Geleneksel el sanatlarımız ve mesleklerimizden azalanlar hangileridir?

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Geleneksel el sanatlarımız ve mesleklerimizden azalanlar hangileridir? ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Geleneksel el sanatlarımız ve mesleklerimizden azalanlar hangileridir?





  2. 2
    Ensar
    Özel Üye





    Cevap: Azalan meslekler Günümüzde Azalan meslekler

    bakırcılık ve kalaycılık

    İnsanlığın gelişiminde, önemli toplumsal olaylar vardır. Öyle ki, bir çağı kapatıp yeni bir çağı başlatan, toplumların gelişmesinde bir mihenk taşı olan, dönüm noktası niteliğini taşıyan olaylar... Büyük yangınları ortaya çıkaran küçük kıvılcımlar gibi, yavaş yavaş etkisini gösteren ve yayılan olaylar...
    Günlük yaşam ise bu olayların etkisi ile çeşitlenir, renklenir, gelişir ve hareketlenir. Bakır da, insanoğlunun günlük yaşamını etkilemiş bir metal. İşte bu metal, tarihte ilk bulunduğu süreçte ne kadar önemli görevler üstlenmişse, daha beş-on yıl öncesine kadar da günlük yaşamdaki ihtiyaçları karşılama noktasında bir o kadar yükü omuzlamış. Bunun nedenini de bakırın diğer metallere nazaran daha kolay işlenmesi olduğu şeklinde açıklamaya çalışırsak hiç de yanlış bir şey yapmış olmayız.
    Bakır... Doğuşu M.Ö. 7000 yıllarına dayanan bu madenin Türkiye’deki geçmişi de bir o kadar eski yıllara uzanıyor. Yapılan kazılarda ortaya çıkan bir diğer gerçek de bakırı doğuranın ve bağrında yetiştirenin Anadolu toprakları olduğu gerçeği...
    Elbette topraktan çıkan bu ham bakıra bir çeki düzen verilmesi, onun insan emeği ile yoğrularak günlük hayatta kullanılan aletler haline getirilmesi de yine Anadolu topraklarının bağrında gerçekleşiyor. M.Ö. 5000’li yıllar... İnsanın gelişmesiyle birlikte çevresinin de, doğanın da, kullandığı eşyaların da geliştiği, bilinen bir gerçek. İşte bakırcılık da bu gerçeği ispatlayan bir meslek. Bakırcılık; bakırdan çeşitli alet, avadanlık, silah ve sanat ürünlerinin yapılması. Yaklaşık 7000 yıllık bir mesleğin kısacık tanımı. Bu kısa tanımın içinde ne kadar bakırın, kaç tane kullanmaktan eskimiş aletin, kaç ustanın, kaç çırağın, meydana getirilen hayat bulan kaç ürünün olduğunu düşünmek ise bu kısacık tanımı işin içinden çıkılmaz hale getiren bir mesele...
    Evet, günlük hayat dedik. Kazanlar, tencereler (kuşhanalar), tavalar, siniler, tepsiler, leğenler, ibrikler, sürahiler (süleyheler), güğüm ve cezveler gibi mutfak ürünlerinin yanı sıra ok ve mızrak uçları gibi savaş aletleri...
    Yıllar ilerledikçe hem dövme usulleri hem de dövme aletleri gelişmiş. Zamanla şekil verme ve işleme tekniklerinde ilerleme kaydedilmesiyle birlikte madencilik vazgeçilmez bir meslek halini alırken bu ince tekniklerle birlikte bakır eşyalar mutfaklarda yerini yıllarca korumuş. Ancak 1960’lı yıllara gelinip ülkenin sosyal ve ekonomik yapısının değişmesiyle bakırcılık da bu gelişmelerden nasibini almış ve gerilemiş. Alüminyum, plastik ve çelik vBulletin. gibi maddelerden yapılan fabrikasyon ürünlerin ve ucuz maddelerin ortaya çıkmasıyla birlikte bakıra olan ilgi azalmış, Fakat insanların her şeye rağmen az da olsa geleneksel kültürlerini korumaya çalışmasıyla bakırcılığın yok olması engellenmis.
    50 yıl önce mutfaklarımızın vazgeçilmez aletleri, raflarımızdan hiç düşürmediğimiz bakır tabaklarımız şimdi salonlarımızda sadece dekoratif süs eşyaları olarak yer tutmaya çalışıyor. Yıllar boyunca sofralarımızdan eksik olmayan bakır sahanlar, maşrapalar, köylerde çeşmelerden su taşıdığımız kovalar, bakraçlar şimdi günümüze birer tarihi sanat eseri olarak kalıyor. Onlar artık kimilerimizin eskiyi yadetmek için evlerimizin bir köşesine koyduğu, geleneklerimizin simgesi olarak oluşturduğumuz şark köşelerinin vazgeçilmez süsü olmuş durumda. Hepsi de ustaların, yılların deneyimiyle kazandıkları hünerleriyle birer sanat eserine çevirdikleri bakırlar.
    NALBANTLIK
    Türkiye genelinde sayilari bir elin parmaklari kadar azalan nalbantlar, yaris atlari sayesinde ayakta duruyor. Kütahya'da, Pasam Sultan Mahallesi'ndeki Kabadayi Hani'nda yillardir nalbantlik yapan Ali Sami Haylaz (54) ve Ibrahim Kiliç (68), mesleklerinin yok olma tehlikesiyle karsi karsiya oldugunu söyledi. Kütahya'nin son 2 nalbanti, hayatta olduklari sürece mesleklerini yasatacaklarini bildirdi. Ali Sami Haylaz, "Ben tam 31 yildir Kütahya ve çevresinde nalbantlik yaparak geçimimi sagliyorum. Bundan 15 sene önce Kütahya'da onlarca nalbant vardi. Günümüzde bir ben, bir de Ibrahim Usta kaldi. Eskiden köy köy dolasarak hayvanlari nallardik. Simdi atin yerini traktörler alinca biz de ekmek paramizdan olduk. Simdi sadece yaris atlarina nal çakiyoruz" dedi. 42 yildir nalcilik yapan Ibharim Kiliç ise "Eskiden sabahtan aksama kadar basimizi kasiyacak zamanimiz olmazdi. Simdi ayda sadece 5-10 ata nal çakabiliyoruz" diye konustu. Bir ati 20 milyon liraya nalladiklarini belirten Haylaz ve Kiliç, 4 yil önce ayni çati altinda çalisma karari aldiklarini ifade ettiler.







  3. 3
    Ziyaretçi
    geleneksel el sanatlarımızın kaybolanları teşekkürler







  4. 4
    Ziyaretçi
    Cok guzel bilgi werdiniz tesekkur ederim

+ Yorum Gönder
geleneksel meslekler ve el sanatları azalanlari ,  geleneksel meslekler ve el sanatlarımızdan azalan meslekler
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi