Öss soru ve çözümleri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Öss soru ve çözümleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Gizliyara
    Frmacil.com





    Cevap: 2009 soruları


    Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki İkilemeyi oluşturan sözcükler tek başlarına kullanılamaz?
    A) Yalan yanlış bilgilerle doğru bir karar veremezsiniz.
    B) Karşıdan güçlü kuvvetli görünüyordu.
    C) Mırın kırın etme de olanları anlat.
    D) Aradan aşağı yukarı on yıl geçti.
    E) İngilizceyi şöyle böyle bilir.

    2. I. Hasta sabaha kadar gözünü kırpmamıştı.
    II. Dün akşam geç yattığından uykusunu alamamıştı.
    III. Uykum gelmesin diye sık sık yüzümü yıkadım.
    IV. Uykusunun ağır olduğunu herkes bilirdi.
    V. Dünkü tartışma yüzünden bütün gece gözüme uyku girmedi.
    Yukarıdaki cümlelerin hangîlerindeki deyimler anlamca birbirine yakındır?
    A) I.ve V.
    B) II. ve III.
    C) II. ve IV.
    D) III. ve IV.
    E) IV. ve V.
    (1999-ÖSS)

    3. Aşağıdakilerden hangisinde "denk" kelimesi, deyim içinde kullanılmıştır?
    A) Dengin olmayan kişilerle arkadaşlık etmeni istemiyorum.
    B) Bu iki çuvalın ağırlıklarının denk olduğunu sanmıyorum.
    C) Tatilde, denk getirebilirsem, iki gün de İstanbul'da kalacağım.
    D) Kardeşlere verilen hediyelerin denk olmasına dikkat etmeliydiniz.
    E) Dikkat ettim, terazinin kefeleri denk değildi.
    (1987-ÖSS)

    4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili deyim "merak edip gizlice dinlemek, işitmeye çalışmak" anlamına gelmektedir?
    A) Karşı masadakiler konuşurken o da kulak kabartmış dinliyordu.
    B) Bu dedikodular onun da kulağına_çalınmış olmalı.
    C) Herkes kulağı tetikte müdürün kapısında bekliyordu.
    D) Sınıfta bütün öğrenciler kulak kesilmiş öğretmenlerini dinliyorlardı.
    E) Öğretmen ders anlatırken kulağım_açıp dinlemelisin.
    {1985-ÖYS)

    5. Aşağıdakilerden hangisinde, altı çizili deyimin cümleye kattığı anlam ötekilerden farklıdır?
    A) Gece gündüz demeden bu işle uğraşacağından kuşkum yok.
    B) Bu işi kabul etmeden önce inceden inceye hesaplar yapması gerekti.
    C) Senin her şeyi ince eleyip sık dokuduğunu herkes bilir.
    D) Bu öneriyi enine boyuna düşündükten sonra karar vermelisin.
    E) Seçtiğin konuyu, kılı kırk yararcasına incelediğin anlaşılıyor.
    (1991 -ÖSS)

    6. Yaşamımızda çok önemli bir yeri olan ekmek sözcüğü pek çok deyimde kullanılmaktadır. Örneğin, geçim sağlayacak bir iş bulmanın zorluğunu anlatmak için "ekmek aslanın ağzında"(I), kendisi çalışmayıp başkasının kazancıyla geçinme durumu için "ekmek elden su gölden"(II) deriz. Geçimini sağlamada çok becerikli olmayı "ekmek kapısı"(III) deyimiyle karşılarız. "Ekmeğine göz dikmek"(IV) deyimiyle, birinin geçimini sağlayan işi elinden almaya çalışmayı anlatmak isteriz. Bir kişinin geçimini sağlamak
    için çalışmasına da "ekmek kavgası" deriz.
    Bu parçada numaralanmış deyimlerden hangisi yanlış açıklanmıştır?
    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
    (1993-ÖYS)

    7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "olacaktı ama olmadı" anlamında bir deyim kullanılmıştır?
    A) Bu iş çok dara geldi, gereken özeni gösteremedim.
    B) Çok gayret ettim, işin sonunu getirdim.
    C) Telaşımdan az kalsın cüzdanımı almayı unutuyordum.
    D) Biraz daha erken çıkabilseydim yağmura yakalanmayacaktım.
    E) Bir süre sonra, olanların farkına vardım.
    (1995-ÖYS)

    8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çok sıkıntı çekmek, çok yorulmak" anlamında bir deyim kullanılmıştır?
    A) Suçsuzluğunu kanıtlayıncaya kadar akla karayı seçti.
    B) Yanlış yapmaktan korktuğu için her işi ince eleyip sık dokurdu.
    C) Kötü haberi alınca kafası allak bullak oldu.
    D) Söylediğimi yapmamak için bin dereden su getirdi.
    E) Savurgan davrandığı için iki yakası bir araya gelmiyordu.
    (1995-ÖYS)

    9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim açıklamasıyla birlikte verilmiştir?
    A) O gün şafak sökerken uyanmış, yola çıkmak üzere hazırlanmıştı.
    B) Şimdilik sabrediyor, zamanı gelince her şeyi ortaya dökmeyi düşünüyordu.
    C) Herkes aynı sorun üzerinde düşünüyordu, ama hiç kimse onu açıkça dile getirmiyordu.
    D) Ona en çok duyarlık gösterdiği yönden saldırmış, onu can evinden vurmuştu.
    E) Bu duruma gerçekten çok üzülüyordu, ama elinden hiçbir şey gelmiyordu.
    (1994-ÖSS)

    10. "Atlar ulu bir sel gibi dağlardan boşanmış. Nallan, toprağı sarsıp şimşekleniyor. Geçtikleri yerlerde süt beyaz yollar bırakıyorlar. Üzerindeki binicileri toprağa fırlatıyorlar. Ovanın yüzü köpürmüş bir denizi andırıyor."
    Parçanın yazan, anlatım yönünden aşağıdakilerden hangisi ile nitelendirilir?
    A) İnce eleyip sık dokuyan
    B) Bin dereden su getiren
    C) Bire bin katan
    D) Kılı kırk yaran
    E) Ağzına geleni söyleyen
    (1984-ÖSS)

    11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yerinde kullanılmamış bir deyim vardır?
    A) Kadın, durmadan ağlıyor, bir yandan da: "İçim yanıyor dostlar!" diye bağırıyordu.
    B) Olay yerinde, herkes telaş içindeyken o kılını bile kıpırdatmıyordu.
    C) Odacı Halil Efendi, yeni müdür için: "Canı tez birine benziyor." dedi.
    D) Ev sahibi, konuklarına bakıp; "Bu ne şıklık böyle!" deyince Ayşe üstüne alındı.
    E) Görüşüne başvurduğum herkes, onun, sözünün eri bir kişi olduğunu söylüyordu.
    (1996-ÖSS)

    12. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki açıklama, kullanılan deyime uygun değildir?
    A) Hiçbir şeyle ilgilenmeyen, sorumluluk duygusundan yoksun, dünya yıkılsa umrunda olmayan bir kişiydi.
    B) Çevresindekilerden daha üstün niteliklere sahip olduğunu düşünen, kendini beğenmiş biriydi.
    C) Nereden, nasıl yarar sağlanacağını bilir, her işe burnunu sokardı.
    D) Bu olaydan sonra büyük bir karamsarlığa ve umutsuzluğa kapıldı, dünyası zindan oldu.
    E) Söylediğiniz işle yakından İlgileniyor, onun üzerinde duruyordu.
    (1996-ÖYS)

    13. Aşağıdakilerin hangisinde ikinci cümle, birinci cümlede kullanılan deyimin anlamını içermez?
    A) İş inada binmeseydi böyle çalışmazdı.
    Onun kendisine yardımcı olacağını, güçlük çıkarmayacağını anlamıştı.
    B) O her işten yüzünün akıyla çıkmıştır.
    Bu işi de eksiksiz olarak ve başarıyla tamamladı.
    C) Sen hiç merak etme, o işini bilir.
    O, nereden, nasıl yarar sağlanacağını çok iyi hesaplar.
    D) Sonunda o da işin içinden sıyrıldı.
    Bu karışık işten kendini kurtardı.
    E) Canını dişine takıp işini bitirmeye çalıştı.
    Verilen görevi başarmak için her türlü tehlike ve sıkıntıyı göze aldı.
    (1998-ÖSS)

    14. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi anlamca birlikte verilen tutum ya da davranışla uyuşmaz?
    A) Her işte bir hayır vardır. - İyimser olma
    B) Gül dikensiz, sefa cefasız olmaz. - Sıkıntılara katlanma
    C) Sağlık istersen çok yeme, saygı istersen çok deme. -Ölçülü davranma
    D) Boş fıçı çok langırdar. - Bilgiçlik taslama
    E) Bin tasa bir borç ödemez. - Kuşku duyma
    (1997-ÖYS)

    15. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi anlamca ötekilere ters düşmektedir?
    A) Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır.
    B) Akıl adama sermayedir.
    C) Akıllı köprü arayana dek, deli suyu geçer.
    D) Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.
    E) Akıl olmayınca başta, ne kuruda biter ne yaşta.
    (1986-ÖSS)

    16. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur?
    A) Ayağını yorganına göre uzat.
    B) Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.
    C) Son pişmanlık fayda vermez.
    D) Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
    E) Ateş düştüğü yeri yakar.
    (1989-ÖYS)

    17. Aşağıdaki cümlelerin hangisi "insan yedisinde ne ise yetmişinde de odur." atasözünün anlamını içermez?
    A) Sen her zaman demez misin, huylu huyundan vazgeçmez, diye?
    B) Can çıkmadan huy çıkar mı?
    C) Büyükler, sütle giren huyun, canla çıkacağını boşuna söylememişler.
    D) Ben sana, huyunu bilmediğin kişilere güvenme, demez miydim?
    E) Ne dersen de, değiştiremezsin onu, huy canın altındadır.
    (1988- ÖSS)

    18. "Seni her mecliste küçük düşürür Kötülerle konup göçücü olma."
    Karacaoğlan'ın bu dizeleriyle, anlamca en iyi uyuşan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Kötü söyleme eşine, zehir katar aşına.
    B) Arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim.
    C) Üzüm üzüme baka baka kararır.
    D) Deli ile çıkma yola, başına getirir bela.
    E) Kır atın yanında duran, ya huyundan ya suyundan.
    (1981 -ÖYS)



    Öss Ve Öys 'de ÇikmiŞ TÜrkÇe SÖzcÜk TÜrlerİ Sorulari


    SÖZCÜK TÜRLERİ TEST - 1
    1. "Artık" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad. olarak kullanılmıştır?
    A) Yemek hazır, artık sofraya oturabiliriz.
    B) O bardaktaki artık suyu dökebilirsin.
    C) Yemek artıklarını değerlendirmemiz gerekir
    D) Havalar ısındı, artık kar yağmaz.
    E) Sus artık, biraz da beni dinle!
    (1995-ÖSS)
    2. "Bu" sözcüğü, aşağıdaki dizelerin hangisinde tür bakımından ötekilerden farklıdır?
    A) Kolay değil bu dünyadan ayrılmak
    B) "Bu taşındır" diyerek Kabe'yi diksem başına
    C) Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan
    D) Gönlüm bu sevincin heyecanıyla kanatlı
    E) Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
    (1993-ÖSS)
    3. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük, sözcük türü bakımından ötekilerden farklıdır?
    A) Yeni bir kitaplık alması gerekli.
    B) Bugünlerde sende bir durgunluk var.
    C) Ağır işittiği için kulaklık kullanıyor.
    D) Yalnızlık en korktuğu şeydi.
    E) Kışlık odun ve kömürünü yazdan aldı.
    (1988-ÖYS)
    4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru zamiri vardır?
    A) Arkadaşın Ankara'ya ne zaman gelmiş?
    B) Bu tabağı buraya kim koymuş olabilir?
    C) Ben de onunla gidebilir miyim?
    D) Kaçıncı katta oturuyorsunuz?
    E) İstanbul'a ilk kez mi gidiyorsun?
    (1995-ÖSS)
    5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, soru anlamı bir zamirle sağlanmıştır?
    A) Bunca sıkıntıya neden katlandınız?
    B) Bu romanı benden sonra kim okumak ister?
    C) Bu çiçeklere kaç para verdiniz?
    D) Kaçıncı katta oturduğunu söyledi mi?
    E) Bana gizlice ne söylediğini biliyor musunuz?
    (1983-ÖYS)
    6. "Kimi zamirler, özneyi pekiştirerek belirtirler. Bunlar tek başlarına asıl şahıs zamirlerinin yerini tutabildikleri gibi, onlarla birlikte de kullanılabilirler."
    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir zamir vardır?
    A) Doğrusu, onun sözüne pek kulak asmadım.
    B) Bence, alınan sonuç pek de olumlu değildi.
    C) Bu elbiseyi ben kendim diktim.
    D) İşittiklerimiz bunları doğrular nitelikteydi.
    E) Ahmet o yaz, tatilini bizde geçirecekti.
    (1989-ÖSS)
    7. "O" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişi adılı (şahıs zamiri) olarak kullanılmıştır?
    A) Çocuklar o ağacı sulamışlar.
    B) Annesi onu, biraz önce hastaneye götürdü.
    C) Kitaplıktan o kitabı alıp gitti.
    D) Ben bu evi değil, onu beğendim.
    E) Dosyayı göstererek: "Onu bana ver." dedi.
    (1998-ÖYS)
    8. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük, sözcük türü bakımından ötekilerden farklıdır?
    A) Balıkçılar, saatlerce azgın dalgalarla boğuşmak zorunda kalmışlar.
    B) Barakayı aydınlatan lambanın ölgün ışığı altında-okumaya çalışıyordu.
    C) Orası, eskiden bir sürgün yeriymiş.
    D) Esmer ve dolgun yüzü ile annesine çok benziyor.
    E) Büyüdükçe çevresine karşı İlgisiz, suskun bir çocuk olmuş.
    {1997-ÖYS)
    9. Çocukken, seslerin hep o(I) minicik(II) kutunun içine doluştuğunu sanırdım. Düğmesi çevrilince o(III) , evimizi hoş nağmelerle doldururdu.
    Yukarıdaki cümlelerde numaralanmış sözcüklerin türleri, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
    A) İşaret sıfatı Niteleme sıfatı İşaret zamiri
    B) İşaret sıfatı Belgisiz sıfat Kişi zamiri
    C) İşaret zamiri Niteleme sıfatı Kişi zamiri
    D) Kişi zamiri Belgisiz sıfatı İşaret zamiri
    E) İşaret sıfatı Sayı sıfatı Kişi zamiri




    SÖZCÜK TÜRLERİ TEST - 2
    10. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, somut bîr addan türeyip somut bir varlığı niteleyen sıfat vardır?
    A) İçindeyim şimdi o alaca sessizliğin.
    B) Ne vefalı komşumuzdun sen Fahriye Abla.
    C) Bırak yorgun başları bu taşlarda uyusun.
    D) Sonsuz ufuktan âh o ne coşkun gelişti o.
    E) Geyikli örtüyü ser masaya, dinlen biraz.
    (1989-ÖYS)
    11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir adlaşmış sıfat vardır?
    A) Otel sahibi bizi güler yüzle karşıladı.
    B) Yürüyüşe çıkan konuklar henüz dönmediler.
    C) Eski yöneticileri toplantıya çağırmışlar.
    D) Sınıfın çalışkanı, bu sınav sonunda belli olacak.
    E) Kendilerine yöneltilen sorulara cevap vermediler.
    (1996-ÖYS)
    12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcük hem belirtme hem de niteleme sıfatı almıştır?
    A) İçeriye orta yaşlı bir kişi girdi.
    B) İnsana tepeden bakan, İtici biriydi.
    C) Gözü eski, cumbalı evleri arıyordu.
    D) O yıllarda çift düğmeli, dar yakalı ceketler modaydı.
    E) Her gün aynı yorgun, asık yüzleri görmekten bıkıp usanmıştı.
    (1996-ÖSS)
    13. Aşağıdaki dizelerin hangisinde soru anlamı, soru sıfatıyla sağlanmıştır?
    A) Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
    B) Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
    C) Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
    D) His var mı bu âlemde nekahet gibi tatlı?
    E) Nasıl tahammül eder eski, hasta bir tekne?
    (1994-ÖYS)
    14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ağır" kelimesinin görevi "Ağır bir hastalık geçirdiğini bilmiyordum." cümlesindekinden farklıdır?
    A) İşler neden bu kadar ağır gidiyor, anlayamıyorum.
    B) Ağır ve kirli hava çocuklara daha çok dokunuyormuş.
    C) Kapı açılınca etrafa ağır bir koku yayıldı.
    D) Suçlarken bile çok ağır sözler kullanmadı.
    E) Sağlığı, ağır işlerde çalışmasına engel değil.
    (1983-ÖSS)
    15. Tembeller başarılı olamaz.
    Bu cümledeki "tembel" kelimesi "sıfat olduğu halde isim olarak" kullanılmıştır. Aşağıdaki l erde n hangisinde böyle bir kelime vardır?
    A) Fidanlar susuz kalmış.
    B) Gençler ağaç dikiyor.
    C) Askerler bahçede spor yapıyor.
    D) Çocuklar eve döner dönmez uyudu.
    E) Arabalar yolun kenarına park edilmiş.
    (1987-ÖYS)
    16. "Çekim eki almış her sıfat adlaşmıştır."
    Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük bu kurala örnek gösterilebilir?
    A) En büyük zevki, rahatça koltuğuna oturup televizyon izlemekti.
    B) Evleri caddeye çok yakın, daracık bir sokağın başındaydı.
    C) Aralarında nedeni bilinmeyen bir soğukluk vardır.
    D) Birden başlayan sıcaklar herkesi bunalttı.
    E) Kumaşlardan kırmızılı olanı daha çok beğendim.
    (1994-ÖSS)
    17. Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerden hangisi türü bakımından ötekilerden farklıdır?
    A) Sen de şöyle bir ayakkabı alabilirdin.
    B) Sözünü ettiğim yazı öteki dergideydi.
    C) Onu değil, şuradaki kalemi istiyorum.
    D) Öyle sorular yöneltti ki yanıt bulamadım.
    E) Böyle konuşursan anlaşamayız.
    (1992-ÖSS)
    18. "Kimi niteleme sıfatlarının ilk ünlüsüne kadar olan bölümü, m, p, r, s ünsüzlerinden yakışanı ile bir önek haline getirilir ve sözcüğün başına eklenerek sıfat pekiştirilir."
    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymayan bir pekiştirme sıfatı vardır?
    A) Bayram olmasına karşın caddeler ıpıssızdı.
    B) Gülünce bembeyaz dişleriyle daha da sevimli oluyordu.
    C) Köyleri, ağaçsız, yeşilliksîz, çırçıplak bir ovanın ortasındaydı.
    D) İlk kez, böylesine özü sözü doğru, sımsıcak bir insanla arkadaş olmuştu.
    E) Bu sapasağlam ayakkabıları bu kadar çabuk nasıl eskittiğini doğrusu anlayamadım.
    (1993-ÖSS)


    Öss Ve Öys 'de ÇikmiŞ TÜrkÇe CÜmle Yorumu Sorulari

    CÜMLE YORUMU TEST
    1. Ne yaşanan her olay öyküye dönüştürülebiliyor ne de öyküye özgü kurallar, her zaman gerçeği aynen anlatmaya uygun düşüyor.
    Aşağıdakilerden hangisi bu cümleye en yakın anlamdadır?
    A) Öyküde ne yaşanmış olaylar anlatılabilir ne de gerçekler yansıtılabilir.
    B) Her olayı oy kül eştirmek doğru olmaz; her öykünün kendine özgü bir yapısı vardır.
    C) Yaşanmamış olaylardan öykü çıkarılamaz; yaşanmış olaylar da öykünün sınırlarını aşar.
    D) Yaşanan olaylar çok etkileyicidir; olaylar öyküleştirilirken canlılığını ve etkileyiciliğini yitirir.
    E) Baştan geçen her olaydan öykü çıkarılamaz; öykünün yapısı olup biteni olduğu gibi yansıtmaya izin vermez.
    (1994-ÖYS)

    2. Bence otobiyografik bir eser, hiçbir zaman edebi bir eser niteliği taşımaz; çünkü edebi bir eser, yaratıcılık gerektirir, buluş gücü gerektirir.
    Bu cümleden aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılamaz?
    A) Bir kişinin gerçek yaşamıyla sınırlı kalan bir yapıt edebiyat değeri taşımaz.
    B) Yaşanılanları olduğu gibi yansıtma, edebi eserin yapısıyla bağdaşmaz.
    C) Kendi yaşamını anlatan yazarların yapıtlarında yaratıcılık bulunmaz.
    D) Bir yapıtın edebi değer taşıması, yazarının ortaya koyduğu sanatsal buluşlara bağlıdır.
    E) Gerçek yaşamdaki kişileri anlatma giderek yazarların yaratıcılığını sınırlar.
    (1997-ÖYS)

    3. Gerçek yolculuk, aynı gözlerle yüz değişik ülkeyi dolaşmak değil, aynı ülkeyi yüz değişik gözle görebilmektir.
    Bu cümlede anlatılmak isteneni içeren yargı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) İnsan gördüklerini saptamakla kalmamalı, bunlardan yararlanmaya çalışmalıdır.
    B) Çok yaşayan değil yaşadığı sürece değişik yerler gören kişi birçok şey öğrenir.
    C) Değişik konularda gördüğümüz, öğrendiğimiz şeyleri aynı biçimde yansıtmalıyız.
    D) Aynı şeye değişik yaklaşımlarla ve değişik açılardan bakmasını bilmeliyiz.
    E) Bir şeyi öğrenmekten çok, onu değişik durumlarda kullanabilmek önemlidir.
    (1991 -ÖYS)

    4. Sanatçı her sergisinde yeni arayışların ve yeni düşüncelerin ürünü olan yapıtlara yer veriyordu.
    Bu cümle, düşüncenin akışına göre, aşağıdakiler-den hangisiyle sürdürülebilir?
    A) Yapıtlarında kendinden önceki sanatçıların deneyimlerine bağlı kalıyordu.
    B) Yapıtlarını, izleyicilerin beğenisini göz önünde bulundurarak biçimlendiriyordu.
    C) Yapıtlarında, denenmemişi deniyor, kendine özgü bir üslup yaratıyordu.
    D) Son yaptığı tablolarla, daha önce yaptıkları arasında konusal bir ortaklık görülüyordu.
    E) Yapıtlarında, herkeste aynı etkiyi ve düşünceyi uyandıran bir renk uyumu göze çarpıyordu.
    (1997-ÖYS)

    5. Zamanının çoğunu kasabanın dışındaki kulübesinde geçirir. Yazın bağda, kışın küçük zeytinlikte durup dinlenmeden çalışır. Bir gün bile halinden şikayetçi olmamıştır.
    Bu parçada sözü edilen kişi ile aşağıdakilerden hangisi arasında en çok benzerlik vardır?
    A) Kızgın güneşte, yağmur altında eviyle tarlası arasındaki dik yokuşları, kayalık yollan zorlukla aşardı.
    B) Pamuk tarlalarında çalışmak üzere yola koyulmuş, bin bir güçlükle Çukurova'ya varmıştı.
    C) Kendi yarattığı küçücük dünyasında yaşayan, doğayla iç içe olmaktan mutluluk duyan, çalışkan bir gençli.
    D) Çocukluğundan beri şehirlere alışamamış, kendi köyündeki İnsanlarla bunların yaşama biçimi arasında farklar olduğunu görmüştü.
    E) O, bir sur harabesi üzerinde çıkan yabani incir ağacı gibi biraz sıkıntılı ve şekilsiz fakat özgürce büyüyüp gelişiyordu.
    (1994-ÖYS)

    6. (I) Birçok sanatçı gibi o da edebiyata şiirle başladı. (II) Ölçülü olarak yazdığı ilk şiirlerinde halk şiirinin izleri açıkça görülür. (III) Bu şiirleri içeren İlk kitabı yayımlandığı zaman olumlu yankılar uyandırmasına karşın, nedense sanatçı şiiri bırakıp öykü ve roman türüne yöneldi. (IV) İlk öyküsü 1930 yılında o dönemin ünlü bir dergisinde yayımlandı. (V) Daha sonraki ürünleriyle, Cumhuriyet sonrası Türk öykücülüğünün gelişiminde köşe taşı sayılan bir sanatçı kimliğini kazandı.
    Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangisi, ötekilere göre anlamca daha_geniş kapsamlıdır?
    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
    (1997-ÖYS)

    7. Aşağıdakilerin hangisinde, ikinci cümle birincinin açıklaması değildir?
    A) Dili bir kağıda benzetebiliriz. Düşünce, kağıdın ön yüzü; ses arka yüzüdür.
    B) Bilgilerimizi dil yoluyla elde ederiz. Düşüncelerimizi ise dilin yapı taşı olan sözcüklerle biçimlendiririz.
    C) İnsan gerçeği hepimizin malıdır. Kötü adamda da bizden bir parça var, kahramanda da.
    D) Mimar Sinan'ın yapılarında olağanüstü bir bitmişlik vardır. Ne bir tuğla eksik, ne bir tuğla fazla.
    E) Bazen keşke gazete olmasaydı diyorum. Gazetenin zamanımı çaldığını düşünüyorum.
    (1990-ÖYS)

    8. Sokaktan gelen gürültü gittikçe artıyor, ürkütücü, korku verici çığlıklara dönüşüyordu.
    Bu cümledeki eylemlerde görülen dereceleniş biçimi, aşağıdakilerden hangisinde vardır?
    A) Birçok konuda onlar gibi düşünüyor, olaylar karşısında onlar gibi davranıyordu.
    B) Kızdığı zaman gözü dünyayı görmeyen, huysuz biri olurdu.
    C) Sorunlar, zamanında çözüm bulunmadığı İçin günden güne büyüyor, çözülmesi güç bir hal alıyordu.
    D) Genç kız, dirseklerini dizlerine dayamış, derin derin düşünüyordu.
    E) Bu haberi duyunca üzüldü, kimseye bir şey söylemeden sessizce odadan çıktı.
    (1990-ÖYS)

    9. "Bir kavramı belirlemenin başka bir yolu da onun karşıtı olan kavramı belirlemektir."
    Aşağıdaki yargıların hangisinde bu yola başvurulmuştur?
    A) Eleştiri, bir yapıtı belirli ölçülere göre değerlendirme, inceleme işidir.
    B) Bir düşünceye saplanıp onun dışında doğru tanımayan kişilere hoşgörülü denemez.
    C) Bilimsel kuşku insanoğlunu inanmaktan çok, nedenlerle düşünmeye götürür.
    D) İlkel toplumların da, uygar toplumların da kendilerine özgü kültürleri olmadığı söylenemez.
    E) Eleştirmen de yaratılmış bir yapıtı yorumlarıyla zenginleştiren bir sanatçı sayılır.
    (1982-ÖSS)

    10. Romanını okuyup bitirdim. Hele biraz zaman geçsin, hazmedeyim. Neler kaldı, neler gitti? Bunları saptadıktan sonra bildireceğim görüşlerimi.
    Böyle diyen bîr kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
    A) Düşüncelerini açıklamadan önce, başkalarıyla tartışarak doğrulamak ister.
    B) Ayrıntılı olarak düşünmenin gereğine inanır.
    C) Zaman içinde görüşlerin değişebileceğini düşünür.
    D) Düşüncelerini hemen açıklamaktan kaçınır.
    E) İzlenimlerini yorumlayıp değerlendirme eğilimindedir.
    (1999-ÖSS)

    11. Sanatçı, "Bebek" hikayesini dokuz kez yazdığını dokuzunda da değişik hikayeler ortaya çıktığını söylüyor.
    Sanatçının bu sözünden aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılabilir?
    A) Bir yazarın başarısı neyi, niçin yazdığını bütün yönleriyle bilmesine bağlıdır.
    B) Yazar, üzerinde çalıştığı konuya göre bir anlatım biçimi seçmelidir.
    C) Yazar, sözcükleri seçip kullanırken onlara yeni anlamlar yükleyerek dilin olanaklarını zenginleştirmelidir.
    D) Yazar, anlatımını seslenmek istediği okur kitlesinin düzeyine göre biçimlendirmelidir.
    E) Bir yazarın aynı konuda değişik hikayeler çıkarması onun yaratma gücünü gösterir.
    (1995-ÖSS)

    12. Aşağıdakilerden hangisinin sonuna, "Bu nedenle söz konusu yapıt çok okunmuş ve defalarca basılmıştır." cümlesinin getirilmesi anlam akışı yönünden uygun olmaz?
    A) Yapıtın, yazıldığı döneme göre, sade ve anlaşılır bir dili vardır.
    B) Yapıtta, eski eğitim uygulamaları, kahramanın bakış açısından, etkileyici bir anlatımla yargılanmaktadır.
    C) Yapıtta, içinde bulunulan ortamla insanın psikolojik durumu arasındaki ilişki açıkça görülmektedir.
    D) Yazarın, tarihsel olaylardan yola çıkarak oluşturduğu bu yapıtta, gerçeklerin payı büyüktür.
    E) Belirli bir kesime seslenen bu yapıtta terimlere dayalı bir anlatım kullanılmıştır.
    (1999-ÖSS)

    13. Yeni bir roman yazacağım zaman duraksarım, çünkü bu romanda, üslubun ve konuya bakış açısının daha önce yazdıklarımdan farklı nitelikler taşıması gerektiğini düşünürüm.
    Bu sözleri söyleyen bir romancıdan aşağıdakilerden hangisi beklenir?
    A) Kendinden önce hiçbir romancının işlemediği özgün konulan seçmesi
    B) Konuyla anlatım biçimi arasındaki ilişkiyi göz önünde bulundurması
    C) Bir romanın sanatsal değerini belirlemede, konunun önemli bir etken olduğuna inanması
    D) Sanatta kalıcılığın, alışılmış yöntemlerin dışına çıkmakla sağlanacağına inanması
    E) Her romanında konuyu, değişik bir yaklaşım ve anlatımla işlemek istemesi
    (1997-ÖSS)







  3. 3
    Ziyaretçi
    Öss ile ilgili üniversite sınavlarında çıkmış sorular için teşekkür ederim







  4. 4
    Ziyaretçi
    son 20 yılın kelime türleri cevaplarıyla çook acil

+ Yorum Gönder
öss de çıkmış zamir soruları ve çözümleri,  sözcük türleri çıkmış öss soruları ve cevapları,  ygs zamirle ilgili cikmis 20soru
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi