Bitki hücresinde ve hayvan hücresinde bulunan organeller

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Bitki hücresinde ve hayvan hücresinde bulunan organeller ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Bitki hücresinde ve hayvan hücresinde bulunan organeller





  2. 2
    Forumacil
    Özel Üye





    Cevap: bitki hücresinde ve hayvan hücresinde bulunan organeller

    Isik mikroskobunda yapilan gözlemlerde bile bitki ve hayvan hücresi arasindaki farklar izlenebilir.
    Asagidaki tablodan da görülebilecegi gibi bitki hücresinin çeperinde selüloz vardir. Hayvan hücresi ise selüloz çeper içermez. Selüloz bitki hücresine belli bir dayaniklilik ve sekil verir. Hücre çeperi vakuollesen protoplastlarin yüksek osmotik basincina karsi koyar. Turgor ve hücre zari arasindaki dengeyi saglar ve hücrenin patlamasini önler. Hayvan hücresi ise degisken sekillidir.
    Bitki ve hayvan hücresi genelde ayni organellere sahiptir. Bunlardan çekirdek ve mitokondriler çift tabakali membran tasir.
    Plastid membrani da çift tabakalidir ve sadece bitki hücresinde vardir. Bitki hücresinde olupta hayvan hücresinde olmayan bir diger organel de merkezi vakuol (büyük koful) dür. Tek tabakali membran tasiyan endoplazmik retikulum (ER), diktiyozom, lizozom ve küçük vakuoller hem bitki hemde hayvan hücresinde görülür. Ribozom membransiz olup her iki hücre tipinde de görülür. Sentriyoller hayvansal hücrelerin çogunda bulunur fakat bitkilerde bulunmaz.

    bitki hücresi:
    + hücre çeperi bulunur.
    + sitoplâzmada plastitler vardır.
    + kofullar çok ve büyüktür.
    + lisozom ve sentrozom bulunmaz.
    + anket yapamaz.

    hayvan hücresi:
    + hücre çeperi bulunmaz.
    + plastitler yoktur.
    + kofullar az ve küçüktür.
    + lisozom ve sentrozom bulunur.
    + anket organeli bulunur.



    Kategori: Odev-Tez-Proje | Kalıcı Bağlantı
    11/3/2008 HÜCRE
    Hücre, canlının canlılık özelliklerini taşıyan, yapı ve görev bakımından en küçük parçasıdır. Hücreye "göze" de denir.

    Bitkisel ve hayvansal her organizma, hücre adı verilen yapı taşlarından oluşur.

    Hücreyi dış ortamdan ayıran, seçici geçirgen canlı yapı. Kalınlığı 12 nm'dir. İlk bilimsel model Danielli ve Dawson tarafından ortaya atıldı. Bu model uzunca bir süre benimsendi ancak bu model hücre zarının işleyişini açıklayamadı. 1972 yılında Singer ve Nicolson'ın akıcı - mozayik zar modeli ortaya kondu. Bu modele göre zarın yapısında %65 protein, %33 lipit, %2 karbonhidrat bulunur!


    Mikroskopla bakıldığında hücrenin yapısı, keratin (kırmızı) ve DNA (yeşil)

    Hücre zarının Yapısı

    Hücre Çeşitleri

    Ökaryotik hücreler

    Ökaryotlar (Lat., Eukaryota), organel zarı bulunduran dolayısıyla çekirdek materyali hücrenin sitoplazmasına dağılmamış olduğundan da gerçek çekirdeğe sahip organizmaları kapsayan canlı âlemidir. Karyon Latincede çekirdek anlamını verir eu ön takısı da gerçek demektir.



    Kalıtsal materyal, hücre içerisinde belirli bir zarla çevrilmiş çekirdeğin içinde bulunur. Kromozomlar DNA'dan ve proteinden oluşmuş olup, mitozla bölünürler. Sitoplazmalarında karmaşık organeller bulundururlar.

    Prokaryotlara göre çok gelişmişlerdir. Hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve protistler âlemlerini kapsar.

    Prokaryotik hücreler

    Bakteriler ve mavi-yeşil alglerdeki hücre tipleri bu gruba girer. Bunların çekirdek zarı ile çevrili çekirdekleri yoktur. Sitoplazmalarında mitokondri gibi zarlı organeller yoktur. Kalıtım maddesi olan DNA sitoplazma içerisine dağılmış durumdadır. Ribozomları vardır. Bu hücrelerin hayati faaliyetleri sittoplazmada ve hücre zarında gerçekleşir.

    prokaryotik hücreler hayvansal hücrelerdir aynı zamanda bitkilerde ve insanlarda bulunur

    Hücre zarı

    Gözenekli ve yarı geçirgen yapıya sahiptir. Esas yapı taşları lipid ve proteinlerdir.Her hücrenin protein,yağ ve karbonhidrat oranları birbirlerinden farklı olduğu için zar hücreye özgüdür Hücreye gelen bütün kimyasal maddeler ve elektriksel iletiler hücre zarı ile alınır.Hücre zarının yapısında protein,yağ ve karbonhidrat bulunur. Hücre zarının görevleri:

    Stoplazmayı çevreliyerek hücreye şekil verir ve dağılmasını engeller.

    Madde alış verişini düzenler.

    Ozmatik dengenin düzenlenmesinde görev alır.

    Salgı görevi vardır.

    Enzimleri taşıyıcı görevi vardır.

    Uyarı iletimi yapar.

    Sitoplazma

    Büyük oranda sudan ibaret olduğu halde ne sıvı ne de katı özellik gösterir yani KOLLOİDAL yapıdadır. Sitoplazma çözünmüş ve dağılmış tanecikler içerir. Bu çözünen taneciklerin miktarı hücre türüne göre değişiklik gösterir.İçinde bulunan organeller şunlardır:

    endoplazmik retikulum

    mitokondri

    lizozom

    ribozom

    golgi aygıtı

    plastitler

    pronoplast

    koful

    Çekirdek

    Tanecikli ve lifli bir yapıya sahiptir.Hücreyi yönetir. Çekirdek zarı, nükleoplazma, kromozom ve çekirdekçikten oluşmaktadır. Çekirdek zarı iki tabaka halinde ve çok gözenekli bir yapıya sahiptir. Nükleoplazma ise çekirdeğin özü olup özellikle protein ve tuzlar içerir. Çekirdeğin hücre bölünmesinde rolü vardır.

    Golgi aygıtı G.A.

    Zarımsı tüp ve keseciklerin biraraya gelmesiyle meydana gelir. Genellikle çekirdeğe yakındır. Bilhassa aktif salgı yapan bez hücrelerinde göze çarpar. Asıl görevinin hücrenin salgıladığı proteinleri depolamak olduğuna inanılmaktadır.paketleme ve salgı görevi yapar.Salgı bezlerinin hücrelerinde sayıları daha fazladır.Örnegin; ter bezlerinden ter,bunlar gibi örnekler.golgi aygıtı büyük çalışmalar sonucu bulunmuştur. MİTOKONTRİLER açığa çıkan enerji burada ATP (Adenozin TriFosfat) şekline çevrilir.Enerji üretir oksijenli solunum yapar.eneji üretmekte kullanılır. Plastitler Yalnızca bitki hücrelerinde bulunurlar. Üç çeşidi vardır. • Kloroplastlar, yeşil renklidir, klorofil içerirler. Bitkilere yeşil rengini bunlar verirler. Güneş ışığı karşısında su ve karbondioksitten organik maddeler imal ederler ki, bu olaya karbon özümlemesi (fotosentez) adı verilir. • Kromoplastlar, renkli plastitlerdir. Turuncu renkte olanlara “karoten”, sarı renkte olanlara “ksantofil” , sarımsı kırmızı olanlara da “likopen” denir. Havuç ve domates gibi meyve ve sebzelerin kendine has renklerini verirler. • Lökoplastlar, renksizdirler. Bitkilerin ışık görmeyen kısımlarında (kök, yumru vb.) bulunurlar. Nişasta depolarlar. Fotosentez sonucu oluşan glikoz, iletim sistemi aracılığıyla depo yeri olan lökoplastlara gelir. Burada glikoz molekülleri birleşerek nişasta molekülleri meydana gelir. Nişastanın sentezi esnasında, su açığa çıkar. “n” sayıda glikoz molekülünün birleşmesi esnasında (n-1) sayıda H2O(su) molekülü açığa çıkar. Nişasta taneciklerinin şekil ve büyüklükleri bitkinin çeşidine göre farklılık gösterir.

    Mitokondriler

    2-3 mikron uzunluğunda 0,5 mikron çapında elektron mikroskobuyla kolayca görülebilen elips biçiminde parçalardır. Sosis veya çomak biçimindedir. Mitokondrinin yapısında 2 zar bulunur. Hücrenin enerji meydana getirici üniteleridir. Hücre solunumunun sitrik asit devri (Krebs çemberi) burada gerçekleşir. Organik moleküllerden kimyasal bağların kopmasıyla açığa çıkan enerji burada ATP (Adenozin TriFosfat) şekline çevrilir.Enerji üretir oksijenli solunum yapar.eneji üretmekte kullanılır.

    Plastitler

    Yalnızca bitki hücrelerinde bulunurlar. Üç çeşidi vardır.

    Kloroplastlar, yeşil renklidir, klorofil içerirler. Bitkilere yeşil rengini bunlar verirler. Güneş ışığı karşısında su ve karbondioksitten organik maddeler imal ederler ki, bu olaya karbon özümlemesi (fotosentez) adı verilir.

    Kromoplastlar, renkli plastitlerdir. Turuncu renkte olanlara “karoten”, sarı renkte olanlara “ksantofil”, sarımsı kırmızı olanlara da “likopen” denir. Havuç ve domates gibi meyve ve sebzelerin kendine has renklerini verirler.

    Lökoplastlar, renksizdirler. Bitkilerin ışık görmeyen kısımlarında (kök, yumru vb.) bulunurlar. Nişasta depolarlar. Fotosentez sonucu oluşan glikoz, iletim sistemi aracılığıyla depo yeri olan lökoplastlara gelir. Burada glikoz molekülleri birleşerek nişasta molekülleri meydana gelir. Nişastanın sentezi esnasında, su açığa çıkar. “n” sayıda glikoz molekülünün birleşmesi esnasında (n-1) sayıda H2O(su) molekülü açığa çıkar. Nişasta taneciklerinin şekil ve büyüklükleri bitkinin çeşidine göre farklılık gösterir.

    Ribozom

    Endoplazmik retikulum kanalcıkları boyunca sıralanmış ve sitoplazmada dağınık olarak bulunan protein sentezinin başladığı yapılardır. Yaklaşık 150 Angström çapındadırlar. Yapılarının % 65’i RNA (ribonükleik asit) ve % 35’i proteindir. Ribozom yardımı ile sentezlenen proteinler endoplazmik retikulum aracılığı ile hücre içi bölgelere veya hücre dışına iletilirler. Kısaca görevi protein sentezidir.







+ Yorum Gönder
hem bitki hem hayvan hücresinde bulunan organeller,  bitki ve hayvan hücresinde bulunan organeller,  hem hayvan hücresinde hemde bitki hücresinde bulunan organeller,  bitki hücresinde bulunan organeller,  hem bitki hemde hayvan hücresinde bulunan organeller
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi