konusudur.

    2G'den 2.5G'ye geçiş (GPRS)
    Ana madde: GPRS
    3G'ye geçişin ilk temelleri GPRS (Genel Paket Radyo Servisi) sayesinde olmuştur. Bazı operatörler bunu 2.5G teknolojisi olarak duyurmuşlardır.

    2.5G'den 2.75G'ye geçiş (EDGE)

    Ana madde: EDGE
    GPRS teknolojisi 8PSK modülasyon sayesinde genişletilmiş ve EDGE (GSM Evrimi için Genişletilmiş Veri Aktarım Oranları) ortaya çıkmıştır. İlk olarak 2003 yılında ABD'de Cingular (şimdiki adı AT&T) tarafından çıkarıldı. EDGE, 3G standartlarında yer alsa da çoğunlukla 2.75G olarak tanımlanmaktadır.

    4G'ye Evrimi


    3G, her ne kadar bant genişliğini verimli kullanmak ve "tıkanma"nın önüne geçmek için tasarlanmış olsa da radyo emisyonu için çok geliştirilmemiş algoritmalar kullanmaktadır. Bunun sonucu olarak 3G cihazlar gidilen hız ve ortam koşullarına göre veri transfer hızını değiştirirler:
    • 0 ile 40 km/saat arasında, 3G'nin teorik hızı saniyede 2 mbit civarındadır.
    • 40 ile 120 km/saat arasında, 3G'nin veri alışveriş hızı saniyede 386 kbit'e geriler.
    • Yaklaşık 360 km/saat hızın ötesine çıkılınca, 3G verinin aktarılmasında ciddi sorunlar yaşamaya başlayabilir!
    • Kullanılan modülasyon tekniği cep telefonlarında doğrusallığı yüksek RF güç yükselteçlerinin kullanilmasini zorunlu kılmıştır. Bu da genelde telefonun en çok akım çeken ve verimliliğinin pil ömrüne direkt etkisi olan güç yükselteçlerinin düşük verimle kullanılmasına ve özellikle ilk nesil telefonların pil ömürlerininin kısa olmasına neden olmuştur.
    Buna ek olarak, 3G ile birlikte kullanılan frekans bandı 2100 / 2400 Mhz civarlarına çekilmiştir. 900 Mhz GSM standardıyla karşılaştırıldığında, bu değişiklik kapsama alanının dokuz kata kadar küçülmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla şehirlerde binalar, açık alanlarda ise alanın büyüklüğü yüzünden 3G kapsama alanı dar kalmaktadır.
    Bu iki sorunun çözümü için 4G teknolojisi planlanmaktadır.
    4G, dördüncü nesil kablosuz telefon teknolojisidir. Diğer kablosuz telefon standartları gibi hücresel bir ağ sistemi kullanması ve üçüncü nesilde ortaya çıkan kapsama alanı sorunu başta olmak üzere bazı sorunları çözmesi beklenmektedir. Bağlantı hızı cep telefonlarında 100 Mbps , Wi-Fi networklerde 1Gbps'dir. Aynı zamanda bant genişliği, WiMaX bant genişliği ile aynı boydadır.
    '4G', İletişimler sisteminde, 'dördüncü nesil' terimine ait bir ilintilendirmedir.Bir 4G sistemi, daha önceki nesillerden daha yüksek veri hızları temeline dayanan "herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde", ses, veriler ve akan çoklu kitle iletişimin kullanıcılara hizmet verebileceği, uçtan uca IP çözümü sağlayacaktır. 4G'nin ne olduğuna dair resmi bir tanımlama yapılmış olmasa da, 4G'ye ait tahmini hedefler, aşağıda yer aldığı şekilde özetlenebilir:
    4G tamamıyla IP tabanlı, kablolu veya kablosuz bilgisayar,tüketici elektroniği,iletişim teknolojileri ve iç ve dış ortamlarda sırası ile servis kalitesi ve yüksek güvenliğiyle herhangi bir zamanda herhangi bir yerde her türlü ağ hizmetini tek bir noktada birleştirerek makul fiyat ve tek faturalandırmayla gerçekleştirecek, 100 Mbit/s ve 1 Gbit/s veri iletim kapasitesini sağlayabilen sistemlerin sistemi ve ağların ağı olmayı hedefleyen bir hizmettir.
    Kaynakça







  3. 3
    Hasan
    Özel Üye
    Vikipedi, özgür ansiklopedi


    Bu madde ya da bir kısmı, Vikipedi standartlarına uygun değildir ve bu nedenle düzenlenmesi gerekmektedir.
    Maddeyi Vikipedi standartlarına uygun biçimde düzenleyip, geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. NOT: Gerekli değişiklik yapılmadan bu şablon kaldırılmamalıdır.
    Bu madde Temmuz 2009 tarihinden beri, düzenleme isteğiyle etiketlidir.

    "4. Nesil Hizmetleri" 4N veya 4G, dördüncü nesil kablosuz telefon teknolojisidir. Diğer GSM standartları gibi hücresel bir ağ sistemi kullanması ve üçüncü nesilde ortaya çıkan kapsama alanı sorunu başta olmak üzere bazı sorunları çözmesi beklenmektedir. Bağlantı hızı cep telefonlarında 100mps , wi-fi networklerde 1Gbps'dir. aynı zamanda wimax band genişliği ile aynı boydadır. '4G', İletişimler sisteminde, 'dördüncü nesil' terimine ait bir ilintilendirmedir.Bir 4G sistemi, daha önceki nesillerden daha yüksek veri hızları temeline dayanan "herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde", ses, veriler ve akan çoklu kitle iletişimin kullanıcılara hizmet verebileceği, uçtan uca IP çözümü sağlayacaktır. 4 G'nin ne olduğuna dair resmi bir tanımlama yapılmış olmasada, 4G'ye ait tahmini hedefler, aşağıda yer aldığı şekilde özetlenebilir:
    4G tamamıyla IP tabanlı, kablolu veya kablosuz bilgisayar,tüketici elektroniği,iletişim teknolojileri ve iç ve dış ortamlarda sırası ile servis kalitesi ve yüksek güvenliğiyle herhangi bir zamanda herhangi bir yerde her türlü ağ hizmetini tek bir noktada birleştirerek makul fiyat ve tek faturalandırmayla gerçekleştirecek, 100 Mbit/s ve 1 Gbit/s veri iletim kapasitesini sağlayabilen sistemlerin sistemi ve ağların ağı olmayı hedefleyen bir hizmettir.[1]
    17 Ağustos 2009'da ilk 4G testi dünyanın önde gelen telekomünikasyon şirketlerinden Verizon tarafından yapılmıştır. ABD'nin Boston ve Seattle kentleri arasındaki test başarıyla tamamlanmıştır.
    Test sırasında video, dosya indirme ve yükleme, internette gezinti, ses transferi, Voice over Internet Protocol (VoIP) ile LTE 4G üzerinden denenmiştir. Verizon ilk ticari 4G ağını gelecek yılın başlarında, 100 milyon abonesine açmayı hedefliyor. Hizmetin tüm ABD'yi yayılması ise 2013 yılını bulacak. [2]




    Hedefler

    4G, hizmet kalitesi (HK) ve kablosuz genişband erişimi,Çok ortamlı mesajlaşma hizmeti, video sohbet, taşınabilir TV, yüksek çözünürlüklü TV kapsamı, DVB, gibi gelecek olan uygulamaların hız gerekliliklerini oturtmak, ses ve veriler gibi minimal hizmet ve "herhangi bir zamanda-herhangi bir yerde" gerçekleşen diğer hizmetler için geliştirilmiştir. 4G çalışma grubu, aşağıda yer alan konuları, 4G kablosuz iletişim standardının hedefleri olarak tanımlamış bulunmaktadır


    • Işıksal iletim hızı ve verimliliğinde bir sistem (bit/s/Hz ve bit/s/Hz/site), [3],
    • Yüksek şebeke kapasitesi: her hücrede daha fazla eşzamanlı kullanıcı[4],
    • Alıcı, istasyona göre, fiziksel olarak, yüksek hızlarda hareket ediyor olduğundan, 100 Mbit/s hızındaki nominal veriler ve alıcı ile istasyon 1 Gbit/s hızda, ITU-R tarafından oldukça sabit pozisyonlarda yer almaktadırlar.
    • Dünyadaki herhangi iki nokta arasındaki, en azından 100 Mbit/s veri hızı.
    • Türdeş olmayan ağlar arasında düzgün yayınım[5],
    • Kusursuz bağlantı ve birden fazla ağ arasında küresel dolaşım[6],
    • Gelecek nesil çoklu ortam destekleyicilerinde yüksek hizmet kalitesi (gerçek zamanlı ses, yüksek hızda bilgi, yüksek çözünürlüklü Tv-video içeriği, taşınabilir TV, vs.)
    • Mevcut kablosuz standartlarla birlikte işlerlik[7], ve
    • Paket anahtarlamalı ağ.
    Özetle, 4G sistemi ; tüm 4G kullanıcılarının minimum gereksinimlerini karşılamak için ağ kaynaklarını etkili bir biçimde kullanıp paylaştırması gerekir.
    Kablosuz Sistem Gelişimi

    İlk nesil:
    Bu nesilden olan sistemlerin hemen hemen hepsi, sesin, esas trafik olduğu düşüncesini taşıyan analog sistemlerdi. Bu sistemler, sık sık, üçüncü şahıslar tarafından, dinlenebilyor idi. Standartlardan bazıları, NMT, AMPS, Hicap, CDPD, Mobitex, DataTac dır.

    İkinci nesil:
    Bu nesile ait olan tüm standartlar, ticari merkezli olup, dijital şekilde idiler. Şu anki pazarın, yaklaşık %60'ına, Avrupa standartları egemen bulunmaktadır. İkinci nesil standartlar, GSM, iDEN, D-AMPS, IS-95, PDC, CSD, PHS, GPRS, HSCSD, ve WiDEN dir.

    Üçüncü nesil:
    3G, abone sayısında (şebeke kapasitesindeki artış) artış gösteren talepleri, yüksek hızda veri iletimi ve çok ortamlı uygulamalar için gerekli olan hızları karşılamak için, değişikliğe başlamıştır. Bu standarttaki sistemler, temel olarak, 2G sistemlerine ait doğrusal bir gelişimdir. Bunlar, bir tanesi, devre anahtarlamalı düğümleri kapsayan ve bir diğeri, paket yönlendirmeli düğümleri kapsayan, iki paralel altyapıya dayandırılmaktadır. UTB, IMT-2000 ilk adımının bir parçası olarak, üçüncü nesil şeklindeki hava arabirim teknolojilerine ait özel bir seti tanımlamaktadır. Şu an, 2G'den 3G sistemine geçiş olmaktadır. Bu geçişin bir parçası olarak, pek çok teknoloji, standart hale getirilmektedir.
    2G'den 3G'ye:2.75G - EDGE]Gelişimi için geliştirilmiş veri hızları |EDGE ve EGPRS, 3G - CDMA 2000,W-CDMA or UMTS (3GSM), FOMA, 1xEV-DO/IS-856, TD-SCDMA, GAN/UMA.
    Benzer şekilde, 3G'den 4G'ye: 3.5G - HSDPA, HSUPA, Super3G - HSOPA/UVG

    Dördüncü nesil:
    4G çalışma gruplarına göre, 4G altyapı ve terminalleri, 2G'den 4G'ye uygulanan, hemen hemen tüm standartlara sahip olacaktır. Mevcut kullanıcılar için yürürlükteki kabul edilmiş 4G sistemlerine rağmen,ileride tüm IP ler için tek bir paket tabanlı altyapı öngörülmektedir. Aynı zamanda,yeniliklere ve değişimlere uyum sağlayabilecek ortamı oluşturacak birtakım tekliflerde sunulmaktadır. Hernekadar resmi olmasada WiMax, WiBro, 3GPP Long Term Evolution and 3GPP2 Ultra Mobile Broadband teknolojileri 4G olarak adlandırılmaktadır.

    Bileşenler

    Erişim şemaları

    Kablosuz standartlar gelişiminin gerektirdiği gibi, kullanılan erişim teknikleri, verimlilik, kapasite ve ölçümlenebilirliktede sergilenmiştir. Birinci nesil kablosuz standartlar, düz TDMA ve FDMA kullanmışlardır. Kablosuz kanallarda, çoklu etkiyi azaltmak için, geniş denetleme süreçleri gerektirdiğinden, TDMA'nın, çok fazla veri sınıf kanalları işleme alınmasında daha az verimli olduğu kanıtlanmıştır.Benzer biçimde FDMA taşıyıcılar arasındaki engellemelerden sakınmak için daha fazla bant genişliği harcamaktadır. Dolayısıyla 2G sistemlerde FDMA ve TDMA’dan türetilen ve CDMA denilen yeni bir erişim planı kullanılmıştır.CDMA’nın kullanımı sistem kapasitesini artırdı ve aynı zamanda sistem üzerindeki sıkı sınırların yerini daha gevşekleri almıştır.Bu erişim planı çok yollu kanalları kullanmak için yeterince etkili olduğundan dolayı güncelleme hızı da artmıştır.CDMA erişim şemalarından IS-2000, UMTS, HSXPA, 1xEV-DO, TD-CDMA ve TD-SCDMA’nın kullanılması 3G sisteminin kullanımını mümkün kılmıştır.CDMA’in tek sorunu zayıf spektrum esnekliği ve ölçeklenirliğinden kaynaklanmaktadır.
    Son zamanlarda, OFDMA, tek taşıyıcılı FDMA, ayrıştırılmış FDMA ve MC-CDMA gibi yeni erişim şemaları yeni nesil işlemler için daha fazla önem kazanmaktadır. WiMax uydu-yer bağı ve yer-uydu bağında OFDMA kullanmaktadır. İleriki nesiller için uydu-yer bağında UMTS, OFDMA düşünülmektedir. Ters olarak,yer-uydu bağlantısında yükselteçlerin PAPR’la ilgili çizgisel olmayan işlemlerinin sonuçlarına daha fazla etki ettiğinden dolayı IFDMA’nın kullanılması düşünülmektedir. IFDMA daha az güç dalgalanması sağlar ve bu da yükselteçin sonuçlarını etkiler. Benzer biçimde, MC-CDMA de IEEE 802.20 standardı şartlarına uygunluk gösterir. Bu akış şemaları CDMA gibi daha eski teknolojilerle aynı etkiyi göstermektedir. Farklı olarak ölçülebilirlik ve yüksek veri değeri gösterilebilir.
    Bahsedilen erişim tekniklerinin diğer önemli avantajı da alıcılardaki eşitlemenin daha az karmaşık olmasıdır.Bu özellikle MIMO ortamları için ek bir avantajdır çünkü MIMO sistemlerinin uzamsal çoklama nakilleri, alıcılardaki eşitlemede yüksek karışıklığa neden olmaktadır
    Bu çoklama sistemlerinin geliştirilmesine ek olarak, geliştirilmiş modülasyon teknikleri kullanılır. Oysa ki genişçe bir kullanım alanına sahip önceki sistemler yerine, 3GPP Uzun dönemli değişim standartlarıyla kullanılmak üzere 64QAM gibi daha etkili sistemler önerilmiştir.

    IPv6

    Biri, anahtarlı devre, diğeri anahtarlı paket şebeke düğümleri kapsayan, iki paralel altyapıya dayalı 3G'nin aksine, 4G, sadece, anahtarlayan pakete dayandırılacaktır. Verilerin iletiminde biraz gecikme süresini gerekli kılmaktadır.
    Genel olarak, 4.nesil kablosuz şebekelerin, doğrudan adreslenebilir ve yolu çizilebilir olan pek çok sayıdaki kablosuz cihazı destekleyeceğine inanılmaktadır. İşte bu yüzden, 4G bağlamında (IPv6), kablosuz çalışan çok sayıda cihazı destekleyebilen şebeke tabaka teknoloji ve standardı önemlidir. (IP) adresleri sayısının artırılması yolu ile, pek çok cihaz grubu arasındaki sınırlı bir sayıdaki adreslerin bir paylaşım yöntemi olan Şebeke Adres Çevrimi (ŞAÇ)ne olan ihtiyacı ortadan kaldırmaktadır. IP adresi sayılarının artmasıyla, özellikle 4G bağlamında, IPv6 daha dayanıklı,daha güvenli ve iletim optimizasyon kabiliyeti daha yüksek uygulamalar sağlamaktadır. IPv6’daki uygun adres boşluğu ve adresleme bitlerinin sayısıyla, 4G ağ ve hizmetlerinin yayılmasına yardım edebilecek uygulama ve aygıtlar için birçok yenilikçi kodlama şemaları geliştirilebilir.

    Gelişmiş Anten Sistemleri

    Anten iletişimlerindeki performans, kesinlikle, bir anten sistemindeki gelişimlere bağlıdır. Son zamanlarda, yüksek hız, çok güvenilirlik ve uzun dizi iletişimleri gibi 4G sistemleri hedefini kazanmak için birden fazla organı etkileyen anten teknololojileri ortaya çıkmaktadır. 90'lı yılların başlarında, veri iletişimine ait artan veri hızı ihtiyaçlarını karşılamak için, pek çok iletim programları, önerilmiştir.
    Bir teknoloji, uzamsal çoklama, bant genişliği korunumu ve güç verimliliği ile önem kazanmıştır. Uzamsal çoklama, verici ve alıcıda, çok çeşitli antenlerin konuşlandırılmasını gerektirmektedir. Ondan sonra, bağımsız akımlar, eşzamanlı olarak, tüm antenlerden iletilebilir. Bu, verilerin hızını, en az sayıdaki alıcı ve verici antenlerle eşit sayıdaki çok değişik katlar içerisinde artırır. Bu, Çoklu -giriş çoklu-çıkış iletişimleri (ÇGÇİ)olarak adlandırılır. Bundan başka, gücünü kaybeden kanallardaki yüksek hızlı verilerin iletimindeki güvenilirlik, verici ya da alıcıda, daha fazla anten kullanılması ile geliştirilebilir. Bu, ilet ya da değişimi al olarak adlandırılmaktadır.
    İletim-alım farklılığı ve iletim uzamsal çoklaması, iletide kanal bilgisi gerektirmeyen uzay zamanlı kodlama tekniklerine sınıflandırılabilir. Diğer kategori de, vericide kanal bilgisi kullanan kapalı döngü çoklu anten teknolojisidir.

    Yazılım tanımlamalı telsiz telefon(YTTT)

    YTTT, açık, kablosuz yapı şekillerinden biridir. 4G, kablosuz standartlar toplamı olduğundan, 4G cihazının, en son hali, çeşitli standartları oluşturacaktır. Bu, telsiz telefon yakınsaması alanı içinde sınıflandırılan YTTT teknolojisi kullanılarak, etkili bir şekilde gerçekleştirilecektir.


    Gelişimler

    Bir japon şirketi olan NTT DoCoMo, hareket halinde iken 100 Mbit/s ve sabit halde iken 1 Gbit/s 'de VSF-OFCDM diye adlandırılan 4x4 MIMO bir prototip olan bir 4K iletişim sistemi prototipini denemektedir. NTT bu aralar 12x12 MIMO ile 10km/s hızla hareket ederken 5 Gbit/s’e ulaştı [8] ve ayrıca ilk ticari ağıda 2010 da yaymayı planlıyor.
    İrlandalı bir sabit ve geniş bant şirketi olan Digiweb, İrlanda Telecoms düzenleyici ComReg'den mobil iletişimler ruhsatı almış olduğunu beyan etmiş bulunmaktadır. Bu hizmet, "088" mobil kodu ile irlanda içerisinde ve 4K mobil iletişimlerin sağlanmasında piyasaya çıkarılacaktır.
    Yaygın ağlar; kullanıcıların eş zamanlı birkaç kablosuz erişim teknolojisine bağlanabildiği ve muntazam biçimde bu ağlarda dolaşabildiği amorf ve tamamen varsayımsal kavramlardır. (Bkz. el değiştirme, IEEE 802.21). Bu erişim teknolojileri Wi-Fi, UMTS, EDGE, veya herhangi bir gelecek erişim teknolojisi olabilir. Bu kavrama ayrıca spektrum kullanımı ve iletim gücünün etkili yönetiminin yanında yaygın bir ağ oluşturacak şebeke dağıtım protokollerinin kullanımını sağlayacak bir hızlı-radyo (kavramsal radyo teknolojisi olarak da bilinir) teknolojisi de dahildir.
    Sprint 2008 yılında, 100 milyondan fazla insana ulaşan bir şebekeyi konuşlandırma planları ile 2007 yılı sonu itibari ile deneme pazarlarında, 4G hizmetlerini başlatmayı planlamaktadır.
    Alman WiMAX operatörü Alman Geniş Bant Hizmetleri (AGBH) Magdeburg ve Dessau’da WiMAX hizmetlerini (DSLonair) başlattı. Abonelere aylık 9.95 euro fiyatlandırma ile 2 Mbps indirme / 300 Kbps yükleme bağlantı hızı ve 1.5 GB aylık trafik hakkı veren bir tarife planı sunuldu. Ayrıca abonelerden bir kereye mahsus olmak üzere 16.99 euro bağlantı ve 69.90 euro teçhizat ve kurulum ücreti talep edilmektedir. [9] DBD Aralık 2006 da WiMAX için ulusal bir ek lisans aldı ve yine aynı tarihte Berlin, Leipzig ve Dresden’de hizmet vermeye başladı.--Seyyare 10:46, 18 Mart 2008 (UTC)
    Amerikan WiMAX servis sağlayıcısı Clearwire New York Nasdaq’da ilk çıkışını 8 Mart 2007’de yapmıştır. IPO, Merrill Lynch, Morgan Stanley ve JP Morgan tarafından finanse edilmiştir. Clearwire her hissesi 25$ olmak üzere 24 milyon hisse senedi satmıştır. Bu da Clearwire’ın kasasına 600 milyon $ koymuştur ve şirkete 3.9 milyar dolarlık bir pazar değeri sağlamıştır. [10]

    Uygulamalar

    4G'nin en önemli uygulaması net değildir, ama buna rağmen, 4G şebekeleri tarafından sunulan gelişmiş bant genişlikleri ve veri yayılımı, yayımlanacak olup, daha önceleri, olanaksız durumda bulunan ürün ve hizmetleri sağlayacaktır. Belkide, "en önemli uygulama", basitçe dile getirilecek olursa, internette, sürekli gezer halde olmak, sınırsız ve her ay gideri için makul bir kat hızına sahip olmak demektir. Mevcut 2.5G/3G/3.5G telefon işletimine dayanan hizmetler, sıklıkla pahalı ve uygulamada sınırlıdır.
    15-30 Mbit/s hızlarında, 4G kullanıcılarına kesintisiz işlemde yüksek çözünürlüklü televizyon hizmeti sunmalıdır. 100 Mbit/s'te, DVD içerikli, örneğin bir film, çevrimdışı erişimde yaklaşık 5 dakika içerisinde indirilebilir.
    Sabit WiMax ve Mobil WiMax'lar farklı sistemlerdir. Temmuz 2007 de uygulanan tüm WiMax'lar sabit “kablosuz”dur ve bunlar bu şekilde 4G sistemine dahil değildir.

    İlk 4G Kablosuz Standartları


    Visant Stratejileri çalışmasına göre, bu alanda, çok sayıda rekabetçi olacaktır ve aşağıda yer alan yansımaları vermiştir.[11]
    WiMAX - 2010'a kadar 7.2 milyon birim (Sabit ve taşınabilir dahil)
    Flash-OFDM - 2010'a kadar 13 milyon abone (sadece taşınabilir)
    3GPP'de UMTS'nin 3GPP Uzun Dönemli Değişimi - 2010'da 2 Milyar $ değerinde (dünya nüfusunun ~30%'u)
    3GPP2'de UMB
    IEEE 802.20







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi