Sevgi çiçek açmayan yere uğramaz atasözü komposizyon

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Sevgi çiçek açmayan yere uğramaz atasözü komposizyon ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    desert.rose
    Usta Üye





    Cevap:
    Sevgi, insanoğlunu yetkinleştiren evrensel bir duygudur. Sevgi, sabır ve bilinç ürünüdür. Bilinçsiz sevgi, hayvansal içgüdüden farksızdır.
    Sevmek, bir sanattır. Tüm güzel sanatlar gibi, sevmek eylemi de bilgi ve çaba gerektirir.
    İnsanoğlunun yüreğinde derin izler bırakan şiirler, şarkılar, türküler, oyunlar, öyküler romanlar, filmler, resimler hep bilinçli sevgilerin ürünleridirler. Yaratım gücümüzü kamçılayan, bizlere yaşama sevinci veren tüm yetkin sanat yapıtları, estetik bir coşkuyla yoğrulmuştur.
    Sevmek, bir sanat olduğuna göre, bu sanatı öğrenmek, sabırlı bir çaba gerektirmektedir.
    Sevgi konusunda derin düşünceler, felsefi görüşler üreten Erich FROM, "Sevme Sanatı" adlı yapıtında şöyle der:
    "Sevgi, sevdiğimiz şeyin yaşaması, gelişmesi için duyduğumuz etkin ilgidir. Sevginin etkinlik özelliği, şu temel öğelerde ortaya çıkar: İlgi, sorumluluk, sevgi ve bilgi... Sevgi, yalnız belli bir insana bağlılık değil, bir tutumdur... Sevme sanatında usta olmak isteyen kişi, yaşamının her döneminde disiplin, yoğunlaşma ve sabır edinmeye çalışarak işe başlamalıdır. Sevgi, alçak gönüllülük, nesnellik ve akıl ister. "
    Akıllı olmak, duyguları bilinç çiçekleriyle güzelleştirmektir.
    Eflatun der ki: "Sevgi, çiçek açmayan yere uğramaz. "
    Sevgiyi, yüreğimizde, yöremizde sürekli tutabilmek için, çiçekli ortamlar oluşturmalıyız. Kalıcı sevgiler üretemezsek, sevgileri bilinçle besleyemezsek, şu atasözündeki gerçek ortaya çıkar:
    "Sevgi geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur. "
    Sevgi, özlem, istek, acı, sevinç, hoşlanma, haz, mutluluk... gibi duygular, sabırlı bir eğitimle, estetik güzelliğe egemen olursa, insanlığın önü açılır, sanatın büyülü gücü, yürekler arasında kalıcı köprüler oluşturur.
    Bir Japon Atasözü "Aşk, duyguların egemenliğidir" der. Duyguların egemenliği, kimi zaman sevinçlerde, kimi zaman da acılarda yoğunlaşır. Sevinçlerde yoğunlaşan duygular mutluluğa, acılarda yoğunlaşan duygular mutsuzluğa yelken açar. Konfüçyüs şöyle der:
    "Elmas, nasıl yontulmadan güzelleşmezse, insan da acı çekmeden olgunlaşamaz."
    Duygularımızın egemenliği, nasıl ortaya çıkarsa çıksın, bize düşen görev, sevgilerimizi kin, intikam, ölme, öldürme... gibi marazi ve arabesk yaklaşımlardan uzak tutmaktır.
    Ahmet İnce.








+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi