KEÇİLERİ KAÇIRANLAR tiyatro oyunu arıyorum

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden KEÇİLERİ KAÇIRANLAR tiyatro oyunu arıyorum ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Hasan
    Özel Üye





    Cevap: KEÇILERI KAÇIRANLAR
    KISILER
    SEVIM - Deli Doktor'un kızı, 20 yasında bir deli.
    HAÇÇE- Deli Doktor'un hizmetçisi, 40 yasında bir deli.
    DOKTOR FERIT - 60 yasında, bir deli.
    SEFIK - 25 yasında, bir deli.
    ASIM - Sefik'in amcası.
    HASAN AGA - Delilere bakan hizmetçi.
    DEKOR: (Bir deli doktorunun muayenehanesi. Arkada, sagda, solda üç kapı. Esyalar abuk sabuk
    yerlestirilmistir. Vakit gündüz).
    SAHNE I
    SEVIM, HAÇÇE
    .SEVIM — (Bir kanepenin üzerinde birtakım bezler, ayna parçaları, bebekler vardır. Kanepenin
    önünde yere oturmus bebekleriyle oynamaktır). Hah söyle. Sen bunun hanımısın, o da senin kocan!
    Burası yemek odası, burası mutbak. Bagır bakayım erkek gibi: «Hanım sofra hazır mı?» Sen de
    cevap versene: «Dur patlama! salata yapıyorum».
    HAÇÇE — (Bir yer iskemlesine oturmustur. Tıpkı bir kundura tamircisi gibi gögsüne mesin bir
    önlük geçirmistir. Dizinde bir kayısa takılmıs bir kunduranın ökçesine çivi çakmaktadır) Herifin
    kafası kafa degil ki. Bu kundura o kafaya uyar mı? Ne yapayım, kafasına uymazsa eldiven diye
    kullansın.
    SEVIM — (Birden durur ve hülyalı) Haççe, saat kaç?
    HAÇÇE — (Duvardaki saate bakar) A, A! Bu saatle kim oynamıs yine? (Gider, duvardaki saat dogru
    konuldugu ve yarımı gösterdigi halde, onu (6) rakamı yukarı gelecek sekilde duvara asar) Saat
    altıya gelmis hanımcıgım!
    SEVIM — (Oyuncakların arasındaki erkek bebegi göstererek) Ben bu Sefik beyle evlenecegim,
    Haççe!
    HAÇÇE — Allah versin! Ne is yapıyor?
    SEVIM — Önce Hostes'mis, simdi sairlik yapıyor. Dünyadaki bütün bebeklerin ninnisini o yazmıs:
    «Dandini, dandini dastana!
    Danalar' girmis bostana,
    Kov bostancı danayı,
    Yemesin lahanayı.
    Lâhna yemez kökünü yer
    Bazen ziftin pekini yer
    Uyusun da büyüsün ninni,
    Tıpıs tıpıs yürüsün ninni!»
    HAÇÇE — (Sevim ninniyi okurken, o kunduranın ökçesi üzerinde tempo tutmaktadır. Sevim
    bitirdikten sonra) Çok güzel! Bayılırım ziftin pekli lahanaya! Bu Sefik Bey erkek mi?
    SEVIM — Tabiî!
    HAÇÇE — (Hem çalısır, hem sorar) Nerden biliyorsun?
    SEVIM — Tayyör etek giyiyor, ayol!
    HAÇÇE — (Inanmıstır) Tamam, simdi anladım. (Çalısır) Nerede tanıstınız?
    SEVIM — Akıl hastanesinde ben kadınlar kogusunda iken o bahçede gezinir, ninniler söylerdi.
    Öyle yanık söylerdi ki, ben pencerenin demir parmaklıklarına tutunur aglardım. Bir gün, ona dedim
    ki: «Sairci, sairci! Göz yaslarıma tutun da yukarı, yanıma gel!»
    HAÇÇE — Birbirinize kavustunuz mu bari?
    SEVIM —- Yarı yolda göz yaslarım kesildi; Sefik Bey çuval gibi yere serildi.
    HAÇÇE — Öldü mü zavallı?
    SEVIM — Ölmüs ama, diriltmisler. (Sükût) Saat kaç, Haççe?
    HAÇÇE ~ (Saate bakar) A,A! Vallahi deli bu insanlar! Ayol yine kim oynamıs bu saatle? (Kalkar.
    Saati eski haline koyar) Yarım, Hanımcıgım!
    SEVIM — Dügünümüze gelirsin degil mi?
    HAÇÇE — Tabiî gelirim ama, önce dügün mü yapacaksınız?
    SEVIM — Tabiî! Önce dügün, sonra nikâh, nisanı en sona bırakacagız.
    HAÇÇE — Böyle mi kararlastırdınız?
    SEVIM — Daha hiç görüsmedik ki! Ben iyilesip çıktıgım zaman o, hâlâ akıl hastanesinde idi.
    HAÇÇE — (Çekici kullanırken eline vurur) Uf! Parmagımı koparıyordum.
    SEVIM — Geçmis olsun! Kırıldı mı çekiç?
    HAÇÇE — (Çekici muayene eder) Zararı yok; bir parça kenarı kopmus!
    SEVIM — Eh ziyanı yok, tükürükle yapısır.
    SAHNE II
    ÖNCEKILER — Doktor Ferit
    DOKTOR — (Girer) Kolay gelsin, Sevim! Bu ne hamaratlık! Yine ev islerine dalmıssın!
    SEVIM — (Hemen bebeklerini toplar, bir sepete koyar. Sepeti koluna takar. Gayet terbiyeli)
    Tesekkür ederim, babacıgım! Bugün sizi daha genç, daha dinç gördüm.
    DOKTOR — Tabiî! Bana akıl doktoru Ferit derler. Dünyadaki bütün akıl doktoru Ferit'ler
    gençtirler, dinçtirler. (Haççe'ye) Sen de kundura tamir edecek yer bulamadın mı? Hadi topla
    takımlarını! (Haççe. takımlarını toplar. Bir sepete koyar. Sepeti koluna takar) Sana banyoyu soguk
    su ile doldur demistim; doldurmamıssın! Hadi, onu çabuk doldur. Ya simdi bir hasta geliverse... Soguk
    su banyosu, akıl hastalarının birinci ilâcıdır.
    HAÇÇE — Vallahi dogru doktor bey. Ben bugün banyomu sabahleyin yaptım. Pek rahatım; hiç
    bozulmadım.
    SEVIM —- Ben de öyle babacıgım. Bugün melek gibiyim, kuzu gibiyim.
    DOKTOR — Ben bugün pusulayı sasırdım; bütün sinirlerim ayakta.
    HAÇÇE — Banyoyu doldurayım, bir girip çıkın.
    DOKTOR — Simdi soyunup giyinmek uzun is.
    SEVIM — Ziyanı yok babacıgım. Elbiseyle yıkanırsınız.
    DOKTOR — Uzun is dedim ya! (Duvardaki saate bakar) Bu saatle kim oynamıs yine! (Gider. Saati
    çivisinden çıkarıp (3) rakamı yukarı gelecek sekilde asar) Vay canına! Üç olmus ha! (Haççe'ye)
    Hasta filân getirdiler mi?
    HAÇÇE — Bilmem, (Sevim'e) getirdiler mi?
    SEVIM — Bilmem. Ben, ortalıgı topluyordum.
    HAÇÇE — Ben de sizin kafanıza kundura yapıyordum.
    DOKTOR — Olur is degil; ben meshur bir akıl doktoru olayım, bu memlekette de bu kadar akıl
    hastası olsun, bir müsteri çıkmasın, hayret dogrusu! Gerçek akıl doktoru, önce hastasına yumusak
    davranan, aklı basına gelmezse, bir biçimine getirip onun hart diye kulagını ısıran, bu da para
    etmedi mi sımsıkı baglayıp banyoya batıran adamdır. Kulak ısırma ve soguksu banyosuna batırma
    «tıbbın en son bulusudur. Degil mi Haççe?
    HAÇÇE — (Anlamamıstır) Ne buyurdunuz?
    DOKTOR — Meselâ sana sarkı söylemistim de para etmemisti.
    HAÇÇE — (Yılısık güler) Ama ben de sizin kulagınızı ısırmıstım.
    DOKTOR — Tamam. Ben iyilestim sen hâlâ delisin!
    HAÇÇE — Görenler Allah için söylesin! (Sevim'e) Sen söyle Hanımcıgım!
    SEVIM — Yoo! Bu evde hepimizin en akıllısı babacıgımdır.
    DOKTOR — Rahmetli anneni de unutma. Bahçedeki kuyuya iple inseydi, simdi hayatta olacaktı.
    SEVIM — Ne yapsın zavallı? Canı tez bir kadındı.
    DOKTOR — (Çantasını hazırlar) Haççe, ben akıl doktoru Hacı Beyi ziyaret edip bir muayene
    olacagım. Kapıcıya söyle bana bir taksi çevirsin.
    HEÇÇE — Bir tane mi olsun7
    DOKTOR — Evet!
    HAÇÇE — (Giderken döner) Soförlü mü olsun, soförsüz mü olsun?
    DOKTOR — Nasıl olursa olsun.
    HAÇÇE — Bas üstüne olsun (Çıkar).
    SAHNE III
    DOKTOR, SEVIM
    SEVIM — Babacıgım ben bozuluyorum. Içim sıkılıyor.
    DOKTOR — Için mi sıkılıyor? Gögsünden bir pencere aç... Yahut soguksu banyosu yap!
    SEVIM — Sabahleyin yaptım, babacıgım. Simdiye kadar rahattım; yine bozulmaya basladım.
    DOKTOR — Al, su kitabı oku: (Kitaplıktan bir kitap alıp verir).
    SEVIM — (Kızgın bagırır) Bana bak baba: Ben deli degilim.
    DOKTOR — (Yumusak) Canımı sıkma; sonra ısırırım kulagını. (Gayet sert) Oku diyorum sana! Hem
    de yüksek sesle oku.
    SEVIM — (Birden degisir) Peki babacıgım! (Okur) Delilik, beynin, kafa tasında sallanıp
    yuvarlanmasından ileri gelen zararsız bir hastalıktır. Kederden, korkudan ve asktan ileri gelir.
    Kederden gelene delilik, korkudan gelene zırdelilik, asktan gelene ise hınzır delilik adı verilir.
    DOKTOR — Nasıl? Güzel mi?
    SEVIM — Güzel, Güzel ama ben simdi hınzır deli miyim?
    DOKTOR — Tabiî!
    SEVIM — Peki bunun ilâcı yok mu?
    DOKTOR — Var. Derin derin Ah! Ah! çekeceksin.
    SEVIM — (Sepetinden bebegi çıkarır ona bakarak) Ah! Ah!
    DOKTOR — Tamam! Bak nasıl degistin.
    SAHNE IV
    ÖNCEKILER. — HAÇÇE
    HAÇÇE — Kapıcı taksiyi çevirmis. Beyefendiye söyle, yukarı çıksın mı, diye soruyor.
    DOKTOR — Soför ne demis?
    HAÇÇE — Çıkarım, ama, fark alırım diyormus.
    DOKTOR — Veremem. Ben iniyorum. (Çantasını, sapkasını alır.) Banyo iyice dolsun Haççe! Ben
    yokken hasta gelirse önce yumusak davranın; azıtırsa baglayın. Banyonun dolmasını beklemeyin;
    çamasır bastırır gibi bastırın suya. Hadi simdi Allahaısmarladık (Çıkar).
    SAHNE V
    SEVIM, HAÇÇE
    SEVIM — (Sepetten bebegi çıkarıp ona bakarak) Ah! Ah!
    HAÇÇE — (Onu taklit etmek için sepetten kundurayı çıkarır. Kalın ve bet bir sesle) Ah! Ah!
    SEVIM — Alay etme, Haççe!
    HAÇÇE — Alay olur mu? Içimi çekiyorum, hanımcıgım. Ah! Ah!
    HAÇÇE — Hadi beraber çekiselim ahlarımızı!
    SEVIM — Hadi. (Her ikisi, iki sesli ah çekmege baslarlar. Sevim ah diye diye kapıdan çıkar,
    uzaklasır).
    SAHNE V
    HAÇÇE, sonra SEFIK ve ASIM
    HAÇÇE — Bu evde en akıllı benim galiba? Hiç bebege ah çekilir mi ayol? Kunduraya ah çekilse hadi
    neyse. Doktor Beye gelince o, hepimizden deli! Tutturmus seni ben iyi ettim diye. Ben Allah
    göstermesin deli olsam, kırk yıl doktorsuz kalacagımı bilsem ona muayene olmam. (Dısarda bir
    gürültü olur. Kulak verir) Tamam! Hadi gel de bunlara deli deme! Doktor bulamamıslar dünyâda.
    SEFIK - (Düzgün kıyafetiyle girer. Elleri baglıdır. Kolunda bir sepet asılıdır) Yazıklar olsun sana!
    Beni deli doktoruna getiriyorsun ha! Bir de amcam olacaksın.
    ASIM — (Acayip kıyafetlidir) Ben doktora seni degil, kendimi gösterecegim, oglum.
    SEFIK — Peki, ellerimi niye bagladın?
    ASIM — Doktoru imtihan etmek için.
    SEFIK — O nasıl sey öyle?
    ASIM — Tabiî. Bakalım doktor, sana bakıp benim deli oldugumu anlayacak mı?
    HAÇÇE — Anlar. Doktor akıllıdır; ustadır. Bir bakınca ikinize de numarayı verecektir.
    ASIM — Doktor Ferit Bey evde yok mu?
    HAÇÇE — Simdi gelir. Buyurun oturun. Muayene olmaya gitti.
    SEFIK — Muayene olmaya mı?
    HAÇÇE — Evet. O, her gün bir sinir doktoruna gidip kendini gösterir.
    ASIM -...... A, a, o nasıl sey öyle? (Eli ile deli mi diye isaret yapar). Doktor Ferit Beyde de mi var?
    HAÇÇE — Tabiî. Deli olmasa delileri iyi edebilir mi? Deli, delinin hâlinden iyi anlar. Bakın bana:
    Bana deli diyebilir misiniz? (Eline kundurayı alır. Içini çeker) Ah! Ah! O kafaya bu kundura nasıl
    uyacak bilmem.
    SEFIK — Amca, ellerimi çöz. Çıldıracagım.
    ASIM — Dur, Doktor Bey gelsin, (Haççe'ye) Senin adın ne?
    HAÇÇE — Hangi adımı soruyorsun? Göbek adımı mı? Asıl adımı mı? Soy adımı mı? Lâkabımı mı?
    ASIM — Hepsini söyle, ögrenelim.
    HAÇÇE — Göbek adım Serçe, asıl adım Haççe, soyadım Akçe, lâkabım kepçe!
    SEFIK — (Deli deli güler) Serçe Haççe Akçe Kepçe Hanımefendi! Amca, çöz ellerimi
    oynatacagım yoksa.
    HAÇÇE — Ne oluyor bu deliye?
    ASIM — Akıl hastanesine akıllı girmisti; orada delirdi, taburcu ettiler. Zararsız delidir;
    korkmayın (Ellerini çözer).
    HAÇÇE — Tıpkı bizim küçük hanım gibi. O da akıl hastanesine akıllı girdi, deli çıktı.
    SEFIK — Çok sükür, hürüm artık. Bebekler! Bebekler! Toplanın etrafıma. Dünyadaki bütün
    bebeklerin ninnisi benim eserimdir.
    «Dandini, dandini dastana,
    Danalar girmis bostana
    Kov bostancı danayı
    Yemesin lahanayı.
    Lahana yemez kökünü yer
    Bazen ziftin pekini yer
    Uyusun da büyüsün ninni
    Tıpıs tıpıs yürüsün ninni!»
    HAÇÇE — (Asıma) A a! Bu da bizim küçük hanımın hastalıgına tutulmus galiba! Zavallı kızcagız,
    bebeklerinden birine âsık!
    ASIM — Bizim Sefik de öyle. O da bebek oynar. Bebeklerinden birine âsık! Ona bakıp bakıp ninni
    söyler..
    SEFIK — Amca, ben âsık degilim, deliyim.
    ASIM — Saçmalama yine.
    SEFIK — (Kolundaki sepetten bir bebek çıkarır) Ah! Ah!
    HAÇÇE — (Kendi kendine) Tıpkı bizim küçük hanım gibi. (Sefik'e) Adı ne bunun.
    SEFIK — Adı Sevim! Ah! Ah! Benim güvem gözlü bebegim! Kalbimin.kıyısını kösesini güve gibi
    kemiren; âfetim, saadetim, servetim, bereketim ve nihayet felâketim! (Aglamaya baslar).
    ASIM — Sefik, yorulma! Otur da biraz dinlen.
    SEFIK — Âfetim, saadetim, servetim, bereketim! (Etrafına bakınır) Nerde benim sepetim?
    (Bebegini sepete koyar). Amca, sen merak etme, yorgun degilim.
    HAÇÇE — Ben de bozuluyorum galiba. (Gider, sepeti alır. Içinden kundurayı çıkarır) Ah! Ah! Nerde
    benim buram buram ter kokan kunduram!
    SEFIK — (Haççe’ye gayet içli) Ey zavallı kadınını, benim! Sen de mi tutkunsun? Sen de mi
    vurgunsun? Senin de mi gönlünü çaldılar? Gel seninle bas basa verip 'kaderimize aglayalım!
    HAÇÇE — Aglayalım, beyefendi! (Ikisi birden degisik seslerle aglamaga baslarlar).
    ASIM — Aglamayın, ben de bozuluyorum galiba. (Aglamaya o da katılır).
    HAÇÇE — (Aglamalar yavas yavas durduktan sonra gülümsemece baslar) Ne güzel agladık degil
    mi? Içimimin zehrini döktük.
    SEFIK — Gözyası, gözlerin kusması demektir. (Hep birlikte degisik akortlarda ve yüzlerle
    gülmege baslarlar) .
    ASIM — (Esnemege baslar) Oh, ne güzel güldük degil mi? Içimizin saadetini bosalttık.
    SEFIK — Kahkaha saadetin sabahı demektir. (Hülyalı hülyalı okumaga baslar).
    Yavrumun ninnisi var
    Amcamın uykusu var
    Uyusun da büyüsün ninni
    Tıpıs tıpıs yürüsün ninni.
    E yavruma, e yavruma! E! E!
    Hay develer, develer
    Peynirlidir pideler
    Yedi yedi dedeler
    Amcama uyku verdiler.
    Uyusun da büyüsün ninni
    Tıpıs tıpıs tıpıs yürüsün ninni.
    E yavruma, e yavruma! E! E!
    (Asım horlamaga baslar) Tamam! Sızdı! (Birden hülyalarından sıyrılır, sertlesir) Benim gibi masum,
    temiz, bir yegeni ne diye bagladın? Ey katı yürekli, gögsünde; yılan çörekli insan! Ben, ne Ali idim,
    ne "Veli idim, nedeli idim; bir fidanın gülü idi. Korkma seni paralamayacagım.
    HAÇÇE — (Kendi kendine) Amca hapı yuttu. Yegen bey iyice oynattı.
    SEFIK — Seni baglayıp doktora teslim edecegim. (Amcasını sımsıkı baglar).
    SAHNE VII
    ÖNCEKILER — DOKTOR FERIT
    DOKTOR — (Içeri girer. Haççe, sapkasını alır. Doktor beyaz gömlegini giyer) Affedersiniz, sizi
    beklettim. Çok beklediniz mi?
    HAÇÇE — Hayır. Bir çeyrek oluyor.
    DOKTOR — (Duvardaki saate, bakar) Yine Mm oynamıs bu saatle? (Gider, saati çivisinden çıkarır
    (9) rakamını yukarı gelecek sekilde asar. Kolundaki saate ayar eder). Vay canına! Benimki 6 saat
    geri kalmıs. (Düzeltir, Masasına geçip oturur) Önce adınızı söyleyin.
    SEFIK — Benim Sefik Tutkun. Bu zat amcamdır, .adı Asım Yutkun.
    DOKTOR — (Deftere yazar) Sefik Tutkun, Asım Yutkun. Eh söyleyin bakalım nedir?
    SEFIK — Aman yavas konusun; bizim bebek uyanmasın.
    DOKTOR — (Haççe'ye) Sen banyoya bak; doldu ise muslugu kıs. (Haççe çıkar) (Amcayı
    göstererek) Bebek dediginiz bu bey mi?
    SEFIK — Evet. Bir tane de sepetimde var.
    DOKTOR — Sepetindekini sonra muayene ederiz. Önce suna bakalım. (Amcaya yaklasır) Bu, hep
    böyle uyur mu?
    SEFIK — Benim ninnime dayanamaz, uyur.
    DOKTOR — Ninni, sinir hastalarının kininidir. Maddem ki iyi etki yapıyor, ninniye devam edin.
    Sabah, ögle, aksam yemeklerinden sonra birer fincan ıhlamurla birlikte ninni söylersiniz. Uyudu
    mu uyudu, bir kalemle burnuna dokunursunuz, refleksleri kontrol edersiniz. Baktınız ki cevap
    vermiyor; iyi. Yok birdenbire sıçrayıp da kızıyorsa önce kulagını ısırırsınız; o da para etmedi mi soguk
    suya bastırırsınız. Simdi biz yumusaktan baslayalım. (Bir kalemle amcanın burnuna vurur).
    ASIM — (Birden zıplar; gayet siddetli) Hey hey! Kim o burnuma vuran. Burunla saka olur mu?
    DOKTOR — Kusura bakmayın; fazlaca uyudunuz. Yetisir artık.
    ASIM — (Uyku sersemi) Sinirlerim amma da gevsemis ha! (Gerinmek ister) Bu ne? Kim bagladı
    beni? Hangi it yaptı bunu? Kim bagladı beni diyorum size?
    SEFIK — (Doktora) Tamam, adam akıllı bozuldu, dikkat edin!
    DOKTOR — Merak etmeyin; ben isimi bilirim. (Amca'ya) Nasıl? Iyi uyudunuz mu bari? Ne rüyalar
    gördünüz?
    ASIM — Zebaniler, canavarlar gördüm; basıma üsüsmüsler; saçlarımın dibinde define arıyorlardı.
    DOKTOR — (Sefik'e) Nasıl? Suuraltı meydana çıkıyor. (Amcaya) Kusura bakmayın; biz doktoruz;
    her seyi sormaya mecburuz. Uykularınız hep zebaniler ve canavarlarla mı geçer?
    ASIM — Siz doktor musunuz? Gözünüzü seveyim, çözün. Sonra hasta ben degilim, bu delikanlı.
    DOKTOR — Bütün deliler, kendilerinin deli olmadıklarını iddia ederler.
    SEFIK — Dogru. Dünyada hiç kimse aklından süphe etmez.
    ASIM — Biraz sonra pisman olacaksınız Doktor. Deli ben degilim, bu! Hem de zır delidir. Çözün
    beni diyorum size.
    SEFIK — Sakın ha Doktor Bey! Bu adam, benim amcamdır. Benim askımla alay eden adamdır.
    DOKTOR — Birçok insanlar, asktan delirirler; sonra askı inkâr ederler. Bu da onlardan biri.
    (Amcama) Siz zebanilerden, canavarlardan niçin korkuyorsunuz?
    ASIM — Söylemem. Çözün kollarımı söyleyeyim!
    DOKTOR — Ama uslu oturup etrafa saldırmayacaksın. Söz ver.
    ASIM — Söz veriyorum.
    SEFIK — Inanmayın Doktor Bey. Noterden senet versin!
    DOKTOR — Senedi sonra düsünürüz. (Çözer) Iste çözdüm, beni yeniden baglamaga mecbur etme.
    ASIM — (Kollarını ugusturur) Of! amma da sıkmıs ha! Utanmaz katır! Bir amcaya karsı
    saygısızlıgın ne demek oldugunu ben sana gösteririm. (Üzerine hücum eder)
    DOKTOR — (Önüne geçer) Haniya söz vermistin?
    SEFIK — (Alay eder) Deli, deli. tepeli! Kulakları küpeli!
    ASIM — Deli senin babandır. (Doktora) Sunu bagla, doktorcugum. Bu adam, zırdelidir. Buraya
    muayene ettirmek için getirmistim; bir punduna getirip beni bagladı.
    DKTOR — Adam olsaydın ela kendini baglatmasaydın. Biz akıllılar, deliler karsısında uyanık
    bulunmalıyız.
    ASIM — Bugün sabahleyin yatakta iken ellerimi kollarımı bagladı, «Hadi yürü seni akıl doktoruna
    götürecegim» dedi. Yalvardım, yakardım, «sana horoz sekeri alacagım» dedim; kanmadı. «Sana
    zıpzıp alacagım» dedim,, yutmadı. «Sana bir tas bebek alacagım» dedim. Gözleri parladı; hemen
    yumusadı, Kollarımı çözdü.
    SEFIK —Ey ama sonra ben muslukta elimi yüzümü yıkarken arkamdan gelmis; bir kement attı
    boynuma. Az daga boguluyordum. Bagladı kollarımı. «Hadi yürü doktora!» dedi. Buraya getirdi.
    DOKTOR — Peki, peki! Anlasıldı. (Âsım'a) Kulagınıza sesler geliyor mu?
    ASIM — Ne demek? Ben sagır mıyım.
    DOKTOR — (Sefik'e) Sayıklıyor.
    ASIM — (Kızgın) Sayıklamıyorum, basımdan geçenleri sayıyorum. Ben bahtsız bir amcayım! Beni
    muayene edin, deli olup olmadıgım meydana çıkar.
    DOKTOR — Delilik, öyle kolayca teshis edilmez. Deli. ben deli degilim, diye ayak direyen kimsedir.
    SEFIK — Deli deli tepeli, kulakları küpeli!
    ASIM — Buyurun: deli kimmis görün!
    SEPIK — Sensin!
    Sahne VIII.
    ÖNCEKILER — HAÇÇE
    ASIM — Hah! Buraya geldigimizi bu hanım gördü, kimin deli oldugunu söylesin.
    DOKTOR — Haççe, dogru söyle; bunların hangisinde delilik görüntüsü vardı?
    HAÇÇE — (Sefik’i gösterir) Geldikleri zaman, bu delikanlının elleri baglı idi.
    ASIM — Gördünüz mü?
    HAÇÇE — Baglı idi ama, (Asım'ı gösterir) Bu bey7 bundan daha deli idi.
    ASIM — Sen halt etmissin, sıllık!
    HAÇÇE — Ben sıllık degilim (Doktoru gösterir) Beyefendinin basına kundura örerim.
    DOKTOR — Dogrudur söyledikleri. Haççe Hanım yalan söylemez.
    ASIM — (Kendi kendine) Vallahi bu doktor da deli.
    HAÇÇE — (Sepetinden bir kundura çıkarır) Ah! Ah! (Doktor'a) Sunu bir kere basınıza giyseniz de
    prova etsek. Bol mu? Dar mı? Anlasak.
    DOKTOR — Simdi isimiz var; biraz sonra.
    HAÇÇE — (Kundurayı sepete koyarken) Peki, Doktor Beycigim.
    SEFIK — (Sepetinden bebegini çıkarır. Kendi kendine) Ah! Ah! Benim güvem gözlü bebegim.
    Kalbimin kıyısını kösesini güve gibi kemiren âfetim, saadetim, servetim, bereketim ve nihayet
    felâketim! (Bir köseye çekilir. Orada bebegine karsı hep aynı seyleri jestlerle söyler) .
    ASIM — (Doktor'a) Buyurun, bakın deli kimmis?
    DOKTOR — Buna delilik degil, sairlik derler. Herkes bir parça sair, her sair bir parça delidir.
    Bakın, ben deli miyim; degilim. Niçin degilim? Çünkü sair degilim. Niçin sair degilim, çünkü siirle
    ilgim yok. Neden ilgim yok? Çünkü delilikle ugrasan siirle ugrasıyor demektir. Delilikle siir arasmda
    saçma farkı vardır. Sairler keklik saçması, deliler domuz saçması kullanırlar.
    ASIM — (Kendi kendine) Bunların hepsi deli yahu! (Doktor'a) Affedersin Doktor Bey ama, siz ne
    saçması kullanıyorsunuz!
    DOKTOR — Manda saçması!
    ASIM — Çıkın, biraz daha çıkın!
    DOKTOR — Peki, fil saçması olsun- Hayat iri saçma kullananlarındır.
    ASIM — (Kendi kendine) Vallahi keçileri kaçırıyorum ben!
    SAHNE IX
    ÖNCEKILER — SEVIM
    SEVIM — (Elinde bir bebek, kolunda sepet içeri kosarak girer. îçerdekilere) Ah ne olursunuz,
    kusura bakmayın! Bir dakika! (Babasına bebegini gösterir) Babacıgım, Sefik Beyi soguk su
    banyosuna batırdım; simdi öyle sakin ki! Bakın!
    DOKTOR — (Bebegi alır. Avuçlarında sıkar. Sular akar) Dogru sırsıklam olmus.
    SEVIM — Mısıl mısıl, sırıl sırıl uyuyor.
    DOKTOR — Aman uyandırma Sevim! Uyku, onun sinirlerine iyi gelecektir.
    SEVIM — (Aglar gibi) Ama ben Sefik Beyin uyumasını istemiyorum ki. O, ninniler söylesin
    istiyorum.
    SEFIK — (Bulundugu kösede, elindeki bebege kendi kendine) Dünyadaki bütün bebeklerin ninnisi
    benim eserimdir.
    Dandini dandini dan ister
    Kalkmıs benden ton ister
    Altına, etmis don ister
    Ninni yavruma ninni,
    A benim yavruma ninni!
    SEVIM — (Sefik'i hülyalı hülyalı dinler) Ah ne güzel ninni! (Sefik'e yaklasır) Bu bebek sizin mi?
    SEFIK — Evet
    SEVIM — Adı ne?
    SEFIK — Sevim. Ya sizinkinin?
    SEVIM — Sefik.
    SEFIK — (Bebegine) Hos geldiniz de Sefik Beye.
    SEVIM — (Bebegine) Cevap versene Sevim Hanıma! (Sevim ve Sefik bebeklere el sıkıstırırlar).
    ASIM — (Doktor a) Masallah sizin küçük hanım da bizim yegen kafada.
    DOKTOR — Evet! Bizim gibi.
    SEFIK — (Sevim’e) Siz, akıl hastanesinden çıktıktan sonra orası bana cehennem oldu.
    DOKTOR — (Sefik'e) Siz de akıl hastanesine yattınız mı?
    SEFIK — Evet.
    DOKTOR — Niçin?
    HAÇÇE — (Doktor'a) Niçin olacak? Benim için.
    SEVIM — (Sinirli) Affetmissin sen onu. Benim için.
    DOKTOR — Peki, peki. Kavgayı bırakın simdi. (Sevim ile Sefik'e) Hadi siz içeri geçin;
    bebeklerinizle oynayın. (Haççe'yc) Sen de banyoya bak. Hasan Aga'ya da SÖyle, oda kapısının
    önünden ayrılmasın.
    SEVIM, SEFIK, HAÇÇE — (El ele tutusurlar. çıkarken:)
    Fıs fıs kayıkçı
    Kayıkçının küregi
    Tıp tıp eder yüregi
    Aksama fincan böregi.
    SAHNE X
    DOKTOR — ASIM
    DOKTOR — Simdi gelelim size.
    ASIM — Rica ederim, çabuk olun.
    DOKTOR — (Kollarını sıvar) Peki efendim. Simdi.
    ASIM — Hayrola Doktor Bey, niye kollarınızı sıvadınız9 Dana mı keseceksiniz?
    DOKTOR — Yok canım, deve!
    ASIM — Darılma ama, Doktor Bey, sizde de (eliyle delilik isareti yapar) Bir parça var galiba.
    DOKTOR — Siz benim isime karısmayın. Çıkarın ceketinizi; yeleginizin dügmelerini çözün. (Asım
    tereddüt eder) Hadi diyorum size!
    ASIM — Ne yapacaksınız, Doktor Bey? (Asım soyunur) .
    DOKTOR r- - Karısmayın isime dedik ya! (Kulagını ' Asım’ın gögsüne koyar) Hiç kımıldamayın.
    Nefes,alın; almayın!
    ASIM — Simdi patlayacagım, yahut. (Eli ile doktorun kulagını göstererek) hart diye ısıracagım.
    DOKTOR — Iman tahtasında çürüklük..yok., Kafes, saglam, körük iyi isliyor. Saat de tıkırında.
    ASIM — Ne buyurdunuz?
    DOKTOR — Korkmayın , bir sey yok. Ilikleyiniz dügmelerinizi.
    ÂSIM — Tesekkür ederim.
    DOKTOR — Simdi bir de kafanızı muayene edelim. (Arkasına geçer; kafasını kolları arasına alır;
    tepesine kulagını koyar).
    .ASIM — Beni bogacaksınız Doktor Bey?
    DOKTOR — (Dinlerken) Kafanız büyük ama, içi kof.
    ASIM — Allah askınıza, bırakın su muayeneyi!
    DOKTOR — Yoo!. Sıkılma yok, sabır lâzım. (Dinlemege devam eder)
    ASIM — Doktor Bey, sıkıldım, patlıyorum, yeter artık!
    DOKTOR — Sizi zorla alıkoyan yok ya, isterseniz buyurun.
    ASIM —. Tesekkür ederim, bu iyiliginizi hiç unutmayacagım. Borcum ne kadar?
    DOKTOR — Bırakın cüzdanınızı masaya!
    ASIM — Aman nasıl olur?
    DOKTOR — (Sert) Bırakın diyorum size!
    ASIM — (Korkak; cüzdanı çıkarır, masanın üstüne koyar) Buyurun.
    DOKTOR— (Cüzdanı açar, içinden bir on lira alır. Yumusak) Biz dünyalık için degil, insanlık için
    çalısırız.
    Bir onluk yeter. (Sert) Koyun cüzdanınızı yerine!
    ASIM— Tesekkür ederim. Bu insanlıgınızı hiç unutmayacagım. Yegenimi size bırakıyorum,
    kontrolünüz altında kalsın. Gerekirse akıl hastanesine yatırınız. Allahaısmarladık. (Kapıya gider,
    kapalıdır) Bu ne? Kapı kapalı! (Sagdaki,kapıya gider) Ay bu da kapalı! (Soldakine gider) Eyvah bu da
    öyle! Doktor Bey, bu saka tatsız bir saka! (Haykırır) Çevirin su kapıları.
    DOKTOR — (Kendi kendine) Tamam, sırası geldi: Usulca kulagını ısırmalı.
    ASIM — Doktor bey, aç diyorum; yoksa simdi bogarım sizi.
    DOKTOR — (Kendi kendine) Nasıl yapsam da ısırsam?
    ASIM — (Yalvarır gibi) Rica ederim; aç su kapıyı. :
    DOKTOR — (Kulagına yaklasır) Beni yalnız mı bırakacaksınız?
    ASIM— Deli, deliden.korkar.
    DOKTOR — Bakın, bakın! iyilesmege basladılar. Hiçbir deli, kendine delilik kondurmaz. Bu
    kabulleniyor.
    ASIM — Su kapıyı açacak mısınız, açmayacak mısınız?
    DOKTOR — Hele, hele gel barısalım.
    ASIM —- (Bir tekme savurur) Seni zıpır seni! Utanmaz! Bütün esyanı sokaga atacagım. (Gider, bir
    iskemle yakalar; sokaga atarken doktor arkadan gelip kulagını ısırır) Ay, aman! kulagımın kökünü
    oynattın, canavar!
    ,DOKTOR — (Memnundur. Kendi kendine) Oh hele yarabbi sükür! (Bir daha ısır).'. :
    ASIM— Vay vay vay! Gitti kulagım. Su kapıyı, aç diyorum' sana! (Üzerine kosar; bogazına
    sarılır). ,,
    DOKTOR Hasan Aga!- Hasan Aga!
    SAHNE XI
    ÖNCEKILER — HASAN AGA
    HASAN AGA — (iri yarı korkunç bir adamdır. Içeri girer) Buyurun efendim!
    DOKTOR — Beyefendi dus yapmak istiyor. Icabına bakı ver!
    ASIM — Delirdin mi Doktor? Ne dusu! Ben dus mus istemiyorum.
    HASAN AGA — Hadi gel bakalım!, (Kaçmak isteyen Asım'ı yakalar Sürükler gibi görürüz).
    ASIM ~ : Vay edepsizler vay! Vay ahlâksızlar vay! Burası batakhane mi? Imdat! Can kurtaran yok
    mu? Imdat!
    HASAN AGA — Yürü diyorum sana! (Götürür).
    SAHNE XII
    DOKTOR — HAÇÇE
    HAÇÇE — (Girer) Beni mi çagırdınız, beyefendi.
    DOKTOR — Yoo!
    HAÇÇE — Birisi imdat! diye bagırdı da ben, siz çagırıyorsunuz sandım.
    DOKTOR — Amca beyi dusa gönderdim. Bu, son tedavi. Zannederim iyi gelecek.
    HAÇÇE — Allah vere de adamcagız iyice kaçırmasa.
    DOKTOR — Merak etme! Sen kaçırdı n mı? Ben kaçırdım mı? Sevim kaçırdı mı? Hepimiz gül gibi
    aklımızla yasıyoruz.
    DOKTOR — Siz bana bakmayın, Doktor Bey! Biz hepimiz, anadan dogma akıllıyız.
    SAHNE Vlll
    ÖNCEKILER — SEVIM ve SEFIK
    (Sevim ve Sefik, kucaklarındaki bebeklerle girerler).
    SEVIM — (Doktora) Babacıgım, müjde! Benim Sefik Bey, Sefik Beyin Sevim Hanımla evleniyor!
    DOKTOR — Dogru mu?
    SEFIK — Evet efendim. Sevim Hanım, Allahın emriyle Sefik Beye benim Sevim'i istedi.
    DOKTOR — Peki, siz ne cevap verdiniz?
    SEFIK — Ben de verdim, dedim.
    DOKTOR — Sevim, Acele etmissin. Önce bir tahkikat yapsaydık. Bakalım alacagımız kız namuslu
    mu? Soyu sopu temiz mi? Tahsilli mi?
    SEVIM — Ben tahkikatımı yaptım, babacıgım! SeviniHanım, tam benim Sefik Beyin dengi. Yalnız
    bir kusuru varmıs (sıkılır) ama ben söyleyemeyecegim.
    HAÇÇE — Ben söyleyeyim: Altını ıslatıyormus.
    DOKTOR — Onun zararı yok.
    SEVIM — Yok ya! Onu bizim Sefik Bey de yapıyor.
    SEFIK — Bu müjdeyi amcama da versek.
    DOKTOR — Biraz bekleyin. Banyo yapıyor; bitirsin de söyleriz.
    SAHNE XIV
    ÖNCEKILER — HASAN AGA, ASIM
    HASAN AGA — Hasta kendine geldi beyim. Önce söyle bir soydum; sonra soktum soguk su
    banyosuna. Iyice çignedim, çignedim, adamakıllı ıslattım. Baktım ki gık demiyor, çıkardım, sıktım
    sıktım. Tam kurusun diye ipe serecektim, yalvardı: yeter, beri kaçırdım dedi. Baktım gerçekten
    kaçırmıs, aldım, getirdim. (Hasan Âga, Asımı bir koltuga oturtur. Çıkar.gider).
    DOKTOR — (Bir bornoz içinde bitkin bir halde titreyen' Asım'a) Geçmis olsun efendim!
    ASIM -^ (Korkak)' Tesekkür ederim.
    DOKTOR — Nasıl hissediyorsunuz kendinizi.
    ASIM — Mükemmel!
    SEFIK — (Acımaklı bir sesle) Bir. sey ister misin, .Amcacıgım?
    ASIM — Üç ihlâs bir fatiha, haftada bir de Yasin!
    SEVÎM — Amca Bey, size bir müjdemiz var.
    ASIM — Soguk su salamurası mı?
    SEVIM — Hayır. Benim Sefik Beyle, sizin yegeniniz Sefik Beyin Sevim Hanım, evlenmege karar
    verdiler.
    ASIM — Aman; çok memnun : oldum.
    HAÇÇE — (Yumusak bir sesle Asım'a) Beyefendi! Sizin basınıza da ben kundura öreyim mi?
    ASIM —Desenize tam bir aile oluyoruz. (Kalkar oynamaga baslar) Zımpa da zımpa zımpa! Zımpa
    da zımpa zımpa! Zımpa da zımpa zımpal (Bunu gören hepsi el ele tutusur kadril yaparlar ve hep .
    bir agızdan) Zlmpa dâ zımpa zımpa! Zımpa da zımpa zımpa Zımpa da zımpa zımpa!
    Perde
    Haydar Ediskun


    alıntıdır







+ Yorum Gönder
keçileri kaçıranlar tiyatro metni,  kecıleri kacıranlar,  keçileri kaçıranlar tiyatrosu izle,  keçileri kaçıranlar,  keçileri kaciranlar
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi