Aile içi şiddetin çocuğa etkileri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Aile içi şiddetin çocuğa etkileri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    ENGİN
    Özel Üye





    Cevap: Aile içinde kadına yönelik şiddetle çocuklara yönelik şiddet arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Yani bir evde aile içi şiddet varsa, o evde yüksek ihtimalle çocuklar da şiddet görmektedir. Örneğin, Amerika’da yapılmış olan bir araştırma eşlerine şiddet uygulayan erkeklerin yüzde 50’sinin aynı zamanda çocuklarına da şiddet uyguladığını ortaya koymaktadır.

    Çocuklar aile içindeki şiddetten doğrudan, fiziksel olarak yaralanarak etkilenir. Şiddet uygulayan kişi, çocuğun annesine duygusal olarak zarar vermek ve istediklerini yapmaya zorlamak amacıyla, çocuğa bilerek ve isteyerek fiziksel, duygusal ya da cinsel şiddet uygulayabilir. Bunun yanı sıra, şiddet uygulayan, çocuğun annesine saldırırken çocuğa da kazara ya da bilerek zarar verebilir. Ayrıca, yaşça küçük çocuklar anne kucağındayken, anne saldırıya uğradığında, saldırıdan zarar görebilir. İleriki yaşlardaki çocuklar ise, anne-baba arasındaki şiddete müdahale etmek isterken zarar görebilir.

    Çocuklar aile içindeki şiddetten, şiddete tanık olarak etkilenir. Pek çok anne şiddeti çocuğundan gizleyebildiğini düşünse de, çocukların yüzde 80-90 gibi çok büyük bir kısmı bu durumun farkındadır. Çocuklar şiddet anını görmeseler de bağrışmaları duyarlar, şiddetin beden üzerindeki izlerini yani yaraları, morlukları, kırılmış kemikleri görürler.

    Şiddet ortamında büyüyen bebekler, kendilerine bakan kişilere, yani annelerine kardeşlerine duygusal olarak bağlanmakta zorluk yaşayabilirler. Bebeğin büyümesinde hayati öneme sahip olan bu bağlanma gerçekleşmediği bazı ileri durumlarda çocuğun gelişimi tamamen durabilir. Okul öncesi çocuklarda gelişim süreci tersine işleyebilir, çocuklar kabus görebilir ya da uyuma güçlüğü çekebilirler. Okul çağındaki çocuklar ise depresyon, kaygı, korku gibi farklı psikolojik problemler yaşayabilirler, akranlarına karşı şiddet gibi sorunlu davranışlar gösterebilirler. Şiddet görerek büyüyen çocuklar, ileriki yaşamlarında problemli ilişkiler yaşama riskiyle karşı karşıyadır. Onların gelecekte kuracakları ilişkilerde şiddetin ve istismarın yaşanma olasılığı, akranlarına oranla daha fazladır.

    Ancak aile içindeki şiddetin yoğunluğuna ve duruma erken müdahale edilmesine bağlı olarak bazı çocuklar da şiddetle sağlıklı bir şekilde baş etme yollarını bulmakta ve sağlıklı bireyler olarak yaşamlarına devam etmektedirler.

    Çocukların şiddete tanık olduğu ya da maruz kaldığı ailelerde duruma erken müdahale edilmesi çok önemli bir noktadır. Erken müdahale, şiddetin çocuğun yaşamında yarattığı olumsuz izlerin silinmesini sağlar.

    Şiddete maruz kalmış ya da tanık olmuş çocuklar aşağıdaki belirtilerden bir veya daha fazlasını gösterebilirler :
    Aşırı bir endişe hali, korku, sık irkilme,
    Karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı gibi psikosomatik belirtiler,
    Alt ıslatma,
    Dil gelişiminde gerileme,
    Çevreye karşı ilgisizlik,
    Uyumakta zorluk, kabus görme,
    Sık ve uzun süreli ağlama,
    Yeme problemleri,
    Konsantrasyonda zorluk,
    Sinirlilik, öfke nöbetleri, agresif davranışlar,
    Dürtüsel davranışlar,
    Özgüven azalması,
    Temel güven duygusunun sarsılması,
    Yaşından küçük davranışlar,
    Arkadaş ilişkilerinde sorunlar,
    İntihar eğilimleri,
    Okulda başarısızlık.

    Şiddet yaşanan ailelerde ebeveynler şiddetin çocuklar üzerindeki etkilerini farkedip, şiddeti durdurmak ve çocukları korumak için adımlar atmalılar.
    • Çocukları şiddetten korumanın tek yolu şiddeti durdurmaktır.
    • Şiddeti durdurmak mümkün değilse, çocuğu şiddetten uzaklaştırmak gerekir.
    • Ailenin tüm üyeleri psikolojik olarak yardım almalıdır.
    • Aile üyeleri kendi aralarında yaşanan şiddeti konuşmalıdırlar.
    • Şiddete maruz kalmış ya da tanık olmuş çocuk bu konuda konuşmak isterse, ona duygu ve düşüncelerini ifade edebilmesi için olanak sağlamak gerekir. Dinlerken yargılamadan, anlayışla dinlemek çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlayacak ve ileride yardım almasını kolaylaştıracaktır.
    • Sözel olarak kendini ifade etmekte zorlanan çocuklar duygu ve düşünceleri hakkında yazmaları ve resim yapmaları için teşvik edilmelidir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi