Zaman İnsan Yaşamı üzerindeki önemiyle ilgili Bilimsel Makale

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Zaman İnsan Yaşamı üzerindeki önemiyle ilgili Bilimsel Makale ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Gizliyara
    Frmacil.com





    Cevap: Zaman Herkes İçin Eşit
    Zaman özellikle şu günlerde en değerli kaynağımız. Malum krizin etkilerinden de olsa gerek az zamanda çok fazla iş yapmaya çalışıyoruz. Elimizdeki işe hakettiği zamanı ayırıp gerekli özeni gösterebiliyor muyuz acaba? Ya da işi yetiştiremediğimizde suçu zamana mı atıyoruz?..

    Zaman öyle bir kaynak ki ne bir yere saklayıp sonra kullanabiliyorsunuz, ne yenileyebiliyorsunuz ne de parayla satın alabiliyorsunuz. Bir gün 24 saat; bu herkes için eşit. Hal böyleyken bu denli değerli bir kavramı yönetmek bize düşüyor o zaman değil mi? İş ve özel yaşamımızı dolu dolu ve kaliteli bir şekilde yaşayabilmemiz için zamanı iyi yönetmemiz şart. Hayattaki amaçlarımızı doğru belirlemek herşeyde olduğu gibi zaman yönetiminde de öne çıkan bir unsur. Hayatımızdaki amaçlarımızı doğru belirleyelim ki zamanımızı da bu amaçlar doğrultusunda organize edelim. Bu amaçlar doğrultusunda yapmak istediklerimizi önem ve aciliyet sırasına göre gruplandırıp planlamamız önemli. Gruplamızı aşağıdaki şekilde yapabiliriz.

    1. Acil Olmayan ve Önemsiz İşler: Bu tür işler, özellikle de önemli işlere zaman ayırmamız gereken dönemlerde, boş yere harcanmış zamanların kaynağını oluşturur. Gereksiz telefon görüşmeleri, televizyonda gereksiz bir programın sizi esir almasına izin vermeniz gibi işleri bu kategoriye koyabilirsiniz. Bunlar kişisel zevklerimizdir. Fakat bize ne kattığını sorgulamamızda da fayda var. Gerek sosyal yaşantımıza gerekse iş hayatımıza birşey katmıyorsa gerçekten zamanımızı öldürüyoruz demektir.

    2. Acil Ama Önemsiz İşler: Gün boyunca çok yoğunsunuzdur öyle işlerle uğraşmışsınızdır ki çok iş yaptığınızı düşünürsünüz ama gün sonunda günün muhasebesini yaptığınızda aslında elle tutulur bir şey yapmadığınızı görürsünüz. Önemli bir proje üzerine düşünüp kendi yorumlarınızı ekleyerek bir aksiyon planı çıkarmanız gerekirken, gelen lüzumsuz telefonlara vakit ayırmanız şeklinde örneklendirebiliriz bu grubu. Zaten böyle durumlarda kendinize kızarak bir de enerjinizi yiyip bitirebilirsiniz.

    3. Acil Olmayan Ama Önemli İşler: Aylar sonra konuşmacı olarak katılacağınız bir konferans için yapacağınız hazırlıklar acil olmayabilir fakat önemlidir. Son güne sıkıştırmamak için konuşmanızı zamana yayıp şimdiden üzerinde düşünmekte fayda vardır. Genellikle bu kategoride olan işlerimiz başarımızı belirler.

    4. Acil ve Önemli İşler: Bu tür işlerle karşılaşmamak için zaman planlaması çok önemlidir. Eğer yetiştirmeniz gereken bir raporu son güne bırakıp hem acil hem önemli kategorisine aldığınızda herşey daha zordur. Onun içindir ki işlerinizin bu kategoriye girmemesi için elinizden geleni yapın derim.

    Zamanı organize ederken kendimizi eğitmemiz gereken en önemli konulardan bir tanesi ise gerektiğinde “hayır” diyebilmektir. Yaşamımızın her noktasında hayır diyebilmek önemli olduğu kadar iş hayatında da bu çok önemli. Her işi yapabilirim şeklinde bir misyon üstlenmişseniz ve önünüze gelen her işe evet derseniz zamanla gerek yapmanız gereken işlerin kalitesi gerekse enerjinizin kalitesi düşecektir. Bu da ilerleyen zamanlarda daha farklı sorunlar olarak size geri dönecektir.

    Kellog Business School'da (Northwestern Üniversitesi) İş İdaresi master öğrencilerine ders veren Zaman Yönetimi dersi profesörü arasında geçen bir hikayeyi paylaşmak istiyorum sizlerle....

    Profesör sınıfa girip karşısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra, "Bugün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız" dedi. Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı. Arkadan, kürsünün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde taş aldı ve taşları büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başladı. Kavanozun daha başka taş almayacağına emin olduktan sonra öğrencilerine döndü ve "Bu kavanoz doldu mu?" diye sordu. Öğrenciler hep bir ağızdan "Doldu" diye cevapladılar.

    Profesör "Öyle mi?" dedi ve kürsünün altına eğilerek bir kova mıcır çıkarttı. Mıcırı kavanozun ağzından yavaş yavaş döktü. Sonra kavanozu sallayarak mıcırın taşların arasına yerleşmesini sağladı. Sonra öğrencilerine dönerek bir kez daha "Bu kavanoz doldu mu?" diye sordu. Bir öğrenci "Dolmadı herhâlde" diye cevap verdi.

    Doğru" dedi profesör ve gene kürsünün altına eğilerek bir kova kum aldı ve yavaş yavaş tüm kum taneleri taslarla mıcırların arasına nüfuz edene kadar döktü. Gene öğrencilerine döndü ve "Bu kavanoz doldu mu?" diye sordu. Tüm sınıftakiler bir ağızdan "Hayır" diye bağırdılar.

    "Güzel" dedi profesör ve kürsünün altına eğilerek bir sürahi su aldı ve kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu boşalttı. Sonra öğrencilerine dönerek "Bu deneyin amacı neydi" diye sordu. Uyanık bir öğrenci hemen "Zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün, daha ayırabileceğimiz zamanımız mutlaka vardır" diye atladı.

    "Hayır" dedi profesör, "bu deneyin esas anlatmak istediği eğer büyük taşları baştan yerleştirmezseniz küçükler girdikten sonra büyükleri hiç bir zaman kavanozun içine koyamazsınız" gerçeğidir". Öğrenciler şaşkınlık içinde birbirlerine bakarken profesör devam etti: "Nedir hayatınızdaki büyük taşlar? Çocuklarınız, eşiniz, sevdikleriniz, arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayâlleriniz, sağlığınız, bir eser yaratmak, başkalarına faydalı olmak, onlara bir şey öğretmek! Büyük taşlarınız belki bunlardan birisi, belki bir kaçı, belki hepsi.

    Hayatınızı seviyorsanız zamanınızı boşa harcamayınız, çünkü zaman hayatın kendisidir.
    Benjamin Franklin







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi