Türk silahlı kuvvetlerinin tarihi ve önemi

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Türk silahlı kuvvetlerinin tarihi ve önemi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Ensar
    Özel Üye





    Cevap: Türk Ordusu-Türk Silahlı Kuvvetlerinin Önemi

    Tarihin bilinen en eski düzenli ordusunu Türkler kurmuştur. Doğuştan bir askeri zeka ve kabiliyete sahip olan Türklerin ismi, tarih boyunca “asker” kelimesiyle bir arada kullanılmıştır. Bu yüzdendir ki; “Her Türk asker doğar!” terimi yabancı milletlerin bile kabullendiği bir cümle olmuştur.

    Milli varlığımızın teminatı olan Türk Silahlı Kuvvetleri, Ulu Önder Atatürk’ün izinde emin adımlarla ilerlerken onun kendisine miras bıraktığı üstün seciyeyi, kişilik ve ahlak özelliklerini de büyük bir gurur ve liyakatla üzerinde taşımaktadır. Bu değerli emaneti gelecek nesillere aktarmayı şerefli bir görev kabul etmektedir.


    Türk Silahlı Kuvvetleri, iç ve dış düşmanlara karşı, ülkemizin varlığının ve bekasının en büyük teminatıdır. Bu şerefli kurum, milli varlığımızı korumak için yüzbinlerce şehit vermiş, tarihi şanlı zaferlerle dolu bir ordunun mirasçısıdır. Yüksek karakterini ve üstün seciyesini Türk’ün ayak bastığı her karış toprakta tarih boyunca ispatlamıştır.

    Ordumuza Duyulan Sonsuz Güven

    Ülkemiz üzerinde sinsi emeller besleyenlerin faaliyetlerini bugüne kadar hep boşa çıkarmış olan Türk Silahlı Kuvvetleri, dün olduğu gibi bugün de pusuda bekleyen düşmanlarını fiili bir saldırıya girişmekten caydırmakta, kahramanlığı, vatanseverliği ve askeri dehasıyla tüm dünyanın hayranlığını kazanmaya devam etmektedir. Şanlı Türk ordusu bugüne kadar, hiçbir karşılık beklemeksizin memleketimizin ve milletimizin hayrını, güvenliğini ve bütünlüğünü gözetmiş; tüm kurumlarıyla Cumhuriyetimiz’in, laikliğin, hukukun ve demokrasinin savunucusu olmuştur. Her türlü siyasi tartışma ve çekişmenin üstünde yer alan mukaddes bir kurum olan Türk ordusu, Türk Milleti’nin sahip olduğu toprakları işgalcilerin elinden kurtarmış ve Cumhuriyet tarihi boyunca da bu toprakları her türlü iç ve dış düşmana karşı kahramanca müdafaa etmiştir. Büyük Önder Atatürk’ün, “Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini tahakkuk ettirmek için sarfetmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilmesi imkansız teminatıdır” ifadesiyle de dikkat çektiği gibi, Ordumuz varlığımızın en önemli güvencesidir.

    Şanlı Tarihimiz

    Şanlı Türk ordusu, Önce Balkan Savaşları’nda büyük bir Slav ittifakıyla; sonra I. Dünya Savaşı yıllarında, Çanakkale’de, Kut-ül Amare’de, Süveyş’te, Kafkasya’da dünyanın en güçlü ordularıyla; ardından Kurtuluş Savaşı’nda İngiliz desteği ile Anadolu’yu işgal eden Yunan ordusuyla savaşmış ve böylece tüm bu toprakları o asil kanıyla sulamış bir ordunun mirasçısıdır. Ardından, sahip olduğu üstün yetenekler, disiplin ve kararlılığı ile Avrupa’nın yayılmacı güçlerini frenleyen, II. Dünya Savaşı yıllarında tüm Avrupa’yı işgal eden Hitler’i dahi caydıran, Sovyet tehdidine karşı dimdik ayakta duran, Kore’de kahramanlık destanları yazarak tüm dünyanın gıptasına mazhar olan, Kıbrıs’ta gözüpekliğini ve kararlılığını tüm dünyaya göstermiş bir ordudur.

    Türk ordusu şanlı bir geçmişe dayanmaktadır ve bugün de hala aynı vasıfla Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük güvencesi olmaya devam etmektedir. Bu ise, kuşkusuz vatanını ve devletini seven her Türk’ün göğsünü kabartmaktadır. Milletimizin ordumuza olan inancı ve güveni tamdır. Yapılan tüm kamuoyu anketlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, milletimiz tarafından “ülkenin en güvenilir kurumu” olarak gösterilmesi de bunun bir ifadesidir.

    Türkiye’nin Stratejik Önemi ve TSK

    Türkiye, dünyanın en hassas coğrafyasında yer alan bir ülkedir. Türkiye’nin üç ayrı dış politika yönü, yani Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya, onyıllardır süren çatışmaların ve önümüzdeki onyıllarda süreceği aşikar olan çıkar mücadelelerinin odak noktalarıdır. Sahip olduğu güçlü Osmanlı mirası, stratejik konum, doğal zenginlikler, Türkiye’yi pek çok dış gücün hedefi haline getirmiştir ve getirmeye devam etmektedir. Bu tehditlere karşı Türkiye’nin en büyük güvencesi ise, her zaman kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri olmuştur.

    Geçmişe baktığımızda, kurulduğu günden bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nin dış düşmanlar tarafından tehdit edildiğini ve her defasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kahramanca mücadelesi ve basiretli taktik ve stratejileri vesilesiyle bunları bertaraf ettiğini görebiliriz.

    Komutanlarımızın İsabetli Kararları
    Türk Silahlı Kuvvetleri sadece askeri gücüyle değil, aynı zamanda Türkiye’nin stratejik meseleleri konusundaki birikimi ve çalışmaları ile de ülkemizin güvencesi olmaya devam etmektedir. Ordumuzun kurmay kadroları, Türkiye’nin tüm milli meselelerini dikkatle izlemekte, etüt etmekte ve bu meselelerde izlenmesi gereken politikalar konusunda sivil otoriteye yardımcı olmaktadır. Örneğin Kıbrıs meselesinde Türkiye’nin KKTC’ye ve Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’a verdiği destekte, TSK’nin bu hassas konudaki isabetli analizlerinin ve öngörülerinin büyük rolü vardır.

    TÜRK’ÜN YÜKSEK SECİYESİ


    Bir milletin devlet kurma ve bu milleti yaşatma yeteneği hiç şüphesiz, o milletin kendisine has değerlere sahip olmasıyla ilgilidir. Türkler’in devlet kurma ve yaşatmadaki başarısını anlayabilmek için Türk kültürünü, vatan ve millet anlayışını, hâkimiyet gücünü, idarî ve askerî yapılanmasını yakından tanımak gereklidir.
    Türk Milleti sadece kendisi için değil, hâkimiyeti altındaki tüm milletler için de Türk’e yakışır şekilde hareket etmiştir. Osmanlı Milleti’nin bugün üç kıt’aya yayılmış, üzerinde 35 milletin kurulduğu büyük bir coğrafyayı ve değişik milletleri barış içerisinde, 600 yılı aşan bir süre bir arada tutmasının özünde Türk’ün yüksek seciyesi yatar.

    TÜRKLER’DE ASKERLİK

    Türkler’in birçok özelliklerinin yanında en fazla ön plana çıkmış yönleri de iyi birer asker olmalarıdır. Çok eski devirlerden beri çeşitli adlarda devlet kurmuş olan Türk Milleti’nin temeli düzenli bir askeri teşkilata dayanır. Askerlik ilk önce Türkler’de bir meslek, sonra da milli bir görev olmuştur. Türkler, mükemmel askeri kuruluşları ve değerli komutanları sayesinde varlıklarını ve bütünlüklerini dünyaya tanıtmışlardır. Türk askeri cesur, feragat sahibi, disiplinli ve saygılıdır. Kanunî devrinde Avusturya sefiri olarak İstanbul’da bulunan Büsbek (Busbecq), Türk askerlerinden ve ordu kuruluşlarından şöyle söz eder:

    “Türkler, sefer esnasında sabırlı, tahammüllü ve iktisatlı hareket ederler. Türk sistemini kendi sistemimizle mukayese edince istikbalin başımıza getireceği şeyleri düşünerek titriyorum. Bu ordu galip gelecek ve payidar olacak, biz ise mahvolacağız. Çünkü Türkler hiç sarsılmamış kuvvete sahip oldukları gibi, kendilerine has zafer itiyatları, meşakkatlere tahammül kabiliyeti, intizam, disiplin, kanaatkarlık ve uyanıklık var.”

    Türk askerlik ruhunun ölmezliğini bilmeyen yabancılar, İstiklal Savaşı’ndaki zaferimizi “Türk mucizesi” diye adlandırdılar.

    Türkler’de özellikle şehitlik ve gazilik mertebeleri kutsaldır. Allah yolunda, din, vatan ve millet uğrunda savaşırken ölenlere “şehit”, sağ kalanlara da “gazi” denir.
    Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de: “Allah yolunda öldürülenleri sakın ‘ölüler’ saymayın. Hayır onlar Rableri katında diridirler rızıklanmaktadırlar.” (Al-i İmran Suresi, 169) buyurmuş ve şehitlerin ölmezliğini ifade etmiştir.

    Türk Milleti, “ölürsem şehit, kalırsam gazi” inancı ile tarihte büyük zaferler kazanmış, son olarak İstiklâl Harbi de bu inançla kazanılmıştır.

    İSLAM DİNİNİN MUHAFAZASI İÇİN
    Hiç şüphesiz Türk Milletlerinin kuruluş ve gelişmesinde etkili olan diğer bir unsur askeri teşkilatlanmadır. Tarih boyunca Türk orduları diğer tüm milletlerin imrendiği ve aynı zamanda korktuğu, çekindiği bir ordu olmuştur. Aynı zamanda Türk askeri düşmana korku, dostuna ise büyük güven vermiştir.

    “Kılıç, Türkler’in elinde bulunduğu sürece senin dinîne zeval yoktur.” İmam-ı Azam’da Türklerin bu özelliğini şöyle belirtmiştir.

    Türk ordusu hem teşkilâtlanma hem de savaş düzeni açısından kendine has özelliklere sahip olmuştur. Türkler askerlik alanında birçok milleti etkilemiş, savaş gereçleri, giyim kuşam ve askerî nizam gibi konularda pek çok yenilikler getirmişlerdir. Atı bir savaş aracı olarak da kullanan Türkler, bu sayede büyük bir hız ve manevra kabiliyeti elde etmişler, kısa zamanda geniş coğrafyalara hâkim olmayı başarabilmişlerdir. Türk silâhları da ordunun hareket kabiliyetine uygun olarak hafif ve etkili silâhlardandır. Özellikle Türk okları, kılıçları ve zırhları hafif fakat etkili vasıflarıyla, Türk askerînin vazgeçilmez silâhları olmuştur. Türkler, at üzerinde hareket hâlindeyken bile bu silahları büyük bir ustalıkla kullanabilmişlerdir. Türk silâhları çeşit ve nitelik bakımından, zaman içerisinde gelişip çoğalmış, ancak askerî teşkilât ve savaş taktiği, temel özelliklerini, bütün Türk Milletlerinde muhafaza etmiştir. Merkez, sağ ve sol kollardan oluşan ordu, savaş düzeninde kendine has taktiklere başvurarak, kendinden çok daha büyük orduları dahi bozguna uğratmayı bilmiştir. Düşmanın imhası ile kesin sonuç alınan bu savaş taktiği “bozkır taktiği”, “turan taktiği” ve “bozkurt taktiği” gibi çeşitli adlarla tarihe geçmiştir. Sahte ricat ile düşman ordusunu merkezden uzaklaştırıp, pusuya düşürmeyi esas alan bu taktikte, sağ ve sol kollar düşman ordusunu bir hilâl içerisine alarak, imha eder. Bu taktik İslâm öncesinde olduğu gibi, İslâmî dönemde de başarıyla uygulanmıştır. Dandanakan Savaşı’nda, Malazgirt Meydan Muharebesinde, Miryakefalon’da, Mohaç’ta ve hatta Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde bu taktik başarıyla tatbik edilmiştir. Türk Milletlerinin kuruluşu ya da İstiklalinde bu savaşların bir dönüm noktası olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.







  3. 3
    Ziyaretçi
    Bilgiler için teşekkürler







  4. 4
    Ziyaretçi
    teşekkürler çok yardımcı oldunuz

  5. 5
    Ziyaretçi
    Teşekkür ederim bilgi edindim

  6. 6
    Ziyaretçi
    teşekkürler . :D çok güzel olmuş gerçekten.

  7. 7
    Ziyaretçi
    Bilginiz için çok teşekkür ederiz

+ Yorum Gönder
türk silahlı kuvvetlerinin ülkemiz için önemi,  türk silahlı kuvvetlerinin önemi,  türk silahlı kuvvetlerinin tarihi ve önemi,  tsk tarihi ve önemi,  türk silahlı kuvvetleri tarihi
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi